Ana içeriğe atla

Yayınlar

Haziran, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye'de bir kesimin en buyuk korkusu Tayyip Erdoğan.

Turkiye bir ıslam devleti olacak diye kaygı duyanlar şu an gelinen durumda haklı çıkmış görünüyorlar. Bugün İslam referanslı iki Cumhurbaskani adayı var. Bunlardan biri laik bir partinin adayı. Tayyip Erdoğan yıllarca eleştirdiği CHP zihniyetini istediği noktaya nerdeyse taşımak üzere. Tayyip Erdoğan korkusu bugün Şeriat, Irtica, Cemaat, Terör gibi nice korkunun önüne gecti. Bugün Türkiye'de bir kesimin korkusu artık Erdoğan. Nice korkunun önüne gecti. Turkiye kutuplasiyor derken belki de haksızlık yapıyoruz. Türkiye Tayyip Erdoğan korkusu sebebiyle nerdeyse bütün ayriliklariyla uzlaşan bir yapı haline geliyor. Tayyip Erdoğan siyasetten çekilirse belki de bir Avrupa ülkesi gibi dikensiz bir siyasetimiz ya da 1500 parçaya bölünmüş bir siyasetimiz olacak. Bunlardan hangisini düşünüyorsanız ülkeye öyle bakın ya herseyini halletmiş bir ulke hayal edin ona gore davranın ya da 1500 parçaya bölünecek bir ulke hayal edin ve ona gore davranın. 

Taraflıların en tarafsız Gazetesiydi Radikal Gazetesi.

Bugün Radikal gazetesi yazılı basına veda etti. Artık Internet ortamında yayın yapacak 1996 yılında O bir Radikal reklamlariyla karşıma çıkmıştı. Okuduğum , okumak için bayi bayi dolaştığım tek gazeteydi. Ancak son 2-3 yıldır haberleri artık internet yoluyla takip eder olmuştum. Dolayısıyla artık almıyordum. Radikal Eyup Can ile tabldot gazete kimliğine döndüğünden  beri pek ilgimi çekmiyordu. Oysa ne kupürler biriktirmistim Radikal Futbol'dan Radikal 2'den. Bana gore Türkiye'nin taraflı ama en tarafsız Gazetesiydi. Özellikle Radikal 2 eki tam bir harikaydi. Ancak devir değişti ve Türkiye'de kutuplu basın doğdu. Bugün nerdeyse tarafsız kimse kalmadı Radikal de veda etti. Nuray Mert, Yıldırım Türker , Tanil Bora, Ahmet İnsel, Oray Eğin, Mehmet Demirkol hepsi Radikal tarafından hayatımıza sokuldu. Elbette Ahmet Çiğdem de adını anmamız gerekenlerden.   Basın için bir değer kayboldu zaten artık yazılı basında rekabet zorlaştı. Elveda Radikal. 

Benzin de var para da Arabada ama Demirel gibi siyasetçiler yok.

Araba suyu ile çalışsa ne olur benzin ile çalışsa ne olur, su da benzin gibi çok tuketildiginde pahalı hale gelir, bırakın da arabalar benzin çalışsın, suyu bol sanmayın bakın damacanası 5-10 TL arası biraz zorlansa benzin fiyatına erişecek. Günümüzün en iyi partisi CHP adamlar nasıl bir aday lazımsa hemen buluyorlar. Çok gayretkeşler baksanıza Islami Cumhurbaşkanı lazım oldu hemen buldular.  Dunya Kupasında İspanya elenince gözlerim hemen Şili'ye kaydı. Şarkı da güzel Cav Cav Bella Cav. 

Çatı çökmüş , bina zaten yokmuş.

Çatı aday dediler baktık, bekledik kim olabilir diye  Ekmeleddin İhsanoğlu cıktı. Heyecan vermedi , onu geciyorum adını bile kopyalamadan yazmamıyorum.  Oysa   Başbakan öyle mı adını yazmamıyorsan RTE de R.T de. Recep ismi islamı bir isim ama bunlar herhalde daha da koyusunu bulalım demişler ve Ekmeleddin İhsanoğlu 'nu secmişler.  Şimdi Ekmeleddin İhsanoglu'na siyasi degil diyebilir miyiz ? Bana kalırsa demek mümkün  değil. Erdoğan daha az siyasi Erdoğan'dan Ak Partiyi çıkarın geriye çok önemli bir isim çıkar. Ancak bu yarışta Ekmeleddin İhsanoğlu'ndan MHP ve CHP'yi çıkar birşey kalmaz.  Seçim çok kötü. Bizim istediğimize Cumhurbaskani olamaz diyenlerin çıkardıkları aday manasız olmuş. Erdoğan şimdi karşısına yine kendi aldı. Erdoğan'ın rakibi yine kendisi. Bana göre secime sadece Erdoğan'a evet diyenler gitsin belki bir şansları olur.  Çatı aday dediklerinde bina bitti sandık ama gördük ki çatı çökmüş , bina da yokmuş. 

Takdiri ilahi küçümsenmeyecek kadar üstüne düşünelisi.

Allah'ın takdirini ve adaletini küçümsemeyin. Elbette herseyi kadere bağlamamalı ama yüce yaratıcıyı da hor görmemek gerek ve onunda müdahil olacağını unutmamak gerek. Insanın her geçen gun artan Şımarıklığı var ve yaratıcıyı hor görme eğiliminde. Insan bunu yaptıgı sürece hüsrana ugrayacaktir. Kendini sorgulamasını bilmeyenler için sonu hüsran dolu yaşamlar vardır ve o yaşamların sonunda da Kayhan şarkısı dile dolanır Allahım neydi günahım. 

Bu Hürriyet Çok Sosyal

Çocukluğumda arkadaşlarla sohbetlerde kendi gazetemiz olsun isterdik, beğendiğimiz haberleri ilk sayfadan uzun uzadıya yazacak, ilgilenmediklerimizi üç beş satırla geçiştirecek, ne işe yaradığını o zamanlar anlamadığımız sayfalar dolusu reklam ve ilana yer vermeyecek ve en önemlisi de spor haberleri için sondan okumaya başlamayacağımız bir gazete hayal ederdik. O zaman ufaktık da, ne tatlı düşler kurardık, “ah, oldu olacak bi’ de biz haber yazsak” der, sonra da imkânsız hayalimizle kendi kendimize “alay ederdik”. Yıllar geçti biz büyüdük, unuttuk o zamane düşlerini de hurriyet.com.tr editörleri içlerindeki çocuğun sesine kulak vermişler ve Hürriyet Sosyal adını verdikleri dünyada bir ilk olan kişiye özel bir gazete tasarlamışlar. Facebook, twitter gibi sosyal medya hesaplarıyla kolayca bağlanılan ya da üyelik oluşturarak girilen sosyal.hurriyet.com.tr’de istediğin kategoriyi seçip, zevkine göre haberleri okumaya anında başlayabiliyorsun. Tabii biz Galatasaray  bloggerları doğal o

Hadi boykot edin de BOYunuzun ölçüsünü alın.

Cüneyt Özdemir yeni akımı başlatmış, neymiş Efendim Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot edeceklermiş, buyursunlar etsinler, keşke etseler, etselerde şu yüzde 55 yalanı da ortaya dökülse bizde öğrensek kaç kişi Erdoğan'a karşı diye. Diyelim boykot ettiler ve Erdoğan seçilemedi, sonra bir de onların adayı boykot edilse o da seçilemezse çözüm önerisi ne acaba Cüneyt Özdemir'in çok merak ediyorum. Erdoğan nefretine sahip insanların bir sonraki hamlesini hem merak ediyordum sanırım bundan sonraki hamle de belli oldu Boykot. Zaten bunu denediler Meclise girmediler; ama Bahçeli izin vermedi. Sanırım Devlet Bahçeli boykota yanaşmayacaktır. Boykot özlemi de kursağında kalırsa Sayın Özdemir'in planı ne acaba? Bugüne kadar o kadar kapatılan, ceza alan AKP tabanı boykot etti mi bu ülkeyi, Boykot isteği bir grubun kaostan medet umduğunu gösteriyor, Boykot doğuracağı krizin farkında olmadan yapılan açıklamalar ne kadar sağlıklı düşünmek lazım. 

Gezi aslında parka kimin gireceği sorunu.

Cok yazık. Gerçek manada ülkeyi düşünen olmadı ve her olay siyasi bir emelin uğruna feda edildi. Bu donemde en yapıcı Devlet Bahçeli oldu ama O da Erdoğan'a karsi bir çatı önerdi. Oysa bir donem ulke menfaatleri diyerek DSP ile ortaklık Kuran, siyasetten bağımsız Cumhurbaşkanı Sezer'in seçilmesine katkıda bulunan Bahçeli'nin ülkenin en nazik Başbakan'i Ecevit'in ne duruma düştügünü sorgulaması gerekir. Aslında tarih bize cok sey anlatıyor ama anladıklarımız sınırlı. Gezi Parkı eylemleri ülkeyi ikiye bölüyorsa bunun ana sebebi icinde kokan terörizm havasıdir.  Bizi devletten yana yapan belki de Gezi'den bir Köroğlu çıkmayacağını bilmektir. Geziden yana olsam emin oldugum birsey var ki daha özgür bir ulke değil egemeni baska bir ülkeye sahip olacağım boyle düşünüyorum.