Ana içeriğe atla

Bir ressamın hülyası



Kuşlar soğuk iklimlerden sıcak iklimlere göçerdi, böyle öğrenmiştik. Sonra bir kuş konuverdi badi parmağıma, şarkıya göre ağlamam lazımdı, gülümsedim. Gülsemek bazen bir lütuftu , o lütfu yakalamak için belki de bir fırsattı.

Deniz kokuyordu ortalık, bir buket çiçeğin yayacağı türden bir kokuydu, birde korku, kimbilir belki tutulurdu insan, yine şarkı da ne diyordu bir daha sevdaya tutulmaya gör. Herşey bir köpek ile başladı,adı sanı olmayan ama herkesin kendisine benzetebileceği bir köpek.

Bir tablo gibiydi, Mona Lisa'ya rakip gösterilir mi belki de olabilir, belki de bir şiir dolanmalıydı dile Mona Rosa, Sezai Karakoç geldi akla. Belki de Orhan Veli şiirindeki olmayan kadınlardan biriydi, ender bulunurdu,her yerde yetişmeyen cinsten.

Dişlerimi göstere göstere gülümsemek istedim, hemen bir kahve içmek geldi içimden, 40 yıllık hatırı olmasa da 40 yıl hatırası olmalıydı. İçim pır pır ediyordu. Kendim bile bilemiyordum ne dökülecekti dilden ve ne gidecekti kalbe. Ok mu saplanacaktı yoksa yok mu, yok muydu yaşanan duygular uydurma olabilir miydi? Kim bilir belkide.

Sabah güneşine daha da bir güzellik katmıştı, güzeldi zaten ve özeldi, bunu ona anlatacak tek şey zaman ve samimiyete bürünmüş birkaç cümle.

Nirvanaydı belki, belki Everest'in tepesi, belki de Tahtalı dağı, belki kendisi Antalya gibiydi, bir yanı güneş bir yanı Saklıkent'in karları.Böyle birşey pek sık olmazdı, nadir, o da nadideydi. Sahi bundan sonra ona isim mi koysak Nadide. Bu yazıda Nadide olsun, bir başka yazıda bambaşka bir isim. Herşey bir resimdi, bir ressamın rüyası, hülyası, aslında olmayan bir kadını sevmeseydi. Belki de karşılıksız, dikeni bol bir platonik belki de rahatlatıcı bir dost, kimbilirdi ki, sadece zaman

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum. Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar. Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum. Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish. Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the ha