Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ağustos, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Af ile idamı aynı kişilerin istemesi ilginç.

İlginç bir ülkede yaşıyoruz, af isteyen ile idam isteyen insanlar aynı safta yer alabiliyor. Her zaman söylüyorum bu ülkede bu yargı sistemi ile idam olmaz, ha başka bir ülkede olur mu onu bilemem çünkü O ülkede yaşamıyorum. Yaşadığım ülke burası ve ben buraya göre değerlendirmedilerde bulunurum. İdam isteyen ile Af isteyenin aynı olması bana ilginç geliyor. Af gelebilir mi bence gelebilir. Biz suçlulara genelikle uzaylı gibi yaklaşıyoruz ve bize çok uzak profillermiş gibi geliyor, oysa her birimiz birgün bir suç olayına karışabiliriz. Bunu da akılda tutmak lazım. Asla yapmam dediğiniz herşeyi yapabilirsiniz, O suçları işleyenlerden bazıları da o suçları işlemeyeceklerini düşünenlerden. Değerlendirme yaparken suça maruz kalan değil, işleyen olarak empati kurmak gerekir.

Peygamberimizin Arap Olması,Kuran'ın Arapça olması Arapları Kutsal yapmaz

Araplar ile ilgili yazmak gerekiyor yine. Müslümanlık ile ilgili bir sorunum yok, Elhamdülilah Müslamanız ama müslümanların kendilerine çekici düzen vermesi gerekiyor. Sadece Oraya gelmiş olması dinin Arapları kutsal yapmaz. Peygamberimizin Arap olması, Kuran'ın Arapça olması da onları kutsal yapmaz din onların tekelinde değildir. Bugün özgürlüklerle ilgili konuştuğumuzda mesela hiç İslam Krtiterleri falan demiyoruz, çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde İslam kriterleri lafı kullanımıyor. Avrupa Birliği kriterleri var mesela, bugün Türkiye'de gelen birçok özgürlüğün ana kaynağı Avrupa Birliği kriterleri. Avrupa Birliği kriterleri sayesinde bugün bazı haklar elimize ulaştı. İslam'ın üstelik başımızda İslam'a inan bir Parti olmasına rağmen özgürlük anlamında bir yansımasını görmektedir. Kişisel anlamda gönüllerde elbette kimi duyguları yeşertiyor; ama toplum hayatına bir düzen getirmiyor.Bu İslam'ın suçu değil, uygulayıcıların suçu. Bugün İslam büyük bir yozlaşma

Çoğu kez Hiristiyan ticari manada Araplardan daha güvenilir.

Türkiye Turizmi batı ile ilişkilerden nasibini aldı ve Türk Turizmi batılı turist için bir cazibe merkezi olmaktan çıktı. Bu çıkış sonrasında Araplar Turizm'de bir yer aldı ve Suriyeli mülteciler ile beraber Arap Turistleri de ekleyince ortalıkta bir Arap bolluğu var. Elbette her meselede olduğu gibi bu meselede de siyasi duruşlarımıza göre pozisyon alıyoruz. Bir milletten hoşlanmayabilirsiniz , hoşlanadabilirsiniz. Bunlar gayet doğal şeyler. Burada önemli olan yani Irkçılık diyeceğimiz şey onları birtakım haklardan mahrum etmek olur. Yoksa Arapların turizme maddiyat dışında bir katkıları olmadığı bir gerçek, doğanın korunması yolunda bir çaba göstermedikleri de gerçek, hassasiyet göstermediklerini de vurgulamakta sakınca yok. Türkiye gelen Arap turistlerin müze gezme alışkanlığı olmadığı o yerine Avm'lerde dolaşmak istedikleri de bir gerçek. Sohbet ederken hemen Abi, kardeş gibi tanımlamalara girdiklerini de not edelim. Türkiye'de ki Arap Turistlerin birç

Kötü insanlarda zararlı böcek gibidir toplumun gereksinimi var

Bu dünyada kötü insanlarda lazım, nasıl zararlı gibi görünen böceklerin faydası varsa, kötü insanların da bu dünyaya faydası olabiliyor. En azından kendini iyi gösterenlere karşı kötülerle ihtiyaç var.Kötü insanlar bize iyi insanlarında çirkefleşebileceğini göstermesi açısından kötülere ihtiyacımız var. Kötüler bazen bizim söylemediklerimizi, kötü bulunmak adına söyleme fırsatını bulurlar, bizim yıkamadığımız iyi imajının aksine onlar kötü imajları ile her daim istediklerini söylediler ve istediklerini yaptılar. Kimi zaman içten içe iyileri kıskandıracak şekilde doğrunun yanında olabildiler

Ümit Özat-Aamir Khan benzerliği

Aamir Khan'ın Dangal filmi benim gibi Aamir Khan sevenler için güzel bir film; ama ben Aamir Khan'ı bu filmde daha çok Ümit Özat'a benzettim.

İnsanlar bakabilecekleri kadar değil, baktırabilecekleri kadar çocuk yapıyor.

İnsanların iyiki çocukları var. Yoksa dünyayı yakıp yıkma konusunda faaliyetleri hiç bitmeyecek. Yarını düşünmeden hareket eden insanoğlunun birde çocuğu olmadığını düşünsek O zaman işte arkasında felaket bırakabilirdi. Tam tersi düşüncede mümkün çolu çocuğu var diye dünyanın tüm kaymağını toplama çabası. Bir kere bizim toplumda çocuklara karşı hoşgörü de eksik. Bizde büyük yaşça elbette insanlarda çocuklarla rekabet içindeler. Şaşırtıcı gelior bana bu. Çocuklar çok önemseniyor o da ayrı bir durum. İnsanlar artık bakabilecekleri kadar değil, baktırabilecekleri kadar çocuk yapıyor. Çocuk artık daha önemseniyor gibi görünsede bir yandan da ayakbağı görülüp ondan kurtulmak için , iş vbg bahaneler üretildiği de oluyor. Bakıcıların ellerinde eriyen çocuklar, Anneanne, Babaanne elinde çağın gerisinde kalan çocuklar. Kariyer yapma telaşı sağlıklı bir çocuk hayatının önündeki en büyük engel sanki.

Berat Albayrak istifa etmelidir.

Dolar ve Euro aldı başını aldı gidiyor.  Elbette bunda uluslararası etkiler vardır. Elbette Türkiye'yi zor durumda bırakmak isteyenler vardır ama Doların ve Euronun non stop yükselmesini sadece bunlar açıklayamayız. Elbette demokrasi olmaması ile de açıklayamayız. Kanımca ülkenin siyasi liderine bir baskı sözkonusudur. Bu kadar artış bir anda yaşanan artış bir operasyondur, tüm bunlarda hem fikiriz.Ancak vatandaşa Euro ve Dolarını bozdurma çağrısı yapmak vatandaşı kurtaracak, ülkeyi rahatlatacak önlem değildir. Rüşvet alanların ya da adı karşışanların Euro ve Dolar ile rüşvet aldığı bir ülkede, vatandaş ne bozdurursa bozdursun faydası olmayacaktır. Ekonominin başına ister yeterli olsun, ister yeterli olmasın, siz Damadınızı getirirseniz bunu ne bu ülkenin sağduyulu vatandaşına ne de ekonomik çevrelere anlatabilirsiniz. Ortada bir operasyon olabilir ama buna körükle gidemezsiniz. Euro borcu olup TL geliri olanlar ne yapsınlar. Şu an büyük bir kriz kapıda.Merkez Bankası ve

Seçimlerde Hile arayan Parti kendi üyelerinin imzalarına güvenmiyor.

Seçimlerde hile olduğunu en çok gündeme getiren Parti, kendi içinde yaptığı Kurultuyda Mükerrer oy  kullanıldığını kanısına varıyor. Yine aynı Parti bir kere daha Kurultay'a gidecek ama kaç kişi imza atmış belli değil. Ortalığı her seçim sürecinde yaygaraya boğan Parti'nin kendi içerisinde çözemediği  bir oylama sistemi var. Diğer yanda yine aynı Partiden bazı isimler sandıklarında kendi partilerine oy çıkmadığı gerekçesiyle Partiden ihraç ediliyorlar. İroni var gibime geldi. Yoksa elbette hilesiz, hurdasız bir seçim benim tercihim ancak bunları en çok gündeme getiren Partinin daha bu işi kendi içinde çözemediğini görüyoruz.

Diyanet'in Kurban bedeli Kızılay'dan neden pahalı.

Kurban Bayramı yaklaşıyor ve hayır kurumları buradan pay alma uğraşına girmiş bulunuyor; ama her nedense kurumların topladığı para yada istediği kurban bedelleri farklı, bunlar satışa dönük şirketler değil, o zaman neden bu fiyat farkları. Hepsi adına ortak bir komisyon kurulup herkes topladığı bağış miktarı kadar pay alarak aynı kurban bedelini ödeyebilirler, oysa birçoğu birbirinden farklı. İki devlet kurumundan biri olan Diyanet diğer bir devlet kurumu olan Kızılay daha pahalıya kurban bağışı topluyor, en azından bu iki kurumu anlamak mümkün değil. Bir garip durum oysa kanımca eşit olmalıydı. Elbette bir açıklama yaparlar ancak Kızılay bunu daha ucuza yapıyorsa Diyanet bu işi tamamen Kızılay'a devretsin.