Ana içeriğe atla

Bu seçimlerden itibaren oy vermeyeceğim













İkinci bir gelişme olana kadar seçimlerde oy vermeyeceğim.
Bunun en başında gelen sebepleri şunlar 
Ben imam hatipleri kapatanlara da karşıyım onları her yere açan ve oralardan çıkacak çocukları kutsayanlara da, kötü gözle bakanlara da. 

FETÖ örgütüne karşıyım ama ondan etkilenen açıkça yüzüne vurulan hiçbir siyasetçi olmamasına kadar karşıyım. Bunlardan hiç mi birinin günahı yok. 

Ben insanların başörtülerine karşılamasına da karışıyım ama ben insanların başörtü sebebiyle ön plana çıkmalarına da karşıyım. 

Ben Fatih Portakal gibi haksız suçlamalara uğrayanlar olduğuna da inanıyorum ama muhtar olamaz diye yakışıksız manşet atanlara da karşıyım. 

Ben ülkenin cephelere bölünmesine de karşıyım. Ben kibre karşıyım. Ben sanatçıların gereksiz yere Cumhurbaşkanı ile ilgili samimi açıklamalar yapmasına da karşıyım ama sırf Cumhurbaşkanı davetine icabet etti diye sanatçıların linç edilmesine de karşıyım. 

Ben elbette Diktaya da karşıyım ama kaset ile elde ettiği koltuğa sarılana da karşıyım. Ben seçimlerde hileye de karşıyım ama her seçimi kazanacağız deyip kaybedince hile var denilmesine de , adam kazandı diyen adamın linç edilmesine de karşıyım. 

Ben elbette Cumhurbaşkanı’nın eleştirmesinin gayrı mümkün hale gelmesine de karşıyım ama geçmişte eşi başörtülü diye Cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkılan adamın 2’de bir kapısının çalınmasına da. 

Muhalefetin sadece karşıtlıktan beslenmesine de iktidarın sadece yandaşlıktan beslenmesine de karşıyım. 

Ben yapılan havalimanın, köprülerin eleştirmesinde art niyet olmasına da karşıyım tam bitmemiş havalimanıların, yolların,köprülerin açılmasına da karşıyım. 

Ben Meclis Başkanının istifa etmeden Belediye Başkan adayı olmasına da karşıyım ama aynı zamanda sırf seçim kazanmak İçin birbiriyle hiç alakasız partilerin ittifak yapmasına da karşıyım. 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …