Ana içeriğe atla

Kadinin erkege siddeti evresinde once erkek siddeti evresi devam ediyor.


Kadin siddetiyle ilgili haberler her gun onumuze geliyor. Kadinlar kocalarindan ayrilamiyorlar; ayrilmak isteyen kadinlar kocalarindan siddet goruyorlar; en son Besiktas'ta karisini rehin alan vatandasi gorduk. Erkekler kadinlara sanirim daha tutkuyla bagli; kadinlar ise artik eski tip erkek siddetini kabul etmiyor. Yeni tip kadin; kendini yenilemeyen koca tipiyle ugrasiyor; kendini yenilemeyen koca evin reisi sifatiyla dover de sever de taktigini uygulamaya calisirken; bu taktigin eskidigini kabul edemiyor.

Ekonomik gucunu elde eden kadinin bagimsiz davranabilmesi erkeklerin kendini yenilemesini gerektiriyor. Erkek de yeni iliski tipinde kendini konumunun artik reislikten esitlige geriledigini kabul etmek zorunda.

Bu eslerinden ayrilamayan onlara veda edemeyen erkeklerin bir baska ozelligi de siddetle egilim ve dengesizlikleri, belkide eslerini bu yuzden kaybediyorlar. Eslerini, sevgililerini kaybedince kendilerini kaybeden erkekler belki de gunumuzde marka bagimliligi yasiyor; tutkusu belki de koruklenen fanatizmden geliyor; kim bilir elbette kimse bilmiyor.

Erkek ile her ortamda rekabet eden kadin; hala erkegin fiziksel gucune karsi koyamiyor; belki de bu yuzden ayrildiklari kocalarini olduren kadinlari pek okuyamiyoruz.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.