Öne Çıkan Yayın

Tapmayın şu siyasetçilere

Bir buse herşeye bedeldi.



belki de abartıyordu kim bilir sıradan bir insana çok anlam yüklüyordu. Öyle olmasına imkan var mıydı, yoktu güzeldi. Özeldi birşeyler onu özel hale getiriyordu. Hissetti, ona bakmak hoşuna gidiyordu ve içinden kimi zaman sadece ve sadece kendine saklayabileceği düşünceler geçiyordu. O kadar güzeldi ki, fiziği de düzgündü. Mihrap yerinde dedikleri cinsten.

İnsanda arzu da şehvet de uyandırıyordu ama bu düşünce tarzını belki de kendine yasaklaması lazımdı. Belki de yasaklamamalı. Bilmiyordu. Zaman dedikleri şeye şimdi ihtiyaç vardı. Zaman ilaçtı ve o ilaca çok ihtiyacı vardı. 

Daha önce geleceği görmek için çabası yoktu. Şimdi ise geleceğe bakmak istiyordu. Sonra dedi ki geçmişe dön. Geçmişe dçnmeliydi çünkü karşısındaki bir Peri padişahı kızıydı. 

Ferhat gibi dağları delemezdi, mecnun gibi çöle düşürmezdi sadece çabalardı. Bir yerden açık kapı bulursa oradan girecekti. 

Sabır, zaman ama en çok da kendi gibi olmalıydı. Çünkü ona ilk kendi olarak yaklaşmıştı. Öyle de devam etmeliydi. 

Neden bu kadar etkilendiğini sordu cevabı bulamadı. Hayal görüyordu belki de. Sabaha uyandığında diğer sabah da bunun gibi mi olacaktı yoksa sır perdesiyle mi örülü bilemedi.  

Gereksiz sorgulamalar yapıyor ve gereksiz cümleler kuruyordu. Ama bir yandan da aklından şunu geçirdi dudağından bir buse alsa kim bilir 3 kuruşluk aklı nereye giderdi.  


Yorumlar