Ana içeriğe atla

Kim kufur yemiyor ki



Eksi sozlukte oldukca fazla elestiri aliyorum; zaman zaman bunlara yanit veriyorum; belki hani o kufur edenler degil de digerleri bu adam ne yapmak istiyor diyebilir.

Bir kere eksi sozlukten kovulsa da bu adam bu blogu yazacak cunku birincil amaci tarihe not dusmek. Bunu kendisi icin yapiyor; oteden beri arsive bir meraki var. Ilkokul'dayken ki 89'a tekabul edenler 1970'li yillarin arsivine bakardi.

Blogdan para kazandi; daha once Onpunto yazdigi yazilar para etti. Basit yaziyor evet derin analizler yapmiyor; ama her analizin ciktigi bir nokta var. O noktalara daha basit cumleler ile geliyor.
Imla konusunda basarisiz; cunku imla onun icin cok onemli degil; o yazinin fikrini olusturur yazar eger birgun yeterince para kazanirsa bir edebiyat ogretmeni ile anlasir ve imlayi duzeltirir.


Blogda yeniden para kazanmak istiyor; ama o gordunuz hepsiburada reklamlarindan ayda ancak 1 ile 1.5 TL arasinda kazaniyor; her tik 0.4 asil sabirla bekliyor. Bu aralar bumerang reklamlarindan para kazaniyor ama o da 3 ayda 93 lira.Birgun yazidan para kazanacagina inaniyor.

Kotu yaziyor elestirilerine evet diyebilecek bircok insan bulunur; iyi yazdigini soyleyenler var; ancak blogspot da oldugunda beri pek yorum alamiyor; belki de kufurlu yorumlarin altinda kimse ismi olsun istemiyor.
Eksi sozlukten kovulmak onu uzmez; alternatif trafik kaynaklari bulmak arayisina girebilir. Kendisini en cok uzen yazilari Hilal Cebeci ve turevleri hakkinda yazdigi yazilar.

Bu adam tek cumle yazip link veriyor; bunu bilmeyen yok; o zaman tiklamayin okumayin o da vazgecsin.
Daha once eksisozluk de link vermeden yaziyordu; ama yazilarina kaynak gostermedigi icin kovuldu. O donemlerde yazdiklari begeniliyordu; simdi link veriyor diye sozlukten eksi aliyor; bu onu uzmuyor cunku eksi onun icin bir anlam ifade etmiyor.

Insanlarin kufur etmesine aldirmiyor; sonucta ulkede kufur edilmeyen kim kaldi ki. Yalniz onun da dikkatini ceken bir nokta var; nedense kimse yazinizi cok begendim yazmiyor.

Yazmayi ne zaman birakir bilinmez; bazen bosa mi emek veriyorum diyor ama yoluna devam ediyor. Bircok blogu okuyor; yabanci bloglari da; Turkiye'de begendigi cizgisini bozmayan kendisinden kaliteli bloglar var; onlari okurken keyif aliyor; imreniyor; onlar gibi olmak isterdi; ama birde rakamlar varsa onun rakamlari hep yukselmeli.
Getclicky diye sag tarafta ikonunu gordugunuz siteye uye oldugundan beri isi daha da farkli bir noktaya tasidi ve amaci trafigini surekli artirmak cunku tiklama reklam alma sansini artiyor.
Sozluk yonetimi; eger bir gun bir havuz olusturup elde ettigi geliri trafik kalan entrylere paylastirirsa belki o da sozluge reklam vermeyi birakir.

Herkesin ifade ozgurlugu var; aslinda yazdigi yazilara gosterilmeyen sabra bakinca demokrasinin oturmasina daha vakit oldugunu dusunuyor. Yazmak isi olsun istiyor; bazi konularda onemli yaklasimlari oldugunu dusunuyor.

Her ulkede oldugu gibi porno,erotizm, kadin, guzel resimlerin tiklama getirecegini biliyor ama sinirlarini koruyor; Hilal Cebeci ile yetiniyor. Yazi yazarken yazacagi konuyu belirlerken once NTV sonra Radikal sonra bloglar, daha sonra da Twitter yolunu kullaniyor. Eksi sozluk basliklari olmazsa olmazi.
Bircok yaziyi yolda yaziyor; yazmayi seviyor; yazdiklarini donup 2.kere okumuyor; isleri de yogun. Hayatini surdurmek baska is yapiyor ve oradan para kazaniyor.

Internette cok vakit gecirmekten memnun degil; ancak hayat cok hizli akiyor ve o akisa yetisme gibi bir hedefi var.

Blog dunyasindan unlu olanlar var; bazi yazilari farkli yerlerde yerde buluyor; ona kufur edenler kufur etmek icin yeni neden bulmak adina bloglarini okuyor.


Blog isini baska arkadaslarina da oneriyor ; ama kolay gibi gorunen bu isin kolay olmadigini onlar birakinca anliyor.

Bir ara kendisinden sozluge link vermesini isteyenler oluyordu. Kendisi kimsenin sozlugundeki reklamlari merak etmiyorsa tiklasin istemiyor. Bugune kadar bircok seye benzetildi; o kendini bir populer kultur ogesi olarak gormuyor.

Her konuda fikri var; hepimizin var ama uzmanlari farkli, zaten amaci siradan insanin dunyasini yazmak; ama hic fikri olmadigi konularda var yemek,uzay gibi o noktalarda pek birsey yazmiyor. Birden aklina birsey geliyor ve bunu yazmaliyim diyor. Ilham denilen seyin var olduguna inaniyor. Kimi zaman okunma oranlarina sasiriyor; bazi yazilari hic okunmuyor.

Milliyet blogu yazilari bayatlatacak kadar beklettigi icin birakti. Yazida kimsenin otoritesine tabi degil. Kendisi hakkinda her entry girildiginde bunun asagilayaci oldugunu biliyor; ama zaten takdir beklemiyor.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum. Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar. Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum. Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish. Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the ha