Ana içeriğe atla

İmamoğlu'dan Robin Hood Çıkardılar.


1994 yılında Recep Tayyip Erdoğan Belediye  Başkanı seçildiğinde öncesinde ortaokuldaki Türkçe öğretmeninin sürekli bahzettiği Zülfü Livaneli kalmıştı aklımda. Ancak Recep Tayyip Erdoğan Belediye Başkanı seçilmişti ve o zamanlar laik bürokrasi kendisine koltuğu bırakmıştı.

Ben ilk 1991 Genel seçimlerini hatırlarım esnasında. Sonra Merve Kavakçı meclise girdiğinde Ecevit'in had bildirme sesleri kaldı aklımda ama O zaman Erbakan'a hak vermemiştim tamam başörtülü olanlarda vekil olmalıydı ama Benim için erken bir davranıştı.
Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı olduğunda AKP'yi pek sevmezdi ama öyle büyük bir sorun da çıkarmamıştı. Hatta Ecevit ile yaşanan sorun AKP'nin önünü açmıştı.
2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tuncay Özkan ve ekibi biz eşi başörtülü Cumhurbaşkanı istemezük kampanyaları başlatmıştı ama halk yine iradesi ortaya koyup Tayyip Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı yaptı.

Bugün yıl 2019 ve Istanbul seçimlerini hala konuşuyoruz. Seçimler biteli 12 gün oldu ve biz kendi adıma söylüyorum 27 yıllık seçim takvimlerinin bana göre en acısını yaşıyoruz çünkü bana göre yine başkalarından beklediğimi davranışı bir Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığından yaşıyoruz.

Bugün Ahmet Hakan'dan esinlendim evet bu dönemde kendi eliyle bir Robin Hood yarattı Ekrem İmamoğlu


Kibirli bir iktidar a sanki had bildiriyor. Sanki para babası medya patronlarına had bildiriyor, tek başına savaşan bir ordu gibi. Elinde hiç bir tehdit silahı da yok üstelik  tek silahı seçim kazanmış olmak.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …