Ana içeriğe atla

Biz yiyemedik siz yiyin Vekilim.


Milletvekileri aciklamis maaslarini ve nasil gecindikleri bende anlatayim bir vatandas olarak; Lutfu Turkkan'dan ne eksigim var.

Her ay 140 TL aylik akbile veriyorum; Milletvekili olsam binemem; sirketim yol parasi vermiyor; kazancimiz ulke standartlarinda 1624 TL maas aliyoruz; arada extralarimiz oluyor. Araba kullanmiyorum; otobuse binme ozgurlugum var; vekilin yok tabii. Otomobile binsem evim ise 50 km araba km basina 30 Kurus yaksa gunluk 30 TL git gel benzin param olur. 4.5 gun benzin parasiyla bir ay toplu tasima araclarini kullaniyorum; bazen korkumdan aylik akbil gecmiyor diye cift biletli hatlara binmiyorum.

Ogle yemeklerini isyerimiz veriyor; arada yemekleri begenmeyip disarda yiyorum 2 sosilli bir ayran 5 TL; kimi zaman pizza yemek istiyor canimiz 4 Kisi ortak 2 orta boy pizza aliyoruz; onunda bize maliyeti kisi basi 7.5 TL oluyor.

Her ay 130 TL'ye yakin cep telefonu faturasi geliyor; bunun yaninda 57 TL apartman aidati var. Su parasi yaklasik 30; elektirik 50TL; dogalgaz 150TL tutuyor. Canim cekip Play Station oynasam saati 4 TL. Bir aylik internet masrafi 50 TL.

Kitap okumak icin kitap alsam ortalama bir kitap 15TL; haftada bir tane okusam ayda 60 TL eder; kutuphaneye gitsem 15 gune geri getirmem lazim; haftada bir gun izin var onu da yolda heba etmek istemiyorum.
Aylik okumak istedigim dergilerin ederi 30 TL ediyor; gazete almiyorum; gundemin gerisinde kaliyor diye; Tiyatroya ayda en az 2 defa gitsek esimle Belediye ya da Devlet tiyatrosu 40 TL; sinemada hadi diger 2 haftada olsun 40 TL de o. Allahtan kira vermiyoruz.

Biz geciniyoruz; cunku maasimiza zam almamiz sizin kadar kolay degil; vekilim sizde alin ama bizde zaman alalim. Bu maaslar ile gariban kalmaya mahkumuz; tercih meselesi milletin vekili olmak kolay degil; bizim felsefemiz baba felsefesi biz yiyemedik siz yiyin evladim; pardon vekilim.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi. Athena bu zeki kadının bugünkü Tür

Bıyıklı Canan ağdalı Can

Kadınlar hayatın her alanında geri mi kalıyorlar, aslında bakınca biraz evet, bu evetin nedeni de kadınlar alınmasın, uğraş alanlarını daha fazla erkek erin yoğun olduğu alanlara kaydırıyorlar. Kadınların özellikle pozitif ayrımcılık talepleri beni çıldırtmak için yetebiliyor. Kadınlar her alanda var olmak istiyorlar, bunun ana sebebi de şu ki, erkekler kendilerini hep üstün gördükleri için kadınlarda eşitliği yakalamak istiyorlar, oysa kadın da erkek de kendi içinde yetenekleri olan ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken cinsiyetler, oysa biz aynı kefeye koyuyoruz onları, iş bu yüzden pisuarda işemek isteyen kadınlar türüyor, diğer yanda da hamile erkekler, her şey eşit olmak adına. Artık kadınlar baş kaldırıp kendi çocuklarını da kendilerini doğurmaya karar veriyorlar. Sperm bankası diye bir olgu ortaya çıktı. Kıyafetler bir yandan unisex olma yoluna giderken bir yandan da etek giyen erkekler türüyor. Ağda yapılması da erkekler arasında yaygınlaşıyor. Manikür, pedikür de çabası, bırak

Şerefsizlik de insani bir özellik.

İroniler ülkesinde yaşıyoruz, gerçekten ironik, ülkeyi yönetmeye talip olan bir Partinin Başkanı, Mustafa Destici çıkıyor diyor ki bize yumruk atana biz Kurşu atarız buna benzer birşey, Ne kadar bayağı ne kadar pespaye. Bu ülkeye gerçekten yazık, belli noktalara gelmiş adamların belli vasıflara sahip olması gerekiyor. İroniler bitmez, hikayesi çok bu ülkenin her gün yenisi yazılıyor ve ekleniyor bu hikayelere; ama şaşırtmıyor, battığımız pislik büyük gerçekten çok büyük ama bu battığımız pisliğin en büyük nedeni hepimizin ahlaklı gözükmek istemesi. Oysa şerefsizlik de bir sıfat ve içimizden bazıları bende dahil şerefsiz olabiliriz, ahlaklı davranmak için önce ne olduğumuzu kabul etmek önemli.