Öne Çıkan Yayın

Ne gereksiz kavgaya girdim, ne de armut topladım gerekli kavgada.

İnsanın bazen parkta yatabilme özgürlüğü olmalı. Bazen parkta yatabilecek kadar özgür olmalı insan. Hele sıcak yaz günlerinde daha da bir özgür hissedebilmeli ve parkta yatmalı, yatabilmeli insanoğlu.

Bazen herşeyi bırakıp gidesim geliyor bu diyarlardan ıssız bir yerde bir başına kalıp, yeni kalıp yaşamlara alışmak istediğim oluyor. İnsanlarla baş etme konusunda problemlerim var, kendimle baş etme konusunda da problemlerim var sanırım. 

Belki de bana kendimi değerli hissettiren ortamlara daha çok sahip çkmalıydım yada inatla insan içine karışma gayretine girmemeliydim. Kafamı dinlemenin sanırım gerçek formolünü bulamadım. 

Hep insanların benden aldığını düşündüm nadir güzel insanlarlar da girdi hayatıma ama çok nadirdi onlar. 

İçten pazarlıklara çoğu kez yenildim ama kendimde içten içe pazarlıklar yaptım. İnsanların hem kalıplarını zorladım hem de o kalıplarla barışmak uğruna kendimden tavizler verdim. 

Günaha karşı oldum ama kimi zaman kolayca da günah işledim. Bazı insanlar beni benden uzaklaştırdı, kimliğimle oynadılar. İyi görünen kötülere yenildim bazen bazen ise kötü göründüm iyilere. 

Kimi zaman yoruldum ve kaçtım mücadeleden, kimi zaman insanları gereğinden fazla incelemenin sıkıntısını yaşadım. 

Devlet bürokrasini sevmedim, ama hayatında kendince ağır bir bürokrasisi var onunla hiç başa çıkamadım. 

Devlete memur olsam milletime hizmet edeceğime emindim ama baktım devlet memuru siyasete, siyaset devlet memuruna hizmet ediyor, uzak durdum en iyisi hiç bulaşmamak. 

Hayatta olmamın bazen mucize olduğuna inandım. O kadar beceriksizdim ki çoğu kez bunu saklamak zorunda kaldım. Kimseyle paylaşmadığım ruh durumlarım, eylemlerim oldu. 

Suç işleyenleri anlamaya çalıştım, kavgaya dayak yerim diye girmedim ama tanıdığım adamın da dayak yiyeceği kavgada armut toplamadım. Hırslarım oldu ama paraya tapmadım, ancak olmasını sevdim olmamasını zaman zaman dert etttim. 

Yorumlar