Ana içeriğe atla

Yayınlar

Mayıs, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kutsanan Hoca Şenol Güneş.

Şenol Güneş Bursaspor'un basına geçmiş. Iddialı hocaların ligde olması insanı mutlu ediyor. Umarım başarılı olur ancak Şenol Güneş'i bekleyen en buyuk tehlike fazla kutsamasi. 

Hakan Şükür'ü aktifleştiren Başbakan.

Hakan Şükür soru örnegesi de vermiş. Demek ki neymiş, Hakan Şükür isteyince vekillik de yapabiliyormuş. Tayyip Erdoğan iste bu yüzden önemli islevsiz kalan insanlara bile deger katabiliyor. 

LINE ile sevdiklerinize ücretsiz internet hediye edin!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor. Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş: Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download 1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin. 2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız. 3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak! Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiy

Herkes kendini akladi birkaç küfür ve birkaç siyah çelenkle.

Soma maden faciasının arkasından 1 hafta geçti. Yitirilen 301 can olunca hemen herkes sorgulamada bulundu kimimiz acıdı, kimimiz kızdı. Birçoğumuz bir daha olmasın diye dua etti. Kimi olayı politize etti, kimi polisiye hale geldi. Elbette bu gibi toplumsal olaylarda hükumetler suçlanır belki de açıkları da vardır ama hükumetin yanında bir baska suçlanan kitlede elbette AKP seçmeni.  Soma'da işçi partisine sadece 98 oy çıkıyorsa bunu işçi partisi de sorgulamalı. Hak aramanın tek yolu devrimci türküler değil devrimler gerçekleştirmektir. Madenci degil diye hakkı savunulmayan işçiler var bu ulkede.  Ölunce kıymetli oldu maden işçileri , yaşarken sokaklarından geçmeyenler, soma neresi bilmeyen uğrar oldu Soma'ya.  301 insan ölüyorsa buna üzülmemek mümkün mu; ama saflarımız oldukça karışık bakışlarımız oldukça farklı. Her birimizin hayatında madenciler gibi onlarca insan hangi birisinin öyküsüne dönüp bakıyoruz.  Samimiyetimiz eksik, yalancı duygu patlamaları ve

Kömür gözlü olmakla ölüm yüzlü olmak eşdeğer.

Kömür karası gözler aşkı ifade eder, kömür gözlü olmakta bir bakıma güzeldir hoştur. Ancak kömür artık ölüm kokuyor. Kömür gözlü olmakla ölüm yüzlü olmak  eşdeğer. 

Insan olmadan uzman olduğumuz ölümler.

Rakam 160 işçi. 160 maden işçisi hayata veda etti. Üstüne birçok yorum yapılabilir. Bizde maden kazaları daha medyatik bulunur ve üstüne daha çok gidilir. Oysa her biri bir yerde olan onlarca işçinin yaşam standartları o kadar düşüktür ki sosyal adaletsizliğin çemberi içinde kalır ve hayata veda eder. Işçi hor ve hakir görülendir. Hayat kalitesi itibarsizlastirilan ve de yasam kalitesi düşük olanıdır. 160 belki de daha da artacak işçi ölüme giderken bu üstünden siyaset yapılabilir, hersey konuşulur ama kimse kendi yanında çalışan sigortasiz işçinin hakkı yenen işçinin hakkını savunmaz. Herkes kendi hayatına devam eder ve bu ölümlerde hep bir kendimizi bize insan yerine koyma fırsatı verir, oysa biz insan taklidi yapıp uzman rolüne oynarız. 

Hadi kucaklayın 76 Milyonu oysa eskiden kaç kisi olduğunuzu sayıyordunuz.

Metin Feyzioğlu'na Başbakan'in tepki göstermesi haklı mı sorusuna geçmeden once cevap verilmesi gereken soru şu ortada bir azar kültürü ve Başbakan'a sürekli ayar verme kulturu oluşmuş durumda. Başbakan elbette bu azar kültürünün üyelerinden biri. Metin Feyzioğlu'nun Cem Garipoglu'nun  avukatı olması da onu belden aşağı vurmaktir. Başbakan daha sabırlı olmalı , Basbakan'in durumu Emre Belozglu'nun durumuna benziyor, diğerleri biliyor kimin damarına basacaklarını ve sürekli Başbakan 'in damarına basıyorlar ama bazı koltuklar daha da bir sakinlik gerektirir. 76 Milyonu da kucaklayan Cumhurbaşkanı adayı bulunursa merak etmesinler zaten kazanır. 

Ya sizin çatı su damlatiyorsa.

Devlet Bahçeli çatı aday önerisinde bulunmuş. Şimdi söyle bir gerçek var ki eğer siz 2 parti anlaşıp Millete bir aday bulursanız o herkesi kucaklamaz.  Sadece diğerlerini kucaklar. Zaten seçim sonuçlarına bakarsak burada önemli olan Kürt olayları ve bu durumda da sanırım MHP doğru adayı bulamaz. Zaten Turkiye'de doğru aday yok, çünkü her hareketine gore insanların saf değiştirdiği ya da değiştiriltiği bir ulkede insanın tarafsız kalması zor.  Piyasada öyle isimler dolaşıyor ki hiç biri A bu beni kucaklar dedirtmiyor. Bizi kucaklayacak olan hepimizi kucaklayacak olan Cumhurbaskani zaten yok. Asgarimizi karşılayacak olan var. O da zaten 2 turlu seçimde mümkün. Yani sandığa giden 51'in oyunu almak önemli olan.  Erdoğan aslında onun karşıtlarının aradığı Cumhurbaşkanı. Noter gibi olmaz , hükumete itirazlarda bulunabilir. Is bu yüzden belki de en iyi aday odur. 

Maganda himaye yerine Manda himaye mı?

Yıllarca resmi tarihte , manda himaye kabullenilmez diye öğrettiler Mustafa Kemal öğretisini.  Atatürk geldikleri gibi giderler demişti. Gün oldu devran dündü. Almanya Cumhurbaşkanı ülkeye geldi. Türkiye'de düşünce özgürlüğünden dem vurdu, Twitter yasaklarından dem vurdu. Eskiden Almanya yenildiği için yenik sayılan Turk Ulusunun bazı evlatları bu sefer kendilerini Alman Cumhurbaşkanı söylediği için galip saydılar, kutladılar. Birçoğu hatta Alman vatandaşı olmak için belki de akrabalarını aradılar. Elbette bu ulkede özgürlük sorunu, demokrasi sorunu var ama sadece hükumette yok , alkış tutan ellerin, mezhepler üstüne vurgu yapan Başbakanın da bu sorunda etkileri var. Ben henuz kendi çevremde bile demokratik bir avuç adam görüyorum. Turk Halkının demokrasi sorunu var. Çünkü eskiden beri hakkını aradikça dövünmüş. Bakın bu ulkede hep kadınların sesleri çıkmadiklari için dövüldükleri  konuşulur ama bu ülkenin erkekleri de  sesleri çıktıkça hem cinsleri tarafından dövulmüştür ve

Toma'nın solu tamam da ya Orta direğin solu.

Bir 1 Mayıs daha geride kaldı. Önümüzdeki 1 Mayıslara bakacağız. Ak Parti hadi özgürlükçü degil ve yasakçı. O zaman neden 1 Mayıs'ta tam Taksim olmasın ama biz muhalefetimizi yapalım hem de kendi evlerinde yapalım diye Yenikapi'ya gitmediniz. Keske gidip işçinin hakkını savunsaydınız da Toma önüne yatıp şov yapmasaydınız. Elbette Taksim'de 1 Mayıs kutlanmalı. Ama kutlama olmayınca devletin karsi tarafindaymış gibi isyana teşvik eden. Yasak başlı basına teşvik ama ya gözaltına alınıp gözyaşlarına boğulan cocukları kullanmak neden ? Ezber bozup girseydiniz Yenikapi'ya işçinin, emekçinin hakkını savunsaydınız. Öyle yapmadınız ne yaptınız gittiniz ve biber gazı yiyip Toma önüne yatıp şov yaptınız.  Ne oldu işçinin hakkı, hukuk, sosyal hakları yok. Ondan sonra memleket hırsızlığa prim veriyor diyorsunuz. Hırsızlık sadece vatandaşın parasını çakmakları olmuyor beyler.  Halkın umudunu çalmak da bir hırsızlıktir.  Meydanlara çıksaydınız , ölen taşeron firma işçil