Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ocak, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hayat Siyah Beyaz akıyor sanki.

Sergen Yalçın Beşiktaş'a geldi. Bence oldukça başarılı olacak, ancak insanın kafası karşıyor.  Ersun Yanal mı başarılı olsun, Hüseyin Çimşir mi, Okan Buruk mu, Sergen Yalçın mı, Rıza Çalımbay mı?
Aslında biz başarı tanımını değiştirmeliyiz, böylece birden fazla başarılı isim bulabiliriz.

Başarılı olmasını istemediklerimizde var tabi. Biz. spora bir şekilde katkısı olanlar kazansın istiyoruz.

Ekrem İmamoğlu'nun tatil yapmasını eleştirmek istemiyorum, hele de anı kaçırmak istemiyorum deems çok yerinde ancak , çok yanlış bir meslek seçmiş, siyaset anı kaçırmak için birebir. Tatil zamanlamaları da oldukça yanlış, bu konuda hem fikiriz, bu kadar Gözler üstündeyken ertelemeliydi, ha samimi olmazdı; ancak kimin samimi olduğunu biliyor muyuz? Bence bilmiyoruz, o da oyunu kuralına gore oynayabilirdi.

Bekçilere Silah kullanma yetkisi verilmesi bana göre yanlış, toplumda bu kadar çok güvenlik kuvveti çeşltliliğine de Greek yok gibime geliyor. Silah kullanma yetkisi verilince farklı duru…

Sergen Yalçın Beşiktaş'a Avcı belki Kasımpaşa'ya

Cocou geldğinde de söyledik Abdullah Avcı'da da tutmaz formüller başkanlar kendilerini bazen kaptırıyorlar.

http://www.sivyus.com/2019/06/fikret-orman-tribunden-gelecek-sergen.html

Abdullah Avcı da bir rüyaya kapılıp gitti, oysa bu takımların havası bambaşka , O havayı solumak başka bir karizma istiyor. Sergen Yalçın da o karizma var ve bence Sergen Yalçın başarılı olacaktır.
Uzun dönemde gidebilir, Sergen bu fırsatı haketti ve Beşiktaş'ta başarılı olacaktır.

Abdullah Avcı ise taraftarı az ama sisteme önem veren bir takımda başarılı olabilir. Okan Buruk Başakşehir'de olduğuna göre Avcı'ya Kasımpaşa kalıyor. Gerçi ben Tayfur Havutçu Kasımpaşa'da başarılı olur demiştim ama yanıldım.

Deprem hepimizi birleştiriyor çünkü deprem korkumuz eşit.

Son gunlerde bir ilmunati haberidir gidiyor. Komplo teorilerini çok sevmenin insana pek birşey kazandırıcağını düşünmüyorum; ancak simgeleri de çok küçümsememek gerek. Özellikle de simgelerden yakın zamanda çekmiş bir toplum olarak.

İnsanlar ritüel ve simgelere gerçekten önem veriyorlar, simgelerle kendilerini var yada yok sayabiliyorlar. Simgeleri biz küçük görsek de o kadar da değil canım desek de bunların bir anlamı ve önemi olabilir ve insanlar kendi kitlerine gerçekten bu yolla mesaj da gönderiyor olabilir; ama bu üstüne ne çok derin düşünüp birşeyler üretmeyi gerektirir  ne de gerçekten de umursanmamayı ortayı bulmalıyız. ortayı bulamadığımız sürece manasız tartışma devam eder durur.

Her durumda siyaset içine çekmeyi seviyoruz. Elazığ'da acı bir deprem oldu; bilinçli denilenler bilinçsiz tweetler atarken, bilinçsiz denilenler olaya odaklandılar sanki. Elbette depreme sebep olan etkenler, alınan , alınmayan önlemler konuşulur ama zamanı deprem anı değildir, en azından bir 1 …

Yaşadığıma dair ispat

Bu aralar Borsa, Dollar, Altın, Gumus, Euro, İsviçre Frangı gibi ensturamanları takip ediyorum ama haklarında çok da your yapmak istemiyorum, çünkü başıma olmadık işler gelsin istemiyorum.

Kanal İstanbul hakkında hiçbir fikrim yok, fikrim olsun da istemiyorum, fikirlerin ipotek altına alındığı bambaşka bir konu. Suya sabuna dokunmadan rahat edebileceğiniz o kadar çok onu var ki, onlardan konuşmak çok daha eğlenceli olabilir gibime geliyor.

Sergen Yalçın Malatya'dan, Ünal Karaman Trabzon'dan ilginç şekilde gönderildiler. Okullar tatil olunca İstanbul'da toplu taşıma daha rahat olur diye düşünerek, okulların kapanmasına seviniyorum birden sevinç dolu bir hal alıyorum.

Blog yazımı öldü mü bilemiyorum ama eskisi kadar heyecan duymuyorum ama varlığı ise huzur veriyor, aşktan mantık evliliğine dönmüş gibi. Popmalamak tabiri gibi kullanırken zorlandığım bir başka tabir de ski pass neden zorlanıyorum bilmiyorum ama Türkçe de her kelime belden aşağı çekilebildiği için bu kelimeler…