Ana içeriğe atla

Yayınlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Borc yigidin kamcisi; bankanin acimasizligidir.

Vatandaşları uyaran Merkez. Bankası Başkanı Başçı, ''Borçlanmalarda uzun vadeyi ve TL'yi tercih edin. İhtiyatlı olmakta fayda var, borçlanmada aşırıya gitmeyelim" dedi. Merkez Bankasi baskani; Erdem Basci boyle uyarmis; insanlar o kadar kaygisizca borclaniyor ve kredi aliyor ki ben anlayamiyorum; Turkiye gibi istikrarin pamuk ipligine bagli oldugu; gelecegin belli olmadigi bir ulkede borclanmak bana hic de akillica gelen birsey degil. Kisisel olarak borctan uzak durma egilimim var; bunun yaninda bu korkaklik olarak da adlandirilabilecek bir durum; yani ileride basarili olamama is bulamama korkusu buna sebep oluyor olabilir. Son yillarda insanlar ev alma yolunda krediler aliyorlar ve bunlari odemekle bogusuyorlar; olasi bir ekonomik kriz bu insanlarin buyuk sorun yasamasina Amerika tarzi bir krizin kapimizi calmasina sebep olabilir; bu acidan bakinca dikkatli olmak gerek. Tuketim toplumu; tasarrufu onleyip surekli elimizdeki goz koymakla mesgul; tukettikce u

Kim, kimi kafaya alıyor.

Bu ülkenin bazı kadınları var, herkes tarafından takip edilip, dalga geçilen bunlardan ikisi de bu kızlar, onlar mı bizimle dalga geçiyor, biz mi onlarla pek anlayamıyorum, dikkate alınmaları için tek yapmaları gereken Twitter da çıplak poz vermek ve video yayınlamak.

Yaşam kaygısından çok, ekmek kaygısı

Topkapı Sarayı'na yapılan silah saldırının biz turizmciler için daha başka manaları var, bizim için bu saldırılar daha yaralayıcı oluyor, turistlerin güvenli görmesini istiyoruz ülkemizi çünkü bizim açımızdan önemli, önem sebebi de belli, istihdamı canlı tutuyor, iş güvencemizi artırıyor. Esnek bir sektörde çalıştığımız için bu tip terör eylemleri bizi herkesten daha çok etkiliyor. Elbette önce insan canı önemli, ancak ticaret dediğimiz olgu malesef insan canlıyla değil, onun alım gücüyle ilgileniyor, özellikle Turizmde yolunacak kaz gibi görülüyor insanın her türü. Terör ile yaşamaya alışmış bir ülkeden terör ile yaşamaya alışmış bir ülkeyiz. Aslında yarısı savaş halinde olan, diğer yandan komşularında kazanlar kanayan bir ülke için oldukça iyi sayıda Turistimiz var, birde gelişmeyen altyapıyı düşününce rakamlar pek de fena değil gibi. Bugünkü saldırı bizde can korkusundan çok, iş korkusu yarattı, canımızı düşünecek kadar lüks şartlar içerisinde yaşamadığımızdan önce iş, e

AKP, iktidarda başkası var sanıyor.

Ömer Dinçer, Öğretmenler başka işlere yönelsinler demiş, Türkiye'de atanamayan Öğretmen sorunu var. Devlet politikası aslında acı bir noktaya gelmiş durumda , her sorunun çözümü pek eğitimde aramıyoruz, bizim aradığımız çözümlere bakınca Polis de arıyoruz. Devlet her üniversite mezunu 6 ay içerisinde polis yaparken eğitimde böyle bir çalışma yok. Eğitimde yatırımın yapıldığı alana bakıyoruz, akıllı tahta falan. Devletin kaç öğretmene ihtiyacı var bilinmez ama şu açık ki bu kadar öğretmeni istihdam etmek istemediği malum. Herkes öğretmen olma peşinde, kolay meslek gibi geliyor, tatil verilen güvencelere bakınca insan öğretmen olup, devlete sırtını da dayamak istiyor. Aynaya hep bir tarafından bakmamak lazım, nerede o eski öğretmenler. Bu ülkenin kendi içinde çelişkileri var, Üniversite bekleyen onlarca geç, sonra mezun olup iş bekleyen gençler, olmayan istihdam, verilmeyen, verilemeyen kaliteli eğitim. Bu ülkede tam Nasreddin Hoca hikayesi gibi, herkes haklı. AKP de şu sorun va

Kutuphanelerin aranan yazari..

Her olum insana bir takim seyler hatirlatir; bazi isimlerin sende hatirasi olur; bunlardan biri de Server Tanilli; Universite Kutuphanesinde hep kitaplarini gordumuz ancak bir turlu okuyamadim yazar. Yine bir kitap fuarinda onunden gecmisligim; yanindan gecmisligim var. Kitaplarini tarafli olma ihtimali yuzunden okumadigimi da belirtmeliyim; Allah rahmet eylesin. Sent from my BlackBerry® wireless device

Bursa'dan Yildirimlar Cikar...

Sercan Yildirim yeterince sure alamamis Galatasaray'da. 8 Macta 225 dakika yer alan oyuncunun golu yok. Futbolcular hep ayni yanlisi yapiyorlar; parlar parlamaz hemen buyuk takim yolunu tutuyorlar. Oysa buyuk takimlarda yer bulmak her zaman zor olmustur. Bircok isim sayabiliriz; gecmisten gunumuze Zafer Biryol, Gokhan Unal, Serkan Aykut; bu tip oyuncular eger yildizlastiklari takimlarda kalabilseydi; bugun daha ileride olma sanslari vardi; ancak ne yazik ki; gorulen o ki dogru zaman; dogru tercih konusunda basarili olamiyorlar. Sercan Yildirim; yukselen bir deger olan Bursaspor takiminda biraz daha sabrederek bugun ayaklari daha saglam basan bir oyuncu olabilirdi. Kim bilir belki erken ama buyuk takim pek Sercan'a gore degil. Sent from my BlackBerry® wireless device

Topuklari uzerinde yukselen kadinlar.

Arkamdan; sagimdan,solumdan topuklu ayakkabi sesleri geliyor. Hayrunnisa Gul ile hayatimizin daha da icine girdi Topuk; kralice karsisinda yuksek topuklarini herkes konustu; Omer Seyfettin'in Yuksek Okceler kitabindan sonra karsimiza bir kere topuklar cikti. Sonra aklima Kuran ayeti geldi; Nur Suresi 31.Ayet Mü'min kadınlara da söyle gözlerini (haramdan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında süslerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar [4]. Süslerini kocalarından, yahut babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından yahut kocalarının oğullarından, yahut kardeşlerinden, yahut kardeşlerinin oğullarından, yahut kızkardeşlerinin oğullarından, yahut kadınlarından, yahut ellerinin altındakilerden (köle ve cariyelerinden), yahut erkeklerden kadına ihtiyaçları olmayan ele bakıcılardan (dilenci, hizmetçi vs.lerden), yahut henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklardan başkalarına göstermesinler.

Kisiye ozel hukuk uretilir...

Sike cezalari indirildi. Bunun anlami kisiye ozel duzenlenme, kimse bizi kandirmasin, ortada tum ulkeyi sallayan bir dava var ve yasa birden degisiyor. Sonra da bizim bu degisiklilikleri normal degisiklikler gibi algilamamizi istiyorlar; o zaman bende yedim der; isin icinden cikarim. Bu duzenlenme sike sorusturmasinin yonunu de gosterdi; demek ki bu isten ceza alacaklar var; bu kadar acik goruluyor ceza alinacagi; kendimizi kandirmaya; herkesi kandirmaya gerek yok. Zaten sike sorusturmasini yuzumuze gozumuze bulastirdik; zaten hangi konuda bugune kadar adalet sagladik ki; sike sorusturmasinda da saglayalim. Burasi kisiye ozel hukuklarin uretildigi bir ulke; hemen her duruma hemencik bir yasa uretmek de ustumuze yok gibi. Basariyla hukuk uretiyoruz; sonra da ondan yararlaniyoruz. Olan kendisine gore yasa yaptiramayacak durumda olan garibana oluyor. Sent from my BlackBerry® wireless device

Hayallerin Vergi Oranlari aciklandi.

Büyük ikramiyenin 40 milyon lira olarak belirlendiği yılbaşı özel çekilişinde 1 adet 5 milyon, 1 adet 1 milyon 10 adet 500 bin, 50 adet de 100 bin lira dağıtılacak.Milli Piyangonun yılbaşı özel çekiliş biletleri yarından itibaren satışa sunulacak. Yılbaşı özel çekilişinde rekor ikramiye olarak 40 milyon lira verecek talih kuşu, ayrıca 1 adet 5 milyon lira, 1 adet 1 milyon, 10 adet 500 bin, 50 adet de 100 bin lira dağıtacak. Milli Piyango İdaresinin Merkez Bankası Banknot Matbaasında bastırdığı yılbaşı özel çekiliş biletleri, bayilere ulaştırıldı. Özel çekilişte tam bilet 36 liradan, yarım bilet 18 liradan, çeyrek biletler ise 9 liradan satılacak. Yilbasi; geliyor; Milli Piyango'yu unutanlar cikmaz demeyin sansinizi deneyinciler; bir kere daha buyuk ikramiyenin pesine dusecekler; yine istatistikler yapilip en cok kazanan numaralar belirlenecek; sonrasinda bununla da yetinmeyip bazilari umudunu seri bilete baglayacak; hayaller kurulacak; dualar edilecek; olmayan parayla yatirim

Kadin da tecavuz eder.

Bizde siddet haberleri arta dursun Zimbabve'de bir kadin orgutu; erkeklere tecavuz ederek onlarin spermlerini satma girisiminde bulunuyormus. Bizde haber olan; olmayan; dizi konusu olan bircok haber var; ancak sanirim hic biri Zimbabve'deki tecavuz haberlerindeki gibi bizimle ters orantili degil. Burada Fatmagul'un sucunu arastirirken sanirim oralarda Kerim'in Sucunu arastiriyorlar. Bir donem Galatasaray'da oynayan Mapezza'dan beri Zimbabve bizlerde haber olmuyordu. Sent from my BlackBerry® wireless device

Yollar yurumekle; Cumhuriyet sumurulmekle asinmaz.

"CHP'den İzmir'de 'Cumhuriyet Mitin gi '"Gerekçeler; Türkiye'deki gelişmeler, Mustafa Balbay'ın tutukluluğunun 1000. günü ve basın özgürlüğü ihlalleri.Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan CHP Merkez Yönetim Kurulu toplantısı sonrası, Parti Sözcüsü Birgül Ayman Güler açıklamalarda bulundu.Güler, CHP'nin Türkiye'deki gelişmeleri hep birlikte dile getirmek ve buna karşı olduğunu söylemek üzere 4 Aralık Pazar günü İzmir'de bir 'Cumhuriyet, Demokrasi ve Özgürlük Mitingi' düzenleyeceğini acikladi. CHP'nin miting duzenleyecegi haberi boyle verilmis Ntvmsnbc.com alismislar miting duzenlemeye cunku sandikta basari uzak; demokrasinin nimetlerinden olan mitingden fayda sagliyorlar. CHP'nin iktidar olmasi zor gozukuyor; o yuzden meydanlarda ariyorlar teselliyi; 27 Nisan surecinde de yurumusler sandigi bekleyememisler; secilmis bir insanin Cumhurbaskani olmasini engellemek istemislerdi. Oysa simdi Cumhuriyet, Demok

Deneme

1.  Kim Kourtney take Nyc 2.  Angelina Jolie 3.  Spy Net recording ... 4.  Cyber Monday 5.  Miley Cyrus 6.  Office Depot 7.  Apple Store 8.  Bed Bath and Beyond 9.  Overstock 10.  Amazon 11.  Melissa Kellerman 12.  Old Navy 13.  Kmart 14.  eBay 15.  att 16.  Google 17.  Toys R Us 18.  Best Buy 19.  Target 20.  Lowes

28 Kasim 2011 Haftasi

Yeni bir haftaya basliyoruz. Oncellikle Ligden baslarsak Manisa'nin formu sasirtici ve iyi; Istanbul Buyuksehir Belediye Gaziantep'I gecerken Arif Erdem de galibiyetle tanismis oldu. Arif Erdem sabirla bekledi ve de sonunda mutlu sona ulasti. Trabzonspor karsisinda kazanan Besiktas da ozguven kazanmis oldu. Iran'in ilk bizi vuracagini soyleyerek bizi tehdit etti. Malatya'da bulunan Nato Ussunu ornek gostererek bizi vuracaklarmis; ne yapalim onlarda bizi vursunlar olur o kadar artik. Iran bizi vurur mu; vurur biz nasil Iran'I vuracak fuzelere ev sahipligi yaparsak; onlarda gelen bos gitmez felsefesine uygun olarak bizleri vurabilirler. Behzat C dizisine Ahmet Ugurlu katilmis; dizi daha da izlenir hale gelmistir saniyorum. Vakit problemi nedeniyle diziyi izleme sansimiz olmasa da yine de gonlumuz orada. Bir dizi var orada uzakta; Izlemesek de o dizi bizim dizimizdir. Ortadogu'da baslatilan tasfiye surecinde halkalardan biri de Baser Esad; o da direnme yol

Unsuz kabahatlerimizi unlulestiren haller.

Selma Ann Desmond olmus; Ali Taran'in eski eski. Ali Taran'in eski esi olmasinin yaninda ayni zamanda kansermis. Ali Taran ile ilgili aciklamalari da var. Unlu camiasinda belli yas ustu erkeklerin genc kizlara ilgisi oluyor. Nitekim Ali Taran'in yeni esi Ayse Ozyilmazel'in babasi yine unlu sanatci Neco'da daha genc bir kadinla evlendi. Aslinda birazda ilahi adalet. Unluler dunyasinda; daha dogrusu gunumuz dunyasinda insanin vakti bircogu is alaninda geciyor ve bu unlulerin bircogu is ziyareti adi altinda eslerini aldatiyorlar. Gelisen tip bu tip erkeklerin; maddi imkanlari da var; guclerini zinde tutuyor. Onlarda daha cok cinsel tercihleri ve de elbette bosluklarda yasiyorlar; daha fazla heyecan adina gidip daha genc kadinlarla beraber olabiliyorlar. Burada aslinda Selma Ann Desmond'un olumunu gundeme tasiyan icinde aci barindirmasi; aldatilan ve kanser olmus bir es hikayesi oldukca dramatik oldugu icin; ajite edilerek medyaya gundeme sunuluyor. Olene k

Dersim'den otesi Ermenistan

Dersim'I konusuyoruz; Basbakan ozur diliyor neden diliyor; cunku isin icinde CHP var; yazik siyasetin boylesi ucuz. Neden Dersim'den bugunku CHP sorumlu gibi gosteriliyor anlasilamiyor; siyaset ucuzluyor. Ondan sonra CHP karsi saldiriya geciyor; Madimak'I gundeme getiriyor. Acilarimizi siyaseten kullaniyoruz; ayiplarimizi kullaniyoruz. Nerdeyse olay Ermeni Soykirimina kadar uzanacak ve diyecekler ki; onu da CHP yapti; ayiplar devam ediyor; gercekten ayip. Siyasetin ustu olmasi gereken konular siyasetin icine cekiliyor ve Temcit pilavi gibi isitiliyor; her iki tarafta isitiyor umursuzca isitiyorlar. Ayip ayip ediyorlar. Dersim'de ne oldugu cok onemli degil su an; simdi onemli olan Dersim'den katliam cikarip bir partiyi bitirmek icin ucuz cok ucuz yola basvurmak; buradan bakinca gorunen bu tablo; yazik dedirtiyor. Kim, nasil bunlari piyasaya suruyor anlayamiyorum; anlamaya calisiyorum; olmuyor. Dersim ile geriye donuk siyasetle bugunu vurmak Basbakana ne kar

30000 getirseydik; simdi yasar miydik?

Bedelli sonunda cikti. Askerligini yapanlar icin niye cikti; yapmayanlardan yasa takilanlar kahrederken; 30000 TL bedel odemeye hazir olmayanlar kahirlari paylasiyor. Bu benim yasam surecimde cikan 4. Bedelli ama bana sanki bu ulkenin gundemi hep bedelli ile doluymus gibi geliyor. Cok konusuldu; yazildi; cizildi ama sonunda cikti; artik bizimde nurtopu gibi bir bedellimiz var. 21 Gunluk temel egitimi de kaldirmislar iyi de etmisler. Burdur'a yazik oldu diyorlar; ama ne yapalim biz Burdur'u; her karar bir yerleri uzerken bir yerleri sevindirir; birilerini de sevindirebilir; uzme hakki da sakli kalma kosuluyla. Aslinda simdi hepimiz Zengimiz Bedel verir; askerimiz fakirdendir diyor ya; asil bedeli Zengin degil; fakir oder; hayat fakire bir baska zordur. Bir defa bedelli askerlik esitlik ilkesine aykiridir. Bunda hem fikiriz; askerden sogutuyorlar halki. Bedel odeyemeyenlerin yaninda caniyla bedel odemis olanlar var. Kimileri canlariyla gorunmeyen olculmeyen bedeller odedi

Koalisyon hukumetleriyle dogru orantili seyirci misafirperverlikleri

Buyuk takimlarin maclarinda deplasman seyircisi alinmayacak; yani rakip takima yer yok. Biz yer yoklarin ulkesiyiz; aslinda cozemiyorsak en kolayini bulmusuz yok saymak; yok sayarak kurtulma yoluna gidiyoruz. Yok sayalim; tek hukumdar ev sahibi olsun; rakip takim oyunculari baski altinda bulunsun tek amacimiz bu; baska amaclar gutmuyoruz. Futbolu da ev sahibi olanin dedigi olur noktasina getirirsek; o zaman iste futbol futbol olmanin otesine gecer ve horoz coplugune doner. Horoz kimse o otmeye baslar. Azinligin hakkini korumayi bilmedigimiz buradan belli olmaya baslar; altta kalanin cani ciksin noktasina geliriz. Cani cikmaya baslar altta kalanlarin; demokrasiye bakisimizin ozetidir aslinda futbola bakisimiz. Eskiden Koalisyonlara yer varken bu toplumda rakip takim seyircisine de yer vardi; tek basina iktidara alistikca kovmaya basladik deplasman seyircisini. Kovaliyoruz arkamiza bakmadan; dusunmeden. Sent from my BlackBerry® wireless device

Eksi madem bicakla ortasindan keselim demekle olmaz.

Gundemde eksi sozluk kapatilsin var; neden kapatilsin; cunku etkin asil mesele; kufur ya da hakaret degil; eksi sozlugun oturtmaya calistigi elestirisel bakisin insanlari etkilemesi; toplumu etkilemesi. Aslina bakarsaniz eksi sozlukte demokratik olmayan bireyler var; bunun yaninda klavyenin arkasina saklanan delikanli gorunumlu tiplerde var; ancak bunlar sozlugun kapatilmasina sebep teskil etmemeli. Sozluk bu topluma ogretiyor; alternatif medyanin sesi. Aldirmama yetenegimiz gelismemis; bugun sozlukculeri klavyenin arkasina siginmakla suclayanlarda bir takim guclere siginiyorlar. Kendilerini koruma altina aliyorlar. Onlarin da guvendigi; saklandigi kavramlar var; yok degil; herkesin duelloya davet ederken guvendigi olgular vardir. Eksi sozluk de de sanal kahramanliga guvenenler var. Ancak gercek dunyada kendi yarattiklari sanal kahramanliklara siginanlar var. Bunu inkar edemeyiz. Eksi sozluk v.s kapatilirsa tek ses duymaya baslariz. Eksi cok sesliligin en yaygin oldugu ortam hos

Avcı değil, Av

Milli Takımın yeni hocası belli oldu. Bu sefer de Abdullah Avcı geldi, soyadı Avcı ama av olacak, bu ülkede başarmak çok zor, hele ki böyle Abdullah Avcı, Ersun Yanal gibi  lobisiz hoca olmanız durumunda harcanmanız 10 Kuruş kadar kolay olacaktır. Milli Takım'da başarılı olmak isteyen Avcı'nın tek yapması gereken kendi takımını kurabilmesi olmalı, yeni baştan, başarıya aç isimlerden oluşturmalı takımı. Galatasaray'dan teklif geldiğinde takımı yarı yolda bırakmayacağını söylemişti, ancak bu kez yarı yolda bıraktı, aslında Büyükşehir Belediye ile daha büyük başarılar elde edebilirdi, ancak tercih etmedi, bence Milli Takım'da başarı zor bir olgu ve Avcı gibi başarıya koşan hocalar için Milli Takım zor bir durak. Mehmet Demirkol'un önerisi aslında gayet yerindeydi, Milli Takım kulüp takımıyla beraber çalıştırılmalı. Ancak büyük mesai harcayıp, oyuncu seçimlerini yeniden yaparsa başarılı olur. Başarılı olmasını istiyoruz, ancak zor. Bu arada ben Arif Erdem'in

İzmir Alsancak da Evlilik Teklifi

Kızlar için oldukça hoş evlenme teklifi, erkekler içinse çıtayı biraz yükseltiyor, biz erkekler bu tip evlenme tekliflerine soğuk bakarız, şov tarafı oldukça fazla. Elbette kızlar için hayranlık uyandıracak bir teklif, ama kıza olan sevgiden mi yoksa, şova yönelik bir kişilikten mi bunu bilebilmek önemli. Birde bu evlilik ne kadar sürer, onu merak ediyorum.

Vicdansızlık ile Vicdan arasında çizgi G3'den mi geçer.

Vicdani ret, bugünlerde konuşulan bir kavram. Aslında askerlik de bir vergi, vakit nakittir ya, işte vaktin de bir vergisi var, devletin sağladığı imkanlardan yararlandığımız için zorunlu olarak askerlik yapıyoruz. Öldürmeyi, ölmeyi reddeden bünyeler silahtan uzak durmak isteyen bireyler olabilir. Herkes "Delikanlı" olmak zorunda değil. Biz ne delikanlılar gördük, vatan , millet, Sakarya deyip, iş askerden kaçmaya gelince, delikanlılıktan kaçacak delik arayan. Bizim toplumumuz zaten askerlik zorunlu dahi olması, psikolojik baskı yöntemiyle insanları asker olmaya zorluyor. Ben gidip, Doğu'da ölmek istemiyorum diyenler korkaklıkla suçlanmamak adına öldürmeyi istemiyorum diyebiliyorlar ya da gerçekten öldürmeyi istemeyenlerde var. Bu ülkede asker olmak demek bir savaşa dahil olmak demek, savaşmayıp sevişmeyi tercih edenlerin yanında bu ülkede sevişmek için savaşabilen erkekleri tercih eden kızlarda var. Askerde ne öğrenirsin, mesela eline hiç silah almamışsan önce si

Ne O eski Ben, Ne de O Eski Time

Tayyip Erdoğan Time dergisine kapak olmuş, artık günümüzde medya o kadar çok gelişti ki Time kapak olmak o eski zamanlara benzemiyor, eskiden kıymetliydi, Time dergisine kapak olabilmek şimdi sanki pek kıymeti yok gibime geliyor. Elbette önemlidir, ancak abartmaya gerek yok, Time'a kapak olmak o kadar da önemli değil. Time dergisine kapak olan Türkler sırasıyla şöyle: Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Adnan Menderes, Mehmet Ali Ağca, Naim Süleymanoğlu, Şükrü Saracoğlu, Mine Karakaş ve Mehmet Öz. Bugün herkes kendi medyasını oluşturma noktasına gelmiş, yani herkes sesini bir şekilde duyurma şansına sahipken Time dergisine kapak olunmuş, olunmamış pek önemli değil. 

Umudumuzu kaybetmemeliydik.

Olmamış, dün mucize gerçekleşmemiş, oysa daha dün Milli takım forması aldık eşimle, ne de olsa bizim takımdı, bugün olmasa yarın olurdu, Mustafa Denizli olsaydı olabilirdi. Hani herkesin hayret ettiği 3-0'ın rövanşında 5-0 yendiğimiz maç var ya, onun gibi olabilirdi, olmadı, hani Rıdvan'a kızıyoruz ama adam bazen haklı, bazen motivasyona ihtiyacımız var. Hiddink gibi büyük bir hocayı iş bilemez diye harcama hakkımızı da kullanırken şunu da ifade etmek konusunda sakınca görmüyorum, yabancı hocalar hala anlayamamış bizim bazen saçma sapan işler yapabildiğimizi. Tarihte ne maçlar gördü bu millet, Valeranga'ya3-0'dan kaybeden ülkenin 8 yemeye alışkın ülkenin çocuklarıyız biz, ama insan yine de kabul edemiyor, ilk maç 3-0 yenilip 2. maçta bayrağı teslim etmeyi kabul edemiyor. Biz 119. dakikasından maç çeviren bir milletiz, biz 3-0 yenildik diye hemen teslim bayrağını çekmemeliydik, ama hemen teslim olduk. Futbolun içinde de başka kavramlar var, elbette Plevne'

Fiziken uygun, ruhen değil

Dün gece 3-0 gibi bir mağlubiyet aldık ve tüm gözler Volkan'daydı, tam olarak döküldüğümüz maçta yine hata kalecide bulundu. Volkan'ın bu kadar tepki almasının altında yatan nedenlerden biri de sakallarıydı, aslında Volkan'ı yuhalatanlar bu maçı, ısrarla Telekom'da oynatanlardır, Emre'de yuhalanmıştı. Volkan, Milli Takımın performans olarak kalecisi olabilecek bir adam , ama karakteri Milli bir karaktere uygun değil, tıpkı Emre gibi onun da karakterinin uygun olmadığını hepimiz biliyoruz. Milli Takım oyuncusunun içe sindirilmişliği olacak, sağda solda o takıma bu takıma hareket çekmeyecek, çıkacak sadece oyununu oynayacak, Volkan topla başka oyunlarda oynayan bir kaleci. Seyirci ona tepki gösteriyor, ama ortada 2.yarıda şut atamayan bir takım var. 

Hadi bi daha bi daha

Bugün,Hırvatistan ile bir kere daha karşı karşıya geliyoruz.Anılarımız var, elbette. O anılarımızı bugün tekrar tazelemek istiyoruz. Tekrar sahnede yerimizi almak istiyoruz. Bizim tarzımız farklı tarzımızı bir kere daha ortaya koymak için Hırvatların karşısındayız. Maç başlıyor, Alman Hakemin düdüğüyle umudumuz kazanmak , bir kere daha kazanmak istiyoruz. Sahada görmekten mutlu olduğumuz oyuncular var, Hamit Altıntop, Gökhan Gönül, Arda Turan, Selçuk İnan. Golü yiyoruz çok erken yiyoruz. 2. Dakikada sağdan gelen ortada Olic golü atıyor, erken atıyorlar, ama biz yakalayan tarafız. Erken yedik golü, şoka girdik bile, oynamıyor, yalnızca seyrediyoruz, golü oldukça erken yedik. Arda Turan saha içinde Fatih Terim olma görevini yerine getirmeye çalışıyor, bastırmak istiyoruz, ancak şu ana kadar bunu başaramadık, parlamak istiyoruz ancak ilk 7 dakikada başaramadık. Maç orta saha dediğimiz mücadele tarzında geçiyor, Hırvatların ağzı yanmış o

Laz Ziya zaten olmustu; Olen Islami Betil

İstemi Betil; Kurtlar Vadisi'nin Laz Ziyasi olmus; Kurtlar Vadisi dizisi hepimizin hayatindan en az bir kere teget de olsa gecmistir. Hepimiz Laz Ziya'yi su ya da bu sekilde duyduk. Belki uzucu olan sadece televizyonun oyunculara duyulma sansi vermesi; ya da belki de sadece bilmek isteyenler bilsin daha iyidir. Sent from my BlackBerry® wireless device

Hirsizin hic mi sucu yok.

Van'da bir kere daha deprem oldu; binalar yikildi; Japon Atsushi Miyazaki'nin olumu bile Japonya ile aramizdaki farki ortaya koydu. Van'da Bayram Otel yikildi; simdi hukumeti sucluyoruz; tamam suclayalim; ama birazda donelim Turk insan profiline bakalim; icindeki adam sendeciligi gorelim ve toplumu duzeltmeye calisalim; zaten duzgun bir toplum saglikli hukumetleri secebilir; saglikli isi yapan burokratlar cikarabilir. Futbol takimlarinin her kotu gidiste hoca degistirerek iyiye gidecegini sanmasi gibi; hukumetlerin gitmesinde toplum cozum ariyor; oysa yoneten de zorla iktidara gelmediyse o toplumun bir parcasidir asil bozukluk toplum yapimizda. Yapimizi degistirmemiz gerekiyor. Sent from my BlackBerry® wireless device

Recep Tayyip Erdogan Erkan Mumcuya Tası

Tayyip Erdoğan Erkan Mumcu'ya ayar verirken bir yandan da Abdüllatif Şener'i gösteriyor kameralar. O da daha sonra bıraktı grubu.

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk Muhallebi Kralı'nda (9 Kasım 2011)

Hakkı Devrim ile Yaşar Nuri Öztürk birbirine girmiş, bu birbirine girişte Yaşar Nuri Öztürk Hz. Muhammed'e sahip çıkmıştır. Hakkı Devrim ise tahrik etmiştir, yani herkesin saygıyla eğildiği Hz. Muhammed'i küçümsercesine Kabile Şefi demesi yanlış. Okan Bayülgen durumu kurtarmak isterken olaya Okan Bayülgen'in açıklamalarında Yaşar Nuri alttan almadı. Hz.Muhammed bugün bu ülkenin ordusuna peygamber ocağı deniyor, bu ülkede İslamın bu ülkeyi geriye götürdüğünü düşünenler var, bırakın düşünsünler; neye göre kim göre geriye gidiş var, onu da ancak inan için bilen Allah'tır, ha bu dünyada geriye gidildiğini düşünenler varsa bu dünya onlara kalsın. Din ile ilgili hepimizin ortak noktası olamaz , çünkü görünen ve tahmin edilen inanılan farklıdır, o yüzden her birimizin din algısı farklıdır ve bugün din cemaatler dışında malesef popüler değildir, ve dinsizlik bu dünyada zevk sunar, dünyanın zevkleri insana iyi gelir. Hz. Muhammed'e Muhammed demek isteyenler kendilerini

Yastigimin sag yani bos

Duvarda durmasa da resmin Uykumda kulaklarimda sesin Yastigimin sag yani bos nerdesin Gunler geciyor bir basima yok nefesin. Unuttun mu ben bir tek seni sevdim. Sent from my BlackBerry® wireless device

Ozgur Libya'da Surgun Muhabir.

Sabah NTV'de bir program vardi; sunucu Mete Cubukcu; Libya'nin ozgurlesmesini anlatiyordu. Diktator Kaddafi gitmisti artik; oysa unuttugumuz bir sey var; her rejim su an dunyada var olanlari kastediyorum gucluye avantaj sagliyor; o yuzden aslinda halka donuk bir rejim turu yok. Bize varmis gibi geliyor. Zaman zaman Radikal'de okudugum; durusu oldugu belli olan Mete Cubukcu'nun Libya'dan yaptigi programda ozgurluk kelimesini kullanmasi da bir bakima ironik olmus; ben Mete Cubukcu'ya pek yakistiramadim. Iktidar kavgalarinin kurbani olan bir halka; baska bir iktidar ozgurluk getirmez gibime geliyor. Sent from my BlackBerry® wireless device

3 Mayis 1989-08 Kasım 2011

03 Mayıs 1989 'da Devlet Bakanı yine Cemil Çiçek, yıl 2011 aynı Cemil Çiçek meclis Başkanı, ama spiker Orhan Erhantan'ı ekranlarda göremiyoruz. Demek ki yıllar bazılarını oldukça çabuk eskitiyor.Geçen yılların içinden geriye kolayca dönüp bakma şansını bize, Youtube gibi televizyon programları veriyor. O dönemde yine bir başka isim var, İnal Batu dönemin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, daha sonra CHP Milletvekili oldu, kızı Pelin Batu Tarih'in arka odasında ön plana çıkan, zaman zaman dalga geçilen bir isim oldu. O gün yine RTÜK başkanı olarak Yılmaz Büyükerşen'i görüyoruz; kendisi bugünlerde CHP Milletvekili, Anadolu Üniversitesi Rektörü, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı da yaptı, Yılmaz Büyükerşen. Kıbrıs sorununun bir gram ilerlemediğini görüyoruz. Gelişen, değişen Türkiye'de değişmeyen olgular var. O dönemde Lübnan'a sahip çıkacak bir Recep Tayyip Erdoğan olmadığını görüyoruz. Bitiş anında Kameralarımız Galatasaray-Fenerbahçe maçının

Olsun gariban; yasasin vatan

Yildirim Turker; bugun yazisinda sorgulamis neden her iki taraftan da yoksullar oluyor diye; elbette her iki taraftan da yoksullar oluyor; zenginler; zengin cocuklari bedelini verip hayatta kalmanin yollarini ariyor. 40 yasina kadar askerden kacanin tepesine binemeyip aslinda bizim ekonomimiz guclu diyen Ismet Yilmaz; sorgulamiyor o zaman neden sadece parasini verene bedelli diye. Sayin Bakan konusup duruyor. Zaten birakin her iki taraftan da fakirler olsun; dertli gunler yasayacaklarina belki mezarlarinda huzurlu yarinlara yeleken acabilirler. Zenginlerin cocuklarini cok az goruyoruz cenazelerde; gariban oluyor; garibanin cocuklari ates altinda oluyorlar; belki de vatan en cok onlara lazim parasini verip kacamayacaklari icin; zengin hemen oglunu korumaya; kollamaya aliyor. Olsun gariban yasasin vatan. Sent from my BlackBerry® wireless device

Hulya hulya derdini soyle

Simdi de Hulya Avsar takmis bayram kutlamasina ve kesilen hayvanlara; her zaman kesilen hayvanlar nedense Kurban Bayraminda mevzuu oluyor; birakin hayvanlari insanlar kesiliyor bu dunyada; insanlar yok ediliyor kimsenin sesi cikmiyor; cikiyor da iste ne biliyim Somali'de aclik; Van'da deprem olunca cikiyor. Burasi Muslumanlarin cogunlukta oldugu ve kurbanin onemli oldugu bir ulke.Sorgulanmasi aslinda bu degil; sorgulanmasi gereken insanlarin kurbani amaci disinda yemek icin kesmesi; dolaysiyla mesele olan o olmali; gercekten insanlar bu etleri yerine ulastiriyor mu? Maddi durumu iyi olan insanlar o kurbani kesip; yapacaklari mangallarin. Hayalini kuruyorsa tartisilmasi gereken odur; baska bisey degildir. Her bayram bu ulkede yeni yasiyormus gibi kurban ilgili demec verenlere de yaziklar olsun diyorum. Sent from my BlackBerry® wireless device

Müge Yılmaz 'Annem Annem'

Barcelona Vs Athletic de Bilbao 2-2 All Goals Highlights la liga bbva hi...

Bayram, delirene kolay.

Bayram'da çalışmak kimilerine zor gelse de biz turizmciler alışıyoruz. Elbette hayatta diğer insanlardan geri olduğunu anladığın andır bayramda çalışmak, herkes tatil planı yaparken, bayram ilgili planlar yaparken sen son dakikaya kadar hangi gün çalışacaksın, çalışmayacaksın beklersin, sonrada bir bakarsın ki eski bayramlar gibi değil bayramlar, çalışsan ne farkeder, çalışmasan ne. Bayramda mutlaka birileri çalışacak ki, diğerlerine bayram olsun. Çalışırsan şarkı söyleme başlarsın. İnsan yine de hüzünlenir. Artık insanlar o kadar çok paraya taparken oldular ki, bayramda çalışmak gerekiyor artık, oysa birçok insan bayramda çalışmayabilir, alternatif yöntemler bulunabilir, vardiyalı çalışma sistemi zorunlu kılınabilir, bayramda çalışma saatleri kısaltılabilir, özel ihtiyaçların bayram fiyatları daha pahalı olabilir, böylece işçinin kısa çalışma maliyetleri ürünün fiyatına yansıtılır, örneğin 8 saat yerine 4 saatlik çalışmalar yapılabilir. Bayram çalışmasının önüne geçilebile

Behzat Ç, seni kalbinde yeşertenlerin filmi

Behzat Ç, dizisini bir türlü izleyemediğim ama filmi için koşa koşa gittiğim bir polisiye, aslına bakarsanız dizisi varken bir filmi insan neden yapar diye düşünüyorum, ama iyi ki yapmışlar, ilk defa bu kadar uzun Behzat Ç izledim.Küfürü bol ama hangimizin hayatında küfür yok ki, her birimiz günde defalarca kere küfür ediyor, kimse etmiyorum dese ben ediyorum. Bu filmin oyunculuk yorumunu yapmak zor zaten birçok insan diziyi biliyor. Konusu da biraz bugünlere selam çakıyor, Ergenekon, yasadışı örgüt cinayetleri falan, biraz bugüne yakın olmuş, ama olmuş. Sıradan Türk filmi gibi, ama zaten ben sıradan Türk filmlerini de seviyorum. Bu filmi kimler izler, biraz Ankara Havası almak isteyenler, biraz gülmek isteyenler , ha birde maço erkek sevenler için güzel bir film olacaktır.