Ana içeriğe atla

Hilal Cebeci'nin rakipleri pistte




Atiye Deniz, Eurovision gitmeyi bekliyormuş olmamış , Bu ülkede ne kadar çok sanatçı varmış da haberimiz yokmuş. Eskiden Eurovision'a dudak bükenler şimdilerde Eurovision hastası olup çıktı. Hele de Can Bonomo'nun temsil hakkı kazanması herkesi şaşırttı sanırım.

Almanlar Nina Bott im "Playboy" diye duyurunca Almanların Nina Bott'un resimlerine olan ilgisi arttmış.Bu ikinci soyunmasıymış.
"Ex-Serienstar Nina Bott lässt für den Playboy das zweite Mal nach 2002 die Hüllen fallen. Die 34-Jährige, die im vergangenen Jahr ihren Abschied aus der Vorabendserie ‘Verbotene Liebe’ bekanntgab, hat sich nach zehn Jahren ein zweites Mal für das Herrenmagazin ‘Playboy’ ausgezogen."


2002'de daha önce soyunan Nina Bott, birde 34 yaşında iken soyunmak istemiş. Resimleri ilgili Nick de var.

Amerika da bu kadını konuşuyor, O  da soyunmuş, onun soyunma tercihi Twitter olmuş, sanırım bizim Hilal Cebeci'nin rakibi, ancak onun popüler olduğu coğrafya daha kalabalık. AnnaLynne McCord onun için Amerika'nın Hilal Cebeci'si diyebiliriz.İlgili resim burada.http://uk.eonline.com/news/oops_annalynne_mccord_accidentally/285039

İtalyanlar ise Tina Maze'yi arıyorlar, Sloven Kayakçı .Alp Disiplinde 2. olan sporcunun fotoğrafını AP ajansından İtalyan fotoğrafçı  Giovanni Auletta çekmiş. Belki de bu yüzden İtalya'da popülerdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor.

İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.

Ojeli eller ile rezil olunabilir.

Siyaset ve spor yazmaktan bıkıp usanıyor insan, zaten kendini tekrar eden konular, yıllar geçince bakıyorsun aslında aynı şeyleri konuşmuşsun. Bende Ojeden bahsetmek istiyorum.
Ojeli elller genellikle güzel oluyor, siyah oje, kırmızı oje, beyaz oje yakışan ojeler, ama bazen öyle ojeler sürüyor ki kadınlar, anlamak mümkün değil, elin bütün ihtişamını götürdüğü gibi göz zevkininde içine edebiliyorlar.

Siyah, Kırmızı ve Beyaz favorim. Kozmetik ile çok uzak aramız yakınında bile geçmiyoruz. Bakışlarımızın yargısıyla yazıyoruz. Yoksa hani moda falan hak getire, bakışların yargısı da ne kadar doğru bilemiyorum.

Tired of writing politics and sports, people are already repeating themselves. I want to talk about nail polish.
Hands with nail polish are usually beautiful, black nail polish, red nail polish, white nail polish that suits well, but sometimes such nail polish lasts that women are not able to understand, they can get into the eye pleasure as they take all the glory of the hand.

Blac…

Bir sevişme sahnesinin pazarlama gücü

Şükran Ovalı diye bir hatun çıkmış, yok öyle ya ben bunları bilmiyorum, televizyona zaman ayırmıyorum gibi klişelere girmeyeceğim, ancak internet bize her şeyden haberdar olmayı öğretiyor, bu hatunun neden bu kadar popüler olduğuna ilk baktığımda sandım ki, bir bulut olsam isimli şarkıyı tekrar bize kazandırdı, ancak hatun kişi sadece sevişmiş, şu dizilerin sevişme sahnelerinin dizi için yarattığı etkiyi başka yaratan bir şey var mı, bilemiyorum. Eleştirmek de istemiyorum, çünkü gerçekten bunu görmeyi tercih ediyoruz. Reyting için kendimizi ne kadar feda edebiliriz bilmiyorum, gerçi sanat için soyunmak kavramı var, iş böyle olunca, kendimizi aklayabilecek bir alan buluyoruz. Blogda ki reyting içinde kendimizden belli fedakârlıklar yapıyoruz, ama her birimiz bu uğurda ölmüyoruz. Sevişme sahneleri bu diziyi benim için gündeme taşırken Melisa Sözen’in de oynadığını öğrenince üzüldüm, Melisa Sözen benim için masumiyetin simgesidir. Masum bir oyuncuyu da kaçırmış olduk.

Eskiden okullarda …