Ana içeriğe atla

Hikaye Uzun Manzara Tanidik.



Uzun Hikaye'yi izledim. Insanin zaman zaman gozlerini dolduruyor, anladim ki en acikli hikaye garibanlik. Gariban olmamak aslinda tum savas, kendi yetebilmek. Kendi yetebilirsen ve bir baskasinda olana imrenmezsen ayakta kalabilirsin.

Uzun hikaye once garibanlik gercegini gozlerimizin onune suruyor ondan sonra gozlerimize saldiriyor gozyasi akitmak istiyor; aksin diyor gozlerinizin yasi aksin ki insanliginizi hatirlayin.

Aslinda bir doneme ait bir fikirde veriyor bu ulkede hak aramanin nasil da insani disladigini sosyalist, komunist denildigini anlatiyor inceden inceye. Ayni zamanda da inancli sosyalist olunacagini da gosteriyor. Baba Hakki'ya gonderme yapiyor, bunun yaninda L harfini nerdeyse simge haline getiriyor hani solcu bir parti kursan simgesini L yaparsin o derece gerisini siz dusunun artik.

Oyunculara bakiyorum Kenan Imirzalioglu pek sevmesem de bu rolu oynarken epeyce yakisikli oldugunu bir erkek olarak ifade edeyim. Tugce Kazaz az gorunmus.

Guvenc Kirac'I, Zafer Alagoz'u, Altan Erkekli'yi gormek insani mutlu ediyor. Bicak Sirtinda aklimda kalan Batuhan Karacakaya'yi da hatirima getirdigi icin tesekkur ediyorum. Senaristlerden birde ricam var, lutfen agabey kardesi, en yakin arkadasi 2 ayni kiza asik etmeyin kiymayin genclerden birine ve onlardan birinin birden kotu adama donusmesine izin vermeyin.

Taha Yusuf Tan ilk Mustafa da oldukca tatliydi. Birde aklima geldi filmdeki Parti ilgili soylemler beni bugune goturdu. Bugune kadar bu ulkedeki okul mudurleri isyan etmediyse iyi. O da bir baska yazi konusu. Cihat Tamer'I gormek de guzeldi. Yalniz bir insanin 250Kg kasayi kaldirmasi biraz abartilmis gibime geldi.

Damla Sonmez filmdeki en guzel kadindi. Ayla roluyle izledik kendisini.
Sent by Vodafone powering my BlackBerry® smartphone

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …