Ana içeriğe atla

Pahali filmlerin; ucuz sahneleri.


Simdilerde en yaygin moda; televizyon'da unlen ondan sonra film yap; belki gise gelir. Bircok dizi karakteri beyazcamdan; yesilcama gecisler yaptilar; tersi de var tabii. Mete Horozoglu; Nefes Vatan Sagolsun filminin ardindan; beyaz cama Oyle bir Gecer Zaman ki ile transfer oldu ve kanimizca basarili da oluyor. Kurtlar Vadisi Pusu'da Muro karakteri cok populer olunca hemen filmi yapildi; gise basarisi da vardi;Muro karakterini de Mustafa Ustundag oynadi. Vali dizisi de film oluverdi birden filmin basrol oyuncusu Erdal Besikcioglu hemen pasta payini alanlar arasina katildi; yetmedi daha sonra unlenen dizisi Behzat C'de sinemaya tasindi; o da basarili; Behzat C seni kalbime gomdum.

Genis yelpazede dizi takip edenler; elbette ornekleri cogaltabilir; birde dizide unlenen Ayca Bingol(Oyle bir Gecer Zaman ki-Cemile) gibi oyuncularinda filmleri sinemalarda donuyor. Oncelikle sunu belirtmek gerek ki; dizi karakteri dizide kalmali; populer kulturun kendisini bu kadar kolay tuketmesine izin verilmemeli; yine ayni filmde oynayan Menekse ile Halil'de baslayip; Genis Aile'de koyu Bilal karakteriyle yoluna devam eden; Firat Tanis bircok filmde oynadi; oynamadigi film yok gibi; nitekim bu filmde de var. O da yuzunu cabuk eksitme hirsina kurban olanlardan; daha ayaklari yere saglam basmali; ben bu tip oyunculari Anadolu takimlarinda unlu olup; hemen buyuk kuluplere gelen ve tutunamayan futbolculara benzetiyorum.

Ayca Bingol ve Firat Tanis'in oynadigi film gise de pek istenen basariyi saglayamamis; filmi izlemedim ancak donen fragmanlara ve de konusulanlara bakinca; ki konusulan sadece Ayca Bingol'un sevisme sahneleri onun disinda konusulan pek bir konu yok.

Nedense soyle bir sacma algi gelisiyor; sevisme sahnesinde oynamayan bir oyuncu iyi bir oyuncu degildir deniyor ve bu asilaniyor; asilandikca da Ayca Bingol gibi oyuncular sevisince oyuncu olduk saniyorlar; oysa unutmamalari gereken birsey var ki; biz onlari farkli karakterlerde de seviyoruz; Cemile'yi sevisme sahnesi olmadan da sevebildik. Ucuz yollu konusulmadir bir sanatci icin seviserek gundeme gelmek; bu tip tercihlerde bulunan oyuncular belki populeri alan icin sevilendir ama vefali izleyici pek sevmez boyle yontemleri.

Yuzunu eskiten oyunculara bir baska ornek olan Cetin Tekindor'u da unutmayalim; o da bizim icin eksiyen isimlerden olma yolunda ilerliyor; gereginden fazla birbirine benzeyen karakterlerde oynuyor; gerci Kemal Sunal da yillarca Saban tiplemesiyle unu korudu ve korumaya devam ediyor; aynaya buradan bakinca da onlarda hakli olabilir kim bilir.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.