Ana içeriğe atla

Kisa yollarin uzun zamanlari.



Trafigi ile de olsa bu sehri sevmek zorunda birakildik. Sehrin toplu tasimada sorunlari var; tekil tasimada; tasinmada da trafik sorunu var. Bazi noktalarin ulasim aglari trafigin onlenmesi amaciyla kisaltildi. Ornegin eskiden Eminonu'ne kadar giden otobusler simdilerde sadece Kabatas'a kadar gidiyor gorunuyor. Trafik olmadigi anlarda Eminonu'ne tramway ile gidisten daha uzun.

Metrobus tartisilir hale geldi; bunda rant ile ilgili sorunlari gozardi edemeyiz; ancak bir baska gercek de su ki Metrobus cok kalabalik; toplu tasimada bazi hatlar o kadar yogun ki; insanlar birbirlerine teget gecmenin otesinde yakinlasiyorlar.

Istanbul kalabalik bir sehir ve bu sehrin sorunlari var; bunlar ulasim sorunlari, elbette cozulmeye calisiliyor; ancak malesef cozulemiyor. Halk otobusu, dolmus, taksi, korsan ulasim, metrobus, tren, vapur bircok ulasim araci olmasina ragmen cozulmeyen ulasim sorunlari bir sekilde cozume ulastirilmaya calisiliyor.
Sehri ana kalabalik noktadan; disarilara tasimak icin Avrupa ve Asya yakasinda Beylikduzu'nden Pendik'e ; yeni evler binalar yapiliyor; satiliyor. Ulasim icin Asya Yakasina metro yapilacak ve Kadikoy-Kartal 29 dakikaya dusecek; ancak zaten trafik acik olsa o mesafe yine 29 dakikada gidilir.

Metrobus arabasizlar icin oldukca iyi bir cozum. Oyle ki her yer metrobus ile donatilsin istiyoruz; hatta metrobus ile orduk yurdu 4 bastan durumuna geldik; ancak arac sahipleri serit kaybettiklerinden metrobuse muhalif. Bazi otobus hatlari gercekten tatmin edici derece de uzun; ancak bu hatlarda Koruklu otobus yeterli degil; tekli araclarda oldukca kucuk geliyor.

Yol uzunlugunun bir avantaji da insanlaea zaman ayiramadiklari aktivitelere zaman ayirmalarini saglamak; kitap okumak; radyo dinlemek gibi.

Pazar gunleri sabah saatlerinde toplu tasimanin oldukca dusmesi. Sabah otobuslerinin gec olmasi; insanlar icin sorun olusturabiliyor.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.