Ana içeriğe atla

Yayınlar

Mayıs, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tek Çözüm! Erdoğan.

Tamam Recep Tayyip Erdoğan tek Adam olma yolunda ilerliyor.  Burayı anladık ama anlaşılmayan birşey daha var. Madem siyasetin tek Adam yerine ekip işi olduğuna inanıyorsunuz , O Zaman niye Recep Tayyip Erdoğan giderse ülkenin düzeleceğine inanıyorsunuz.  Anlamakta zor çekilen noktalardan biri bir kesim Erdoğan'ı çözüm olarak görüyor gibi görünsede diğer kesimde Erdoğan'ı çözüm görüyor onlarda giderse ülke düzelir diyor. O zaman Erdoğan'ı çözümün merkezine koymak yanlış olmaz.

Almanca Pornonun resmi dili muamelesi görüyor.

Şu Almanca ne çekti Türklerin elinde. Bir kere Almancılar hem Türkçe'yi hem de Almanca'yı bozuyorlar bir şekilde, dil yapısının içine ediyorlar. Cümlenin yarısı bir dille başlıyorsa öbür yarısı bambaşka bir dille bitiyor. Birde bizim Türkler bu Almanca'ya Porno'nun resmi dili muamelesi yapıyorlar. Porno ile ilgili sözcüklerimizde kullandığımız Yabancı kelimeler Almanca. Hatta porno taklidi yapanlar hemen Almanca'ya bağlıyorlar, herkesin bildiği bir kaç Almanca kelime mevcut.

Nişan bir sömürü düzeni.

Nişana karşıyım. Evliliklerin bir pazarlık unsuru olup alınacak şeylerinde paylaşılmasına karşıyım. Birliktelik beraber yapabilmektir ve beraber yaparken de herkesin elinden geldiğince yapabildiklerini ortaya koymaktır. Günümüzde kadın ver erkeklerin bekarken daha kolay beraber olmaları bana göre evlilik sektörünün ekonomisine biraz darbe vurmuştur.

Başlık parası eskisine göre nerdeyse anılmaz oldu. Kız istemede yaşanan bilezik pazarlıkları da çok fazla duyulmuyor artık. 
Nişanı kız tarafı yapar takıları toplar tamam da insanlar siz evleniyorsunuz diye size neden  2 defa takı taksın. Sonra bozulan nişanların oranı da epeyce fazla. Evlilik bizde çok fazla ekonomik değer taşıyor ve ayrıntılı bir piyasası var. Kadın erkek eşitliği konuşulan bir toplumda hep damadı mağdur etmek üzerine kurulmuş bir yapı sanki evlilik. Nice aileler küçük detaylar ile birbirlerinin Can'ına okuyor

Ha Çamlıca Lisesi Ha Fenerbahçesi

Aziz Yıldırım ile Hababam Sınıfı'nda Müdür rolünü oynayan Muharrem Gürses bana göre birbirlerine ikiz kadar benziyorlar.

En azından hayata veda etme Hakkı'n olmalıdır.

Veda ile vefa arasında ilişki vardır. Tek harfin değişmesi bazen birçok şey anlatır. Sana karşı vefalı olana veda edersin. Ölümlerin beklenmedik ölümlerin, terör eylemlerinde kurban olmanın en sevmediğim yanı veda etme Hakkı'nın elinden alınmış olmasıdır. Oysa veda etmek gerekli bir eylemdir. Yalnızsan bile hayata veda etme Hakkı'n olmalıdır en azından.

Leblebi olursa toz olman kolaydır.

Kuruyemiş tabağında leblebi olmak tadında yaşarken hayati sokakta gördüğün Antep fıstıklarının hüznü seni boğmaya başlar. Ne hüzündür o leblebi olmak. Bazen alıp başını Çorum'a doğru gitmek istersin giderken de yola ekilen Tosya pirinçlerini takip edersin. Yolunu bulmaya çalışırken hangi fıstık daha iyi diyen Siirt ve Antep'in kavgası seni hüzne boğar.

Kaysı kıvamında yaşamak istediğin hayatın içinde bazen bilirsin ki lebebi sevenler bile vardır. Hatta leblebi olduğun için toz olman sanıldığından daha da kolaydır. Irk ayrımı sende de tezahür etmiştir.  Sarı ve Beyaz diye ayrılır acılı olunca daha bir tercih edilirsin. 
Leb demeden leblebiyi anlamak sözüyle onore cümlelerinden birinin içinde geçtiğinde kendini VIP sanman mümkün olmaz çünkü sen VIL very important Leblebi olabilirsin. 
Hesap makinesi muzurluklarında herkesi seni yazmaya çalışır oysa bugüne kadar kinse senin için güzel bir roman yazmamıştır 
Fenomen dizi Behzat Ç'de bile rolün vardır , kuruyemiş tabağının içi…

Aziz Yıldırım Fenerbahçe'yi değil ama diğer takımları hocasız Şampiyon yapan Başkan.

Aziz Yıldırım Fenerbahçeyi bugüne kadar kendisinin yönettiği söyler başarısı ile övünürdü. Amma velakin bu dönemde hocasız Galatasaray'a bir Şampiyonluk ve birde Türkiye Kupası kaybetmiş oldu. 2007- 2008  sezonunda Cevat Güler'e zoraki hoca Şampiyonluğu kaptıran Aziz Yıldırım, bugünde  2015-2016 sezonunda

JOHANNES HENDRİKUS OLDE RİEKERİNK Kupa sahibi oldu. Böylece Aziz Yıldırım Galatasaray'ın geçici hocalarına ilaç olmuş oldu.  Galatasaray yönetimlerine göre daha mı başarılı Aziz Yıldırım pek birşey anlayamadım.

O CV'ye siyaset yakışmadı.

Fatma Betül Sayan Kaya. Yeni Aile Bakanı bir C.V bu kadar mı güzel olur, sen hem Elektirik, Elektronik bitir, Tıp doktorluğunu bitir, ondan sonra tut siyasete gir. Siyaset insanı hangi partiden girersen gir kirleten bir olgu. Neden kendi başına iş açıyorsun ki. Temiz gülen de bir yüzü var. Siyaset yıpratır sayın Bakanım değer miydi, bana sorarsanız değmezdi.

Bırakın mevcut partiniz hiçbir parti şu an inanın yüksek ülküler taşımıyor. Birlikte çalıştığınız 550 Vekilin birçoğunun verdiği fotoğrafa bakın ve de anlamaya çalışın nasıl bir girdaptır siyaset.

İtirazımız sisteme değil adama sanki.

İlkokuldan itibaren hepimiz Sınıf Başkanı olmak için ya çabaladık ya içimizden geçirdik. Tayyip Erdoğan buna basamak atlattı ve siyasette Başkan olmak istiyor. Zaten adımız bir ara Küçük Amerika'ya çıkmıştı. Herkes bir Amerika hayali kurmuyor mu, Tayyip Erdoğan'da Amerika'nın Başkanlık sisteminin hayalini kuruyor. Bu hayalin peşinde bizi de sürüklemek istiyor.

Aslında Başkanlık Kukla Başbakanı devre dışı bırakabilir, böyle olunca da Başbakanlık koltuğuna kim indi, kim bindi düşünmeyiz. Otoriter rejime kim karşıysa %90 'ı zaten aslında kendi tek adamından kahraman yaratmış durumda, bu yüzden aslında itirazımız sisteme değil adam sanki.

Saf insanın saflık derecesini düşüren maddeler.

Vapura binerken suya düşersek suyun kaldırma kuvveti bizi kaldırabilir mi, yatakta insanın yüzüne su serptiğimizde insan hemen utanıyorsa bunda suyun kaldırma kuvvetinin etkisi nedir  ve bunu bulan Arşimet'in rakibi acaba kimdir.

Yalan söyleyince kızarma durumuna göre söylenen yalanın derecesini anlar miyiz acaba da bir başka soru. 
Hayat ile ilgili çıplak gerçeklere hiç elbise diktirmeye giden olmuş mudur ya da hayatın beden ölçüsünü alan bu da bir başka merak konusu. 
Kabartma tozu yemeden insan Nasıl abartabilir buda cevabı bulunmayan bir başka soru. Saf bir insana hangi bileşken etki ederse saflıktan kurtulabilir bu da bir başka merak konusu. 

Bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça bilgisizlik daha da artacak.

Bahsedilmeyenden bahsetmek gerek diye düşünüyorum.  İnsan mesela ne ilgili bilgi sahibi değildir Merak etmiyor Değilim. Hepimizin merak ettiği ve bilmediği birçok şey olduğuna eminim. Cevap bulunmayan sorunları cevapları acaba nerede saklı. Hangi düşünen beyin kafasını Nelerle meşgul ediyor diye düşünmeden edemiyor insan.

Seneler önceden bugün İPhone ile ilgili bilgi arar mıydik aramazdık. Mesela havaray gündeme bira gelmişti. Havayolu ile şehir içi ulaşım düşünülebilir. 
Mars da tatil seçenekleri nelerdir, Mars da ki 5 yıldızlı oteller diye bir arama olabilir mesela.  Yakında erkekler de hamile kalabilir bununla ilgili birçok yöntem gündeme gelebilir gerçi onun filmi yapılmıştı. 
İnsan içine bir çip yerleştirilip kendi yaşam öyküsünün Z raporu alınabilir hatta hangi duyguyu kaç kere yaşamış, kaç defa  yalan söylemiş tüm bunlar ortaya konulabilir. 
Belki de ileride okula hiç gidilmeyecek ve uzaktan sınavlara girilecek. Yabancı dil bilmeye gerek bile kalmayabilir. Gelişen çeviriler sa…

Bir masal perisi İlkay Akkaya

İlkay Akkaya büyük ses, büyük yorumcu. Onu dinlerken huzur bulabiliyorum. Keşke duygularımızın tercümanlarına, seslendiricilerine daha yakın olsak. Siyaseten duruşlarımız farklı nice sesler, nice güzel insanlar var. Bana göre siyaseti bir kenara bırakıp bu isimlere yakın durabilmek çok önemli. Şu an mesela Hasret Gültekin'de kulaklarımda yankılanıyor. İnsanlığın geldiği noktada, daha doğrusu ülkenin geldiği nokta bizleri korkutuyor.

Parti liderlerinden biri şiir okuya durdu, biri saz çaldı ama yaralara merhem olma konusunda yeterli çaba gösteremediler.

İslamcılarda toplumu birleştiremedi.

Cumhuriyet kuruluşu ile birlikte Osmanlı ile ilgili izlerin ortadan kalkması çalışmalar yapıldı. Bunu somut verilere dayandırmak istediğimizde kabul edilmeyecek haller olabilir. Bugünde bambaşka birşey yapılıyor Cumhuriyet dönemi kutlamaları iptal edilmek ve alternatif kutlamalar yaratılarak bambaşka bir toplum mühendisliğine gidiliyor.

Aslında dünya tarihinde bugüne kadar yaşanan gelişmeler toplum mühendisliğinin her zaman başarılı olamadığını ortaya koymakta.  
Mümkün olduğu kadar ortak değer yaratmalı ki kendi içinde daha birleşik bir toplum yapımız olsun. Ancak bunun pek tercih edilmediğini görüyoruz. 
Herkes ayrıştırıcı olma peşinde. Birleşik bir toplum olamayacağımızı görüyoruz. İslamcılar da elde etmiş oldukları birleştiricilik fırsatını ellerinin tersiyle itmiş oldular.

Mükemmel olmak yerine zaaf içinde olduğumuz belli edilmeli.

Hayatta herşey insanlar için. Özellikle inançlı insanlar nazara daha çok inanıyorlar ve birçok şeyi nazar değmesin diyerek saklıyorlar.

Bana göre yanlış bir tutum.  Özellikle inançlı insanların böyle şeyleri saklaması ve kötü durumları belli etmemesi çok da adil değil. 
Acı çektiğimiz Zaman bunu diğer insanlara ne kadar çok belli edersek onlarda acıların herkesin başına geldiğini görür ve Tanrı'nın adaletine inanırlar. 
Allah her zaman bize iyiyi yaşatmak zorunda değil ; ki ben Allah katında iyiliğin dünya ölçülerine biçimlenmediğini düşünenlerdenim. Bizim iyimiz onun iyisi aynı değil. O yüzden herşey herkesin başına gelebilir. Bunu kabullenmek de Erdemdir. 
İnsanlara ne kadar çok zaafımız olduğunu bildirirsek o kadar daha insan oluruz. Bi ise genellikle ne kadar mükkemmel olduğumuzu vurgulama peşinde savrulup gitme eğilimindeyiz.

Özgürlük kendine.

Özgürlükler konusunda  mevcut yönetimin tek taraflı bir özgürlük tanımı var. Aykırılıklara pek özgürlük tanınmayacağı malum olmaya başladı. Yönetim gün geçtikçe daha baskıcı olacak gibi. Ülkenin gittiği yer neresi herkes soruyor, ancak cevabı kimse bulamıyor.

Ülkenin gerçekten yeni bir siyasi oluşuma ihtiyaç duyduğu açıkça ortaya çıkmaya başladı. Benim yaptım oldu tutumu durumu bu hale getirmeye başladı. Ben yaptım olduların gideceği yer pek de hoş görünmüyor. Siyasette aile ilişkilerinin daha da gün yüzüne çıkması insanların kimini endişelendiriyor.

Biran önce ülkenin barışa doğru gidebilmesi gerekir. Daha çok ayrışmanın kimseye bir faydası olmayacak ama barışın ilk aşaması kabullenmekle başlamalı. Kabullenemediğimiz sürece barışın ilk aşamasına geçmeyecek sürekli yer değiştireceğiz. Onların yerini bunlar bunların yerini onlar alacak.

Buralarda bir Müjde Ar Olmalı.

Müjde Ar'ı tek geçmekle birlikte çocukluğumuzda Oya Aydoğan'ın yeri de başkaydı. Emrah filimleri Kemal Sunal'ın Yüz Numaralı Adam filmindeki hali gözümüzün önünden gitmiyor. Onlar için şimdi sahnelerden çekilme zamanı geldi.

Birisi Serpil Çamaklı'yı hatırlamış bende Serpil Çakmalı denilince aklıma sadece Patroniçe isimli filmini getirebildim. Başka birşey gelmedi derken birden Yalçın Dümer ile de ev olduğunu hatırlayıverdim. Nice isimler geldi, nice isimler geçti.

Gülşen Bubikoğlu'nu ayrı severim. Ahu Tuğba fazla birşey ifade etmez. Banu Alkan ile ilgili düşüncelerim pek yok gibi. Buraya bir Müjde Ar resmi yakışır.

Bu arada Müjde Ar yaşlandıkça bana göre Meral Akşener'e benzemiş.




Bir karış toprak için değil, tapular için savaşlar.

Vatanın bir karış toprağı kutsal ama hangi karış toprağı.
Savaş çıktığı zaman ülkenin en güzel yerlerinde oturan varlıklı insanların birçoğu alıp başını ülkeden gidecek ve paralarıyla Avrupa yada başka kıtalardaki ülkelerde bu ülkedeki durumun düzelmesini bekleyecekler. Ardından savaş sona erecek ve yine ülkenin en güzel yerlerindeki topraklarına gelip kurulacaklar.

Peki ya O bir karış toprak kutsal diyenler onlar hangi karışa sahip olacaklar. Vatanı savunup kaçanlara teslim ettiklerinde ellerinde hangi karış kalacak. Lütfen herkes bir yerde oturup bunu düşünsün. Savaştığımız toprak karışları kimlerin elinde. Eskiden savaşmak daha asil bir durumdu. Çünkü en azından imparator da sizinle beraber cephedeydi. Şimdi ise uğruna savaştığınız aslında karış toprağınız bile yok, başkalarının tapuları uğruna savaşıyorsunuz. Elbette ülkemizi seviyoruz. Ancak bu ülke kendisi için savaşmayanlar geri geldiğinde onları kabul etmemeli. Kaçıp geri gelenlerine kucak açmamalı.

Her savaşan bunu düşünmeme…

Şehit de şahitlik de değil sorun

Bu ülke gelişmiyor bunun çeşitili sebepleri var. En son Hulusi Akar Cumhurbaşkanı'nın kızının düğününde nikah şahitliği yapınca başladı yaygara. Hemen şehitlik ve şahitlik üzerinden kılıçlar çekildi. Türkiye Erdoğan'dan başka birine ancak Erdoğan kabul edilince yönelebilir. Bakın herkes Genelkurmay Başkanının tahrik olmasını bekliyor. Erdoğan'a karşı cephe oluşturma sevdası onlarca başarısız denemeye rağmen tam gaz devam ediyor. Oysa bunun yerine daha aklı başında muhalefet yapılabilir.

Şehit haberlerine alışmaya başladık ki bu kötü birşey.Durumu kabullenmemiş olmamız bize acı veriyor. Ancak bir başka durumda şu evlerinde yada hayatlarında istedikleri gibi gülüp oynayıp tüm ihaleyi Genelkurmay Başkanına bırakmak isteyen zevat sizde şehitler için hangi eylemlerinizi değiştiriyorsunuz merak ediyorum. Zaten bu şehitlik işi de ap ayrı bir yazı konusu. Ancak bu ülkede artık demogoji siyasetini bırakıp kendimize çeki düzen vermemiz lazım.

Ha burada şunu da belirtmek gerek. 23 N…

2 Şampiyon bir Mutlu

Bu akşam her iki tarafında Şampiyon olabileceği bir akşam olabilir. Beşiktaş bugün futbolda, Fenerbahçe ise Basketbolda Avrupa Şampiyonu olabilir ve olursa Aziz Yıldırım yine 4 ayak üstüne düşmüş olacak.

Beşiktaş Şampiyonluğa çok yakın ancak akılda hep acaba sorusu var. Bu sorunun cevabı ancak Matematik ile bulunabilecek ve Beşiktaş son haftaya belki de Şampiyon girecek.
Her iki takımda bu gece şampiyonluk yaşama şansına erişecek aradaki fark asıl başarının futbol olarak görülmesi olacak.

Osmanlı hoşgörüsünün çok uzağında.

Erdoğan birçok defa Osmanlı'ya olan sevgisinden bahsetti. Ancak bana göre Erdoğan Osmanlı kadar hoşgörü taşıyan bir lider değil.

Kendi anlayışını diretmek konusunda ısrarcı ve kanımca Osmanlı dönemi hoşgörüsü gösteremez. Aynı Zaman'da devlet adamlığı profil de gittikçe düşmekte hala da alternatifi yok. 
Erdoğan kendine en yakın lider öz ve söz birlikteliğinde bana göre özü sözüne en yakın. 
Sık kandırılması belki de despot değil de ekip işine önem vermesinden olabilir. Ancak tam sevdim mi tam seven sildim mi tam silen bir lider böyle olunca çok sık ekip değiştiriyor. Düşmanları dost dostları ise çok kolay düşman olabiliyor.  

Göze hoş gelen durumlar gözden yaş getirebiliyor.

Bazı kadınlar için sert erkekler evla. Hele de sevgiliyken. Kodumu oturtan koca isteyen kadınların bazıları o erkeklerdeki şiddet eğiliminin kendilerini de yakacağını bilemeden ömür tüketiyorlar. Acı gerçekle de karşılaşınca ne yapacaklarını bilmiyorlar.

20'li yaşlarda göze hoş gelen durumlar yaş aldıkça gözden yaş getiren duruma gelebiliyorlar. 

Eşek sıpası SPA merkezinde.

SPA merkezleri ile dalga geçmek istiyorum ama neden istediğimi bilmiyorum. Belki de bana eşek sıpası sözünü hatırlattıkları için kim bilir kaç kişi bu SPA sözcüğünü Eşek sıpasındaki spa gibi yazdı.

Bir arkadaş SPA merkezlerinin rahatlatıcı olduğunu söyledi hatta bıraksan uyurmuş orada. 44 gün olsa Seher'de de akşamda  da O SPAya gönül vermem. 
Zaten bu 3 harfli kısaltmalar birbiriyle eş değer SPAya ancak bir CEO gider. Dünyanında üçlü kodları var. VIP mesela. Onlar masaj severlermiş. Nice CEO, VIP, CIP Tayland masajı görüyor rüyalarında. Dünyanın bazı çoğrafyalarına iş seyahatleri hep ilgi çekmiştir. Tayland, Bangkok, Rusya bunlar aklıma gelenler. 

İsmine sahip çıkmak istiyordu.

Kimse kaç yaşında olduğunu bilmiyordu sonrana 22 diyordu kendisi de emin değildi.  Tesadüf eseri doğmuştu , kimi Zaman kibar cümleler kuruyor kimi Zaman ise oldukça kaba olabiliyordu. Küçük dünyasında başı dikti. Hayatın ucundan sillesini yemişti ve hayata baktığı renk kahverengiydi.

Bazen cesur olmaktan korkuyor ve isteklerin peşinden yeterince gitmiyor. Geceleri kar yağdığında don olursa düşerim diye korkuttuğundan hiç dışarı çıkmıyordu. 
Saf gibi görünüyor ama çoğu Zaman akıllıca davranıyordu. Kimi yerde kendisinin Nur yüzlü olduğunu söylüyorlardı. Ancak hayatta en büyük davası isminin Fatma'nın değişik isme sahip insanlar tarafından kullanılmasını önlemekti. 

Fenerbahçe matematiğe duacı.

Fenerbahçe'nin durumuna nice espriler yapılabilir. Büyükşehir karşısında kaybettiklerinde şampiyonluğu sadece matematiğe bıraktılar. Pozitif bilimler bu yüzden güzel seni umarsızca yarışta tutabiliyor. Umudunu en azından bir hafta daha koruyabilir Fenerbahçe aslında Beşiktaş önce oynadıkça avantaj da elde etti ama kullanamadı. Şimdi önümüzde son 2 hafta ve pozitif bilimlerin desteklediği bir şans var.

Suda hile yapanı Allah bir yudum suya muhtaç etsin

Biraz havadan sudan bahsetmekte fayda var. Şu restoranlarda suları iyice küçültüp para alıyorlar ya sinir oluyorum. Çay ikramı yanında su da ikram olsa ne olur, ekle suyun gelişini fiyata ama olmaz değil mi, adam su içerse başka içecek içmez.

Esnaflıkta çakallık almış başını gidiyor, sadece Taksi taksimetre hilesi değil ki her işte bir hile hurda dönüyor. Eskiden terazi eksik tartar , fazla tartardı, şimdilerde marketler çıktı da Allah'tan işler biraz rayına girdi.

Firmalar büyüdükçe daha da iyi oluyor aslında, firma imajı için süte su katma riski de azalıyor, pirince taş karıştırmada. Restoranların bazıları suyu iyice küçülttüler bardak su haline getirdiler. Bir kere suyu ne kadar küçültürsen o kadar da plastik harcarsın, litre başına düşen su miktarı artar.

Kimse annem gibi saramaz yaprağı.

Annenin doldurulmayan boşlukları vardır. Herkesin annesinin kendine özel özellikleri vardır Elbette. Nice türkülere konu olmuştur anneler. Kimse onun gibi sevmiyordur, kimse onun gibi gerçekçi ağlamıyordur, kimse üst örtmüyordur.  Nice duygular vardır anneye yönelik ve nice şiirler yazışmıştır. Şimdi buralarda onları tekrar etmeye yenisini yazmaya gerek yok.

Anne ile ilgili sen sevdiğim söz ağlama anne benim için ağlama bende herkes kadar aldım acılardan. Bir anneye söylenebilecek en güzel sözdür. Anneyi teselli etmekle kalmaz toplumda bir mesaj gönderir.

Annenin birde yemekleri vardır , hani hep özlediğimiz bulunca çok sevindiğimiz, nice gurmelere, lezzet duraklarına kestirmeden verilen cevapdır. En güzel yemek annede yenir. Kısa ve öz. Nice restoranlata yaptığınız rezervasyonlar hep yetersiz hem de kifayetsiz kalır çünkü en güzel yemek annede yenir.

Benim annemin en güzel yemeği de yaprak sarmadır. Kimse annem gibi yaprak satamaz.

Duru

Dila Akbaş, masum ve duru bir hali var. Baba Candır dizisinde daha da dikkat çekici hal oldu. Sempatik ve tatlı bir yüzü var.

Davutoğlu gönderildi, diğerleri de başkasının güdümünde değil mi?

İnsan sormadan edemiyor. Tamam hadi Davutoğlu göz göre göre gitti. Tayyip Erdoğan kararıydı bu da belli ama şunu da unutmayalım,

Kemal Kılıçdaroğlu--Kasetle geldi, O da bir darbe ile geldi, ama eleştirirken kendisine güvenmemizi bekliyor, Kaset darbesi

Selahattin Demirtaş: Apo ve PKK'nın icazeti olmadan cümle kuramıyor

Bahçeli için Erdoğan'ın adamı diyen de var O diyen bu diyende ama galiba en bağımsız Bahçeli görünüyor.


Davutoğlu gibi Başbakan olacağıma Kamer Genç Milletvekili olurum

Ahmet Davutoğlu görevi bırakıyor, atanmış Başbakandı görevden alındı. Atandığı gibi görevden ayrıldı. El çektirdiler. Geldiği gibi gitti. Üstüne çok fazla yorum yapmaya gerek yok. Burada söylenecek laflar boşa çekilmiş kürekler demektir. O yüzden üstüne konuşmak zaman kaybı.

Barcelona'ya giden de ayrılan da Pişman sanki.

Futbolda güzel öyküler yazılmaya devam ediyor. Atletico Madrid Şampiyonlar ligi kupasına giderken, Simone Guardiola ve Arda Turan'a mesaj göndermiş oldu. Şampiyonlar Ligi kupası Simone ve Atletico Madrid'e yakışır, ancak hem Barcelona'ya giden hem de Barcelona'dan gelen mutsuz.

Leicester City ise herkes tarafından konuşuluyor aslında hikayelerinin devamını gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde göreceğiz, bakalım onlar neler yapacaklar ama hala futbolun renkli olduğunu bize gösterdiler. Fransa liginede soluk getirecek bir takım lazım.


Yumurtadan Çocuk, Pelikandan Nifak, 1'den 0

İbrahim Tatlıses, hayatında güzel kadınlara yer veren adam, sonrasında da skandallar ve birçok olay ile gündememize geldi. İbrahim Tatlıses milletvekili olamadı ancak skandallar bitmedi , şimdi de bir kızı olduğunu öğrendik Dilan Çıtak. Ünlü olmak da zor hemen buluyorlar adamı, gizlisi, saklısı kalmıyor.

Millet Game of Thrones'i izleye dursun bizde olaylar biraz Pelikan'a bağlandı. Pelikan pelikan olalı böyle bir popülerite görmemiştir. Kimi sağım, kimi solum derken, kimi Davutoğlu kimi Erdoğan diyor bakalım işin sonu nereye gidecek ama Başbakana da şunu söylemek lazım.

Sen bu işin böyle olmayacağını mı sanıyordu, kim getirdiyse o da götürüyor, Dava bir lidere kitlenmiş yoksa davaya inananlar kendi yolunu çizerdi ama Erdoğan olmadıktan sonra diğerleri davanın 0 'ı gibi ve Tek adam var oda 1'i temsil ediyor, Adı da Erdoğan.


İpana Luxe Perfection Beyazlatıcı Diş Macunu yorumlarım

Doğru makyaj, dolgun kirpikler, bakımlı bir cilt, hacimli saçlar… En önemlisi de beyaz dişlerle sağlıklı, güzel bir gülümseme! Bu yüzden diş bakımına ve beyaz olmasına oldukça özen gösteriyorum. Sürekli yeni ürünleri deneyimlemeyi de seviyorum. Burada raflarda gözüme çarpan ve Amerika’nın en büyük diş macunu markası olan Crest aslında Procter and Gamble’ın Türkiye’de sunduğu İpana markasıyla tamamen aynı içeriklere sahipmiş. Dünyada ilk defa beyazlatıcı bantları üreten bir marka olduğu için 3 boyutlu Beyazlık ailesi oldukça ilgimi çekti. Son zamanlarda market alışverişine gittiğim her mağazada ve televizyonlarda sıklıkla İpana’nın yeni ürünü olan Perfection’a denk gelince ve özellikle 3 günde %100’e kadar lekesiz iddasını duyunca denemek istedim ve hemen aldım.
İpana’nın en hızlı ve en güçlü beyazlatıcı diş macunu ünvanına sahip bu diş macunu ile deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim. Diş hekimimin de daha beyaz bir diş için önerdiği İpana 3D White Perfection ile güvenle, bembeyaz…

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak…

b...k atana da attığını tutup yemek

Novelty in Champions League Refereeing: For the first time in the past years, a referee has been chosen to handle two semifinal matches in the same season. Having already taken charge of Manchester City vs Real Madrid last week, Turkish Cüneyt Çakır will now take charge of Bayern München's return leg against Atlético Madrid as well. 

For the Turkish official, it will be the 7th Champions League in this season. The last UEFA official who managed that was Wolfgang Stark of Germany back in 2008/09. 

It is surely kind of alarming that in times of the largest UEFA Elite Group for years, there seems to be a very limited number of referees who come into question for these "big" games...

http://footballrefereeing.blogspot.com.tr/2016/05/cuneyt-cakr-to-referee-his-2nd-201516.html#.VyYNiaN97BI

Haber buradan bizim beğenmemek için elimizden geleni yapalım, yurtdışında hakem getirmeye kalkalım, yönetici ve futbolcuların aymazlıklarını bir kenara bırakalım. Futbolda Avrupa'da sapır sa…

Asaletimizi bozdurup kayıplarımızı telafi edemeyebiliriz.

Ömer Seyfettin çocukluğumuzda birçok öykü okumamıza sebep olan yazarlardan biriydi.  Bizde öykülerini zevkle okuduk. Bunlardan biri de Kaşağı isimli öyküydü.  Bir başkasının yerine suçu üstlenmenin sonuçlarını öğrendiğiniz öykülerden biri. Her birimiz hayatta bir başkası yerine suçlanıyoruz Zaman Zaman. Bazen savunma Hakkımız dahi olmuyor.  Hele ki insanların ne kadar çirkinleştiğini gördüğümüzde kendimizi savunmak bile istemeyebiliyoruz.

Bazen asalet suskunluk olsa da her zaman hayat asillere yer olmayabiliyor. Suskunluğum asaletimden  sözü her zaman bize asıl bir dünya armağan etmediği gibi kazandığımız asaleti bozdurup kayıplarımız telafi edemiyoruz.  Bazen telafi edebilmek mümkün olmayabiliyor.