İslam’ın burjuvalaşması yönünde birçok adım atıldı, en son adımlardan biri de Antalya’da açılan İslami disko, sadece kadınların girebildiği. Söylemekten bıktım, İslam’ın başka olgulara benzeme ihtiyacı yok, daha doğrusu İslam’ın yaşamı ne kadar yaşanır kıldığını ispatlama sorunu yok, İslam’ın sorunu değil bunlar ve özüne de aykırı. Hep şunu düşünüyor ve söylüyorum, İslam bize hep sadeliği emreder, sade olmalıyız. Ha inan insan diskoya gitmesin, şunu yapmasın mı, bunu yapmasın mı, elbette her şeyi yapsın, ama lütfen bunların adına İslami sıfatı koymasın. Neyin günah neyin sevap olacağına karar verecek olan Allah tır. Ancak eyleme geçmeden önce insanın kendi vicdanı, bu doğrultuda her isteyen her istediğini yapsın; ama İslam’a bulaşmasın. Bizim dinimiz bize onların dini onlara kalsın. Bir anlamsız yarışın içine girmesin din.
Bu tip kavramlar İslami terör örgütü gibi tehlikeli kavramlardır. İslami diye bir kavram koymak zorunda değiliz ve bundan bir Pazar yaratılmasına vesile olmamıza gerek yok; ki bunları ben hormonlu yiyeceklere benzetiyorum. Yani orijinal değiller. Hemen hepsi yapaylar. Şunu da söyleyeyim ki, Ahmet Hakanlar, Akif Bekiler, Nihal Bengisu Karacalar ve Ahmet Arsanlar da bu burjuvalaşan İslam’ın medya ayakları. Şu her şeye İslami adını karıştıranlar ifrit olduğum gibi, eğlenirken bile ibadet ettiklerini düşünenlere deli oluyorum.





0 yorum:
Yorum Gönder