Ana içeriğe atla

Nerdeyse bütün partilerin yanlış durduğu Başkanlık sürecinde halktandoğruyu yapmasını bekleme saçmalığı.


Başkanlık tartışmaları hızla devam ederken en çok güldüğüm 2 nokta var. Bu 2 noktadan biri sistem tıkanıyor diyen Ak Parti'nin Başbakanı nerdeyse atama usulü ile belirlemesi. Bunu kabul etmeseler o zaman hiç bu kadar uyum içinde çalışan Başbakan ve Cumhurbaşkanımız olmamışken sistemi değiştirmenin zamanı mı?

Diğer yandan bazı partilerde çıkıp diyor ki seni Başkan yaptırmayacağız. Bakın tartışalım gibi bir yol yada demokratik bir çözüm üretmiyorlar resmen öyle yada böyle seni Başkan yaptırmayacağız diyorlar. Yıllarca önce geleceğiz ama kanlı mı kansız mı diyen Erbakan söyleminden ne farkı var. Üstelik Başkan yaptırmayacağız diyen bir partinin bir tanesi kendisini silahlı bir terör örgütü ile ilişkilendiriyor. Daha da ilginç olanı ise o terör örgütü liderinin olmadığı bir çözümü kabul etmiyor yani onlarda aslında Başkanlıktan yana. 

Sonra bu konuda en mantıklı çözümü öneren partiye de yedek lastik olmakla suçlama yönlendiriyor. 

Yukarıdaki ironileri toplayınca insanın kafası karışıyor. Başbakan , Cumhurbaşkanı aynı partiden olan parti ilginç şekilde sistem tıkanık diyor. 

Adı Halkçı olan parti Halka gidelim bile demiyor 

Bir parti yıllarca tek adamın hem de illegal  olduğu ülkenin kanımca %75 i tarafından benimsenmiş bir teröristin sözü olmadan adım aramayacağını söylüyor. Başkan yaptırmayacağız diye tehdit ediyor 

En mantıklı konuşan parti de Yedek Lastij konumuna düşüyor.  Şimdi ülkenin kendini aklı zannedenleri böyle davranırken cahil dedikleri halkın olayı anlamasını bekliyorlar. O zaman olacak şey belli herkes saflarına çekilecek ve adamına göre karar verecek 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi.


Athena bu zeki kadının bugünkü Türkiy…