Ana içeriğe atla

Devren Kiralık anne ve babalık



Baba olmanın en zor yanlarından biri zamanla oluşması, buna benzer birşeyi Haluk Bilginer'den duymuştum. Babalık aidiyet duygusu zamanla gelişen birşey. Herkes iyi bir çocuk yetiştirmek için çaba harcar elbette  babalarda öyle, ancak günümüzdçce sanırım çocuklar ve anne babalar birbirlerini karşılıklı esir alıyorlar.

Buradaki karşılıklı yarar tam olarak ne bilemiyorum, ancak bilinçli denilen anne ve babalar çocuklarına bir gelecek hazırlamak için çırpınıyorlar yada çırpınıyor gibi görünüyorlar oysa aslında böyle birşey belki de yok belki de bir yanılsama, belki de insanların birbiriyle rekabeti şekil değiştirdi ve bu değişen şekilinde insanda yol açtığı şey rekabeti çocuklar üzerinden sürdürmek.

Özel okullar, güzel oyuncuklar, güzel yemekler, güzel kıyafetler, güzel bir gelecek, herşeyin en güzeli çocuklar için derken, onların okul taksitlerini, masraflarını ödemek için çalışan, kendini çalışmak zorunda hisseden ancak anne ve babalık haklarını bakıcılara, yakın akrabalara devreden, devrederken de bunda bir besi görmeyen anne ve babalar.

İşten yorgun gelen, daha doğrusu işten yorgun gelmeyen çünkü evde daha fazla yorulan anneler, annelik görevlerinin manevi açıklarını , maddi kazanımlar ile kapatmaya çalışıyorlar, elbette babalarda böyle ama babaların rol tarihi daha eski, anneler ise bu şekilde yeniler. Ana gibi yarın olmadığı devirlerden, kredi kartı extreleri yoluyla iletişime geçilen anne modellerine, baba modellerine doğru bir kayış.

İnsanlar aslında neden çocuk sahibi olduklarının bile farkında bile değil sanki, ancak toplumda çocuk yapmanın da burada derinlemesine girmeye gerek görmediğimiz bir sorumluluk hatta ve hatta seks de iyi olmanın göstergesi olduğunu da kabul etmek gerek.

Çocuk istememe hakkınız yok, olmuyorsa mutlaka bir eksik, bir gedik olduğunu düşünen insanlar, aç kurtlar gibi bekleyen tüb bebek merkezleri, çocuk diye dayatan çevreler, sonra da daha çok çalışan ama daha az anne ve babalık yapan anne ve babalar, hatta öyle bir duruma geldi ki iş yerine dinlemek için giden, orada daha dinlenmiş hisseden anne ve babalar.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …