Ana içeriğe atla

Doğu'da evine haps olmuş insanları anlamış mıydık?



1999 Depremi sırasında Deprem Dedemiz vardı Ahmet Mete  lşıkara. O zamanda okullar geç açıldı diye hatırlıyorum. Koronavirüsü bu seferde bize bir ünlü doktor armağan etti.
Prof Dr. Mehmet Ceyhan Yeni dönemin bize armağan ettiği doktorlardan, hayatımıza girdi ve söylecekleri çok önem kazandı.

Her akşam merakla kaç kişinin koronavirüs olduğunu, kaç kişinin öldüğünü öğrenmek için Fahrettin Koca'nın açıklamalarını bekliyoruz. Süreç uzadıkça tedirginlik artıyor ve sayısı arttkça daha da yanımıza yaklaşıyor, Dünya yeni bir sınav veriyor demek ne kadar manalı bilemiyorum.

Bugün Türkiye'de sokağa çıkmayanlar mesela Hendek operasyonunda sokağa çıkmayan insanların durumunu anlayabilmiş miydi, hayır sallamadılar bile, büyük çoğunluk bende dahil ne yiyip içtiklerini sorgulamadık bile. Bu operasyonlar yanlış yada doğrudur demek değil, o günleri yaşayanları anlayamadık demek. Bugünler geçince anlamayacağız değerlerimiz daha doğrusu değersizleştirdiklerimiz değişmeyecek. Suriyelileri, Afganları daha nicelerini de anlamadık. Dünya düzeni değişmez merak etmeyin.

Translated by Google

During the 1999 Earthquake, we had our Earthquake Grandfather Ahmet Mete lşıkara. I remember that schools were opened late at that time. His coronavirus gifted us a famous doctor this time.
Prof. dr. Mehmet Ceyhan entered our lives from the doctors that the new era gave us, and what he said gained much importance.

Every evening, we look forward to Fahrettin Koca's explanations to learn how many people have coronavirus and how many have died. As the process lengthens, the anxiety increases and the number of people gets closer to us, I don't know how much it means to say that the world is giving a new test.

Today, those who take to the streets in Turkey, for example, was able to understand the situation of people who take to the streets in the ditch operation, no they would not shake, even if the majority did not question what they eat and drink, including me. These operations do not mean that they are wrong or correct, but we did not understand those who lived those days. Today, we will not understand our values, or rather, the values ​​we value will not change. We did not understand Syrians and Afghans more. Don't worry, the world order doesn't change.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum. Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar. Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum. Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish. Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the ha