Öne Çıkan Yayın

Istanbul artik kendisine tepeden bakanlarin degil tepeleme ulasim kullananlarin sehri.

Otobuslerde insanlikta cikiyorum. Onumdekini ekarte etmek icin bir futbolcu gibi omuz atmam gerekebiliyor. Uzuncayir Metrobus duraginda minibuslerin golgesinden goremedigim otobusleri kacirmam icin bol bol havuc yiyorum. Ben nasil evime bir an once gitmek istiyorsam soforde bir an evvel kendisini kalabalik duraklardan kaciriyor.

Kalabalik bir sehirde yasamanin en zor oldugu anlar toplu tasima kullanmakta oldugunuz anlar. Gecmisten daha iyi ama hala insani standartlarda olmadigindan insanlarin hayvani guduleri bas gosteriyor. Kac tane yasliyi ekarte edebilirim diye gozlerimi kapatiyorum. Sehir genisliyor uzak yollar zaten uzak yakin yollar trafikli.

Bu sehir insana baski yapiyor ya sev ya terk et diyor ama sanirim kamu gorevlileri disinda kolay kolay terk eden yok. Neden terk etsin adam sehri bir Galatasaray macina gitmek istese taa uzaklardan gelecek sevdigi sanatciyi kac yilda bir gorecek. Daha dar alana kapanmak istiyorsa gidiyor.

Yasamak ne demek aslinda bunu sorgulamak gerek hangimiz yasiyoruz bu dunyada biz mi yasiyoruz baskalari mi; yasamanin olcutu ne; dahasi giderken mezarimiza alabilecegimiz bir beyaz kefen ise buradaki elbiselerimiz neyi ortuyor ve yaslandikca yasamdan aldigimiz tat degisirken biz kimiz ve neyin pesindeyiz. Sorulacak cok soru ve verilecek cok cevap var aslinda ama herkes soru sormuyor dusunmuyor bile dusunen de zaten belli zaman sonra kafayi yiyor.
Sent by Vodafone powering my BlackBerry® smartphone

Yorumlar