Ana içeriğe atla

Korona sınavında tökezleyen Türkiye



Koronavirüs günlerinde artan sayılarla yeni bir aya başladık. Herkes normalini arıyor gibi bir cümle kurmak isterdim ama bazıları zaten normalini yaşıyor , onlar için hayat hiç değişmedi. Kaygı duymalı mıyız , elbette ama nereye kadar kaygılı olmamız lazım bilemiyorum.

Koronavirüs sınavından Türkiye başarılı çıkamayaycak gibi, kutuplaşma devam ediyor, bakalım nereye kadar devam edecek? Başka bir ülkede yaşayıp oralarda da kutup var mı bakmak isterdim. Oğlak dönencesi, Yengeç dönencesi derken Türkiye'nin kısır döngüsü devam ediyor.

Ülke gündemi, kötü niyetli olanların manipüle etmesine o kadar açık ki. Burada hastahaneler sadece korona vakaları ile ilgileniyor gibi, hayat korona ile akıyor. İnsanlar daha zor durumlara düşer mi bekleyip göreceğiz, hepimizin kendimizi 3 ay geçinderecek kadar sabrı ve birikimi olabilmeliydi diye düşünüyorum.

Gelir kayıpları daha çok yüksek gelirler için bir sorun, ancak onlarda. kazandıklarına saysınlar.

Translated by Google

We started a new month with increasing numbers in coronavirus days. I would like to make a sentence as if everyone is looking for the normal, but some are already experiencing the normal, life has never changed for them. Should we be anxious, of course, but I don't know how long we should be anxious.It seems Turkey may not have success about Coronavirus days, polarization continues, will continue to let go? I would like to live in another country and see if there is a pole there. Tropic of Capricorn, Tropic of Cancer Turkey's vicious cycle then continues.The country's agenda is so open to the manipulation of the malevolent. Here, hospitals deal with corona cases only, and life flows with corona. I think we should wait and see if people fall into more difficult situations, we should all have had enough patience and knowledge to make ourselves 3 months past.Income losses are more a problem for higher incomes, but they do. say what you earn.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …