Ana içeriğe atla

Yayınlar

Kasım, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Lobin yoksa Boşa gider Emeğin.

Galatasaray Hamza Hamzaoğlu ile anlaşmış.  Elbette Gönül başarılı olsun ister ama lobin yoksa işin zor hocam demek geliyor içimden.  Hamza hocanın pek lobisi yok bizde büyük takımda Türk hoca fobisi var, iş böyle olunca söyleyecek az şeylerin içinde bir özlük kalıyor oda  Allah yardımcısı olsun.

Hurdaya kaldırılan İtalyan.

Galatasaray Cesare Prandelli'yi de gönderdi. Böylece hurdalığa ayırdığımız hocaların sayısı arttı. Türkiye'de istifa kültürü yok diyenlerin durumu görsünler. Istifa bizi çöplüğe ve istikrarsızlığa döndürüyor. En kolay olan hocayo harcamak sonra da toparlanmayı ummak.
Kar yerinde değil mi bilemem ama Hırsızın  da bir suçu Olmalı. İşin ilginç yani ise sonra hep aynı adamlara geri dönülmesi. 
Prandelli de elbette yoluna devam edecek. Sabrilerin, Selçukların, Burakların kurbanı oldu adam. Türk insani en kolay adam harcar. Bozuk paradan bile kolaydır  buralarda adam harcamak. 1 lira var mı desen yok diyen adamlar evlatlarını bile eti senin kemiği benim diyerek harcatırlar.

Sularında bir gün kesilir Ey İstanbul.

Geçen hafta İstanbul Anadolu Yakasında sular 4 gün kesilecek dendi kıyamet koptu. Herkes öyle bir Celalendi ki sormayın gitsin.

Elbette bende suların bırakın 4 gün bir gün bile kesilmesinden yana Değilim ama gel Gör ki insanlar ne kadar da sert yaklaşıyorlar ve imkansız görüyorlar durumu oysa yarım asır önce İstanbul nelerle yaşıyordu. Imkansız diye laf edenler bunu yakın gelecekte yaşayacaklar. Elbette ben su kesilmesine taraftar Değilim ancak insanların bu Dünya'nın kaynaklarını hakir kullanıp olmaz öyle şey demesi beni deli etmeye yetiyor da artıyor bile.

Ersun Yanal Hakkını vermekte sona kalıyoruz.

Ersun Yanal bu ülkede hakkı yenen teknik adamlardan. Fenerbahçe'den koparıldıktan sonra Trabzonspor'a gitti. Bir önceki hazırladığı takım zaten Fenerbahçe ile Olaylı sezonda şampiyonluğu kaçırdı. Kendisine olan güvenimiz tam. Trabzonspor'u tekrar yukarı çıkarabilir.  Zaten Takımı'n BAŞINDA ilk galibiyeti de aldı hem de Galatasaray gibi bir rakibe karşı. Kendisine SAYGI duymaktan başka yapacak birşey yok.

Benim Sevdiğim değerli insanlardan biri. Türkiye Ersun hocaya Hakkı vermek konusunda hep sona kalıyor ama olsun o bu ülkeye güzel futbolu ne olursa olsun getirmek istiyor; bunda da umarız muvaffak olur.

Şeref Meselesi: Kerem Bürsin’in İddialı Çıkışı

Başrollerini Kerem Bürsin, Şükrü Özyıldız ve Yasemin Allen’in paylaştığı Şeref Meselesi, bu sezonun en iddialı yapımlarından biri olacak gibi gözüküyor. Pazar akşamları saat 20.00’da KanalD ekranında yerini alacak yapım, İstanbul’a göçen aile hikâyelerine yaptığı kendine özgün yaklaşımı ile fark yaratıyor.

4 kişilik çekirdek bir aile, köy ağası olan dede karakterinin ölmesi ve annenin 25 yıldır yaptığı baskılarının sonucunda evin küçüğü olan hukuk mezunu Emir’in (Şükrü Özyıldız) stajını da bahane ederek İstanbul’a gelir. Anne Zeliha’nın (Tilbe Saran) 25 yıllık baba evine yerleşen bu aile, elinde avucunda yalnızca mirastan kalan pay vardır. Baba Hasan (Şerif Erol), bir iş kurmak ve ekmeğini kazanmak için acele etmektedir. Babasının telaşından korkan Emir, sorumluluğu abisi Yiğit’e (Kerem Bürsin) devretmiştir; ancak aklı sokaklarda olan bıçkın Yiğit babasıyla ilgilenememiştir. Elindeki paranın iş kurmaya yetmemesinden dolayı mahallenin emlakçısı Sadullah’tan (Taner Turan) senet karşılı…

Ne Volkanlar olsun, Ne de böyle taraftarlar , Kovun gitsin hepsini.

Volkan Demirel'e küfür etmişler, o da sahayı terk etmiş. Küfre karşıyız ama futbolu çirkinleştiren tüm figürlere de . Volkan'ın sahayı terk etmesi falan değil sorun, Volkan gibi figürlerin saha içinde varlığı. Salon adamlarının değil sokak kabadayılarının mekanı sahalar , hal böyle olunca da aslında birazda su testisi su yolunda kırıldı gibi geldi bana. Olayı duygusallaştırmak, aile falan karıştırmak biraz da işin cılkını çıkarmak. Milli duygularmış, temsilmiş bunlar hikaye. Volkan durup kendisine sorsun neden bu kadar nefret ediliyor kendisinden.

Ne Volkanlar olsun
Ne de böyle taraftarlar
Kovun gitsin hepsini.

Ak Saray Erdoğan'ın kendisini ileriye taşıyacak biyografisidir.

Bir Ak Saray yapıldı, yorum yapmadık, yapmak istemedik. Kolaycı bir yorum suçlamak, savunmak ise ahmakça duruyor kabul ediyorum. Ak Saray hakkında bir düşüncem var mı, onu da bilemiyorum. Olmasa daha iyiydi. Ama bugün gözümüz gibi baktığımız Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı da bugün yapılsa aynı tepki verilirdi ama şimdi tarih diye öne çıkarılıyor, belki de ona da bir tarih olarak bakarız. Yıllar yıllar sonra biri de çıkıp şöyle der, bu da Türkiye Cumhuriyeti'nin 21.yüzyıldaki sarayı, belki de o günde sahip çıkar bugün eleştirenler tarihi eser diye, birileri de benim gibi çıkar o zaman yapılacak başka bir sarayı dikkate alır.

Benim üzüldüğüm herkesin eleştiri yaparken sanki devletin malına sahip çıkıyormuş hissi vermesi, ama işte önemli olan kendi pencerenden baktığında bir başkasına yardım eli uzatabilmek yoksa çok da kolay Ak Saray eleştirisi yapıp sosyal adaletçi ayağına yatmak, onu yapmak o kadar kolay ki, o kolaycılığa kaçmak istemiyorum ben. İnanın birbirlerine imkan sağla…

Anı deyip geçme biriktikçe yüreğine yük olur.

Zararı vardır güzel zaman geçirmelerin, çok büyük zararı. Anılar biriktirirsin sonra geriye dönüp baktığında andığın anılara kimi zaman anlık olmaktan çıkar ve seni içine alır.Bir anlık dalgınlığının bedelini fazlasıyla ödetir sana. İçine çeker, bir daha çıkartmamacasına içine çeker, delinin attığı kuyuya düşmüş akıllı gibi hissedersin kendini ve eylem arkadaşlarını aramaya başlarsın bulamazsın.

Anılarla ilgili elbette çok şey söylenmiştir, kimi zaman bir Coşkun Sabah şarkısı yankı bulmuştur kulaklarında ve damlalar gözlerinde, kısaca gözyaşı derlermiş, kimi zaman yaşadıklarının hikayesini anlatır gözyaşı, sen onu içine işlersin bazen bir ressam bazen halı dokuyan bir kız bazen alır seni götürür Alpay'ın buğulu sesine Fabrika kızı, hani şu tütün saranı.

Film sizi fısıldayarak çağırıyor.

Çağan Irmak yine ağlatıyor , bir şekilde yapıyor bunu. Filmin oyuncusu kadrosu harika bir seçim, Hümeyra ve Işıl Yücesoy en iyi tercihler. Zeynep Farah Abdullah da çok başarılı. Gözde Çığacı'yı da beğendim oldukça başarılı olmuş, dedim ya oyuncular iyi seçilmiş, konu da aslında güzel, hele ölümü içimize işlemesi bambaşka. Filmin adı zaten çağırıyor, sessizce çağırıyor , oldukça sessizce.

Bazı insanlar hangi filmi yaparsa yapsın gidilir, bunlardan biri de Çağan Irmak, gerçekten gidilir.Gürkan Uygun da çok yakışmış Memati'nin kendisi aşma çabasını takdir etmek lazım.



Mavi Gömlek'ten Ak Saray'a.

Bülent Ecevit bu ülkenin Erdoğan öncesi gördüğü son Başbakan. Bugün ülkenin geldiği durumdan memnun olmayanlar için hatta hepimiz için en iyi Başbakan profiliydi. Iyi adamdı bir kaç kere Başbakan olması Türkiye için şansdı ama kendisi şansızdı. Iktidarı Döneminde ya kumpasa geldi ya da dost bildikleri kuyusunu kazdı. Uzun lafın kısası eğrinin doğrusu bir iyi adamın başına ne gelecekse hepsini yaşadı olumsuz manada. Sanıyorum kimi zaman gaza da geldi kimi yerlerde siyasi hataları da oldu. Iri cüssesi yok diye hor da görüldü hakir de ama birçok kalbe gömüldü.

Alameti farikası mavi Gömleği ve Güvercindi. Türkiye'de Boğaz'ından haram lokma geçmemiştir denilen yegane  Başbakandı belki de. Ama iste yediler Ecevit'i patlatıp piyasaya sürdükleri adamlar yediler Ecevit'in başını kel kargaları gibi üşüştüler başlarına. Bu yazgıyı değiştirmek de Başka bir adama düştü, hem de Ecevit'e Zıt bir adama Recep Tayyip Erdoğan'a. Bugün eleştiri oklarını yöneltenler en büyük uzlaş…

Ölümü tekrar hayatımıza dönenlerden Ciguli

Bir zamanlar dilimizde dönüyordu, Şarkıcı Karısı Binnaz, Hepimizin hayatına girmişti Ciguli, Yıl 1990 yılların sonu ve Ciguli bugün aramızda yok hatta bir dizide bile oynamıştı. Allah rahmet eylesin.

Ezberlenmiş Özgürlük Vaatleri iktidar yapmaz.

İcraat yapmayıp konuştuğunuzda kimi zaman birçok insanın hoşuna gidersiniz. Sevgi, gösterileri hemen çıkar karşınıza. İcraat yapmak zor, eleştirmek ise kolaydır, çünkü eğer iktidarda değilseniz söylediğiniz hiçbir şey sizi bağlamaz. Kemal Kılıçdaroğlu'nun amacı gerçekten iktidar olmak ve CHP'ye yeni bir yüz ameliyatı yapmak istiyor, ama bunu yaparken de eski alışkanlıkları zaman zaman tezahür ediyor, kangren olan yerleri biliyor ancak bacağı kesemiyor.

Emine Ülker Tarhan, Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül, Aylin Nazlıaka bu isimler, hatta Şafak Pavey birer vitrin süsü ve siyaset onların hedeflediği gibi kolay iktidar vaat etmiyor. Zaten bu isimler aslında çok da özgürlükçü ya da duyarlı değiller, sadece duyarlı oldukları konuda hitap ettikleri bir kesim var, ancak o kesimde bu ülkenin sorunlarına çözüm vaat etmek yerine sadece ezberlenmiş özgürlükler verebilirler, yoksa bizleri kucaklamaları mümkün değil.

Türkiye maalesef halkını uzlaştıramadığı sürece AKP iktidarda en kötü hali…