Öne Çıkan Yayın

Yokluğun değil varlığın sadeliği olmalı hayatlarımızda.

Bizdeki din anlayışı dini değil onun tüccarlarını yaşatmak İçin var.



Din üstüne düşünmek her müslümanın görevi hatta dünyada yaşayan insanın, çünkü bir öbür dünya olup olmaması hepimizi ilgilendiriyor ve yaşamımızı şekillendiriyor.

Aslında şekillendiriyor lafı yanlış  seçim oldu şekillendirmekten öte şekillendirmiş gibi yapıyor. 

Bugün Türkiye’de müslüman anlayışına ve uygulamalara baktığımızda maalesef dini yaşatmaktan ziyade din adamını yaşatmak ve insanları uyuşturmak gözümüze çarpıyor. 

Mesela ben büyük çoğunluğu müslüman olarak adlandırılan bir gelenekten gelmeme rağmen henüz Hz.Ömer adaleti ile tanışmadığımı gayet rahatlıkla söyleyebilirim. Ancak çok iyi müslüman olanlarla da karşılaştım dinle en azından görüntü olarak ilgisi olmayıp beni kalben mest eden insanlarla da. 

Aslında toplum olarak dindar falan olmamızdan çok ahlaklı olmamız çok daha önemli. Ahlak kriteri de çok basit bize yapılmasını istemediğimizi bir başkasına yapmamak. Dindar bugün büyük zarar içindeler. 

FETÖ bize ağır bedel ödetip çok önemli birşeyi gösterdi dinin dinden çok onun tüccarlarını yaşattığını. Bundan sadece mevcut iktidarın suçu yok geçmişte dindarlara yasal yolları kapatanlarında suçu var. Tek başına suç dindarların değil ayni zamanda din karşıtlarının. Dine karşı olumlu yada olumsuz görünen tüm yanlış uygulamalar din tüccarlarına kapı açtı ve onlarda bunu rahatça kullandı. 

Yorumlar