Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

29 Ekim Gobegini Kasiyan Adama Kutlu Olsun

Van Depremi Cumhuriyet Bayrami kutlamalarini iptal ettirdi. Sonrasinda AKP ve Abdullah Gul'e yuklenme basladi; zaten bu adamlar Cumhuriyeti sevmiyor o yuzden iptal etmeleri de normal gibi bir hava verildi; veriliyor.
Bir kere bu adamlar siyasetci yagmur nereye yagarsa semsiyeyi oraya acarlar; dolaysiyla burada anlatilan gibi basit degil. Zaten iktidar olabilmelerini de Cumhuriyet daha dogrusu demokrasi sagladi; yoksa hic birinin dedesi pasa degil; dolaysiyla onlarda kutlar; ne gariptir ki uygulama da zaten demokrasiyi icine sindiremeyenlerde genel de pasa cocuklari ve torunlari oluyor.

Maclar oynairken; hayat tum seyrinde devam ederken sadece Cumhuriyet Bayramini da iptal etmek bir kohne zihniyet urunudur; o da ayri. Halk acilarini unutma torenler iptal edilmemeli; sadelestirilmeli. Bir de halk kimin Cumhuriyeti ne kadar sevdigine bakmiyor; kimin kendisine daha cok,fazla soz verdigine bakiyor. Gobegini kasiyan adam; demokrasinin belki de tadini en cok bugun cikariyor. O zaman ne …

Deprem vergisinde Deprem

Efendim; Maliye Bakani Mehmet Simsek deprem vergisiyle double yol yapildi demis; vatandas da kiziyor simdi. Ya bu ulkede vergilere adlar yalanciktan konur; bu nasil farketmiyorsunuz; bu yalanciktan konulan isimler ile devlet vergiyi toplar; yatirimi ve batirimi istedigi yere yapar; yaygaraya gerek yok.

Simdi saf gibi oturup da deprem vergisi toplandi; depreme harcanmamis demek; ayip; o vergi depreme harcansaydi haber degeri olurdu; hem ne olacak canim birde dogu depremi vergisi koyar ona da para toplar devlet.
Bana gore konulacak yeni vergiler yerine kacirilmayan vergiler toplasinlar bizde rahat edelim onlarda etsinler; bundan bir zarar cikmaz; ne zarar gelir ki; hic bir zarar gelmez.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Birak Sag Eli Sol Eli EL goruyor.

Van'a yardimlar akiyor; nerdeyse su gibi; ama hem yapilan hem de yapilmayan yardimlar anlamsiz bir sekilde tartisma konusu oluyor.

Dini televizyon Samanyolu bile sag elinin verdigini sol elin gormeyecek ilkesini unutarak tutup acik bagis yaptiriyor; kusura bakmayin o zaman bu sova giriyor.

Halit Ergenc ve Muhtesem Yuzyil dizisinin ekibi bagis yapiyor; 100000 TL az diye yaygara kopariliyor; oysa adam bagis yapmasa akla bile gelmeyecek.

Sonra Oya Basar cikiyor isi sova donusturup sehitlere bagis kampanyasi diyor; bugune kadar nerdeydi merak ediyorum. Mehmetcik diye bir vakif var; herkes gitsin orada gizlice yardim yapsin.

Van'a yapilan yardimi birak sag e ile sol elin gormesini EL goruyor; o zaman bu sova giriyor ve sosyal medyada baskasinin vermedigi paralari elestirip vay kocum benim edalariyla bedava kahraman olanlar. Turuyor; yazilktir; gunahtir.
Sent from my BlackBerry® wireless device

Bu aksam Inonu'de Metris'in golgesinde Besiktas ile Fenerbahce aglasacak.

Bu aksam Besiktas ile Fenerbahce; Kabatas'in biraz otesinde Besiktas'a dogru giden yolda; Dolmabahce'nin karsisinda; Fi Yapi takma adli; 2. Cumhurbaskani Inonu'nun de adini tasiyan stat da karsi karsiya gelecekler. Her iki takimin da stadinin isminde bir CHP'li var ve her iki takim icinde Metris ozel bir anlam ifade ediyor; iceride yoneticileri bulunmakta.

Oncelikle Valilik cok da anlamli olmayan bir kararla futbolu dikta rejimine cevirip sadece evsahibinin soz soyleyebilecegi yonunde karar aldi.

Her iki takimda sahada bugun futbol oynayacaklar; gecen yilin son macinda mac 2-1 Fenerbahce lehineyken; Almedia o golu atmayi basarabilseydi bugun her iki takimin da kader cizgisi farkli olabilirdi.
Hersey normal olsaydi bugun iki takimin basinda birer Turk Teknik Direktor olurdu. Guzel futbol; ama oncesinde hakemin konusulmadigi bir mac olsun.

Sanirim Nurullah Saglam'in dedigi gibi Fenerbahce bu sezon acilarindan beslenecek ve sahadan en kotu 1 puan alacaktir. Fener…

Federasyon uzattikca uzatiyor.

Futbol Federasyonu statuyu degistirmis yine; UEFA'ya sormuslar. Her seyi zaten UEFA'ya soruyorlar; beceremediler; bir tulu bu ligi yonetmeyi bilemediler; hersey UEFA'ya mi sorulur; ondan sonra maclarin izlenmesini bekliyorlar; komedi gibi; bugun konustugunu yarin yalanlayan; kivirmak icin ugrasan Federasyon'dan bir sey olmaz. O zaman ne yapmak lazim; izlemeyin taraftar gruplari futbol aslina donene kadar izlemesin. Bu yil yasanan komediyi isimlendirmek icin nerdeyse TDK toplanip sozcuk bulacak.

Her hakkini Avrupa'da mi aramak zorunda bu millet; adaletini Lahey'de;futbolunu Cenevre'de futbolcusunu Almanya'da krize girdiginde ekonomi Bakani Almanya'da, ararsa iste o zaman o ulkede ters giden birseyler vardir.
Bu kadar buyuk ekonominin dondugu futbolu Turkiye'nin onemli sirketlerinde ki adamlar yonetiyor ve boyle yonetiyorsa; once bir gecmis olsun demek gerek; acaba bunlar sirketlerini nasil yonetiyorlar; merak ediyorum; yoksa vatandas keriz nasil …

Prof. Dr. Arzu Oğuz'un açıklaması 08.10.2007

Türk Yargıçlarının AİHM'DE reddedilmesine ilişkin kararın Onpunto ve Milliyet Blog'da yayınlanmasından sonra, yazımı Google araştırmaları sonucu okuyan ve farklı bakış açım nedeniyle beni ödüllendirmek isteyen, Sayın Profesör Doktor Arzu Oğuz, söz konusu karar ile ilgili açıklamayı yapmak için bir amatör yazar olan beni seçmiştir. Sayın Oğuz'u hiç tanımama rağmen gösterdiği ilgi ve sevgiye teşekkür eder ve yazısını yayınlamaktan kıvanç duyarım. Hiç tanımadığınzın birinin üstelik de her türlü gazeteye açıklama yapacak birinin size açıklama yapması bir amatör için gururdur. İşte Arzu Oğuz'un konu ile ilgili görüşleri.

"Sayın Yusuf Karaca,
Milliyet Blog için hazırlamış olduğunuz yazınızda AİHM’in Türk Yargıç adaylarını reddetmesi hususuna yer verdiğiniz gördüm. Bu kadar çarpıtılan bir haberin arka planına bakabilme duyarlılığına, sezgisine sahip olduğunuz için sizi yürekten kutlarım.

Bilindiği gibi AKPM Türkiye’nin yargıç adayı listesini reddetmiştir. Ben bu nedenle…

Kim bilir kac kara para aklandi bu kara gunlerde.

Van'a sosyal yardimlar basladi; bircok sirket yardim ediyor; ama bizler emin olamiyoruz; kim niye yardim ediyor. Bir tek vatandas Riza'nin yardimina inanabiliyoruz; gercekten istedigi icin yardim ediyor; ancak digerleri icin boyle kaanatimiz olmuyor.

Kimi vergi kaciriyor; iscisinin maasini odemiyor; iscisini yerine adam yerine koymuyor; ama bagis yapiyor. Van'a bagisi kac kisi oturup iyi bir reklam olur diye yapiyor kim bilir; kim bilir kac kurulusun derdi reklam. Diger yanda kim bilir hangi sanatcilar tepkilerden korkuyor; hangi programcilar korkuyor; bana en samimi tepki olarak Ridvan Dilmen'in ki geliyor.

Insanoglu hesap-kitap uzmani bilmiyor tahmin edemiyoruz neyi nasil kimin icin yaptigini; ama olsun Kara para belki de kara gunlerde ak gunler icin kullaniliyordur.


Sent from my BlackBerry® wireless device

Dogu Bati'ya yardim edebilir mi?

Dogu'daki deprem Bati'da olsaydi ne olurdu diye soranlar bazi ayrintilari altliyorlar gibime geliyor; Dogudaki deprem burada olsaydi; herhalde bati kendisine bu kadar yardim edebilecek bir dogu bulamazdi. Bunu da unutmamak lazim. Bati'nin imkanlari karsisinda dogununkiler malesef zayif.

Elbette Dogu'nun bir baska dezavantaji olacak; gozden irak olan gonulden de irak olacak; daha zor bir hayat onlari bekliyor olacak. Oysa batinin tuzu biraz daha kuru. Deprem aslinda bize bir takim seyleri sorgulama sansi veriyor; iyi degerlendirmek lazim.

Deprem sosyolojik,ekonomik,psikolojik bir cok hayatimizla ilgili konuda bize isik tutuyor; bizim bunu degerlendirmemiz ve gerekli dersleri cikarmamiz lazim.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Madem İnsanlar öldü, Bırakın da insanlık yaşasın.

"Her fırsatta küçücük çocuklar tarafından taş attırılan polisler, olay yerine gelip ilk müdahale edenlerdi. Mehmetçik... Bizim Selcan'ın erkek kardeşi de Van'da askerlik yapıyor. Ona ve tüm askerlerimize hayırlı teskereler diliyoruz. Allah da askerimize polisimize zeval vermesin. Onlara taş atanların da elleri kırılsın. Canımız istediğinde kuş avlar gibi taş atıyoruz. Dağlarda vuruyoruz. Sonra bir şey olunca da asker gelsin, polis gelsin diyoruz. Dengeleri kuralım. Zor günlerde canım cicim. Kuş avlar gibi avlamayalım bunları. O kadar kolay değil. Herkes haddini bilecek..."




Kaynak : http://www.internethaber.com/muge-anlidan-cirkin-deprem-yorumu-379718h.htm#ixzz1bilXMMTM.


Yukarıdaki yorumlar Müge Anlı'ya ait, tepki çekmiş sözleri. Evet bu ülkede Türk-Kürt meselesine faşizanca yaklaşılıyor. Ancak olayı sadece faşist şekilde yaklaştı olarak algılamamak gerek, insanın canı yanıyor, ama televizyon insanın sosyal sorumluluğu var, o ekrana çıkıyorsan savaşa değil barışa hi…

Belki agladinizda dersiniz orada bir koy var uzakta.

Nasil baslardi sarki; orada bir koy var uzakta; o koy bizim koyumuzdur; gitmesek de kalmasak da bizimdir o koy, Iste boyle baslar bazi sehirlerin; illerin koylerin hikayesi.

Kahvalti sofralariyla meshur Van; simdi kendisine edilecek yardimlarla kurulacak sofralari bekler; Van'in bir ilcesi varmis Ercis ogrenirsin aciyla; belki Van'da aklina bir Cannes(Kan)-Van ikilemesiyle gelir; belki de senin sadece canavari onemlidir; Saadettin Teksoy ve Van golu canavari.

Insanoglu; dun yine doganin gazabina ugradi. Kendi eliyle de etkiledi;kolaylastirdi olumu. Ayni evde yasayanlar ayni kaderleri paylasti; calan muteahit hepimizden caldi.

Deprem butun insanlari birlestiriyor. Avrupalilardan; Amerikalilardan, Hintlilerden,Araplardan tum musterilerden mesaj geliyor. Haritaya bakmadan soruyorlar How are you? Ondan sonra sende deprem East of Turkey dersin Doguda oldu. Iste dogu bizim dogumuz.

Bilmedigimiz nice yerler girdi hayatimiza Guroymak mesela; once adi sonra sehitleri tartisildi. Aktu…

Acun'u izlemeyip yas tutabilirdiniz.

Acun Ilıcalı, Tenzile Erdoğan ölünce program yapmamış, şehitler ölünce progam yapmış. Acun Ilıcalı, hayatını fayda ilişkisine göre şekillendiren birisi, dolaysıyla Tenzile Erdoğan öldüğünde program yapmamı olabilir. Ha bu şundan olabilir, Başbakanı akrabası olarak görmüş, program yapma gereği duymamıştır. Şehitlerin ölmesi de onu belki o kadar etkilememiştir. Oysa bu toprakların zengin ettiği bireyler bizden öte Acun Ilıcalı gibilerdir, onlar bu halktan tarafından izlenen programcılardır, pastanın kaymağını yiyenlerdir, o yüzden program yapmamalıydı, en azından Tenzile Erdoğan öldüğünde yapmadıysa şehit cenazelerinde de yapmamalıydı. Ancak diyelim ki, yaptı o zaman izlemeseydiniz be kardeşim, kendiniz izlediniz de adam para kazandı diye niye adama yükleniyorsunuz. Madem şehit cenazelerinde program yapmasını istemiyorsunuz, o zaman şehit cenazelerin olduğu günlerde bu tip programları yerin dibine sokun izlemeyin, kendinizi aklamak için Acun Ilıcalı'ya vurmaya da gerek yok, ondan ç…

Hangi Kadın Sevişir 24.03.2008

Bugün Emine Şenlikoğlu’nun röportajıyla tekrar gündeme İslam’da kadın geldi. İslam’da kadını tartışırsak bir neticede elde edebilir miyiz bilmiyorum, ama ben bu röportajı okuyunca ya da çeşitli formlardaki tartışmaları görünce şunu öğrendim, daha doğrusu öğrenmedim tespit ettim, kadınların etek altı birçok kimsenin ilgisini çekiyor, gerçi bunu bazı xxx siteleri çok önceden tespit edip, kadınların etek altı görüntülerinin cazibesini kullanma yöntemine başvuruyorlar. Şimdi toplumumuzda şöyle bir merak da var, acaba türbanlı kadınlar sevişiyor mu, ya da türbanlı kadınlar ne çeşit iç çamaşırı giyiyor, herkes merak ediyor. Aslında bunu merak eden kadınlara benim kolay bir çözüm önerim var, dilediğiniz iç çamaşırını giyin ardından türban takın öğrenin. Türbanlı kadınlar ne çeşit iç çamaşırı giyiyormuş. Şimdi kapalı kadınların ne çeşit iç çamaşırı giydiğini merak eden bu toplum, açık kadınlarında iç çamaşırı giyip giymediğini merak ediyor. Yani sevgili kadınlar herkes sizinle uğraşıyor, siz…

Sen ile siz 11.08.2007

İnsanlara hitap etme şekliniz çok önemli. Özellikle kimi ilişkileri bu hitap şekli belirliyor ve ilişkinin boyutunu da ortaya koyuyor. Toplumda kişilere hitap şekilleriniz o kişiler için önemli oluyor. Bunun en son örneği daha doğrusu en tartışılan örneğini Okan Bayülgen ve Özlem Türköne arasında yaşadık.

Bir insana siz demek ona olan saygı ve sevginizi ifade etme tarzı iken, sizden sene doğru bir kayış olduğunda yakınlaşma ilişkisi var demektir; ama kimi zaman bu ilişkiden çok bir dil sürçmesi ile sen diyebilirsiniz ve kişiler bunu farklı yorumlayabilir. Hitap tarzları arasında aslında siz ve seni ayrımı yapmak kolaydır. Kişiye olan mesafeniz, kişinin bulduğu pozisyon, sosyal konumu, kimi zaman yaşı sizin ona edep kuralları içinde siz demenizi gerektirebilir; kimi zaman insana eşi de siz olabilir. Eğer farklı bir ortamda iseniz siz diye hitap edilebilir. Arkadaşlıklarda sen ifadesi kullanırken, bir kişiye sen diye hitap etmek o kişiye yakınlığın ifadesidir.

Özellikle bir bayan ve er…

Depremle ölmeye alışmak yaşamaya alışmaktan kolay.

23 Ekim 2011 bu sefer acı Van'dan geldi, depremin acısı 1000 Kişinin ölebileceğini söyleniyor. Bu coğrafya sanki hep acı yaşamaya mahkum, acıları olan bir coğrafya, sanırım bu kadar güzel bir ülkede yaşamanın bedeli bu ölümler, bu kaderci anlayışın ürünü, evet insan zaman zaman kaderi de beraberinde taşımalı, ancak birde sorumsuzluk var işin içinde, depreme alışkın olması gereken bir ülke ama çalınan çırpılan yapılar. İnsanın hayatı çok da önemli değil, bizim ülkemizde. Aslında bu toprakların üç tarafı denizlere çevrili olmasa da bu topraklarda  her yer gözyaşlarıyla sulanabilirdi. Acılara alışmış, depremle yaşamaya değil ölmeye alışmış bir toplumuz , depremle yaşamaya alışmak zor geldi, ama ölmeye çabuk alışacağız sanki.

Kaçma süreniz 30 saniye 29.07.2007

Japonya’da depremi 30 Saniye öncesinden haber veren bir sistem icat edilmiş. Böylece Basketbol maçlarının hücum süresini andıran kısıtlı bir süre içinde Depremden kaçma şansınız var. Bunun için 30 saniyede neler yapılabilirin bir listesi çıkarılmalı.

Deprem sizi gece yakalarsa bu 30 saniye içerisinde ayılma şansınız olmalı. 1997 Depremi 45 Saniye sürmüştü, o 45 saniyeyi gözlerinizin önüne getirin ve hemen neler yapabileceğinizi ve yaptığınızın muhasebesini yapın; ben Depremin kaçıncı saniyesinde uyandığımı bilmiyorum; ama kendimi dışarıya atmam epey çabuk olmuştu, benim için 30 saniye önceden bilmek yeter. Tabi bu sistem herkesin evine kurulmayacak; bu sistem bir merkezde olacak sanırım.

Düşünün Türkiye’de böyle bir sistemi kurdunuz ve deprem sinyalini aldınız. Diyelim ki; Kandili Rasathanesi’nde siniz ve deprem sinyalini duyurma yetkisi size verildi, acaba önce kendinizi mi dışarı atarsınız yoksa depremi mi haber verirsiniz? Ali Kırca 12 Kasım 1997’de Düzce depreminde canlı yayınday…

Futbol'da Kan Baglari.

Turk takimlarinin maclari oynanirken; rakibi desteklemek hainlik midir; hicde degildir; bilmem hangi ulkelerden futbolculardan kurulmus; daha fazla yabanci icin yirtinan kulupleri desteklemek gerekmez. Ancak pragmatik acidan bakarsak kendi ulke takimimizi desteklemek en mantikli olani gorunuyor. Insan kendi ulkesinin takimini desteklerse bir sonraki kontenjan artabilir.

Bu sene haklarinin yendigini dusunen tum kulup taraftarlari tarafindan nerdeyse asagilanma noktasina kadar gelen; getirilen Fenerbahce taraftarinin Trabzonspor macinda baska takimlari desteklemesi cok da anormal olan bir durum degildir; bundan gocunulmaz. Fenerbahce ya da bir baska takim seyircisinin hangi takimi destekledigi beni pek ilgilendirmez; ancak ortada bir Milli Takim varsa orada herkes Milli Takim taraftari olmalidir; hani rakip takim taraftari olmayi cok istiyorsa o zamanda kolaylik var; rakip tribune bilet alabilir;sakincasi yoktur.

Abartiyoruz; birbirine kufur etmesi engelleyemedigimiz; daha dogrusu kuf…

Şırnak'ta 13 asker şehit oldu Duydunuz mu? 07 Ekim 2007

Şırnak’tan bir haber geldi, duydunuz mu? 13 Asker ölmüş, yarın cenaze törenlerinde ağlayacağınız, ama 3 gün sonra unutacağız, 13 asker şehit olmuş duydunuz mu? Belki de duymadınız, çünkü 13 şehit sizin servetinize servet katmaz. Şimdi siz ve biz sıcak evlerimizde otururken, oğlu Şırnak’ta asker olan ana, haber bültenlerine koşuyor, ama koşarken dudaklarında bir acı var. O acı içini kavuruyor, bakıyor listeye acaba içinde oğlu var mı, yoksa rahatlıyor, neden rahatlıyor bu insanlar? Bu ülkenin insanı ölümle rahatlıyor.

Benim oğlum ölmedi, onun oğlu öldü diye rahatlıyor. Şimdi bu anaları kınamak mı gerek, asla kınamamak gerek. Bu anaların çoğu demokrasi nedir, 301 nedir, türban nedir bilmezler. Onlar bir tek şey bilirler. Kendi canlarından bir can, asker gitmiş, o canın dönüşünü beklemeyi bilirler. Biz ne yapacağız, yarın onların ardından soslu gözyaşları dökeceğiz, haber bültenleri ilginç öyküleri olanları televizyona çıkaracak ve onu bile kullanacaklar. Birileri çıkıp ne kadar kararlı…

Kimin Başbakanı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, istifa etmeli mi, bence etmemeli, okuyoruz, istifa etsin diyorlar, tamam etsin ama hep aynı cümle bu sorun Başbakan'ın istifa etmesiyle sona erecek bir sorun değil. Bugün içeride komutanlar var, bu adamlar bu komutanlar içerideyse bunun nedeni bu komutanların Doğu'da gösterdiği üstün başarılar mı değil. Başbakan ne derse bu halkı ikna eder diye düşünüyorum, pek de bir cümle bulamıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim hemen muhalefet dememeli, şehit haberleri sonunda bu ülkede açıklama yapan , sorumluluk duyan kişi olmak zorundadır evet. Muhalefet demenin de ötesine geçebilmelidir.

Hem bu sorunu çözmekle yükümlüdür, hem de kan dökülmesinin önünü kesmekle, oysa her iki tarafta da daha fazla kan dökmek isteyen vardır, daha da acısı aynı tarafta olduğunu söylenilen Ordu'nun kendisi hakkında darbe iddiaları vardır, bazılarınca ise P.K.K yanındadır onlarda sürekli kan dökerek onu üzmektedir, O zaman Başbakan hangi taraftadır, ben Başbakan gerçek anlamd…

Yurek kan aglar; ama onlara bedenin kani lazim.

Hakkari Cukurca; yil 2011'in sonlari; yine olduk; bu olumlere uzuluyoruz; cunku olen sen,ben,o,oglumuz,damadimiz,kardesimiz olabilir; oluyoruz; calan bir telefon ve dusen ates sonmeyen aci;dinmeyen aci. Dahasi soran, sorgulayan; ama cevap bulamayan insanlar; kime guvenecegini bilmeyen insanlar toplulugu.

Haykirmak kiymayin demek; fayda eder mi; etmez; onlar kan dokdukce mutlu aslinda bizde oyle; 26 asker olmus sonrasinda hemen 16 PKK'li. Acilar diner belki biraz.
En kolay cozum herkesi vurmak; ama degil amac ne zaten Turku Kurde dusman etmek; Kurdu Turke demiyorum o zaten basarili. Anadilde egitim; federe devlet falan derken nerdeyse bir devlet mezara sigacak.
Aslinda en acisi kim niye oldurdu bilmemek; olen bedel odeyen garibanlar; aci duyan vatandaslar. Uzulduk mu; hepimiz mi uzulduk; hayir duyduk bir iki cozum urettik ve hayatimiza geri donduk. Icimizi yakti; ama cok da degil. Ama bazi anneler yaniyor; ben en cok annelere uzuluyorum; siddetin en yanlisi olmayip en buyuk m…

Nuri Bilge Ceylan benim yalnız ve güzel Anadolu'mu getirmiş.

Gittim, Bir Nuri Bilge Ceylan filmine gittim, hani öyle sanatsal olmak gibi bir derdim yok, o kadar eğitmedim kendimi ben bir filmi sevebileceğime inanırsam giderim. Nuri Bilge Ceylan yalnız ve güzel ülkem dediğinde sevmiştim onu, yalnız ve güzel ülkemin güzel insanı gibi gelmişti, karizması da yerindeydi hani, karizmatik kişilik Sayın Bilge Ceylan, ismi zaten Nuri Bilge Ceylan.

Film benim için güzel bir film, neden mi, Anadolu'yu gösteriyor;özlediğimiz topraklar Anadolu toprakları, buram buram Anadolu kokuyor, bozkır kokuyor, benim gibileri var işte böyle büyükşehirlerden  sıkılanlar, bu topluma ait olamayanlar var, alışveriş merkezleri altından kayanlar var. Bu altından toprak kayanlar işte o filmde kendilerini buluyorlar, Anadolu'da kendilerini bulabiliyorlar, bu büyük şehrin nimetlerinden yararlanıp ve Anadolu'yu özleyenler bu filmi baştan beğeniyorlar.

Taner Birsel (Savcı Nusret), tam anlamıyla bir oyuncu, içi kan ağlarken ; yüzü gülen adamı oldukça iyi oynamış, çok …

Zam değil, güncelleme, güncel kalın.

Zamlar gelince, Maliye Bakanı demiş ki güncelleme, aslında şu var ki biz zama  alışkın bir milletiz. Biz zamma tepki gösterir sonra da unuturduk, ancak bugün ismi değişmiş adı güncelleme oldu, yeni çağa uygun olmuş, Windows güncelleme yapıyor ya, bizim Maliye Bakanı da  güncelliyor. Ancak hakkını vermek lazım, bugün Ahmet Hakan güzel yazmış.
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/19011773.asp

Yeni teoriler, yeni açıklamalar, azarlamalar. Başbakan hep böyle yapıyor; azarlıyor, gergin. Ama ben biraz insancıl olacağım ve diyeceğim ki, tamam her dönem zama zam denirken, bu hükümet yapınca çok daha tepki çekiyor, ne yapsalar aşırı tepki ve bunun karşısında sakin kalamayan bir Başbakan, bağırarak üste çıkan bir Başbakan ve karşısında ses tonu yumuşak bir Kılıçdaroğlu var.

Daha öncede söylemiştim bu ülkede vergi bir kere konur bir daha kalkmaz, alıştık devletin bütçesini tamamlamaya, kaynak olarak hem vatandaşa göz dikerler, vergilendirilmemiş kazançla  günü gün edenler yine gemilerini yürütürl…

Atatürk'ün durumu açık bizim duruşumuz farklı

Geçen gün, Cumartesi günü Atatürk'ün küçük fotoğrafı elime doğru uzattığında sandım ki, bir kuruluş yine Atatürk fotoğrafı dağıtıyor, ancak öğrendim ki para istemek için bahaneymiş, ancak bu bahaneler bana pek inandırıcı gelmedi. Dini sömürüyoruz; Atatürk'ü de din haline getirdik onu da sömürmeye başladık, zaten  de Atatürk'ü de dini de herkes para, kariyer uğruna sömürüyor.

Atatürk, ülkemizde tartışılan ancak Arap ülkelerinde sempati duyulan bir lider, Araplar imrenerek, Avrupalılar ise biraz yukarıdan bakarlar. Ancak Atatürk hakkında tarih okuyan herkesin bir bilgisi var, ancak en büyük bilgi kirliliği bizim ülkemizde yaşanıyor. Bizim asıl sorunumuz her bir değerimizi siyasete alet ediyor, siyasi tartışmanın bir figürü haline getiriyoruz. Hayatta en çok istediğim şeylerden biri bu ülkeye dışarıdan bakabilmek. Biz içeriden hep farklı ve yanlış bakıyoruz, doğru bakmayı öğrenmeliyiz gibime geliyor.

Atatürk kapalı kutu, daha doğrusu onun yaşam tarzı hakkında edineceğimiz fi…

Isleyen Demir Isildar; gunesi sollar

Biraz ortalarda top dolastiralim. Enerji Bakani Taner Yildiz cok konusuldu bu aralar; mesaiye sabah erken baslama onerisini ben destekliyorum; ancak bunu yaparken biz turizmcilerin de haklarini korusun; cok uzun calisma saatlerimiz var; var cunku daha cok kazanmak lazim; gunde 8 saat calissak alacagimiz ucret 657 TL bir evde 2 kisi calisan bu parayi alsan eline gececek para 1314 TL; bunun 280 TL'si Akbile gitse; geriye kaldi 1034 TL; ortalama kira 400 kaldi sana 634 TL; o ay extra hicbir sey cikmazsa belki gecinirsin; ama zor gibi duruyor; gecinmek zor.

Hala devletimiz kabul ediyor; sunu kabul ediyor; isveren verirse iscisine aciktan para versin; fazla calistirsin versin. Issizligi onlemek icin calisma saatlerini kisaltmak da bir fikir; ama isten kismadan bunu yapmak lazim. Herkes isciden kisiyor biz bile bir mal alirken iscilik odemek istemiyoruz.

Erken calisma saati uygulamasiyla sabah namazina tesvik var; cuma gunu tatil geliyor cigirtkanligi da okuz altinda buzagi aramanin da …

Dizi orucu 03.10.2007

Dizilerde, rakı buzlaması yapılması bazılarını rahatsız etmiş. Ne var bunda anlamıyorum, bunun altında baskı arayanlar şunu unutmamalı ki, bu buzlamalar yapılınca kanallar şunu ifade ediyorlar, biz Ramazana saygılıyız. Bunu yapmalarının ana nedenine gelincinde halk tarafında imaj yaratmak. Bakın biz sizin inancınıza saygılıyız inancı.
Tavır ve davranışlar aynı olsa bile, yorumlamaması zamana göre değişiyor, şimdi bu tip hareketler yorumlanırken altında sansür aranıyor. AKP iktidarda olduğu için bunlar sansür olarak algılanıyor.

Oysa ben kendimi bildim bileli ve Televizyon ile tanıştığımdan beri Ramazanda programlar ve yayın akışı değişir ve insanlara bu saygı duyulurdu; ama tabi rakılar buzlanır mıydı, bilemem. Şu noktaya gelince ben kimin oruç tutup tutmadığına dizilerde dikkat etmiyorum, ama dizilerde verilen iftar yemekleri, iftar sofrası sahneleri ile dizidekilerin oruç tutuğu izlenimi veriliyor. Gerçekten tutuyorlar mı , mesela ya da dini diziye alet ediyorlar mı?

Bunu da sormak…

Maçlar kaç dakika 02.07.2007

Fenerbahçe-Beşiktaş maçına İsmet Arzuman verilmiş, verilmiş de ne olmuş, 2, 5 yıldır derbi maça çıkmıyormuş, ama yine de bu maçın altından kalkabilir, demek ki MHK bu hakeme güvenmiş ve maçı ona vermiş, ama biz Futboldan çok, futbol dışı etkenleri konuşunca, derbi oynanmadan hemen maçı hakemini konuşmaya başladık bile.

Türkiye’de her futbol kulübünün ilginç bir özgürlüğü var, herkesin istemediği hakemler listesi ve kara listesi var. Bu hakemlere yazık, bu insanların bir derbi maçında hata yapmaları sonucu hayatları değişebiliyor, derbi değil büyük takım maçları sonucu. Bu ülkede Cem Papilla ve Ali Aydın’ın hakemlikleri bitti. Bu bitişin ardında yıpranmaları vardı, peki bu isimler sahada mı yıprandı, hayır saha dışında yıprandılar. İsmet Arzuman yerine derbi maça birçok hakem verilebilirdi, ama Türk futbolunda hakem sıkıntısı var, bu derbiye de bence MHK sürekli aynı hakemi vermemek için İsmet Arzuman’ı tercih etmiştir.

Eğer her iki takım da hakem hatalarını önlemek istiyorsa ve bunda s…

Sıradan

Disko Kralı 8 Ekim 2011 - 1 / 9

Rutkay Aziz - Altın Portakal Film Festivali Konuşması

Bu aralar konuşmalarda Hükümeti eleştirmek moda çabalardan biridir. Rutkay Aziz de böyle yapıyor. Parasız eğitim diye pankart açan öğrencilerin tutuklu kalmasını eleştirirken, Türkiye'nin en olaysız üniversite rektörü Mustafa Akaydın'ın önünde konuşmuş, eski rektör yeni Belediye Başkanı. Rutkay Aziz doğruları söylüyor; ama hep aynı sorun var, doğruları söylemek bambaşka, doğruları yapmak daha da başka. Elbette Hükümete karşı söylenecek sözleri bekleyen eleştirileri delikanlılık adlandıran bir topluluk var. Bugün özgürlükler kısıtlanmış dense bile, her önemli ödül töreninde göndermeler yapılıyor, herkes ucuz kahramanlık peşinde, ucuzluk peşinde, Rutkay Aziz'in söyledikleri doğru ama samimi değil, bu ülkede özgürlük uğruna insanlar ölürken kimsenin sesi çıkmıyor. İnsanlar artık şov yapıyorlar, samimi değiller.

Adanali Terim'den kaderimiz Adana'da gun gecirmis Low'un elinde

Milli Takim; Azerbaycan ile oynayacagi mac kazansa dahi Avrupa Sampiyonasi elemelerine gidememe ihtimali var. Almanlarin Belcika'yi yenmesi gerekiyor. Kendi kaderini kendi elinde tutamayan bir Milli Takim var. Almanlara yenilmemiz normal ama Azerbaycan'I daha once anormal bir sekilde yenemedik. Basimizda dunyanin pesinde kostugu gercekten ilk 5'te bir hoca var. Hiddink; kariyerinde bircok takima ilki basartan hoca olarak bilinen Hiddink; 2. Turkiye seferinde de malesef basarisiz olma ihtimaline sahip.

Daha oncede bu ulkede takim calistiran begenilmeyen Low Almanya'ya farkli bir kimlik kazandirdi ve basarili bir Milli Takim var sahada. Biz olsaydik final oynamadi diye Dunya Kupasi 2010'da evimize yollardik. Low aslinda Belcika karsisinda kazanacak bir takimla cikmali boylece bu ulkenin futbol sevgisine katkida bulunmali daha da ajitasyon bu ulkede ekmek yedi; ama bu ulkenin guzide spor camiasindan intikam almayi da secebilir.

Milli Takim; hepimizin takimi olmaktan u…

Farkinda olmadin ama arkandan ne cok agladim

Kendi olumume alistim da
Hala seninkine alisamadim.
Ben gozyaslarimi sana sakladim
Farkinda olmadin ama arkandan ne cok agladim.
Sivyus
Sent from my BlackBerry® wireless device

Hangisi daha capkin?

Erkekler hep caplikanliklarini bastirirken; erkegin elin kiri savunma mekanizmasini devreye sokarlar; ancak her zaman bu mekanizma calismaz bazen de iste erkek cok esli yaratilmis savinin ardina saklanir. Oysa olay irade hakimiyetiyle alakalidir.

Kadin erkegin iradesini zorlar; giyimi kusamiyla; iradesine hakim olamayan erkek de hemen devreye girer. Burada erkek olaya giden yolda ayartan olsa da asil suclama kadina yonelir ve ayartan rolu kadina verilir. Oysa her iki tarafta ayartandir. Erkek capkinligiyla ovundugu icin bunu acikca ifade eder; kadinsa utandigi icin saklar. Birde kadinlar kendilerine erkeklerin taktiklari bir takim sifatlar sonucu kolay kadin olmamak adina uzak dururlar siradan tek gecelik iliskilerden. Erkek icinse kimi zaman sadece 1 gecelik cinsel iliski yeter.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Herkesin agzinda olursan degerin sakiz kadardir.

Fazil Say yine saydirmis; Orhan Gencebay'a 3.sinif falan diyerek; Fazil Say; saygin bir piyanist olmak yerine millete saydirmayi sectikce unlu bir piyanist olmanin berisine geciyor ve siradan bir populer kultur ogesi ve bos bir insan oluyor; tipki sarhos oldugunda ona buna saldiran adamlar gibi; saldiriyor saga sola.

Sanatiyla konusulmadigindan; maalesef sanati populer kesime hitap edebildiginden; konserine zengin insanlar disinda gelen olmadigindan halktan intikamini onun begenilerini asagilayarak almaya ve bu yolla kendini rahatlatmaya calisyor ki; bu durumda kendisine denilebilecek tek sey var; yazik.

Fazil Say eskiden herkesin bilmedigi bir degerken bugun herkesin agzinda bulunabilen bir deger haline gelmistir ki; bu noktada sadece ve sadece yazik diyor ve otesine gecemiyoruz.
Sent from my BlackBerry® wireless device

Haber kendini buluyor

Ana haber savaşları başlıyormuş. Ben ilk hatırladığım Ana haber bültenleri TRT’deydi, bazen haykırmak istiyorum, hem de gururla. Neyin gururu derseniz ben tek kanalı gördüm diyebilmenin. Haberler her zaman TRT’de izlenirdi. O zamanlar biz Anchorman nedir bilmezdik. Mehmet Ali Birand 32. Gün’ü sonarken, Ali Kırca Washington’dan bildiren konumundaydı, Reha Muhtar Atina’dan ses verdi. Fatih Altaylı ile tanışmamıştık. Zafer Kiraz, Rahmi Aygün ve eskimeyen haber spikeri Nermin Tuğuşlu bizim sevdiğimiz bildiğimiz haber spikerleriydi.

Star TV açıldığında bu sefer karşımıza bir başka haber spikeri çıkıvermişti. Türkiye Gülgün Feyman’ı kazanmıştı. Ardından acılı bir haberci geldi, Reha Muhtar acı var mı diye sorduğunda karşısında haberin deneyimli ismi ALİ Kırca vardı, bayağı da sükse yaptı, ardından haberlerden daha fazla haberdar olmak isteyen Türkiye’nin iki haber kanalı oldu. CNN Türk ve NTV. Haber kıymete bindi, çoğu zaman magazinleşti. Şimdi yeniden haber biraz daha haber olma yolunda. …

Ünlü yazarın en ünlü röportajı 08.12.2007

Bugün efendim hayatımın ilk röportajını yaptım, bugün bir röportaj randevum vardı, daha doğrusu röportaj yapılacak blogcular arasında beni de seçen Sabiha Rana Hanım, röportajda cevaplayacağım soruları göndermiş bende sorulara bu şekilde cevap veremeyeceğimi; ama yüz yüze olursa kabul edebileceğimi söylemiştim. Bunca kitabı tüm dünyada satan benim gibi yazardan da bu beklenirdi, kendini biraz ağırdan satacaksın. Sabiha Hanım’la bugün için sözleşmiştik, saat 10.30’da Büyükçekmece’de yapılacaktı, bu röportaj. Bugünün bir de tesadüfî özelliği benim ilk günlük yazmaya başlamamın 10. yılıydı, 7 Aralık 1997. Ben Rumelihisarı civarındaydım, kendisine bana bir Limuzin göndermesini söylemiştim, o ise bana Limuzin yerine ancak ve ancak tarif gönderebileceğini söyledi, insan akbil parasını gönderir, o da yok efendim, röportaja bedavaya gidecektik. Eh ünlü olana kadar katlanacağız ne yapalım, gerçi bende reklâmı bedavaya getirmiş oldum.

Yol uzak, bu sevgili yazarınız 22 yıldır İstanbul’da yaşıyo…

Istanbul'da ayni gunde bircok Belediye'den gecerken...

Son olarak Kadikoy Belediyesi'ne operasyon yapilmis; gecen sefer de Maltepe Belediyesine yapilmisti. Simdi bu belediyeler CHP'nin ve yapilan operasyonlar amaci ne olursa olsun ; muhalif Belediyeye operasyon diye algilaniyor ve yayginlasma yoluna giden bir algi bu. O zaman ne yapmak lazim; AKP'li Belediyelerinde aciklarini bulmak lazim. Belki de gercekten Hepsi ap ak belediyeler ama sanmiyorum.

AKP aslinda hep bir ikilemde ikna etme yoluna gitmeli ya da diger Belediye parti belediye baskanliklari ile beraber kendi partisinden de lsiteye eklemeli; yoksa anlatamiyor. Bugun artik herkes niyeti anlamis; herkesin cogunluguna gore bu sindirmek icin yapilmis. O zaman halka durustluk guvencesi vereceksin bunu veremiyorsan CHP'ye harakiri yaptiracaksin hani onlar yaptirmisti ya; Saban Disli ve Mehmer Dengir Firat da; hatta Kayseri'yi salladilar; Ankara'yi salladilar bu da bir yontem; ama ilgili belediyelerde oylar daha cok laiklik kalesi yikilmasin diye verilmis; dolay…

TFF Hocadan Ne Anlar

Ersun Yanal; Milli Takimdan ayrilmis; kim ne derse desin Ersun Yanal bana gore bu ulkenin en iyi hocasidir. Tek dezavantaji da yeterince lobisi olmamasi. Yeteri kadar lobisi olmadigi icin gorevinden ayriliyor.
Onun kurmaya calistigi takimla Denzilispor Avrupa'da Lyon'u yenecek seviyeye gelmisti; Genclerbirligi basa oynadi; Ankaragugu o ayrildigindan beri kendine gelemedi. Trabzonspor'da takimi bastan yapti; o takim Sampiyonluga oynadi; Milli Takim'da da iyiydi ama sansi yoktu Ukrayna maci yakti. Benim spor kulubum olsa basina gecirecegim bir hocadir. Ama iyi ki kovulmus bizde onu boylece sahalarda gorme sansini yakalariz; umarim uzun soluklu bir takim calistirir.

Uretmek isteyen; basariya odakli; sistemli calisan cok da basarili bir isim; o da bence Ertugrul Saglam gibi bir Anadolu takiminda basari yakalayabilir; Gaziantepspor, Eskisehir, Kayseri gibi takimlarda basarili olur. Yanal'in sansizligi kurtlar sofrasinda olmasi.

Sent from my BlackBerry® wireless device

Semra Hanim'a benden 1 kadeh Viski Sabah Namazini da kaciracak ne yazik ki.

Semra Ozal hanimefendi; dun Haberturk'te Izzet Capa'ya roportaj vermis ve kendileri diyorlar ki; Namazi da kilarim ickimi de icerim. Modern zaman boyle birsey iste; namaz kilarsin; viskini de yudumlaya bilirsin. Allahu Teala dinleri Ortacagda gondermis ki; insanlar dinle dogsunlarda heva hevese bogulmadan once terbiye edilsinler. Simdi bir peygamber gelse insanlari vazgecirecek o kadar cok seyi olacak ki vazgecmeyecek insanlar.

Herkes bir hem dindar oluyum hem de dunyadan her tadi aliyim havasinda. Bu hava insani insandan sogutur. Icki icmezsen ne olur yani; hadi iciyorsun anladik; kildigin namazdan bize ne; Allah ayetlerinin yuksek sesle okunmasini istemezken namazda; bunlar namaz kiliyoruz diyerek bangir bangir bagriyorlar. Kaan Sezyum olsa Bangir Bangir Bangura derdi.
Semra Ozal sevmedim hicbir zaman Turgut Ozal ne kadar halka yakinsa Semra Ozal o kadar kopuktu; Ahmet Ozal biraz halkin dilinden anliyordu; Efe ve Zeynep Ozal tam analarinin kizi.

Turgut Ozal oleli 18 yil oldu…

Lezbiyen kim? 01.10.2007

Eyşan Özhim “Kadının kadına âşık olması lezbiyenlik değildir” demiş. Katılmamak bir erkek olarak mümkün değil, dünyanın en estetik yaratıklarından biri olan kadına hayran olmamak mümkün mü; kimi zaman lüle lüle bir saç, kimi zaman parlayan siyah zeytin karası gözler, kimi zaman bir gamze, âşık olunmasında ne yapılsın.

Eyşan Özhim’in verdiği röportajda âşık olmanın farklı, cinsel ilişkiye girmenin farklı olduğunu belirtmiş. Anladığımız kadarı ile cinsel ilişkiye girmenin eşcinsellik olarak algılanması gerektiğini vurgulamış. Bir kadının bence bir kadın ile cinsel ilişkiye girmesi, âşık olmasından daha normal. Cinsel ilişkiyi bir ihtiyaç olarak değerlendirirsek ve bu ihtiyacını bir kadınla gideren bir başka kadının yaşadığı bence fayda ortaklığıdır, oysa âşık olma kadını beğenmek eşcinselliktir.

Bir erkek, bir kadına sadece cinsel obje olarak mı âşık olur, yani ilişkiye gireceğini düşünerek mi âşık olur? Bunu hiç sanmıyorum, kadının tamamlayıcı diğer özellikleri bir erkeği bir kadına â…

Biraz CAKIR keyfim.

Ticaret yapiyorsan ahlak sinirlarini asabilirsin diye konulmus bir kural yok; yalniz bizim ulkemiz ticari ahlaktan yoksun; ahlak her zaman her yerde gecerli olmak zorunda. Kendi gucumuz dogrultusunda ticari ahlaki yasatmak istiyoruz; ancak iste her zaman bize izin vermiyorlar ticari ahlaki korumamiz icin. Yoneten kesim kimi zaman kendisine yapilmasi istemedigini karsi tarafa yapabiliyor; ahlaki sorgulamiyor; bu da uzucu.
Leyla Zana bugun Turk milleti yerine Turkiye Mileti demis; benim cok sey farketmez; herhangi bir irkin ustunlugu kabul etmek yerine daha birlestirici kavramlar kullanabiliriz. Turk'u ustun kilan Kurt'u horlayan asagilayan bir yapimiz var; bundan uzak durmaliyiz; uzak durmayi ogrenmeliyiz. Daha hosgurlu olmayiz; herhangibir irki ustun gormeden. Turkiye kelimesi daha birlestiriciyse ve Turkiye Mileti daha onlar icin kulaga hos geliyorsa neden Turkiye Milleti denilmesin.
Futbolu sevelim diyoruz; sonra bugun bakiyoruz yine Cuneyt Cakir konusuluyor; Fenerbahce 4-2 ka…

Biraz Zam gaz yapar

Bir Cumartesi sabahi; bu sabahi diger sabahlardan farkli kilan birsey yok; rutin bir sabah; ancak beklemedeyken yazilacak birseyler olmali; ne yazmali; nasil yazmali. Gundemde Oray Egin var mesela; bugun Meclis'te aciliyor. BDP'li vekillerin yemini var. Ben daha cocukken 1991'de Kurtce yemin eden Leyla Zana; o gun boykot ettigi meclis'te 20 yil sonra demek ki bir arap boyu ne onlar yol almis ne biz; sanirim etrafin mayin doseli olmasindan.

Bugun ligde Abdullah Avci icin hem firsat hem de liderlik maci Fenerbahce'yi yenerlerse lider olurlar; daha da ilginci 3 buyuk takimdan 9 puan almis olurlar ve tam bir Play Off takimi goruntusu verme sanslari olur. Fenerbahce icin uygulamaya konulan Play Off'dan Istanbul Buyuksehir Belediye cikabilir.
Diger yandan da Dogalgaza yuzde 14 zam gelmis; gaz dogal zam da dogal o zaman sasacak ne var anlamiyorum; sasirmak yok; yola devam. Isinmak icin; sicak su icin bu zamma katlanmak gerek; eskiden Tup gaza zam gelirdi; simdi doga…