Ana içeriğe atla

Yayınlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Herkesin yolu Gülen'e çıkarsa ağlamaktan bizi kim kurtarır.

Beşiktaş şampiyon oldu tebrik etmek lazım. Ardından bir gazeteci Güneş'in konuşmasındaki Gül'ü Gülen'e sevgiyi sevene vereceksin sözü üzerinden Şenol Güneş'in Fetullah Gülen'e selam gönderdiğini iddia etti. Buna heyezan da diyebiliriz ancak hele bir gerçeklik payı varsa o zaman yandık. Sözcü gazetesine operasyon yapıldı haklı yada haksızlığını bir tarafa bırakıp Gülen ile ilişkilendirilmesine bakarsak o zaman başka şeyler çıkıyor ortaya. Bu iddialar doğru ise öyle bir pisliğe batmışız ki çıkmamız mümkün değil dahası nereye sığınacağını da bilmiyor insan. Boşuna Truva atı bu çoğrafyada değil. Herkesim herşeyin içinde bu Truva atından olabilir.  Bu Fetullah Gülen her kimse nasıl bir adamsa satmadığı yer yok. Bir ahtapot gibi sarmış sarmalamış herkesi. Adamın girmediği delik kalmamış. Siyaseti sarmış para kaynakları elinde tutmuş. Bu kirli insanı görünce insan bir kez daha Allah'a şükür ediyor iyi ki ölüm var ya olmasaydı. 

Günahkar olmak anlayabilmenin önünü açar bazen

Günahkar olmanında iyi yanları vardır daha doğrusu kendini günahkar görebilmenin.  Bunun en iyi yanı hata yapanı anlayabilmektedir. Hata yapanı anlamayacak kadar kendinden geçmiş insanlar var. Beni en çok hayrete düşüren yasalarla ilgili yorumlar yapılırken suçu işleyenin hep karşı taraf olduğunu düşünmemiz hiçbir zaman kendimiz olduğunu düşünmeden asar ve keseriz sonra da aynı hatayı yapan biz olunca aman dileriz. İnsan hata yapabilir hayatta yapılan birçok şey hata sonucu da olabilir ama önemli olan hatalardan arınabilmek. Bana kalırsa cezaların amacı cezalandırmaktan çok arınmayı sağlamaya yönelik olmalı.   Kimsenin kendi yoğurduna ekşi demediği memleket de doğru dürüst yenecek yoğurt olmaması da ilginç. Günahkar olmak anlayabilmeyi bazen kolaylaştırır. 

17-25 Aralık öncesinden darbeden yargılananlar ceza alacak mi?

15 Temmuz darbe girişimi mahkemesi başladı. Mahkemeye teşhir edilirek getirilmeleri yanlış çünkü daha suçları ispat edilmedi ancak birçoğunun nasıl bir eylem içinde olduğu malum. Burada bir başka noktada kimse suçunu itiraf etmiyor hani bunlar bildiri yayınlamış ve ülkenin içinde bulunduğu durum demişlerdi bunlar neden bu durumlardan bahsetmiyorlar.neden bu kadar korkaklar zaten birçoğunun kurtulma umudu yok. İtiraf edip ya yanlış yaptılarsa memleket iyilik etsinler yada doğru yaptıklarına inanıyorlarsa neden doğru yaptıklarını düşündüklerini ifade etsinler ama ikisi de yok.  Gelelim siyasi ayağı meselesine evet buna destek verenler malum siyasi ayakta Milat 17-25 Aralık kabul ediliyor benim asıl merak ettiğim bu yargılanan askerler 17-25 Aralık öncesi suçlamalara maruz kalacaklar mı ve bunlardan ceza alacaklar mı , onların miladı ne asıl önemli olan O

Çocukları güldürdüğün için mekanın cennet olsun Tudor.

Futbolun futbol olduğu yıllar. 1988-1989 Fenerbahçe 103 gol ile şampiyon oluyor. Hatta hayal meyal hatırlıyorum gazeteler 100.golü atacak futbolcuya ödül verecek. O zaman iddia kuponları yok dolayısıyla herkes gazetenin ödülüne seçenek gönderiyor. O zaman futbol daha bir futbol, yada biz hayata futbol olarak bakıyoruz. Şifreli kanal yok o devirlerde, spor toto popüler. Fenerbahçe'de Rıdvan Dilmen Galatasaray'da Tanju Çolak var. Toni Schmucher şapkası ile dehşet saçıyor. Galatasaray'ın Derwall efsanesi sonrası Fenerbahçe'de başka bir efsane var saha kenarında Tudor Vesolonoviç var, hayatını kaybeden efsane teknik adam. Mekanı cennet olsun binlerce Fenerbahçeli çocuğu güldürdüğü için. 

Annelik birazda ego tatmini değil mi?

Tamam bugün anneler günü. Elbette annelerimizi seviyoruz ama birde olayın farklı tarafı yok mu?  Anne olma egosunu,güdüsü, tatmin etmek için bir insan dünyaya getirirp onun 70-80 sene hayatta kalıp mücadele etmesini izlemek biraz da bencilce geliyor. Üstelik bu mücadele içerisinde çocuğu sürekli tenkit etmek, onu bir yarışın içinde sokmak, onun sadece başarıları ile gurur duymak , kimi zaman başarırsınız olduğunda yüzüne bakmamak da ayrı bir durum.  Birde sana sürekli saçımı süpürge ettim , şu imkanları sağladım diyerek başa kakmak ise apayrı bir durum. Hem ego tatmini hem başa kakmak da apayrı bir durum. Ey anneler hem egonuzu tatmin edip hem de bugün çocuklarınızdan fazla şey beklemek biraz bencilce gibi 

Osmanlı'ya güzelleme yerine güzelliklerini uygulamak gerek.

Mevcut iktidar genelde Osmanlı'ya ve onun yönetimin güzel olduğuna atıfta bulunuyor ve referans veriyor. Bu referans vermesi de genelde kendi kitlesine gibi görünüyor ama diğer tarafa da bak biz böyle bir ecdadın torunlarıyız diyor. Bu noktada sıkıntı yok asıl sıkıntı ise kendilerinde. Bugün yönetim yeterince adil hissi vermiyor ama bu bugüne özgü değil genelde yönetimler zaten adil olduklarını düşündürmez çünkü o ince çizgi de kızım Fatma dahi olsa diyen Hz Muhammed'in çizgisi vardır ve o adalet çizgisine erişmek oldukça güçtür. Oğlum Bilal dahi olsa diye bir sözcük duymazsınız duysanız bile inandırıcı gelmez. En son Kadir Topbaş'ın damadında gördük bunu.  Osmanlı'ya güzelleme yapmaktan ziyade güzelliklerini uygulayıp referans vermek daha iyi gibi. 

Atatürk yatak odasından vuranlar hareme birşey demiyor.

Son günlerde Atatürk'ün yatak odasına giren, mahremine dil uzatan programlar ile ilgili haberler gelmeye başladı. Çok da işin derinine girmeden kısaca söylemek gerekirse iki yüzlülüktür. Haremde istediğini yapan Osmanlı Padişahını yüceltirken Atatürk'ü yatak yolu ile vurmak ayıptır. Yeterince Atatürk'ü konuşmadığımız, putlaştırma noktasına getirdiğimiz doğrudur ancak Atatürk'e yatak yoluyla saldırmak iki yüzlülüktür. Artık yatak siyasetini bırakmak gerek. Osmanlı Padişahları haremi genişletirken bırakın yakışlı Mavi gözlü paşayı hem unutmayın o da Osmanlı'nın yetiştirdiği bir paşadır. Bırakın yatak muhabbettini yoksa  batarsınız çünkü siciliniz temiz değil. 

Yüzde49'un en büyük sorunu paylaşılamamak

2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri şimdiden konuşulmaya başladı. Bu referandum sonuçlarını meşrulaştırma konusunda yardımcı oldu bu kabul etmek lazım. 2. Olay gerçekten yüzde 49'u Hayır veren vatandaşı birleştirmek oldukça zor olacak çünkü ortada en büyük silah tek adam tartışması olmayacak. Diğer yandan bu yüzde 49'un hepsinin içine hangi siyasetçi sinecek belli değil aslında belli bu yüzde 49 Erdoğan karşıtlığı ile beslenecek ve buradan karşılık bulmaya çalışacak.  21 Mayıs önemli Erdoğan büyük tasfiyeye girerse bu bir küskünler hareketi oluşturabilir ancak bu samimi AKP seçmenine olumlu da yansıyabilir   2019 da ana belirleyici Kürt seçmen burada Erdoğan'ın şansı fazla.  Mutlu ve huzurlu Kürt seçmenin safı belli ancak huzuru baltalayacak hareketler kimlerin elini güçlendirir belli değil. Kürtlerin içine kim siner o da muamma. Abdullah Gül iyi bir isim gibi ama o da ihanet eden safına geçeceği için şansı çok fazla yok.  Türkiye çabuk değişebiliyor ve önümü

Referandum sonuçları kimseye yaramadı

Ey CHP diye seslenmek istiyorum. Yüzde 49 hayır oranını görünce CHP'de Kılıçdaroğlu'nu başarısız bulan isimler kazan kaldırmaya başlamış. CHP adına Kılıçdaroğlu başarılıdır.  Toplumun büyük bölümünü kucaklamak için çaba göstermektedir. Adı geçen diğer isimler ise bu çabanın uzağındadır. CHP bir şekilde iktidarı alacaksa bunu şu adı geçen ne Muharrem İnce ne Selin Sayek Böke ne de Deniz Baykal yapabilir. Erdoğan sertleştikçe sükunetin kazanma ihtimali doğmuştur. Daha yüksek ses isteyenler artık bir kesimin sükunet istediğinin farkına varmaları gerekir yoksa hüsran devam edecektir. Bu yüzde 49 da Kılıçdaroğlu'nun emeği büyüktür ha hataları vardır ancak biraz daha gayret ile diğer yüzde 50+1'i elde edecektir.  Kadir Topbaş'ın damadının tahliyesi kalpleri kırmış, fırsat eşitsizliğini tekrar gündeme getirmiştir artık yüzde 50'in 1 fazlası yön değiştirebilir zaten bunu hissettirmek isteyen köşe tutucular saflarını değiştirmeye başladılar.  Bu referandum hem

Kaldırın şu referandumdaki gölgeyi.

Referandum yapıldı sonuçları kabul edildi. Yarın da Cumhurbaşkanı Erdoğan AKP'ye katılacak. Ancak referandum üzerindeki gölge kalkmadı ve kalkmayan gölge seçimi kazanana kader muhalefetin eline koz verdi artık her seçimin sonunda hile ile kazanıyorlar lafzını yerleştirme fırsatı elde ettiler. Bunu sürekli yapacaklar hatta bu yüzden bile Ak Parti ve Erdoğan sandık da kaybedebilir. Burada araştırılması gereken ve kulak arkası edilen hala kim bu zarfları mühürlemedi ve ne amaç güttü.  Bunu öğrenememek acı. İnşallah ömrümüz yeter zaman bize bunu gösterir ancak bu gölge kalkmadığı sürece her seçimimiz hile gölgesinde geçecek. 

Oturup beraber gülelim işte kardeşim.

Ülke 2'ye ayrıldı diye feryat figan edenler bazen aynı kareye düşen gülümsemelere öyle çekmiyorlar ki ondan sonra da kendileri yine oturup 2 saat nedir bu memleketin halini analiz ediyorlar. Bu kadarını anlamak gerçekten zor, ne istiyorsunuz oturup beraber gülelim işte kardeşim.