Ana içeriğe atla

Eşit olmamız bir rüyadan öte değil.



Bugün düzen eleştiriliyor ki eleştirilmesi de doğal, ancak ortada unutulan bir gerçek var. Düzeni eleştiren kimi kimse aynaya bakmaktan imtina ediyor. Toplumda herkesin eşit koşulda yaşaması için yapılması gereken şey, topluma eşit katkıda bulunmak ve de toplum gelirinden eşit pay almak. Hepimiz topluma eşit katkıda bulunmuyoruz yada bulunulan katkılara değer biçiyoruz.

Bir kere anlamsız değer biçmelerimiz var. Lüks arabalara, lüks telefonlara anlamsız değer biçiyoruz, onların topluma bir katkısı yok, o zaman ne oluyor o lüksleri üretenler daha zengin oluyor ve alanlarda elbette.

Topluma zarar verecek şeylerinde yüksek değerli olması ne kadar da ironik, Uyuşturucu gibi toplumun hoş görmediği şeylerde yüksek fiyatlara alıcı buluyor. Toplum kendisine borç para verilmesine de büyük değer biçiyor. Bankaların faizden bu kadar para kazanmasının açıklaması o.

Sağlık hizmetleri özelleştikçe pahalı hale geliyor. Devlette ucuz olan sağlık hizmeti veren doktor, hastanın kendisine para vermediğini düşünse de aslında onun vergisi ile ayakta duruyor.
Özel sektör ile devleti ayıran şey , devletin ölçme gücü ve kaynak dağıtımı adil değil, çünkü siyaset var.

Bütün kadrodaki Matematik öğretmenleri aynı maaşı almak adına eylem yapabiliyor, hak talep ediyor, ama bütün Matematik öğretmenleri acaba öğrencilerin eşit eğitim alma hakkına ne kadar sahip çıkıyorlar.

Toplumun içinde aslına bakarsanız eşitlik arayışı olan kitleler hep muktedir olmayanlar yada muktedir olmak için , toplumdaki eşitsizlikleri kullananlar yoksa geliri ellerinde tutanlar eşit paylaşımdan yana olmadığı sürece bizim eşit olma şansımız çok zor.

Birde eşitlik isteyenler eşitliği bulduklarında ne kadar eşit davranacaklar bu da Muamma. Aslına bakarsanız cevap doğada belki de eşitlik yok.

Doğaya baktığınızda bir Aslan ile Kuş arasında fark görüyorsunuz ama 2 insan arasında fark yok gibi duruyor aslında öyle mi. Bir Pilot Kuş kadar becerikli, bir Atlet Çita gibi hızlı olabilir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum. Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar. Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum. Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish. Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the ha