Ana içeriğe atla

Yayınlar

Temmuz, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hazırlık maçları fark yememek için değil farketmek içindir.

enerbahçe Bayern Münih ile hazırlık maçı yaptı ve 6-1 kaybetti. Real Madrid ile de oynayacak.Bir kere kabul etmek gerekir ki bu farkın olacağı belliydi ve bu fark birçok Teknik Direktör ile de böyle olurdu. Hazırlık maçlarında bizim takımlarımız oldukça kötü olabiliyor bunu hepimiz biliyoruz.

Hazırlık maçlarını kötü adı duyulmamış takımlar ile yapmaktansa böyle adı ve sanı ile var olan takımlar ile almak çok daha güzel ve yerinde. Bırakın fark yesinler önemi yok hatta kral çıplak demek için de büyük fırsatlar.

Zamanında Kocaelispor'da Arsenal'e 4 atmıştı ama Arsenal hala Arsenal. Takımlarımız büyük takımlarla mücadele edebilmeli ve daha çok böyle takımlar ile hazırlık maçı yapmalı. Hem de Reklamın iyisi kötüsü olmaz.

Batıya iltica etmek isteyenlerin Suriyeli sınavı

Ülkedeki tüm olumsuzlukları Suriyelilere yıkmak istemek Başka, Suriye politkasını eleştirmek Başka birşey. Türkiye Suriye konusunda yanlış davranmıştır. Bununda bedelini ödeyecektir. Ödemeye de başladı zaten.
Ancak Ülkedeki tüm düzensizlikleri Suriyeliler üzerine yıkmak da ayrı bir acımasızlıktır. Iş artık kontrolden çıkma noktasına doğru gitmektedir. Bunu bu saatten sonra düzeltmenin de düzeltmemeninde ayrı ayrı sonuçları vardır. Buna bir kere insani ölçü ile mi yoksa ulus devlet ölçüsü ile mi bakılacak Ona göre karar verilmeli..
Bu olayı derine doğru götürürse şehirden şehire göçleri de konuşmaya başlamamıza kadar iş derine iner. Bu işin içinden çıkılmaz bir sorundur. Suriye ne zaman tam olarak bir refaha kavuşursa o zaman daha gerçekçi bir çözüm bulunur. Bu durumdan Suriye üzerine siyasi emel ve ekonomik getiri umanlar sorumludur.

Herkesin anne ve babası idol olmayabilir.

Dün Çağan Irmak'ın Bizi Hatırla filmini izledim, Çağan Irmak karanlık ve sessiz ortamlarda bizi ağlatmayı biliyor ve beceriyor. Şimdi bu tip filmler izlediğinde insanın gözününün önüne baba-evlat, anne-evlat ilişkileri geliyor.

Şunu bir kere baştan belirtmek gerek, herkesin anne-baba-evlat ilişki üçgeni aynı değil, bunu kabul etmek gerekir.  Bu tip filmleri izledğimizde bir öykünme, yerinme pişman olma durumları olabilir, ancak bunu yaparken dikkat edilmesi gereken ilişkiye 2 taraflı da bakmak. Herkesin kadirşinas anne ve babası olmuyor, Anne ve baba her zaman çocuğa bir duruş öğütlemiyor, çok nadir var o insanlardan. Hatta ve hatta belki de o iyi babaları, evlatları oynayan adamlar kendi hayatlarında bunlardan çok uzakta olabilirler.


Bedel ödeyen ve ödetilen Gazeteci farkı

Yeni medya düzenin içler acısı Hali hepinizi üzmekte. Bak yanlış cümle kurdum aslında hepimizi üzmüyor birazımızı üzmekle meşgul o biraz bu yeni düzenden sıkışıyor ama sıkılan kitle aynı zamanda doğru bilgiye de daha kolay ulaşabilen kitle.
Ancak bu ülkede her zaman bir şekilde var olmayı başarmış ve bedel ödemeyi göze almış bir kitle var. Bunlar önceden bedel ödeyenler ve şu an youtube kanalları ile var olmaya çalışan insanlar. Birde kendisine makam verilmiş ama daha sonra bedel ödemiş olanlar var. Bunlar aslında bedel ödeyen değil bedel ödettirilen.
Hayat bize yeterince zaman verdiğinde elimizdeki namuslu gazeteciler var olmaya devam edecekler ancak bunların bazıları haklılıklarının toplum tarafından kabul edildiğini görmeden bu dünyada intikal etmek zorunda kalacaklar.
Ben Radikal 2'yi özlüyorum mesela oradan esinlenmeler, okumalar yapabildik. Namuslu insanlar sahip çıkılmayı hak ediyorlar ama sanırım bizde her zaman o kadar yürek yok.

Dini Termonlojinin uygulamada ters gitmesi

Dini termoloji kullanan insanlara ilişkin önyargılarım oluşmaya başladı, bu yılların birikimi özellikle Turizm'de çalışınca kullanılan dil samimileştikçe ve işin içine dini termonoloji girdikçe verilen sözlerin gerçekleşmediğini ve insana verilen değerlerin azaldığını gördüm.

Yaradılanı severim yaradan ötürü düsturu lafta kalmış, adalet ile ilgili birçok yerine getirilmeyen düstur da var.Dini termonoloji kullananlar daha güvenilir olması gerekirken tam tersi bir durum aldı başını gidiyor gibi, bunun önlemi nasıl alınır, kim alır bilemiyorum.

Tapmayın şu siyasetçilere

Siyasetçilere çok fazla anlam yüklüyoruz. Onları gereksiz bir koruma telaşına düşüyor, sonra da takım tutar gibi tutuyoruz. Yanlışlarını örtmeye çabalıyoruz. Onları kutsadıkça daha da kutsuyor, ne yaparlarsa yapsınlar görmezden geliyoruz.

Biz vatandaş olarak iyi yönetilmek istiyorsak her konuda ayrı görüşte olmak zorunda değiliz, nasıl ki milletvekilleri kendilerine zam yapılırken birlik ve beraberlik gösteriyor bizde bizimle ilgili konularda siyaseten bağımsız bunu yapabiliriz ve yapabilmeliyiz, kendimizi boş yere heba etmemiz gerek ve ortak toplum çıkarına yönelmek gerek.

Bize otobüsleri bedava yapmaları, birkaç ayda bir emekli ikramiye vermeleri değil faydalı olan, faydalı olan daha Adil ve daha sosyo ekonomik açıdan gelişmiş bir ülke. Biz taraf olduğumuzun değil, çıkarımızın olduğu yerde değil, haklının yanında olursak bu ülkeye hiç birşey olmaz. Ancak biz böyle devam edersek ülkenin altı oyuluyor, oyanlar yurt dışında sefa sürer bize de cefa düşer.

Onların Kennedy'si varsa bizimde Mursimiz mi dediler acaba?

Sivasta bir caddenin ismi Istiklal Caddesi yerine Muhammad Mursi Caddesi olarak değişmiş, buna ayıptır demek geliyor içimden.

Sonra da bunu Sesli söylemek istedim büyük ayıptır. Bazen demek ki devletin yada ilin yönetiminde bana göre bir takım anlamsız tasavvurlara giriyorlar.Belki de Kennedy ismi veren veriyor bizim neyimiz eksik diye düşünmüş olabilirler.

Ben bir defa sokak ve Cadde isimlerinin değişmesine karşıyım. Ne isim konulmuş olursa olsun sokak ve Cadde isimleri değişmemeli. Değişmesin ki yarın bugünkülerin tarihine ışık tutalım.