Öne Çıkan Yayın

Çengelköy hıyarı gölgesinde kırmızı başlıklı kız.


Beykoz yamaçlarında bir evde olan bitenden haberi olmayan büyükanne kırmızı başlıklı kız masalının kahramanı olmayı bekliyordu.

Kurt rolünü oynayacak adam babaanneyi Nasıl yemesi gerektiğini kafasında kurguluyordu. Kırmızı başlıklı kız rolünü oynayacak oyuncu ise hangi tür şapka takacağına bir türlü karar veremiyordu. 
6400 adet denemeden sonra hangi şapkayı giyeceğine tam karar vermişti ki birden arkadan fon müziği olarak şapkasız çıkmam abi mi çalsa diye düşünüldü. 

Saçma düşünceler içinde hazırlıklar devam ediyordu babaanne rolünü oynayacak kadın 2 gündür kurt tarafından yenilme sahnesinin çekimleri için geliyordu ama zamanın büyük bir çoğunluğu sabır çekmek ile geçiyordu. 

Senaryo yazarı İngilizce orjinalinden kitabı okursa uyarlama senaryonun daha iyi uydurulabileceğini pardon uyarlanacağını düşünüyordu. Bazen yatağında aniden kalkıp kitabı okumak istiyordu ama bütün bildiği İngilizce This is a Pen lafzından öteye gitmiyordu. Kendisine yardımcı olacak arkadaşı da gelmemişti. Söz vermişti ama gelmemişti. Verilen söz karşı tarafın haberi olmadan rahatça geri alınabilirdi. 

Senaryo yazarı birden Asi bir çocuğa dönüştü ve Perihan Abla dizisini hatırladı. Fahriye'ye ablaya zaten bir Perihan Abla rakip olabilirdi. Sinirden saçmalamaya devam etti. 

Alpay'dan Eylül'de Gel şarkısını Youtube'tan açtı dinlemeye koyuldu.  Şarkıyı dinlerken kendinden geçti eski resimlere bakmaya başladı. İçten içe saçmalamaya devam ediyordu. Birden aklına Resmini öptüm de yattım şarkısı geldi ve YouTube görüntüsünü hem Cengiz Kurdoğlu yapıverdi. 

Saçmalama biter mi hemen Kırmızı balıklı kız hamile olsa da canı Çengelköy hıyarı çekse diye düşündü. Hıyarlık ettiğinin farkına vardı. 

Yorumlar