Ana içeriğe atla

Yayınlar

Temmuz, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Seçimi sadece iktidar mı manipüle eder?

Gezi olaylarına katılan toplumun bir kesimi  adeta toplumun tamamı gibi görülmeye başladı ve herkes de secimleri AKP kazanırsa hilelere kazanmış havası verilmeye başlandı. Bu hava sanki gün geçtikçe yaygınlaşacak hatta manipülasyon yapılarak gerçek ama değil AKP oy kaybetmiş olarak gösterilecek. Bunu yapanlar unutmayın ki 2007 seçiminde de AKP olaylarını tahmin edemeyenler olacak.


Seçimler yapılacak sandıktan sonra çöplerde oy pusulaları bulunacak ve haksız kazanılan seçim havası verilecek. Sonrasında da bombardıman başlayacak.   Tıpkı kimi ülkelerde duyduğumuz o haberler çıkacak sandığa inanmayan halk sokağa döküldü diye. 
Şimdi bir Nasreddin Hoca fıkrasını hatırlatalım O da şu ki, hoca davalık olur ve de hakîmin rüşvet sevmediğini öğrenir ve de hakîme bir koyun rüşvet gönderir ama davanın diğer tarafı adına.  Yani sandıklardan pusulalarda çıksa bunu sadece. AKP'ye mal edemezsiniz.  Diğer tüm partilere sesleniyoruz sandıklara sahip çıkın ve unutmayın AKP sizin dönemlerinizde çok…

Adalet de Koç gibi olmalı.

Bugün blogu bayağı bir nostalji ile doldurdum. Görünen o ki bugune dair de birşeyler yazmak lazım.

Bizim Medya hızını alamamış ve Koç'a vurmaya başlamış. Benim bildigim Koç birçok İslamcı şirkete göre çalışana hakkını verme konusunda oldukça ileride kimse kızmasın.  
Şimdi Sayın Başbakan dahil kimse bana bunun adil olduğunu söyleyemez sen neden durup Gezi olaylarını bekliyorsun bazı defterleri acmak için baştan beri aynı çizgi de davransana ama yok sen bu işe şimdi girersen ne bana ne de bir başkasına anlatabilirsin anlatamaz zorlanırsın.  
Hepimiz bir çelişkinin içine düşüyoruz. Şimdi işçisi , solcusu Koç'u savunuyor neden zamanlama hatasından , yoksa biz yıllardır aynı fikirdeyiz. Büyük sermaye şirketleri dahil herkes sorgulanabilmeli ve bu doğru zamanda yapılıp kitleler birbiriyle barış icinde yaşamalı. 

Bu Beşiktaş'ı hatırladınız mı ?

Bir zamanlar Beşiktaş futbol takımı . En güzel zamanlardan kimler yok ki
Oscar Cordoba, Zago, Ahmet Yildirim, Kaan Dorba , Tümer Metin, Ahmet Dursun, İbrahim Üzülmez , ve maalesef adı şikeye karışan Tayfur Havutçu.

Dusseldorf'dan dönerken.

Hayatımda ilk ve tek yurtdışı seyahatimin dönüş Boarding Pass'i tabi vizeli ve pasaportlu seyahatimin diyelim yoksa elbette Gürcistan'a bir vizesiz kimlikle yapılmış bir seyahat var. 11 yıl geçmiş.

Recep Tayyip Erdoğan ile tanışma.

Yıl 1998 ben Belediye köşklerinde stajyer, Beltur'un bastığı broşür. O zaman Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisi bir bakıma patronum önünde yemek dökmüşlügüm var. Aklıma geliyor mu Belediye Başkanı olacağı gelmiyor.  Yasaklı zamanları , köşkleri halka açan Başbakan aynı zamanda Beyaz Masa aracılığıyla gezide duzenletiyordu.  Sonra herkes onu ornek almaya başladı ve şimdi tüm Belediyeler yapıyor. Eleştirdikleri herşeyi şimdi tüm partiler yapmaya başladı.

Süper ligde süper zamanlardan.

O

Yıl 2003-2004 sezon başlamadan önce ek Tempo dergisinden kapakta kimler yok ki;
Hasan Şaş, İbrahim Yattara, Tuncay Şanlı , Van Hoojdonk , Ahmet Hassan ve tabi ki Sergen Yalçın.

1991 yılı Karnem

İnsanin birde kişisel tarihi var ilkokul 3. Sınıf karnem övünmek için koymadım aradan gecen zamana dikkat çekmek için bu blogda yer veriyorum tam 22 sene olmuş. 
Hocam Emine Buyukyılmaz'ı da saygıyla aniyorum şimdi kimbilir nerelerde belki de görür.

İbrahim Altinsay'dan Dünya Kupası Tarihi.

İbrahim Altınsay'in 2006'da Radikal futbol ekinde yazdığı kendi dünya kupası tarihi.

2006 Dünya Kupası.

2006 yılı Hürriyet gazetesinin dünya kupası eki bayağı tanıdık isimler var kimler yok ki Didier Drogba, Frank Ribery, Lionel Messi , Ronaldinho, Buffon , Michael'de Owen.

Keşke biz Müslüman olsak Kanadalilar değil.

"Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu'nun programına katılan Kanadalı genç, canlı yayında Müslüman oldu.Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu'nun sunduğu sahur programında ilginç bir şov yapıldı. Nişanlısı Melek ile ile programa katılan Kanadalı François, Müslüman oldu. Nihat Hatipoğlu'nun yeni ismini Faruk koyduğu François, canlı yayında Kelime-i Şehadet getirdi.

"BÜTÜN ŞARTLARI KABUL ETTİ"
François ile kısa bir süre önce tanıştığını belirten Nihat Hatipoğlu "Sohbet ettik, İslam'ın ve imanın şartlarını anlattım. Tereddütsüz iman etti" diye konuştu. Bugüne kadar 8 kişiyi Müslüman etme şerefine ulaştığını ve François'nın 9. olduğunu belirten Hatipoğlu, Türk kızı Melek'i de ayrıca kutladı. Nihat Hatipoğlu'nun sözlerini tekrarlayarak Kelime-i Şehadet getiren François Sultanahmet Meydanı'nı dolduran kalabalık tarafında yoğun alkış aldı."


Haber bu insanın sorası geliyor ne gerek var Sayın Nihat Hocam deger mi ? Bu biraz şova kaçmıyor mu bana göre kaçıyo…

Murat Menteş de dayanamadı.

Son günlerde en çok eleştirilen yazarlardan biri olan Murat Menteş bugün veda yazısı yazarak Yeni Şafak gazetesini bıraktı ve bizde öğrendik ki bu ülkede yazmak zor dahası tarafsız olmak daha da zor. Ya oradan olacaksın ya da buradan.

Oysa Yeni Şafak da olaylara farklı yaklaşan birinin de olması bizi demokrasiye daha da inandiriyordu ama o kadar tepki aldı ki Menteş belki de dayanamadı. O da soluğu Doğan Medya'da alabilir. Türkiye'de tarafsız medya yok tarafsız diye izlenenler ise en taraf olanlar. 
Maalesef ezber dışında söylemde bulunmak mümkün değil. Bu yüzden belki de en güzeli blog yazmak. Eskiden yazıdan para kazanmakti hayalim ama sunu öğrendim ki en güzeli amatör yazıp kendinden sorumlu olmak. 
İnsan o taraftan ya da bu taraftan olmak zorunda değil ama şartlar iste. Yazsaydı Menteş Yeni Şafak gazetesinde ne olurdu.

Ne olur benim günahımı Allah'tan ve diğer Müslümanlardan bilmeyin.

Dün TRT'de Ramazan Sevinci programında Bekir Develi'ye bir sunucu şansızlığı yaşadı ve de Ömer Tuğrul İnancer'in açıklamaları bugün basında yer aldı.

Bir kere Ömer Bey herkesin arabası varmış gibi konuştu ikincisi de hamile kadınlarla ilgili ifadeleri amacını oldukça astı. Belki ima etmek istediği hamile kaldım diye göbeğini açıp poz verenlerdi belki de gercekten sokakta hamile görmeye dayanamıyordu. Elimizdeki veri açıklamalarıydi. 
Bugün baktık ki kendisinin açıklamaları müslümanım diyenlerin yanlış hareket ve açıklamalarıyla birleştirilip siz busunuz diyerek yine AKP'lilere basta başbakan olmak üzere çakılmış   

Şimdi dogrunun yanında olacağız ama yanlısı da sadece bir kesime ihale etmeyeceğiz. Peki yaşadıklarına 2 kadını mağdur eden Deniz Baykal'a ne diyeceğiz. Ya da küçük gelinlere karşı çıkaran Tayland ve civarına seks için gidip  oralarda Resit olmayan kızlar ile beraber olma amacı gudenleri ne yapacağız
Yasa iyi bir pazarlama iyi bir makyaj ve mini etekle …

Ramazan'da Gezi Aromalı Kabak Tatlısı.

Yazmak istediğim ana bir  konu yok. Ondan bundan biraz yazalım.

Ersun Yanal'a güveniyorum ama bir yandan da endişe duyuyorum ya tutmazsa. 
Şafak Sezer muhabbetinden sıkıldım.   Gezi Parkı artık kabak tadı verdi Tüpraş denetimleri hesabı koç da olan biri olan beni endişelendirdi. Ancak pek bir şey çıkmaz. 
Başbakan'ın artık Gezi olaylarından bahsetmesi kabak tadı veriyor. 

Özrü kabahatinden de büyük ?

Ertuğrul Özkök'e sormuşlar başörtülü kadına asık olurmuydunuz diye o da olurum demiş ve hemen bir saçmalık eklemiş arkasından başörtülü bir kadinda şarap içen bir erkeğe aşık olur mı?

Özkök ve okuru sanırım Mozambik sınırları içinde yaşıyor. Ülkede yeterince şarapçı ve başörtülü iliskisi var. 
Türkiye ne kadar da çok enerji kaybediyor  bu gereksiz insanlar yüzünden. 
Şafak Sezer Başbakan'dan özür dileyerek entel camiayı kızdırmış.  Bende özrünü samimi bulmuyorum ama şunu da merak ediyorum.  Özür dileyen, Gezi olaylarına destek vermeyenleri Sosyal Medyada linç edenler acaba ne kadar özgürlükçü ve anlayışlı. 
Başbakanın %50'yi zor tutuyorum açıklaması çok abesti ama yıllarca halkın bilmem yüzde kaçı size karşı aslında diye ayrım yapanların da suçu yok mu?

Önemli olan Tencere tava Çalan değil, tencerenin, tavanın içinden çalan.

Bazen Başbakan'ı anlamıyorum. Şimdi de tutturmuş komşularınızı şikayet edin ediyor, yani işin şirazesini çıkardı. En yakın komşumu şimdi ben Tencere, Tava çalıyor diye yargıya mı şikayet edeceğim. Kendi tencere tavasını çalıp, tencere , tavadan para çalanlar gezerken bakıyoruz Başbakan saçmalamaya başlıyor. Başbakan işin tadını kaçırmaya başladı ve bu protestoları anlamadığını biliyorduk ki bizde onları anlamıştık tamam Başbakan'a karşıydılar ama Başbakan'ın bulduğu çözüm hiç de anlamadığını gösteriyor. Yargıya habire şikayet şu açılan kapatma davalarına benziyor. Şimdi söylenecek tek şey var ayıptır Sayın Başbakan.

Sanatı da sadece arzularınıza yönelik yaparsanız, muhafazakar sanat olmaz.

Hep derler ya, iyi bir oyuncu her rolü oynamalı sonrasında da hemen devreye bir sevişme sahnesi girer. Oysa her oyuncu her rolü oynamaz, şimdi Şişman bir oyuncu bir Atleti oynamaz diye tartışma çıkmazda , Muhafazakar bir oyuncu neden sevişme sahnesi oynamaz, oynayamaz diye tartışma çıkar. Örnekler daha da çoğaltılabilir, Örneğin nedense yine şişman oyuncunun sevişme sahnesi üstünden gidilmez ve her nedense bazı oyuncular tek rol ile efsane olurken muhafazakar oyuncundan sanatçı çıkması beklenir. Her nedense sanat dediğimizde aklımıza hep aşk, meşk sevişme geliyor, bu yönüyle de zaten muhafazakar sanat olmaz deyip işin içinden çıkıyoruz.

Elbette kabul ediyoruz, Muhafazakarların sınırları ama bu dışlanmalarını gerektirmez gibime geliyor. Dar pencerelerden bakıyoruz olaylara çok dar. Kendimizce sanat tarifi yapıp bunun içini kendi dolduranlar kendilerince dünyaya hakim olduklarını sanıyorlar, oysa Sanat sadece günaha çağırmak değildir, muhafazakarın da sanatı olur ama tanımı kendi yapan…

Bir yandan CASANLAR diğer yanda toplayanlar.

Futbol sezonu yaklaştıkça tabi  yazılar sıklaşıyor, futbol bize yeniden yazma imkanı veriyor. CAS'tan süpriz bir karar çıktı ama pek de birşey ifade etmiyor, yürütmeyi durdurma kararı aldılar bunun ifadesi olay daha beklemede. Bir netice değil yani, ama bizim sağolsun yöneticilerimiz bunu hemen manüpüle edebiliyorlar, alıştık zaten bu tip girişimlere.

Trabzonspor büyük bir transfer yaptı, Florent Malouda gibi kariyerli bir oyuncuyu aldı, hal böyle olunca da kendilerini tebrik etmek lazım. Bir zamanların Chelsea'li oyuncuları sırayla Türkiye'ye geliyor, Malouda, Drogba gibi yıldızları burada görmek hoş.


Belki de Şampiyonluk Kayserililerin elinde.

Süper görünen ancak şikeci olduğu Avrupa tarafından da tescil edilen ligimiz başlamak üzere ilk eylem olan fikstür çekilmiş. 
17 Ağustos haftasında başlıyor lig, bakalım neler söylüyor bize. Fenerbahçe 2 yıl boyunca annesin liginde oynayacak ve açılışı Konya'da yapacak.  2 yıl Avrupa'ya gidemeyeceği için de bir takımı daha lig ile alakalı tutacak. 
Kayserispor ile Sivasspor'da ilk hafta oynayacak ve saha kenarında Prosenicki ve Roberto Carlos gibi 2 yıldız olacak.
Beşiktaş ile Trabzonspor ligin ilk haftasında oynayacaklar.Elbettte Fenerbahçe ile Galatasaray oynamaz ilk haftada, her zaman dediğim gibi dünyada adalet değil denge vardır. 
Galatasaray ise Gaziantepspor ile evinde kozlarını paylaşacak. Bir başka ilginç olan ise Eskişehir ile Bursaspor'un ilk haftada oynaması,Ertuğrul Sağlam mesaiye eski takımı karşısında başlayacak. 
2.haftada dikkat çekici olan ise Trabzonapor ile Çaykur Rize'nin Karadeni derbisine çıkacak olması. 
5.haftada Beşiktaş evinde 2. Derbisi…

Yeryüzü değil belki de yüzsüzlük iftarı.

Gezi parkı eylemlerine destek vermemizi engelleyen şey eylemin park işinden çıkıp farklı boyutlara gelmesi ve hükumet karşıtı gösterilere dönüşmeseydi. Şimdi Facebook da destek veren arkadaşların bazılarını görüyoruz ve onları gördükçe geçmişleri de aklıma geliyor ne bir hak savunma var ne de bir erdem. Değiştirler mı acaba demek geliyor içimden ancak kısa yoldan adam olma cabası, entel olma cabası görüyorum.

Biz Starbucks'a gitmedik dediğimizde şovanist entel diyenler biz Mahmutpasa'dan giyiniyoruz dediğimizde duymadığımız marka isimlerini bir çırpıda sayanlar, oruç tuttuğumuzda dinci diyenler şimdi yeryüzü iftarlarına iştirak ediyorlar. 
Zaten bu ülkenin hakir gördüğünüz insanları yıllardır Sultanahmet , Süleymaniye , Eyüp Sultan gibi camilerin önlerinde itiraf sofraları kuruyordu ve sizde  küçümsüyorsunuz. 
Biz hükumeti elbette daha iyisi ve daha adili ile değiştirmek isteriz ama o daha iyi ve daha adili maalesef siz temsil ermiyirsunuz. Biz sizi tanıyoruz ve bir adil, dür…

Ne güzel adamdın be Ariel Ortega.

6-0'lık Galatasaray maçında da seviyorduk, daha öncede sevmiştik. Kolay mı koskoca Ariel Ortega 2002 Dünya Kupası'nda Arjantin Orta Sahasından Türkiye'ye Fenerbahçe'ye gelmiş birde üstüne üstlük Ceyhun Eriş ile karşılaştırılma acizliği yaşatılmıştı. O, Ortega şimdi futbolu bırakmış hem de Jübile maçında 12 yaşındaki oğluna gol pası vererek noktalamış futbol hayatını, hayatımızdan 1 Ariel Ortega geçti.

60.000 Kişinin izlediği maçta 39 yaşındaki Ortega'nın sadece 12 yaşındaki oğlu Tomas yoktu.

Romario, Juan Sebastian Veron, Javier Saviola, Roberto Ayala and Enzo Francescoli gibi isimlerde River Plate ile Ortega takımları arasındaki maçta yerlerini almışlar.


Hani Facebook'ta iş yoktu?

Yenibiris.com’un yeni uygulamasını duydunuz mu? Facebook profiliniz üzerinden bir tıkla bağlanacağınız insankaynaklari.com, profesyonel iş ağı oluşturarak size en uygun işi, en kısa sürede sunmakla görevli!

Facebook, sizin de dahil olduğunuz, 32 milyon kişinin üye olduğu geniş bir sosyal ağ! Bu sosyal ağda arkadaşlarınız, arkadaş olmak istedikleriniz, çalışmak için hayalini kurduğunuz şirketler de var! Peki çalışmak istediğiniz şirketlere tek tıkla ulaşmak istemez misiniz?

Biliyorsunuz iş bulmak isteyenler için en önemlisi, çalışmak istedikleri şirketlerdeki kişilerle nasıl bağlantı kuracaklarıdır… İnsankaynaklari.com sayesinde Facebook profilinizden istediğiniz bilgilerle oluşturduğunuz profilinizle çalışmak istediğiniz şirketlere “şimdi başvur”u tıklayarak iş başvurusu yapabilirsiniz. Diyelim ki çalışmak istediğiniz şirkette bir arkadaşınız çalışıyor. Onun aracılığıyla ulaşmak istediğiniz kişiye “Tanıştırılma talebi” yollayabilir, birinci ve ikinci dereceden bağlantınızın yardımıyla…

Karaman'dan Kahraman çıkar mı?

Hikmet Karaman bana pek elektrik vermez. Kendisini de pek sevmem ama hazırlık macı tercihlerine bayılıyorum.  Fatih Terim falandan bile daha cesur adam. 25 Temmuz 2001'de bir zamanların tas gibi takımı Kocaelispor Hikmet Karaman döneminde Arsenal gibi bir takımla hazırlık macı oynuyor.


Aynı Karaman bu sefer Bursaspor'un hocası ve bu seferde rakip olarak kendisine  Borussia Dortmund takımını seciyor. Cesaret işi, kendisini tebrik ediyoruz. Her ne kadar 4-1 kaybetse de dandik 3.lig Avrupa takımlarına karşı şov yapmaktan daha iyidir .
Her iki maçta da Temmuz ayında oynanıyor. İkisi de aynı skorla bitiyor, birinde 4-1 kazanan Karaman digerinde ise kaybeden yine aynı skorla Karaman. Çalıştırdığı her iki takımda da Yeşil renk mevcut; ama ilginç olan kazandığı takımda Yeşilin yanında siyah kaybettiği takımda yeşilin yanında beyaz var. 
Gerçi takımların bugünkü hallerine bakınca renkler biraz uymuş gibi. Karaman hala kendisini ispat etme çabasında ve elinde iyi bir takım Bursaspor va…

Altı Manti üstü Dizi.

Bu aralar yeni bir diziye sardım, 6mantı. 3 bölüm arka arkaya izledim. Güzel dizi, sicakkanlı, zaten en çok ihtiyac duydugumuz dizi tipi artık sıcak kanlı diziler. O kadar çok entrika dolu, kumpas dolu dizi var ki, insan artık birazda insana birşeyler veren sıcak kanlı diziler izlemek istiyor.


Artık aynı zamanda haftaici hergüne 6 Manti isimli dükkan ile kendisiyle rekabet edemeyen 7 Manti isimli iki dükkanın çalış anları arasında geçen diyaloglardan kurulu bir dizi, sevecen ve sıcak. 
Burcu Binici ile İnan Ulaş Torun başarılı. Onun dışında dizide ben en çok Caner Kadayıfçı'ya bayılıyorum. Oldukça başarılı oynuyor. Ali Uyandıran ki kendisini Dumkopf olarak tanımışligimiz var. Dizi bir TRT dizisi ama Mehmet Ali Alabora'nın annesi Betül Arım da dizide; hatta muhafazakar Kayserliler karşında modern   İzmir kadınını temsil ediyor. Kayserliler ile dünür olmuş, İzmirli bir kadın rolünde. 

Ortans Kıvanç tecrubesiyle büyülerken genc oyuncularda başarılı performanslariyla diğer tecrüb…

Ramazan da bölüyormuş.

Ramazan geldi. İftarda bölündü sonunda masada yemek yiyenlerle ile yerde yemek yiyenler olarak Taksim 2'ye bölündü.  Hayatı boyunca yer sofrasına oturmayanlar birden bire hem sofraya oturmaya başladılar hem de oruç tutar oldular.

Refah Partisi ile başlayan Ramazan çadırı geleneği devam ediyor. Kapitalist müslümanlar yeri geldi bu ise sponsor oldu. Şimdi de oruç tutandan korkanlar, oruç tutmadığı için dayak yediği söylenenler oruç tutar oldu .
Bir Ramazan daha geldi, hosgeldi. Aslında bu ülkenin asıl kaybetme sebebi davranışları ozumsedigimiz için değil.siyaseten değiştirmemiz. 
Kendime soruyorum hangi soruyorum hangi sofrada olmak isterdim diye ikisinde    De değil. Bize oruç tutmamayı ogutleyenler şimdi bizi yer sofrasına çağırıyor. Yer sofrasında yemek yemeyi yadirgayanlar şimdi yer sofrasında kendilerine yer arıyorlar.

Seçime gölge düşürme harekatı.

Kadıköy'de eylem var. Her zaman otobüse bindiğim yerden binemiyorum çünkü özgürlükçüler orada otobüs duraklarının orayı kendilerine tahsis etmişler. Peki benim özgürlüğüm ne olacak soran yok.

Anladığım kadarıyla amac eylemleri secimlere kadar sürdürmek ve sonrasında çöp oy sistemini devreye sokup seçim meşrululugunu tartışma konusu yapıp, ardından da AKP iktidarını devirmek. Senaryo sanki bu sekilde yazılıyor ve uygulanmak isteniyor. En azından ben bu izlenimi aldım. 


Mısır gevreğinden vazgeçip darbe sevmek.

Eskiden komşudan gidip bir 10'luk alirdik. Şimdi utanmazsak gidip Mısır'dan darbe getireceğiz. Ne de çok sevmissiz Misir'i ve darbeyi, sevinçten nerdeyse her yerimize Mısır yağı süreceğiz. Sadece Ömer değil, hepimiz Mısır seviyormuşuz.


Çok kişi anladık ki Turk Ordusundan umudu kesince kalbine Mısır ordusu ithal etmiş.