Öne Çıkan Yayın

Çarpma toplamın olduğu kadar bulunmanın da etkisiz elemanlığı vardır.



Bazen insanlığımızdan utanmak için birden fazla sebep arayabiliriz. Bu sebeplerden en önemlisi bazen birey kimliğimizin değersizliğidir.Bu aslında kendi dışımızda gelişen bir durumdur. Hayata gelişimiz, işgal ettiğimiz pozisyon , çapımızın yayılma alanı bazen bizi sıkıştırır. O sıkıştığımız alandan yayılan sesimiz belki de yayılmayacak kadar cılız çıkacaktır. O noktada yapacak pek birşeyimiz zaten yoktur. Çarpmanın, Toplamanın etkisiz eleman olduğu durumlar kadar bulunmanında etkisiz olduğu durumlar vardır. Kimi durumlarda bizim bulunmamız pek bir işe yaramaz, ya görmezden geliniriz ya da bir daha görülmeyecek kadar kıyametsiz bir durumda olabilirsiz. Ne gören olmak ister bir daha ne de duyan.

Hak, Hukuk adalete karşı bazen bize biçilen görev sadece figüran olmaktır, davalarda adımız ya davalı ya da davacı geçer, birey kimliğimiz o kadar arkada kalır ki, sadece bazı kişiler bilir bizi. Ezik, ezilmeye alışmış, sesi çıkmayan bir kitlenin ürünü oluruz. Bunu olmamıza sebep olan şeyler ise, aslında beraber yürümekte olacağımız kişilerin gelecek korkusu ile bizi geçmiş ile hesaplaşmaya mahkum etmeleridir. Yoksa sesimizi bizde çıkarırız birden fazla çıkan ses en azından uğultu yaratır ve karşı tarafı rahatsız eder, ancak birçoğumuz birer kabullenişin üyesi olmaya mahkum edilmiş ya da mahkum olmaya gönüllü olmuşuzdur bile hem de hiç farkında olmadan sessizce.

Yorumlar