Ana içeriğe atla

Yayınlar

Haziran, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Her giden ihanet ediyor demek değil.

Ak Parti'de davaya ihanet edenler kimler, her kurulacak yeni Parti Ak Parti'ye ihanet midir?

Abdullah GÜL'ü hariç tutuyorum , çünkü o geçmişte kendisine karşı ne kadar isim varsa hepsi ile beraber yürüdü ve Erbakan'dan kopuşta da başroldeydi, bugünde Abdullah Gül bir kopuş da başrolde.Sayın Gül Türkiye'yi yönetme fırsatı da elde etti ama mevkilerine daha çok sahip çıktılar, bunun içine Davutoğlu'nu da koyabilirsiniz, Ali Babacan'ı tam olarak bilemiyorum.

Abdullatif Şener bana göre Cumhurbaşkanlığı'na 2007'de aday yapılmadı diyerek partiden ayrıldı. Şimdi Erdoğan'ın eğer bu kadar otoriter bir yapıdaysa, hele ki Devlet bir aile şirketi gibi yönetilmemeli, Bakan damat olmaması makbul. Damadın bakan yapıldığı bir yerde, davaya ihanet demek pek doğru olmaz. İnsanlar bunu görüyorlar, bu otoriteleşmeden kaçanlar olduğu gibi, bu enkazın altında kalmamak için kaçanlarda olacak veyahut sorumlu olmamak için kaçanlarda. Bir yandan da şu var, gerçekten duru…

Değişime bakalım kim sahip çıkacak

İstanbul seçimleri yapıldı. 23 Haziran tarihinde yapılan 2. seçim sonucunda Ak Parti bir yenilgi aldı. Bu yenilgi kimine göre ağır , kimine göre hafif ancak buradan ne sonuç çıkacağı belli olmaz.Bunu süreç gösterecek.Ancak Ak Parti bu seçimde sadece  seçimi kaybetmedi başka birçok şeyi kaybediyor.

Ak Parti bir kere en büyük dayanağı olan sandığı kutsama işini biraz yabana attı. Ancak buradan ne çıkar bilemiyorum. Bekleyip, görmek lazım.Şimdiden bunun için abartılı yorumlar yapmak zor. Ak Parti çok mu kan kaybeder tamam emin değilim. Ak Parti buradan nasıl çıkar emin değilim.

Daha fazla hukuk, özgürlük, demokrasi olabilir. Ortadan kaybolan eleştiri ortamı en büyük handikap, çünkü Ak Parti eleştirildikçe güçlenenen bir partiydi, oysa eleştiri öldü, basının geldiği durum en azından ortada.

Peki diğer taraftan İmamoğlu ve diğer bileşenler bakalım Türkiye'ye ne sunacak, Ancak bunlar zamanla ortaya çıkacak. Uygulamada göreceklerimiz bizi bir noktaya getirecek, bakalım kim kimi hataya z…

Tek kelime siyaset bilmezlik.

23 Haziran seçimleri yapıldı. Ekrem Imamoğlu yaklaşık 800000 fark attı. AK Parti büyük yanlış yaptı bu seçimi tekrarlattı. Bu sonuç artık gerçek manada Parti'ye zarar verenleri ortaya koymalıdır.
AK Parti'yi bu seçime Parti içinden Kim götürdüyse hemen kendileri hesaba çekmeli ve istifa etmemeliler.

Ismail Küçükkaya asıl kahraman olmak istemiş.

Seçim süreçleri hep böyle kirli miydi bilemiyorum. Bu kadar kirli bir süreç görmedim. Birileri bizi manipüle ediyor ama burada kimse o kadar masum değil.
Her birimizin duyguları çöpe atılıyor.Bir televizyon tartışmasını bile beceremediler hem de her iki tarafta çok mu zordu danışıklı dövüş yerine bunu kimseye danışmadan yapmak. Bütün memleket Fetöye teslim edilirken şu Istanbul seçimleri kadar kimsenin içi titremedi. Elbette 2 tarafta kaybetmek istemiyor ama bu kadar çirkeflik yapılarak ülke kaybediyor. Herkes 2 kampa bölünmüş.
Ey normal vatandaş Kim seçilirse seçilsin hizmet alacaksın, bunu emgellemeye kimsenin göcü yetmeyecek ama bu seçim uğruna kaybettiğin dostluluklarını geri anlamayacaksın. Uğur Dündar gerçekten de çok iyi yapmış tartışmayı yönetmeyerek ve bugün görüyoruz ki Ismail Küçükkaya asıl kahraman olmak istemiş.

Kaybeden belli bunca yıldır tartışmayan

Dün gece yıllar sonra bir tartışma izledik.

Herkes kendi tarafına bir şeyler yonttu. Kimse ya kötüydük demedi. Bir kere biz niye bir tartışma için bu kadar zaman bekkedik onu Mesela öğrenemedik. Bunu kimse soramadı.
Binali Yıldırım çok fazla söz kesti ve aslında Belediye ilgili birşey söylemedi Belediye açıkladı falan dedi. Vakıflara yapılan yardımları savundu Imamoğlu da yapılmaz demedi sadece yurdu Belediye'nin yapacağını söyledi.
Fetö konusunda ikisi de samimi değildi
Imamoğlu hata yapmadı Binali Yıldırım şapkadan tavşan çıkaramadı. Binali Bey geç geldi Ismail Küçükkaya iyiydi hata yapmadı   Rakibe soru sordurması güzel di. AK Parti son umudunda da birşey çıkaramadı

Elidenki harflere dokuna dokuna dokunaklı olmak.

Mağdur edebiyatını hayat içerisinde çok seviyoruz,araştırmadan, akıl yürütmeden birazda medyanın gazı ile her olayda, aslını bilmeden duyarlılık gösteriyoruz,o role bürünüyoruz. Bazı olayları öyle abartılı tepki veriyoruz ki, sanki hayatımızda ilkkez olmuş daha önce başımıza gelmemiş gibi.

Duyarlılığı da aslında bilerek yada bilmeden bir şova dönüştürüyoruz, hatta onları bazıları da sadece çizmek istediğimiz imaja katkı olsun diye, birde klavye duyarlılığı o kadar kolay ki, elindeki harflere dokuna dokuna, dokunaklı cümleler kurabiliyorsun.

Herşey dahile karşı ayak diremek yasak

Hadi yaz geldi, tatil yapacaksın değil mi? sıkıysa gitme bakalım o herşey dahil otellerden birine, birkaç maaşını bırakmak zorunda kalsanda gitmen lazım, yoksa olmaz, herkes tatilini nerede geçirdiğini anlatırken, sen ne anlatacaksın anlat bakalım ne olacak .

Öyle bir alana çekiliyoruz ki, mesela evinde huzur bulamazsın, illa paylaşılacak bir tatil planının , gitmek zorunda kalacağın bir herşey dahil mutlaka olmak zorunda, direnmek de mümkün ama direnmek olmuyor onun adı diretmek konuluyor, diretmeyeceksin, açacaksın interneti ve o bütçene uygun tatillerden birini alacaksın.


Devren Kiralık anne ve babalık

Baba olmanın en zor yanlarından biri zamanla oluşması, buna benzer birşeyi Haluk Bilginer'den duymuştum. Babalık aidiyet duygusu zamanla gelişen birşey. Herkes iyi bir çocuk yetiştirmek için çaba harcar elbette  babalarda öyle, ancak günümüzdçce sanırım çocuklar ve anne babalar birbirlerini karşılıklı esir alıyorlar.

Buradaki karşılıklı yarar tam olarak ne bilemiyorum, ancak bilinçli denilen anne ve babalar çocuklarına bir gelecek hazırlamak için çırpınıyorlar yada çırpınıyor gibi görünüyorlar oysa aslında böyle birşey belki de yok belki de bir yanılsama, belki de insanların birbiriyle rekabeti şekil değiştirdi ve bu değişen şekilinde insanda yol açtığı şey rekabeti çocuklar üzerinden sürdürmek.

Özel okullar, güzel oyuncuklar, güzel yemekler, güzel kıyafetler, güzel bir gelecek, herşeyin en güzeli çocuklar için derken, onların okul taksitlerini, masraflarını ödemek için çalışan, kendini çalışmak zorunda hisseden ancak anne ve babalık haklarını bakıcılara, yakın akrabalara devrede…

It demek oyunu değil belki ama oyunu değiştirir.

Gerçekten karar veremiyorum Kim ne kadar haklı. Olay olay incelemek en güzeli tüm olaylarda bir haklı yada haksız aramak yerine.
Ekrem Imamoğlu Valiye it demiş dememiş aslında bu da kimsenin oyunu pek değiştirmez ama OYUNU değiştirir.Bir kere bunu kabul edelim. Bir Diğer konu şu bu seçimin bir tekrar değil 2.tur olduğu ortada yani oylarımız çalındı meselesinden ziyade iktidarın bir 2.tur girişimi.
Binali Yıldırım tamamen insiyatifi aldı bunu da Uğur Dündar hamlesi ile yaptı. Twitter da beni de engellemiş sağolsun beni engelleyen isimler Levent Üzümcü, Mahmut Tanal, Ergin Ataman, Uğur Dündar hiç birine hakaret yok basit sorular ve yorumlar var. Bunlar bile demokrasi açısından ne durumda olduğumuzu gösteriyor.
Ekrem Imamoğlu artık gerilmeye başladı çünkü bir Diğer geren isim Sayın Cumhurbaşkanı çekilip Binali Yıldırım sakinliği ortaya çıkınca oyun değişti. Gerçek manada sakin olan ve kızgınlığı rol olarak ortaya koyan Binali Yıldırım yerine yüz hatlarında gergin olan ama aslında sakini oyna…

Fikret Orman tribünden gelecek Sergen seslerine hazır olmalı.

Konular birikti ama burası kendini tekrar eden bir ülke. Bir kere şu siyasetçilere arşırı anlam yüklemeyin. Türkiye şu an Imamoğlu'nu parlatmak ile meşgul. Istanbul seçimlerinin bana göre gereksiz iptali ülkeye hem günler kaybettirdi hem de herkesin biraz daha çirkinleşmesine olanak tanıdı.
Hep birinin haklı olması, herşeyin bir ağızdan çıkması, eleştirinin nerdeyse cenaze  namazının kılınması hepinizi germiş olabilir ama bize düşen bakış açılarımızı köreltmemek. Hiçbir siyasetçiye bu kadar anlam yüklemeyin.
Beşiktaş Abdullah Avcı seçimiyle bana göre yanlış yaptı. Fikret Orman tribünlerin Sergen diye tempo tutmasına kendi alıştırmalı.
Fatih Terim ile Galatasaray bir kere daha şampiyon oldu tebrik etmek lazım. Ramazan orucu ile ilgili Jürgen Klopp'un hayatta futbol Dan daha önemli şeyler var demesi alkışlanası ve aynı zaman da Liverpool'u tebrik ediyoruz. Onlarda Şampiyonlar ligini aldı. Siyasetçileri yüceltmeyin çünkü bir şeyleri gerçekten düzeltecekseniz bu sadece sizin toplum…