Ana içeriğe atla

Birbirinden tahrik olan insanlar ülkesi


Şort giydiği için dövülen Hemşire haberlerini izledik. Hiç kimsenin tavsip etmeyeceği bir olay hele ki içinde şiddet varsa. Ancak iki yüzlülükleri de ortaya sermekte fayda var. Tahrik sözcüğünün geniş anlamları var. Şort giymiş bir kadın insanı tahrik edebilir ancak her tahrik olduğumuzda bu tahrikin sorumlularına kendimiz ceza vermek zorunda değiliz. Üstelik kaçınma şansımız var. Bu tahril oldum yaptım işi bu basit ve amiyane bir cevap. Benim anlamadığım hiç tanımadığı bir kadına bir erkek neden saldırır. Bu kısmı anlamakta zorluk çekiyoruz.

Bugüne kadar toplu taşımada çeşitli kavgalar tanık olmuşluğum var. Bunlardan tahrik ettiler dövdüm diyenlerin yanında ki onları haberlerden gördük birde kapalı bayanlar var. Onlar dikkat ediyorum ne zaman ağız dalaşına girseler, hatalı dahi olsalar bizi görmeye taahamül edemiyorsunuz ve bu yüzden tartışıyorsunuz algısını taşıyorlar.

Tahrik etme, olma kelimesini biz hep cinsel yönden alıyoruz, yalnız Kapalı Kadınlardan tahrik olup saldırganlaşanlar var bu genelde ağız dalaşı şeklinde görülüyor. Erkekler kapalı bir kadına saldırmıyor pek ama hemcinsleri görüntüden tahrik olup kimi zaman ağız dalaşına giriyorlar. Ancak bu kapalıların  her ağız dalaşını tahrike bağlamasını meşru göstermiyor. Taahamül sınırlarımız yok Aslında birbirimize tahaamül edemiyoruz.Sanırım ceza kanunda en iyi bildiğimiz konu Ağır Tahrik belki de bu yüzden herkes birbirinden tahrik olduğunu söylüyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.