Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

En azından havasını atmadı, gazını aldı

Yeni Havalimanı açıldı, daha doğrusu açılır gibi yapıldı, Yeni havalimanın açılmasıyla beraber isim tartışmaları da sona erdi. Adı Atatürk olur muydu şahsıma sorarsanız olurdu; ama Istanbul Havalimanı da kimseyi özmemeli. Bu ülkede Ataturk ismi ile sorunu olan milyonlarca kitle var. O ayrı bir tartışma konusu, sebepleri tartışılır, ancak bugün Cumhuriyeti en azından koltuk sahibi olanlar benimsemeli ve Atatürk'e nefret beslenmesine katkıda bulunacak söylemlerden uzak durmalı.

Erdoğan'dan Atatürk koymasını bekleyen geniş bir kitle vardı; ama bir kitle de farklı isimler bekliyordu. Bunların içinde kendi adı dahi vardı, böyle bakarsak Istanbul Havalimanı güzel bir isim.

Dil öğrenmeye önce kendi dilinden başlamalı insan

Anne ,Baba ve çocuklara bakıyorum  o kadar mutlular ki, 3-4 yaşında çocuk İngilizce Mavinin Blue olduğunu bilince havalara sıçrıyorlar, oysa onlar gökyüzünün mavi olduğunu öğrenmeli bu yaşlarda. Dil öğrenmek güzeldir; ama önce kendi dilini öğrenmek ile başlamak, kendini ifade edebilmek daha da güzeldir, güzel olanı güzelce yaşayabilmek ve anlatabilmek için önce kendi dilini öğreneceksin.

Herkes yabancı dil öğrenmek zorunda değil dedi Milli Eğitim Bakanı, O kadar güzel söyledi ki katılmamak elde değil. Zaten yakında yakanıza bir kart takacaksınız ve belki de o kart o alet sizin söylediklerinizi karşı tarafa kolayca çevirecek ve O zaman bu yabancı dil bilenlerin başka özellikleri aranacak ve biz varsa yoksa yabancı dil de yabancı dil. Elbette güzel dil öğrenmek ama önce insan kendi dilinden başlamalı.

Ali Koç ya kendi yanacak Ya Fenerbahçe Yanallanacak

Biz tahmin edebiliyorduk, bu iş Philip Cocu ile zor olur olmaz diyorduk, yazdık, çizdik; ama bunu Fenerbahçe yönetimi neden tahmin edemedi, anlayamadık ve anlam veremedik.

https://yusufkaraca.blogspot.com/2018/06/philip-cocu-guzel-kokulu-yemek.html

Ancak bu kadar kötüsünü bende beklemiyordum, sene sonuna kadar kör topal gider diyordum. Yeni Teknik Direktör arıyorlar; ama yine garip isimler dolanıyor piyasada. Ersun Yanal'dan  başkası Fenerbahçe'ye heyecan getirmez, kim gelirse gelsin bir sonraki sezonu da kaybedeceğiz. Fenerbahçe 4 farklı hocaya para öderken, birilerinin buna dur demesi gerekiyor. Ali Koç büyük umut beslenen bir adamdı ve o da inatla hayal kırıklığı olmaya doğru gidiyor. Başarısızlığın affı olmadığını en iyi kendisi biliyor; ancak Yanal'ı tercih etmeyerek büyük hata yapıyor, bir sonraki Başkanlık seçiminde Yanal kimin elindeyse masadakileri o alır.

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Andımız tartışması birbirimizi fişlemeye yarıyor sadece.

Andımız ile ilgili tartışmalar büyüyor. Her geçen gün daha da sert noktalara geliyor, oysa 2 tarafta boşuna tartışıyor. Çünkü bu işlerin bir kıymeti harbiyesi yok, siz istediğiniz kadar Türküm, Doğruyum, Çalışkanım dedirin, insanlar zamanı geldiğinde kökenlerini de ortaya koyuyor, tembelliklerini de yapıyor, yamukluluk zaten müstena.

Bu gibi şeyleri artık tartışmayalım,bunların kimseye faydası yok, ha birşeye faydası oluyor, birbirimizi fişlemeye, anlamsız tartışmaları sürdürmeye, gereksiz büyüyen ceviz kabuklarına.

Amaç İstanbul’a hizmet değil,İstanbul’u almak.

Muharrem İnce CHP’den İstanbul adayı olmak İçin hazır olduğunu söylemiş. Böylece daha önce söylemiş olduğu Benim hedefim Cumhurbaşkanlığı İstanbul’u düşünmüyorum açıklaması boşa gitmiş oldu. Elbette siyaset de bu tip söz değişimleri normal ama değişim getireceğim diyen adamların bunu yapması anormal.

Belki de İnce mevcut Cumhurbaşkanın geçtiği yoldan geçip hedefine ulaşmak istiyor. Açıkçası İnce Istanbul’dan aday olursa kazanma şansı oldukça yüksek. İstanbullu olmaması dezavantaj ama burada amaç zaten İstanbul’a hizmet etmek değil İstanbul’u almak. Yoksa uzun yıllar Ankara’da  olan biri İstanbul’a ne kadar hizmet edebilir. 
CHP yönetimi ile birbirlerine söyledikleri sözleri  gargara yapabilirler, ne de olsa İstanbul’u AKP’den alan siyasetçi ne güzel siyasetçi.

Tombaladan futbol oyunu.

Ekşi sözlükte görünce bende yazmak istedim. Bizim çocukluğumuzda hem teknoloji gelişmiş değildi hem de imkanlar kısıtlıydı. Burada fakir edebiyatı yapmayacağım çünkü insan her şartta kendini mutlu edebilir. Elbette her zaman daha konforlu yaşam ihtimali vardır ama bazen insan olduğu yerde de mutlu olabilmeli ve bunu başarabilmelidir.

Hayat kısa. Çocukken kendi yaptığım bir futbol oyunundan bahsetmek istiyorum. Takımları birbirileri ile maç yaptırırdım. Önce tombala taşlarından 2 adet 90lık alır birden 1-11 arası numaraları ayrırdım. Ayrıca her takımın 1-11 arası futbolcu numaralarını bir kağıda yazar ve ona göre gol atan futbolcuları belirlerdim. Takımlar kağıda yazıldığı şekli ile daha doğrusu lig fikstürüne göre ev sahibi 1.takım deplasman takımı 2.takım olurdu. 
Her 5 dakika için her takım için tombaladan bir pul çekerdim. Diyelim 10 ile 15 dakika arası için çekim yaparken 13 gelirse o 13 rakımı hangi takımın çekimi esnasında geldiyse onun hanesine 1 gol yazılır ve diğer pullardan…

Aykut Kocaman ile Oktay Kaynarca'yı sadece ben mi benzetiyorum

Bence Aykut Kocaman ve Oktay Kaynarca bu ara acayip benziyor.

Arda Turan’ı eleştirme amacı İktidarı değil toplumu değiştirme olmalı.

Arda Turan ve Berkay olayında yapacağımız yorumlar ayağımıza dolanabilir. Ancak ilk etapta şunu bir kere aşmamız lazım toplum olarak burayı aşamadıkça kavgalarımız eksik olmaz ve doğruyu bulamayız sadece doğrunun yanında gibi yaparız; ama o doğru bulunmaz.

Arda Turan’ın siyaseten kimi temsil ettiği hangi parti figürüne yakın olduğu önemli değil. O bizden biri ve büyük olasılıkla hepimizin yapabileceği amansız bir yanlışa imza attı. Kendisinin bize adamlık dersi verdiği günleri de biliyoruz elbette ama bizde ki tek yaman çelişki de maalesef Arda Turan değil. Eski sistem Metin Oktaylar yetiştiriyordu yeni sistem Arda Turanlar dediğiniz noktada ana sorun olan toplumsal kirlenmeyi göz ardı eder ve sadece işi bir Parti değişikliği ile çözmeye çalışırsınız ki bu büyük yanlış olur. 
Arda kimi desteklemiş kimi desteklenmiş önemli değil önemli olan Barcelona’da futbol oynamış bir adamın bu duruma gelmesi. Bugün Arda Turan’ı eleştirenlerin birçoğu televizyon karşısında bize benzer ilişkileri o…

İş Bankası hisseleri devletin olmalı.

İsmet İnönü tartışmaları o kadar gereksiz ve o kadar saçmaydı ki boşuna tartıştık. Artık Cumhuriyet değerleri ile kavga etmeyi bırakmak lazım.

İş Bankası hisseleri pekala devlete aktarılabilir bunda hiç bir sakınca yok.  Zamanlama tamam manidar ama bizde her yapılan işin zamanlaması manidardır ve dara düşmeyince bu anlaşılmaz. Tek Parti döneminde kalan bir alışkanlıkla hisselerin CHP'de yada bir partide olması doğru bulmuyorum.

Nasıl ki, Recep Tayyip Erdoğan'ın damadının bakan olması doğru bulmuyorsak, ehil yada olması önemlid eğil, damatlık sıfatı tüm yeteneklerini gölgeliyor. İş Bankası hisselerinde de neye inanıyorsak onu söyleceğiz. Onlar gerçekten de Devlete devir edilmeli.

Tabi bu kadar sıkıntı çekilen bir ülkede, Yeni saray olması da Otağ kurulması da, gereksiz devlet harcamaları da yanlış , ama bu da yanlış.

Ahlaksızlık kaçınılmaz sonumuz

Ahlaki değerler çöküyor, daha doğrusu artık günümüz koşullarında herşeyden oldukça çabuk haberdar olabiliyoruz. Çöküşü durdurmanın bir yolu insanları ahlaklı olmaya çağırmkken bir diğer yolu da bana göre koşulları yeniden tanımlayıp yeni toplum yaşamına uygun kurallar koymak.
Modern çağın en büyük sorunlarından biri tercihler ile özgürlük arasında sıkışmışlık.Bir yandan da maalesef adil değiliz., hepimiz kendimize ait grubun yaptığı ahlaksızlığı görmezden geliyoruz ve cinsiyetler arası ahlaki değerlerimiz farklı oysa insan bazlı ahlak anlayışımız olmalı.
Ahlaka olan ihtiyacımız bir kere ana nedeni toplumun denejere olmaması. Aldatmalar, değişik cinsel eğilimler  özgürlük adı altında hoş karşılanırken, cinslerin birbirleri ile ilişkileri kolaylaşırken, etkileşim kaçınılmaz olmakta ve insanlar sürekli bir değişim ve hareket aramakta.
Televizyonlarda dizilerde olağanlaşan ve inceden inceye işlenen ilişki çeşitleri aslında toplumun bilincinde aldatma, aldatılma gibi vukuatları da kolayla…

Mc Kinsey'e kadar kimlere emanet edilmedi ki bu ülke?

Mc Kinsey nedir, ne değildir bilmem; ama baştan ayağa yabancı markalara mahkum olanlar, çocuğunu Amerikan vatandaşı olsun diye Amerika'da doğuranlar, Yerli ve Milli'yi sadece ağızlarına sakız edenlerde bugün Milliyetçi görünüp bu konuda fikir belirtiyorlar.

Bu ülkenin iktidarı samimi değil, muhalefeti de değil. Herşeye çuval çuval zam yaparken Ekmeğin 25 Kuruşluk zammına gövdesini siper edenler şu kabul ediyor demek ki, bu millet sadece ekmek yiyebilir.

Yanında çalışana eziyet eden gidiyor, işçi hakkı savunucusu olabiliyor. Millete her kazığı atan zamlardan şikayetçi görünebiliyor, ahlaksızlığa her gün yeni birşey ekleyenler ahlaksızlığa siper oluyor. İroniler ülkesi Türkiye'de, bize aslında kimse doğru göstermiyor, doğru olarak kabul ettiğini doğru olarak göstermeye çalışıyor.

Mc Kinsey, denetlerse denetlesin bize bir zararı olmaz, ülkeyi kimlere teslim etmemişiz ki zamanında şimdi Mc Kinsey'den çekiniyoruz. Çocukları Mc'lerden çıkmayanlarda bu eleştiri kervanına…

Birkaç baştan çıkaran Kadın.

La notası eşliğinde müzik dinlemek isterken,birden ayışığı gözüne çarpınca insanın, eksi defterleri karıştırmak geldi içinden. İnce bedeni olduğunu söyleyen ince belli bardağa nispet yapan hanımefendi kırtırarak yürürken, karşısından gelende beyhude ağzına doladığı sin kaflı atasözlerini söylüyordu, sanki yıldızların altında sevişen oymuş gibi.

Diğer yanda Kütahya'nın pınarları, Elazığ'ın yüzenleri ve Malatya'nın güzelleri ayrı havada ve ayrı ayrı kaynatıyordu. Kadınalr her zaman güzel ve ilgi çekici varlıklardı. Kimi ağır parfüm kokusuyla dolu, kimi Yasemin gibi kokarken yine de kokuları ile ortamı şenlendiriyorlardı. Erkek milletinin işi zordu, bu kadar göze sokulan güzelliğe karşı kayıtsız kalmak nerede ise imkansızdı.

Bir kaç iyi Teknik Adam

Fenerbahçe'de Philip Cocu başarılı olamayacağı aşikardı ama ısrar edildi. Ersun Yanal'ı taraftarın istediği aşikar; ama yönetim bundan kaçıyor, elbette bir bildikleri vardır diyerek şimdilik burayı rafa kaldırıyoruz; ama bu işin Philip Cocou ile olmayacağını biz ilk zamanlarda daha adı açıklanınca söyledik.

Ben Fatih Terim ile Mustafa Denizli'nin hep birbirinden kaçtığını aynı anda ligde olmak istemediklerini düşünürdüm; ama Kasımpaşa'nın Mustafa Denizli ile anlaşması beni bu anlamda gerçekten ziyadesiyle şaşırttı. Kasımpaşa yanlış yaptı, Kemal Özdeş hoca ile devam etmeliydim. Daha öncede Metin Diyadin'e aynı muameleyi yaptılar yazık.

Bursaspor'un Samet Aybaba'da ne bulduğunu anlayamadım bir türlü sanırım onlarda anlamıyor. Rizespor Okan Buruk ile anlaşarak doğru bir iş yaptı. Bülent Uygun-Antalya, Mesut Bakkal Alanya, Bayram Bektaş Göztepe ise beni şaşırtan başarılı birliktelikler. Bunun dışında 1.Ligde yani eski 2.ligde Gençlerbirliği ile Erkan Sözeri bi…