Ana içeriğe atla

Yayınlar

Temmuz, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ne Facebook ile Ne Facebooksuz

Hayat Facebook'ta o kadar hızlı akıyor ki işyerleri hemen Facebook ve türevlerini yasaklıyor. Aslına bakarsanız İnternet gelişmesinin bize en önemli artısı habere çabuk erişmek oldu. Türkiye gibi bir ülkede Twitter gibi oluşumlara ihtiyaç var, haberi hemen oradan aldım. Işık Koşaner istifa edince,. Ancak Facebook daha laylom bir yer fırsat eşitliği açısından Facebook yasaklanınca, Twitter yasaklanabiliyor. Birçok siteye artık Facebook hesabıyla erişebilir duruma gelindiğini de gördüğümüzde ne Facebook ile ne de Facebooksuz diyoruz.

Türkiye'de an çok yıpranan kurum TSK , çünkü kendisi çok ayrı bir alana taşıyor. Kendi özel kuralları var, ve siyasetin sürekli içinde, içinde olmasa bile kendi içindeki değişiklikler her zaman siyasi sonuçlar doğuruyor. Başkomutanın Atatürk olması da kurumu dokunulmaz hale getiriyor, Askerlik yapmayana kız verilmeyen ülkede en çok sevilen kurum. Eğitimli personeli de oldukça fazla.Eğitim konusunda askeri okullar oldukça başarılı , ancak bizde günd…

Sensiz de "mesutuz" 04.08.2007

Mesut Yılmaz konuşmak siyaset konuşmak için Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekliyormuş. Oysa biz Mesut Yılmaz’a hasret değildik, hiçbirimiz yollara dökülüp Mesut Yılmaz siyasete dönsün onun Başbakanlığı döneminde ülkemizin durumu çok iyiydi demedik. Mesut Bey Ankara havasına hasret kalmış ki, yollara düştü ve Ankara’nın yolunu tuttu.

Mesut Yılmaz Türkiye’ye ne getirdi, yâda neler yaptı, kendisini nasıl hatırlıyoruz sorusunu sorduğumuzda ise aklımızda kalan sürekli çatıştığı bir Tansu Çiller, açıklamayan bir Budapeşte yumruğu, iktidarda alınıp adım adım yok olan bir Anavatan Partisi, bitmek tükenmek bilmeyen Korkmaz Yiğit ve Türkbank hikâyeleri, konuşma tarzının skeçlere konu olması, Demokrat Parti, ANAP birleşmesinde kriz ayaklarından biri olması.

Tüm bu özelliklerine bakınca Mesut Yılmaz getireceği yeni bir siyasi akım yok, üstelik insanı en çok korkutanda Mesut Bey’in tekrar merkez sağ için adının kurtarıcı olarak geçmesi. Bunu hangi özellikleri ile sağladığını ise kimse bilmiyor. Me…

Vize süreleri 03.08.2007

Avrupa Kupalarında kurallar çekildi. Hemen belirtelim kâğıt üstünde Kayseri Erciyespor hariç tüm takımlarımızın şansı var. Kayseri Erciyespor ise hem 2.ligde olduğu için yeterli motive sağlayamayabilir, hem de geçen yıl kadrosundan birçok futbolcusunu kaybetti.

Hepsi kâğıt üstünde favori; ama maçlar sahada kazanılıyor. Beşiktaş’ın üstelik daha geçmesi gereken bir tur var. Eşleşmelere bakınca rakipler kolay gözüküyor; ama futbol bir sürprizler oyunu özellikle kurada çıkan ülkelerin futbolları ile bizimkileri karşılaştırınca, bir tek Belçika’nın Andarlecht takımının Fenerbahçe karşısında şansı var gibi görünüyor. Buna birde Fenerbahçe’nin yaşamış olduğu Avrupa serüvenlerinden erken dönüşlerini eklersek, insan biraz düşünüyor. Tromso, Sigma Olomoc, Galati gibi takımlara karşın ekiplerimizin aldığı sonuçları da unutmamak gerekir.

Galatasaray turu çok rahat geçecektir. Slaven Koprivnica ekibi pek tanınmış bir ekip değil, zaten Galatasaray’ın Avrupa’da yenmediği pek bir rakibi kalmadı. Che…

Fenerbahçe’nin büyüklüğü şike yapsa da devredilmez büyüklüktür.

Fenerbahçe ile İstanbul Büyükşehir Belediye’nin olası küme düşme birleşebileceği söyleniyor, ben olsam adım Fenerbahçe takımı olsa, varsa şike gider adam gibi Bank Asya’da oynarım, zaten Asya takımı diye soğuk bir espri yapalım.Fenerbahçe büyük bir takım olmanın ağırlığını yanlış anladı, sahip çıkmak da büyüklüktür, ancak ortada bir şike varsa kabul etmek daha da büyüklüktür. Federasyonun bir türlü karar verememesi sonucu , ligler başlayacak mı, başlayamayacak mı onu bile bilemiyorken, Fenerbahçe o ya da bu takımla birleşmiş birleşmemiş onu şimdiden anlamak zor.
Ben Fenerbahçe’nin kendi büyüklüğüne inanıyorum, ancak başarı için Basketbolda Ülker ile birleşen Fenerbahçe, ki Atatürkçü takım denilip, Atatürkçülerin yemediği ürünlerin sahibi olan Ülker birleşmişti, şimdi de AKP’li belediye destekli İstanbul Büyükşehir Belediye birleşebilir, öyle olursa Ankara’nın sarı lacivertli takımını Ankaragücü’nü Ankara Belediyesi aldı, orada köklü bir Başkan olan Cemal Aydın vardı, şimdi de İstanbu…

Asker kendini askerlikte başarısız siyasette başarısız buldu.

Genellkurmay Başkanı ve diğer üst düzey komutanlar istifa etmiş. Basit olarak okursak, AKP Genelkurmay’a baskı yapıyor, ancak o çok başarılı askerlerimiz kimi olaylarda meydana gelen ölümlerde bugüne kadar istifa etmemişlerdir. Dağlıca baskınında istifa yok, tanırım iyi çocuktur konusunda istifa yok, Hava Kuvvetleri Komutanı golf oynamış bunda bir istifa yok, İlhami Erdil davasının öncesinde istifa yok, ancak iş siyasete gelince hemen istifa ediyorlar. AKP’yi suçluyoruz her şeyde AKP’yi suçlamak kolay, aklamak da kolay, ancak şu var ki, Ordu siyasetten uzak tutulmaya çalışılıyor bu da doğal. Zaten diğer 3 Komutan görevi bırakacaklardı.
Kara Kuvvetleri Komutanı Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Aksay da emekliliklerini istedi.Bunlar zaten istifa edeceklerdi.Diğer yandan da Işık Koşaner Paşa’nın istifası beklenmiyordu.
Terörle mücadele tüm sorumluluğu iktidara yüklenip, o noktada istifa etmeyip, siyası yönden dolayı istifa etme…

Havadan, Sudan, biraz yerden oyna

Acayip bir çalışma yapalım.

Kız düşürme repliği diye bir replik var, tüm zamanların en güzel kız düşürme repliği nedir, aslında belli bir repliği yoktur, tüm kızlar romantik görünen erkeklerden hoşlanır, bir şekilde romantik olabilmeli insan. Romantik olduğunda bir adım öndesin demektir.

İlişkilere ad koymak gerekir, eskiden ilişkiler isimler sözlü, nişanlı ve evli şekilde konurdu. Şimdi yelpaze genişledi, beraber yaşamaktan başlayıp, beraber yaşlanmaya kadar giden evrede ilişkilere isim konması konusunda seçenek çok olunca zorluk yaşanıyor,  tek gecelik ömür boyu süren ilişkiye kadar gider bu.

Dondurmanın erotik bir meta haline gelmesi en çok dondurma satıcılarını sevindiriyor, özellikle çapkınlar için kullanılan Magnum gibi hem kaliteyi ön planda tutuyor en pahalı dondurmaya hem de erotizm fişekleyerek satışları artıyor.

Araplardan tiksinmek ırk ayrımı yapmak elbette istemem, ancak onların kral sinirlerimi bozuyor. Eğer turizmde çalışıyorsanız bir Arap'ın en pis hallerini görüy…

Youtubos Tanrısı Atina’da bulundu.

Youtube kapatma konusunda rekor kıran milletin doğumları antik Yunan’da atıldı diye bir rivayet var, Youtubos tanrısına inanmayanlar Youtube’un kapatılma sebebiymiş. Hatta birtakım kişilerin Hilal Cebeci’nin memeleri de bizi görecek mi, Erol Köse bize şarkı gönderecek mi dediği duyuldu. Youtube ile şarkı göndermenin bedeli 0 SMS miş.
Gün geçmiyor ki hergün bir sınav sonucu açıklasın. Gün geçmiyor sınavlar kendi kahramanı yaratmasın. Üç kodlu ilerleyen sınavların şifreli çıkması normal, SBS,LYS devamlı ortada bir sonuç var, ama asıl sonuç eğitim=test bu ülkede su testisi su yolunda kırılır öğrenci de sınav yolunda yamulur. Zavallı öğrenciler her gün ben hangi okula gideceğim puan hesabı yapıyorlar.
Bir zamanlar Popstar  yarışmaları vardı, fırtınalar estirirdi, Bayhan vardı hatta, birçok kişinin olumlu ya da olumsuz bayıldığı, ayılana gazoz bayılana limon peki ayı olana ne var cevap yok. Bir  güneş gözlüğüm bile olmadı, bedava güneş bulmuş birde garip markalı gözlüklere para mı veriyim Pra…

Şike ile oynarken de taraftar olabiliyorsak ne gerek var futbola.

Ligler ertelenmiş, beklenen karardı. Futboldan soğuduk artık, kimin ne yaptığı umurumuzda değil diyeceğiz ama olur umurumuzda. Madem erteleyeceksin ligleri neden baştan söylemiyorsun, bu ülkede sorunları hasır etme hastalığı var, ilişkiniz nasıl gidiyor sorusuna evet deyip sonra boşanan çiftlerin durumu gibi TFF’nin durumu.Biröyle bir öyle. Zaten her soruna böyle yaklaşmıyor muyuz? Yaklaşıyoruz.
Krizlerimizi yok sayıp sayıp sonra varlığını kabul ediyoruz, her şeyimiz böyle. Sorunlarımıza da yok gibi davranıyoruz, sonra da çocuk oyuncağı gibi kıvırıyoruz. Çok sevdiğimiz futbolu elimizden alıp, yerine bir şike topu verdiler bir o yana bir bu yana. Onunla da oynarken hepimiz taraf oluyoruz ya futbola gerek yok o zaman.

Gece hayatını Edison icat etti.

Eskiden araba galerileri daha çok ilgi çekerdi, şimdi kadın resimlerinin olduğu galeriler ilgi çekiyor, hatta haberlerde bile bilmem kimin resim galerisi için tıklayınız diyor, ondan sonra başlıyorsunuz tıklamaya, ondan sonra birileri buna kadının özgürlüğü diyor, elbette demiyoruz kapansınlar ama en alakasız yerde bile bilmem kimin galerisi, deyip, bir sürü fotoğrafını görüyorsunuz, açık ve net , fotoğraflar açık ve net ancak haberin değil amaç resmin tıklanmasının olduğu o kadar net değil, sözde değil de özde biz anlıyoruz, amacın galeriyi tıklatmak olduğunu. Doktorlarda şifa bulamayanlar otlarda şifa ararken, köyde yüzüne bakmadığımız Isırganın bu kadar popüler olması doğrusu beni şaşırtıyor, ısırgan dediğimiz zaman da akla bir yandan da Kıvırcık Ali geliyor, bakraç tutan yoğurda parmak banmak istiyor insan. Gece karanlığında herkes yuvasına çekiliyor demek isterdim, ama bazılarının hayatı gece de devam ediyor, gece hayatı olanlar var, oysa gece Edison Ampul’ü karanlık olacaktı, E…

Amy Winhouse öldü, died

Amy Winehouse ölmüş, şimdi kendisini tanımam Allah rahmet etsin, uyuşturucudan ölmüş. Birçok insan tanıyordur, biz tanımıyoruz, gençliğin başı sağolsun. Ne diyelim. Sanıyorum uyuşturucudan ölmüş, gönül ister ki kimse kullanmasın; ama işte sanat dünyası falan derken, boşluk diye tanımladığımız olgu da işin içine giriyor. Birileri seviniyor bak popüler kültürün bir öğesi de uyuşturucudan gitti, birileri de üzülüyor şarkılarını dinleyenler, ama neticede bir insan ölmüş. Ölen insan kimdir; ünlü isimdir, ölümü üstünden birtakım mesajlar verilebilir, yorumlar yapılabilir, ama işte 3 günlük dünya. 

Karabiber, esmer güzeli

Balık olsam hamsi olmak isterdim, çok amaçlı yeri geldiğinde tava, yeri geldiğinde buğlama, yeri geldiğinde kızartma. Balık hafızalı değilim, balık yağı hiç yemedim. Kim kimi neden aldatır diye Google sormak yerine aldatıyorsak kendimize aldatılıyorsak karşı tarafa sormak daha mantıklı değil mi? Kadın neden aldatır, erkek neden aldatır, ya aldatılan çocuklar ne olacak anne baba birlikte büyüme şansı elinden alınan çocuklar? Kimi ilişkilerin başlangıcında adın neden hemen sonra gelen soru burcun nedir; Ulubatlı Hasan olup bayrak dikecekler sanki. Bir Yunan tanrısı olmak istesem sanırım ya Hepaistos ya da Poseidon olmak isterdim. Yemek tarifi verebilmeyi çok isterdim, ama yumurta bile kıramıyorum, karıncayı da incitmem, yuva yıkıcı olmadım ben. Abdestle okunan kitap Kuran’dan uzak durmak zorunda bırakılıyor insanlar nasıl mı abdestleri sürekli bozularak. Arım, balım peteğim diye şarkı varda neden reçel için şarkı yapılmış, Karabiberin bile var, Serdar Ortaç ve Karabiberim hey gidi günl…

Tek suçlu biz miyiz?

Bugün metrobüste her zaman gördüğümün ötesinde çok fazla sayıda Fenerbahçe taraftarı gördüm ve her biri Aziz Yıldırım’a destek veriyordu, sonra baktık ki, bu taraftarlar sahaya dalmışlar. Fenerbahçe taraftarı başkanın arkasında ama sanırım kızdıkları şey adaletin başlamasının Fenerbahçe ile olması. Belki de Aykut Kocaman’ın dediği gibi 1959 kadar gidebilirdi. Herkes aynı taraftar bazında kulübün küme düşürüleceğini fikrine inanmış ve bunun adil olmadığını düşünüyor. Fenerbahçe’nin ligde kalmasını istiyorlar, ancak şu da bir gerçek ki, bu işler bir yerlerden başlamalıydı ve başladı. Fenerbahçe’den başladı. Adalet bazen en güçlü mahkum ederek zayıfların adalete inanmasını sağlar, Fenerbahçe’nin de durumu budur.
Fenerbahçe taraftarı takımına inanmış, şikeye inansa da inanmasa da başkanın arkasında, çünkü Başkan şike yapmasa da zaten şampiyonluk onlarındı. Trabzonspor 9 puan farktan şampiyon olsaydı ya da ne biliyim Karabük-Trabzon’u Sivasspor’da Fenerbahçe’yi yenseydi bunları konuşmasay…

Futbolda hiyerarşi topa sahip olan paralı çocuk başladı.

En az iki kişinin bir adet bulunan ayakla itilebilen herhangi bir nesne  ile oynadığı oyun olan futbol, gariban toprakların da sevebildiği en azından eşitlik ilkesinin nadir olsa görülebildiği bir oyundur.Futbolda eşitlik ilkesi vardır, yani bir takımı tutmak için parasal gücün ya da rengin çok da önemli değildir. Ama ve fakat futbol ne zamanın ki kapılarını paraya ardına kadar açmıştır madden yükselip manen çöküşmüştür.Futbolda hiyerarşi top sahibi olan çocukla başlamıştır. İlk şikeyi aslında bir mahalle maçında hepimiz yaptık, ilk şike topun sahibi olan çocuğun oynatılmasıydı.Sorgusuz ve sualsiz biz o çocuğu oynatmak zorundaydık. O gün işte futbolda ilk şike yapılmıştı. Birde kaleci olmamak üzere bilerek gol yediğimiz durumlar vardı, kaleden çıkmak adına, işte bugün sanki Fenerbahçe'nin durumu topun sahibi olan çocuk gibidir, ben olmazsam oynamazsınız durumudur.İşte biz o günlerde başladık şike yapmaya, biz futbol seyircisi topu olanın güçlü olanın yanında olduk. Futbol profesy…

Kimden kaç öldüğünden çok yaşatabildiklerimizle övünebilsek

Silvan’da askerlerimiz birbiri ardına yanarak öldüler. Ortalığa nefret tohumları saçıldı, yargıdaki komutanlar için hemen içerdeler ondan oldular başladı, televizyonlar şovlarına devam etti, bizim evlatlarımız moduna girdiler. Diğer yandan Demokratik özerklik ilan edenler çıktı falan. Birçok hikaye yazılabilir. Birçok edebiyat yapılabilir, ama tüm bu hengamenin içinde ortaya çıkan tek bir şey var. O tek şeyde, bazı insanların hayatı gereğinden fazla ucuzdur, ama öldüklerinde isyan çıkmasın diye biz onlara sıfat uydururuz. İnsanları rahatlatmak için. Türk olun, Kürt olun olayın özü basit, birgün biri sizi hiç tanımadığı halde etnik kimliğinizden dolayı öldürebilir, bu noktaya getirmeye çalışıyorlar işi, kimler yapıyor silah tüccarları mı belki de evet, belki de gerginlikten beslenenler. Vicdan denilen şeyin konumu vefadan daha kötü, en azından vefa İstanbul’un bir semti olarak kalmış. Şu anda da mesela Siirt Eruh ilçesinde 2 can daha yaşamını yitirdi, şehit oldu. Ben karşı taraftan öl…

Bembeyaz lig yerine Gri tercih ediliyor

Biz temiz bir lig istemeye devam edelim, bir yandan da şikeci ligin devamından yana karar kılanlar var, Bağış Erten zaten yeterince açıklamıştı Radikal’de ki yazısında herkes safını belirlesin, aslında herkes safını belirlemeye başladı yavaş, şu sıralarda Fenerbahçe en şikeci olurken, Beşiktaş kupayı iade ederek Onurlu duruş tavırlarında, ama biz biliriz Yıldırım Demirören beyefendinin Onurlu duruşları, hele bir şike kesinleşsin nasıl da çirkefleşir. Ünal Aysal geçenlerde eski kulüp başkalarına teşekkür etmişti, Galatasaray’ın bu işlere karışmamasından dolayı, Galatasaray’ın karışacak durumu da yoktu. Neyse ki geçen sezonu atlattılar. Herkesten şüphelenir, Tayfur’dan şüphelenmezdim. Eğer bu kulüpler şike yaptıysa itiraf etmeyerek bu insanlar kulüplerinin birden fazla sezonlarının kaybolmasına sebep olurlarsa ne olur. Taraftar sevmeye devam eder. Fenerbahçe’nin üstüne gidiliyormuş, neymiş, cemaat yapılanması falanmış, eğer bu adamlar sütten çıkmış ak kaşıksa bize sıfat kalmamış yakışt…

Dua yağmuru 03.08.2007

İstanbul yağmur duasına çıktı bugün. Dua ile yağmur yağmasının bilimsel hiçbir ispatı yok; ama duanın işe yaradığına inanıyorum. Bunun ispatı da yok. Şimdi önümüzdeki günlerde yağmur yağarsa dua işe yaradı deriz, yok yaramaz ise Allah’ın gücüne gider onun adını kullanarak kendi sorumluluğumuzdan sıyrılmış oluruz. Dua bazı insanlar için önemlidir. Onun için atalarımız kimin parası, kimin duası derler. İnsan kendini güçlü hissettiği noktada duaya ihtiyaç duymazken, güçsüz olduğu noktalarda duaya ihtiyaç duymaktadır. Yağmur duasının bir de Emel Sayın tarafından seslendirilen şarkı versiyonu vardı. "Yandım yanacak kadar Suya kanacak kadar Yağdır Mevlam su" Bizim gibi ülkelerde inancın ana kaynağında, gücün yoksunluğu ve aklın boş yere kullanımı yatar. Bu demek değildir ki her inanan insan bunu sorgulamıyor. Sorgulayanlar var. Bir başka kesim için ise sorgulanmak demek inancı reddetmek demektir. Bugün her birimizin suya ihtiyacı var. Üstelik dünyanın ¾ su ile kaplı iken. İnsan A…

Akp kazandığı için, kaybetmiş sayılmak 02.08.2007

HP toplanmış ve seçim kaybının nedenini analiz etmiş. Peki, seçim kaybetmek nedir? Seçim kaybetmenin şartı iktidar olmamak mıdır? Eğer şart buysa seçimi kaybeden AKP hariç 16 Parti daha var. Baraj geçmekse seçimi kaybeden 3 Parti dışında bir sürü parti var. Bu ülkede neden herkes sürekli CHP’nin iktidar olamamasını seçim kaybı olarak nitelendiriyor anlamıyorum. CHP 1993’de açıldığından beri 1995, 1999, 2002 ve 2007 seçimlerinin hepsini kaybetmesine rağmen hala aynı lider ve aynı politikalar ile yoluna devam ediyor. Hiçbir açılım getirmiyor. Bu da demektir ki CHP seçim kaybetmiyor; çünkü istediğini alıyor.
CHP’nin gerçeklerine geldiğimizde ise Tarikatların oylarının önemi var; ama bu tarikatların hepsi AKP’yi desteklemiyor. Tarikatlardan oy alan başka partilerde var. İmamların da hepsi AKP’li değil, üstelik koskoca Sultanahmet Camisi’nin imamı da CHP’den aday oldu. Ayrıca Baykal’ın Yaşar Nuri Öztürk’ün okuduğu ayetler eşliğinde siyaset yaptığını hepimiz biliyoruz. Yaşar Bey daha sonra…

Madem yemin etmemek için yemin etmedin…

CHP’liler yemin etti ve Başbakan’ın tabiriyle tükürdüklerini yaladılar. Yemin edecektiniz madem neden kriz oluşturdunuz, bunu kendileri de bilmiyor , sonrasında debeleniyorlardı, sonunda yemin ettiler. CHP’de Muharrem İnce Kamer Genç gibi sivrilmeye başladı. Yeni Kamer Genç olma yarışında.
CHP yemin etmeme tavrını ya birgün ya da her gün tam derdik, arkadaşlarına sahip çıkıyorlar, ancak ilk günden beri debeleniyorlar, debelenme sebepleri belli, yemin edip vekil olabilmek. CHP’de çok başlılık var, bu da tutarlılığını engelliyor. CHP ne yaptığını kendi de anlamıyor. Daha öncede dediğim gibi CHP için amaç çalışmak değil, meclisi çalıştırmamak. Hergün mahkemeye koşan CHP’nin bugün mahkemeleri diline dolayarak yemin etmemesi de ilginç.

Adalete saraylarla yama yapmak.

Türkiye şike konuşmalarıyla zaman geçiyor. Şikenin içine batmamızdan herkes memnun, tamam Federasyon delil yok diyerek belki de haklı bir karar verdi, ama ya yargının tutuklama kararları, Ergenekon da Şike de gördüğümüz karar alamıyoruz, kurumlar yıpranmasın,kulüpler yıpramasın, bütçe yıpranmasın, tamam bu ülkede adalet yıpransın biz onu adalet saraylarıyla yamarız, ülkenin mantığı budur. Tamam, Federasyon düşürsün demiyoruz, ama soruşturma sürerken ve kanılar oluşmuşken, İlhan Cavcav’ın yaptığı açıklama, Aykut Kocaman’ın yaptığı açıklama benim futbol duygularımı incitiyor. Yine diğer yandan Fenerbahçelilerin birkaçının tavırları gerçekten üzücü. Ancak her zaman söylediğimi yine söylemek ve yenilemek istiyorum. Şike varsa ve bu adam gibi soruşturulsa bunun içinden aklanacak kulüp başkan sayısı oldukça az.
Bugün bir dekoder uğruna adalete dekoder takılıyor, belki de Süper lig yayın ihalesinde adaletten vazgeçmenin bedeli biçildi. Peki adalet dediğimiz duygu nedir, Fenerbahçe’nin şike …

Ali Asker - Şu Metris'in Önü Bir Uzun Alan & Şiir

Futbol sahadan alıp çantanın içine sokarsan sevenler hava alamaz.

Aziz Yıldırım tutuklandı, şimdi Aziz Yıldırım’ı tutuklamak kolay değil, tutuklanıyorsa vardır bir nedeni. Adalete güvenmeyenler iş Aziz Yıldırım’a gelince güveniyorlar diyenlere şunu söylemek gerek, zaten Adaletin ana sorunu da bu, gücü olmayan insanların tutuklanması kolay, ancak Aziz Yıldırım gibiler tutuklanıyorsa, bu kolay bir iş değildir. Benim gözümüzde kabahatlidir, suçlu mudur değil midir ona Adalet karar versin. Bu ülkede bazı insanların suçlu olup olmadığını anlamayayız, bunun en önemli nedenlerinden biri, bu isimlerin hep savunanlarının olması ve suçlu olsalar dahi, savunulacak olmalarıdır. Aziz Yıldırım hakkında yıllardır iddialar var ve birçok taraftarda Aziz Yıldırım ile ilgili konuşurken , Aziz Başkan halleder Aziz Başkan isterse yapar demektedir herhalde her istediğini yapmak sadece kişisel bir güçle olan bir olgu değildir. Aslında benim umrumda olan ne Fenerbahçe’nin şampiyonluğu, ne Aziz Yıldırım’ın hastalığı, önemli olan şu ki benim futbola olan sevgim azaldı. Aziz…

Meşrutiyet gölgesinde güneşlenmek için debelenen CHP

CHP ile AKP yemin krizinde anlaşmak üzereymiş ne gerek var ki, bu AKP iyi niyetli bırakın uğraşmayın yemin etmezlerse etmesinler, bu adamlar şimdi yemin ederlerse ne yapmış olacaklar bence hiçbir şey, önce yemin etmediler, neden etmediler, arkadaşlarının hakları için, amaç neydi vekilliğe başlamamak sonra önerge vermek konuşmak yapmak istediler, baktılar olmuyor şimdi de yemin edelim dediler. AKP de onları yemin ettirmek istiyor çünkü sıkıldılar artık her dönem önlerine gelen meşrutiyet sorunundan, belki dikkat etmişsinizdir bugüne kadar AKP iktidarından beri CHP’nin yaptığı tek şey var, AKP meşru değildir imajı vermek, kendi kitlesine oynayan hareketler bunlar, Kılıçdaroğlu’nun da acemi de iştirak ettiği bir faaliyet, bu parti meşrudur. Bunu kabullenmek gerekir. Hep aynı meşrutiyet sorunu yaratmak artık prim yapmamalı, ister yemin ederler ister etmezler, sandık gelirse yemin edecek vekil de bulamayacaklar.

Basını Toplayan Takım Fenerbahçe

Fenerbahçe Spor kulübünün bugün yaptığı basın toplantısının anlamı aslında Aziz Yıldırım’a yanındayız mesajını vermekten öteye giden bir açıklama değil gibime geldi. Nihat Özdemir’in İnanmak istemiyoruz ve inanmıyoruz söylemi aklımızda kalırken, işin en ilginç yanı bundan önce basın toplantılarını yapan Şekip Musturoğlu’nun içerde olması. Maalesef Fenerbahçe için işler iyi gitimiyor. Fenerbahçe yalnız bir kenetlenme göstermiş gibi, ancak keşke yargıya bırakılsaydı. Penaltılar incelensin derken başlangıç olarak Trabzonspor’u seçen Kocaman iş Şikeye geldi mi daha gerilere gidiyor. Fenerbahçe için işler bu kadar zorken, çıkış yolu tek, Aziz Yıldırım’ın sorgu sonrasında serbest kalması.
Basın Toplantısında bir başka sözde şu ki, İdama gidilse de son sözümüz Fenerbahçe, keşke öyle olsaydı, bu beylik laf ikna edici değil, ancak şu da bir gerçek ki, ikna etmesi gereken iki taraf var, Aziz Yıldırım da bizi ikna etmeli, şike olmadığına dair. Fenerbahçeliler için belki ikna edici taraf var, be…

Son günümde senin Rahmetinle uğranmak varsa kaderde ben bilirim Allah’ım nerde

Ne istersem Allah’tan isterim ve ondan geldiğine inanırım, belki bazıları gibi silahlı adamlarım yok, Allah’a sığınırım hep, ha günahlarım var mı olmaz mı var, ama bu benim Allah’tan dilememi engellemez. Öncellikle adaleti dilerim, kimsenin yaptığının yanına kar kalmasını istemem. Eskittikleri seccadelerinin sayısını sayıp dolandırdıkları insanları unutanlara ceza vermesini dilerim ve dahası verdiği cana kastedenleri lanetlesin isterim. Dünyevi şeylerde isterim, daha kişilikli daha doğru yolda olabilmek, başkalarına daha da az ağız açabilmek için, Allah’tan dilerim, ondan gelip ona gideceğim günü de beklerim, belki ibadetlerimde aksamalar davranışlarımda bozukluluklar ama neticede insanım zaaflarımla günahlarıma, ancak bilirim ki ben onun kuluyum, kitabına iman eder, kitabını değiştirenlere ise lanetimi belirtmek ve çeşidini betimlemekten kaçınırım. Allah’a tanrı diyenlere sıcak bakmam, esirgenmenin ve bağışlanmanın ondan olduğunu bilir ve ondan dilerim. Yaratılanı severime yaradan ö…

Sen gelirsin diye

Sen giderken gözlerimi kapıyorum Belki bir Kadıköy-Eminönü Vapuru gelirken Belki de bir metrobüs sesinden sonra Gözlerimi açıyorum, seni bir kere daha görebilmek Seni sevdiğimi söyleyebilmek için. Çocukken kandırmışlardı Gözlerimi açar kaparsam zaman çabuk geçer diye Ben gözlerimi kapıyorum sen bana bir an evvel gel diye.

Mağlup olarak şampiyon olmak 15.05.2011

Şampiyonluk yarışında düğüm son haftaya kaldı. Hepimizin aklında şampiyon kim olacak sorusu var, kimilerimizde Şampiyon şu olsun temennilerinde bulunuyorlar. Herkesin kalbinde bir Aslan yatıyor diyeceğim ama bu sene Aslan Kış uykusuna yattı bir daha da uyanmadı. İlginç bir hal aldı Şampiyonluk. Trabzonspor kendi bölgesinde oynarken, Sivasspor ile karşılaşacak Fenerbahçe ve tabi ki de Mecnun Otyakmaz bir Fenerbahçeli. Şimdi buradan kesin Fenerbahçe şampiyon olur sonucu çıkmaz, ama kendi şampiyon olurken bile büyükleri yenemeyen Sivasspor’dan Fenerbahçe’yi yenmesini beklemek de acımazsızlık olur. Bana göreşampiyon hep belliydi. Trabzonspor Şampiyonluğu aslında Fenerbahçe’ye 2-1 yenildiği maç kaybetti ve o günden sonra şansı kalmadı, Trabzonsporlu arkadaşlar kızmasın ama ilk yarı biterken de yazmıştık, rakip Trabzonspor olunca Fenerbahçe’nin yakalaması bana hep mümkün gözükmüştür. http://yusufkaraca.blogspot.com/2010/12/kendini-gecip-sampiyon-olabilmek.html Fenerbahçe geçen yılda yıkım y…

Her Şampiyonluk kadar helal.22.05.2011

İlk yarı biterken aslında birçokları için şampiyon belliydi, bir tek Trabzonlular için belli değildi, onlar acaba diyorlardı, bir diğer yandan da gün sayanlar vardı, Aykut Kocaman’ın şafağını sayıyorlardı, ancak bir kere daha gördük ki, lig uzun bir maraton ve bir kez daha görüyorduk ki maç 90 dakika. Geçen sezon kaleciler hakkında çıkan dedikodular boşa çıkmıştı. Bugün topu elinden kaçıran Korcan Çelikay’da suçlanıyor, ama hep söylüyorum yine söylemeye devam edeceğim, Trabzonspor şampiyonluğu Trabzon’da Fenerbahçe’yi sadece 3-2 yenerken ve burada Kadıköy’de 2-0 yenilirken kaybetti, oysa olası bir galibiyet Fenerbahçe’nin gardının düşürürdü, bunu yapamadı Trabzonspor.
Ligde hedefi olan takım azalınca, her iki takımda birbirlerinin rakiplerinin psikolojisini , hakemlerin psikolojisini bozma yoluna gitti. Şampiyonluk yarışı aslında nefes kesmedi, iki takımda son düzlüğe kadar kazanarak geldiler, diğer takımlar pek etkin olamadılar. Sonuçta ipi Fenerbahçe göğüsledi ve Şampiyonluğu kazan…

Ben senin Şampiyon olabilme ve adam gibi kaybedebilme ihtimalini sevdim.21.05.2011

Fenerbahçe, bu ülkede futbolda heyecan varsa bu takım yüzünden. İnsanlar Türkiye Kupasını bile Fenerbahçe yüzünden önemsiyor. Yıllardır kazanamadığı Türkiye Kupası’nda önce herkes dikkat kesiliyor, ne zaman elenecek bu Fenerbahçe diye sonra eleniyor ondan sonra da bak sizin alamadığınız kupayı biz alıyoruz diyerek herkesi sevince boğuyorlar, kupanın marka değerini artıyor, kupa üstünden yapılan geyiklere malzeme oluyor, ama hep Büyük Fenerbahçe, çünkü hep konuşuluyor ne yapsa konuşuluyor. 4 Büyük takım içinde aynı Başkanla, yani tam 14 yıldır devam ediyor, Şampiyon olsa da ediyor olmasa da . Stad özlemi duyulmasının sebebi oluyor diğer kulüpler tarafından, Voleybol sporunun konuşulmasını sağlayan yine bu takım oluyor.Herkes onu gözyaşları içinde görmek istiyor, ama o hep küllerinden doğuyor.

Herkes tarafından maç satıldığı söylense de hiç kimseye averaj gerektiği zaman 8 atmıyor, hakem penaltı veriyor ama işte hakem bu hata yapabiliyor, son maça kadar şampiyonluk yarışını taşıyor son…

İstanbul Anadolu Yakası mı Karadeniz Takası mı 22.05.2011

İlgili Yazı 22 Mayıs'ta yayınlanmış, ancak daha sonra silinmiştir. Bu Akşam Şampiyon belli oluyor, bakalım neler yaşanacak, geçen hafta bu iki takım aynı sahada yer alıyordu.Onur bir başka Anadolu takımı Trabzonspor'a şampiyonluğa getiriyordu. Bugün bakalım neler olacak. Her iki takımda sahada. Şu ana Fenerbahçe bir adım önde, bir gol farkla diyebiliriz.
Trabzonspor kendi kıyılarında yüzerken, Fenerbahçe biraz uzakta kaldı kendi kıyısına. Bu maçların psikolojik etkileri oluyor. Trabzonspor pek şampiyonluk havası göremedik.Karabük'te durum bu.Alex indirdi, Niang topu dışarı attı. 4.Dakikada. Yine radyo merkezli izliyoruz maçları, radyo hangisini yayınlamazsa o maçı televizyondan izliyoruz. Sivas'ta Fenerbahçe sesleri geliyor.
Sivaspor'un durumu zor. Santos 6.dakikada durumu 1-0 yapıyor.Gole canlı tanık olduk. Fenerbahçe 1-0 önde geçen yıl son anda kaybedildiğini düşünürsek şampiyonluğun pek de sevinecek durum yok. Kendi beceremediğini diğer takımların beceremediğin…

Yeminli Milletvekili

CHP yemin etmedi, etmeme sebebi de arkadaşlarına destek olmak, ancak bakıyoruz ortada yemin etmek isteyen bir CHP var, o zaman bu ne perhiz ne lahana turşusu demezler mi adama derler, ama burası Türkiye her şey olur.
İki gündür şike ve yemin konuşuyoruz, Arada Deniz Feneri davasından Zahit Akman nasibini aldı. Bu ülkede ben Check-uplar hastanede yapılıyor biliyorum meğer hapishanelerde yapılıyormuş.Bugüne kadar yanlış öğrenmişim.Şike bakalım ne olacak sonuna kadar gidilecek mi?. Ergenekon gibi elimizde bir dava vardı, şimdi sıra şike davasında bu da böyle sanırım sürüncemede kalacak gibi süreç yavaş işliyor gibi. Bakanlarımız belli, Meclis Başkanımız belli hakkında meclis tatile gider. Ramazan’ın Ağustos ayına gelmesi turizmi Haziran’da patlattı, ucuz fiyat isteyenler Ramazanı bekliyor tatil için.

Hakan Şükürsüz bir Şükredilecek Kabine.

Bakanlar Kurulu açıklanırken eskiden oldukça heyecan yaşardık, sanırım artık koalisyonlar kalmadığında bakan isimleri pek heyecan yaratmıyor, özellikle de bazı bakanlıklar değişmiyorsa heyecan artmıyor, zaten ne kadar az değişirse o kadar iyi, yoksa her değişen bürokratın bir maliyeti var. Bir arkadaşım her zaman iktidar partisine oy vermek mantıklı diyordu, böylece iktidara yeni gelecek partinin açacağı kadrolara yatırım yapmak zorunda kalmayız diyordu. Bakanlar bakalım.
Bülent Arınç yine listedeki yerini aldı ve bakanlık koltuğuna oturdu beklenen bir gelişme. Ali Babacan Başbakan’ın yardımcılarından olağan bir durum sürekli bakanlıkta yer aldı, performansı beğenilmeyen Beşir Atalay bu seferde Başbakan Yardımcısı oldu.Sürekli televizyonlarda gördüğümüz Bekir Bozdağ sonunda Başbakan Yardımcısı olarak muradına erdi. Sadullah Ergin görevine devam ediyor, yargı-hükümet savaşlarında koltukta oturan Bakan yine koltuğunu korudu.Aile ve Sosyal Politikalar bakanımız Fatma Şahin, R harfini sö…

En büyükten başladılar soruşturmaya

Fenerbahçe, karmaşalar yaşayan kulüp, ancak Türkiye’nin en çok konuşulan kulübü, nerdeyse derbi maçlar dışında kazandığı hiçbir maç hakkıyla değil denilen kulüp, Türkiye Kupasını kazanamadı diye dalga geçilen, dalga geçilebilecek bir süre şampiyonluk kutlayabilen, şike dalgasında hemen gözaltına alınan kulüp. Bu aralar Fenerbahçeli olmak oldukça zor, çünkü ortada bir takım iddialar var ve bunların birçoğu Fenerbahçe’ye dayanıyor. Aslında belki de hepimizin suçu, Aziz Yıldırım dahil aynı , büyüklüğü kupaya indirgemek.
İslam Çupi bize böyle özet geçmişti aslında, büyüklüğün tanımını ama olmadı. "Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz" Herkes konuşuyor, yorumlar yapıyor, şike var olabilir, ancak Fenerbahçe büyük bir kulüp olduğunu ispatlamalı ve şike varsa da bundan alnının akıyla çıkmalıdır, şike varsa kimseye sahip çıkmamalı, kendi amatör ruhuna dönebilmelidir. Evet belki her takım şike yaptı, …

Futbol sadece futbol değil de kirli bir oyun mudur?

Türk futbolunda şike iddiaları damgasını vurdu. Şikenin Türk futboluna bulaşmış olma ihtimali her daim var. Benim her zaman söylediğim bir şey var, Kamu vicdanında ya da benim vicdanımda Şampiyonluklar eşit helallik de, yani şike dahi çıksa Fenerbahçe’nin şampiyonluğu da diğer takımların şampiyonluğu kadar helaldir.
Eğer şike varsa ortaya çıkmalı, sorumlu olanlar cezalandırılmalı, geçen yıl Cemal Nalga skandalında yapılmayan, Basketbolda yapılmayan Türk futbolunda yapılmalı, yoksa aklımızdakiler hep kalacak. Ancak bu ülkede gözaltı demek, tutukluluk demek , suç demek, bugün Fenerbahçe taraftarının bir kısmı hariç, tüm futbolseverler buna inanıyor, yani şikeye inanıyor. Şike yapıldığında inanıyor. Yalnız burada bir ayrıntı var ki o da ilginç olan taraf, Fenerbahçe-Sivas maçında şike olma ihtimalini ben çok da fazla görmüyorum, o maçta şikeye gerek yok, Başkan’ın gönlünden zaten Sivasspor geçerdi. Eskişehir maçına gelince, o maçta Bülent Uygun eleştirilmişti.
Emenike’ye 9 Milyon bonser…

Daha iyisini gösteren biri çıkana kadar.

Ülkenin onca gündemi varken magazinde boş durmuyor.

http://yfrog.com/h44krkjj Hilal Cebeci bu fotoğrafı paylamış, ama kim bilir kaç kişi de rüyalarını paylaştı Hilal Cebeci’yle kim bilir kaç kişiye misafir oldu. Popüler olan iyi olan demek değildir, popüler olanın amacı iyi olmak değil, onunda ötesinde iyi ya da kötü konuşulmaktır. İşte bu yüzden Ali Taran-Ayşe Özyılmazel evliliği, Hilal Cebeci fotoğrafları, Nihat Doğan çığlıkları onlar için önemlidir, çünkü onlar bunun için vardır ve bu yüzden yaşarlar. Survivor olmasa kim tanırdı Derya Büyükuncu’yu, olimpiyat oyunlarını izleyenlerden başka, kimse, ya da Ali Kaptan olmasaydı kaçımız bilirdik Erhan Pettekkaya’yı, şike iddialarıyla öğrenmeyen kalmadı ki Aziz Yıldırım Fenerbahçe Başkanı, Engin Alan’ın adını duymayan, Hatip Dicle’li cümlelere kulak misafirliği etmeyen kaldı mı, kalmadı.

Popüler olmak konuşabilmektir. İş bu yüzden Twitter gibi mecralarda Trending Toping vardır, Erol Köse vardır mesela, Melih Gökçek vardır mesela, Televizy…

Bugün yemini sen etmezsin yarın yemin edilecek yerde olmazsın.

Yemin krizi devam ediyor. CHP kendisi komik duruma düşürüyor, neden mi madem yemin etmeme sebebin milletvekili arkadaşlarının hakkını geri almak o zaman neden komisyona girmek istiyorsun, yemek etmeyerek zaten vekilliğini kabul etmeme yolunu izliyorsun, o zaman ne diye bir daha komisyona gireceğim falan diyorsun, yemin etmemekle beraber faaliyetlerinizi sürdürmek istiyorsanız amacınız nedir bu açıklayanında bilelim. Ortaya bir maç koydunuz onu da yüzünüze gözünüze bulaştırdınız.
Bende CHP’nin yemin etmesi konusunda tükürdüğünü yalayacağına inanıyorum ama bunu ben söyleyebilirimi bir Başbakan söylememeli, o sokağın ağzını terbiye etmeli, sinirlerine hakim olmalı. CHP Cumhurbaşkanlığı seçiminde de 367 dedi, sonra Abdullah Gül’ü 276 üstüne bile seçilecek hale getirdi, bugün 140 vekille yemin edemez yarın bakarsın 40 vekile kalır, yemin etmeyince vekilliği düşme ihtimali olanlar ya gidip bağımsız aday olurlarsa o zaman ne olur. Bakın MHP, Apo’nun asılma sürecinden beri mecliste sağduyulu…

Bizans’ı fethederken ganimet yerine biraz da etik fethetseydik.

04 Şubat 2007’de Onpunto’da yazılmıştı. Yine aynı noktaya geldik.
http://yusufkaraca.blogspot.com/2008/10/bir-di-pietroum-bile-yok-04022007.html Ülkede temizlik isteniyor, siyasette, sporda rekabetin olduğu her yerde, temizliği isteyenler o kadar fazla olmadığından aslında temizliğe kavuşamıyoruz. İsteyenler çok olsa, olacak her şey temiz olacak, 2007’de aradığımız Di Pietro’muz olma adına adım atan bir savcı adayımız var gibi, Zekeriya Öz, ancakbizde işler farklı yürüyor. Şike falan iddiaları bakalım bizde İtalya’da yarattığı depremi yaratacak mı; 2006 Dünya Şampiyonluğunu kazanan İtalya’nın yaptıkları bizde ülkemizde yapabilecek miyiz, işte hendek işte deve eşiğine geldik sanki. Önce siyasetten başladı, Ordunun etkinliği kırıldı, sıra sporda sonrada medyaya gelecek, yalnız bu temizlikler yapılırken kendi kirli ellerini yaratmasın.Eğer futbolu temizlemek istiyorsak bir fırsat doğdu, bu şu demek değil, şike yaptılar, ama kapı açıldı şike yapanlara gözdağı kapısı açıldı.

2007’de kullan…