Ana içeriğe atla

Yargi kimsenin bahcesi olmamali; adaletin terazisisi olmalidir.



Yargi kimin arka bahcesi sorulari gundemde yerini buluyor. Aslinda siyasetciler parti gozetmeksizin bizi kandiriyorlar. Islerine geldiklerinde hepsi icin yargi adil; hakimlerimiz guvenilir; islerine gelmediginde ise yargi birilerinin arka bahcesi.

Bu ulkede yargi siyasetin hep icinde olmustur; siyaseten pozisyon almistir; siyasi konumuna gore de insanlar bir yerlere gelmistir. Emine Ulker Tarhan bugun bir partinin Milletvekilidir; kendisi de yargictir belli bir siyasi gorusu izledigi malumdur; Ahmet Necdet Sezer eski Anayasa Mahkemesi Baskanidir; siyaseten durdugu yer bellidir; bugunun Anayasa Mahkemesi Baskani Halim Kilic'in siyaseten durdugu yer bellidir.

Her donemde hangi partiler iktidardaysa onlar kendine yakin isimleri yarginin basina getirmis ya da getirmeyi denemistir. Bugun hepimiz Adaletten sikayetciyiz; aslinda adaletin olmamasi yargisal sorundan cok siyasidir; hakimler genelde siyasi durusuna gore karar almaktadirlar. Adli davalarda siyasi olmayan davalarda zaten adil olmak icin yeterince zaman da yoktur.

Gecmiste AKP'yi kapatan yargi ile bugun Ergenekon'u yoneten ayni yargi degildir; ancak herkes birinin degirmenine su tasir; hangi parti kendisine yakin karar alinirsa o kadar memnundur yargidan.
Halkta aslinda adil olandan degil; kendinden olandan yanadir; bunu bize en iyi sike sorusturmasi gostermistir. Gorduk ki adil olmayi degil; taraf olanin yaninda olmayi tercih ediyoruz.
Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.