Ana içeriğe atla

Yayınlar

Mart, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Özgürlük istediğimiz sorudan başlamak değil, soruya muhatap olmamaktır

Sazan ile Suzan arasında ne fark var derseniz, Sazan erkektir, Suzan kadındır. Bu nerden çıktı demeyin, şapkadan hep tavşan çıkmayacaktır. Tavşan çıkacağına bazen saçmalık da çıkabilir. Saçmalamak bazen insanın deşarj olma yöntemidir. İnsanlar birbirlerine Nokia, Erikson şarjın var mı diye soruyorlar da kendilerinin neyle şarj olacağını düşünemiyorlar. Düşünmek varlığın en önemli kanıtı olarak görülür. Belki de bu yüzden Decartes’ın tanınma oranı dahası yayılma alanı geniş. Yayılmak günümüzde daha kolay aslında eskiden beri kolaydı. Yaymanın yayılmanın adı aslında kimi zaman dedikoduya indirgeniyor. Dedikodunun kim tarafından yapıldığı pek kanıtlanamaz. Türkiye’de zaten herkes suçsuzluğu kanıtlanana kadar suçludur. Bizde işler ters gidiyor belki de bir ilimizin adının Mersin olması buna yol açıyordur. Yol açmak, bu ülkede aslında yol açmak da zor. Karlı dağların ardında kalanlar kaderine terk ediliyor. Bunu da Yazıcıoğlu’nun vefatıyla öğrenebildik. Öğrenmek her gün yeni bir şey öğrenm…

AKP sandıkta da yenilebilir

Belki de seçimler hakkında onlarca yazı yazıldı. Bir yandan da yazılmaya devam edecek. Elbette yazılan yorumlarda gözden kaçan bir nokta mutlaka vardır. AKP oylarının azalması aslında birçok kimseyi rahatlattı, İnsanlar şunu düşünebiliyorlar, sandıkla gelen sandıkla gidebilir. Bunu öğrendi Türkiye, aslında ihtiyacımız olanın sadece kitlelere güven veren bireyler olduğu ortaya bir kere daha çıktı. AKP’nin kaybettiği oylarda yapılan tehditler, amatörce vatandaş azarlamaların etkileri var. AKP’nin oy kaybetmesinde bu partiye oy vermenin ülkeyi satmakla eş görülmesi de var. Küstürülen adaylarında etkisi var. Bulaşılan yolsuzluklar ya da yolsuzluk iddiaları, rüşvet iddiaları AKP’yi etkilemiş.

CHP’in oylarını artırmasında, Kılıçdaroğlu’nun etkisi büyük, aslında seçimin özelliği şu oldu. Seçimde dürüstlükten yana mısın yolsuzluktan mı, sanki bu oylanır gibi oldu. Birde AKP önüne asker pek çıkmadı, böylece sözü siyaset söyledi. CHP Baykal’a rağmen oylarını artırdı. Baykal’ın mutlu ve umutlu ol…

Seni en çok unuttuğum zaman en özlediğim zaman belki de

Masal gibi hani prenses diyeceğim, ama yok öyle bir hayale kapılmak istemiyorum. Belki de bir uğur böceği, önce konuyor, ondan sonra sessizce uçuyor. Gidiyor, ondan sonra birden görünüveriyor. Yeryüzündeki tüm günahları ona yazmak istiyorum suçum yok diyor. Asisin diyorum yok diyor, kimi zaman asi ama birden bire gardı düşüveriyor. Hani kadınlar beyaz atlı prenslerin hayalini kurmak ister ya, bende onun hayalini kurmak istiyorum, dahası kurgulamak istiyorum, ama birden yok oluveriyor. Arada görünüyor.

Tüm güç onda istediği zaman görünüyor, beni çıkarcı buluyor, oysa belki de ona söylemeye cesaret edemediğim şeyler var, kim bilir kıçıma batan platonik bir diken belki de, belki de benden uzakta gâvurun mantar olduğu yerde, ama o her göründüğünde hemen yanağıma bir gülücük konuyor, sonra o uğruyor, ama gerçek de var mı yok mu, hayal mi belli değil. Kimdir nerden gelir ve nereye gider bilinmiyor. Sadece masum onu biliyorum. Uzak diyarlarda, ama ne zaman benim kapımın önünden geçse seviniyo…

Birlik ve beraberlik içinde kalalım düşenler düşsün çıkanlar çıksın.

Manisaspor üçüncü haftada da berabere kaldı, böylece yine fırsat sundu, ama değerlendirilemeyen fırsatlar sonucu onlar hala bu ligin lideri ve zirve yarışındalar. Manisa tam 10 beraberlik almış. Ancak bu konuda rekor Altay’ın 14 maçta berabere kalarak yüzde 50 gibi bir oran tutturmuşlar. 8 maçtır kaybetmeyen Diyarbakır bu hafta kazanamadı ve lider olmayı başaramadı. Puan sıralamasında onlarda ikinci sıradalar, sekiz maçtır yenilmemenin gururu ile. Beraberlik serisine Kasımpaşa’da uydu. Onlarda bu hafta berabere kaldılar. Karşıyaka’da berabere kalanlardan oldu, onlarda fırsat teptiler. Boluspor gollü bir beraberlik aldı, onlarda ligin 5.sırasındaki yerini korudu. Bilal 2 gol attı. Altay aslında Diyarbakır ile berabere kalarak önemli bir fırsatı kaçırdı ve 6.sırada kaldı, eğer kazanabilselerdi. İzmir’in umudu artacaktı, ama şimdilik ilk 6 içinde iki takım bulundurmakta hoş olsa gerek. 6.sırada olmanın bedeli 44 puana sahip olmak.

Rize’de berabere kalıp ilk 6 sıraya uymayı tercih etti. Ad…

Beklendiğinden daha çetin bir yarış

Seçimler bitti, elbette seçim öncesi yaptığımız tahminlerin durumuna bakmak gerek değerlendirme yaparken
http://yusufkaraca.blogspot.com/2009/03/iki-parti-arasnda-tek-iktidarn-tescili.html

Önceden yazdıklarımızı inkâr etmeden onun üstünden gitmek faydalı gibi. Kadir Topbaş’ın İstanbul’da %45 alabileceğini söylemiştim, nitekim almış. Burada ilginç olan Kadir Topbaş’ın AKP’den daha fazla oy alması, %4 daha fazla oy almış, demek ki İstanbul’da halk Topbaş’tan memnun. Kılıçdaroğlu’nun maksimum %30 alır demişiz oysa Kılıçdaroğlu %36’yı buldu. Kılıçdaroğlu aslında seçimi tüm Türkiye’de etkiledi, gerçekten Kılıçdaroğlu seçimin en önemli figürü oldu. Ancak şunu da öğretti, AKP gerçekten yıpranıyor, bu yıpranmanın altında yolsuzluğa bulaşmış gibi görünmesi var. Kılıçdaroğlu’nun etkisi İstanbul’da kendini göstermiştir. Beni şaşırtan bir diğer konu da Mehmet Bekaroğlu’nun Saadet Partisi oylarına katkıda bulanamaması. Bu beni şaşırttı. İl Genel Meclisinde Saadet Partisi daha ileride. Bunu anlayama…

İstanbul savaşı devam ediyor

Seçim sonuçları yavaş yavaş belli oluyor. Bu belli olan sonuçlara göre AKP’de bir gerileme var. Bu AKP gerilemesinin bir defa ana nedenlerinden biri bir kere Ekonomik kriz. Bu ekonomik kriz sonucu AKP’nin oyları azalmış görünüyor. Kimi yerlerde AKP’nin yanlış aday seçimleri eleştiriliyor. Örneğin Urfa’da Eşref Ahmet Fakibaba çok önde çıktı. Adana’da Aytaç Durak gerçeğini geçemediler. İstanbul’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun etkisi de görülüyor. AKP’nin adının yolsuzluğa karışması vatandaş göz önünde değerini düşürmüşe benziyor. AKP’nin karşısında güçlü bir muhalefetin olmaması tek şansı olarak görülüyor. Şu görüldü ki güçlü bir muhalefetin olduğu yerlerde AKP zorlanıyor. Ancak CHP gerekli oyları alamıyor. MHP’de biraz kıpırdanma görünüyor.

Saadet il genel meclisinde şu an aldığı oy itibarıyla olası genel bir seçimde AKP için tehdit oluşturabilir. Aslında ortam ülkenin sağ seçimden sol seçime doğru kayabilir. Ortam buna müsaitken CHP bu fırsatı değerlendiremiyor. AKP’nin yıpranmaya başladığın…

Seçimler beklendiğinden heyecanlı geçiyor

Seçimin ilk sonuçları gelmeye başladı. Elbette sonuçlar ilerleyen saatlerde belli olacak, ancak seçimler üstüne gel bir yazı yazmakta fayda var. İlk defa oy kullandım, heyecanlı oluyor insan. Gerçekten insan daha çok vatandaş olduğunu hissediyor. Birde olaylarımı daha bilinçli kullandığımı söyleyebilirim, oyları bölmemek kavramına pek itibar etmedim, aslında gidip geldim, ama sonunda destek verdiğim adaya oy vermeye karar verdim. Sandık başında da karar verilebildiği oluyor. İlgi yüksek gibi görünüyor. Seçim sürecinde daha sönük geçtiği düşünülen seçim sonuçlara göre daha çekişmeli gidiyor görünüyor. Değerlendirmeler için oldukça erken, ancak birçok yerde AKP kazanırken bazı yerleri kaybedecek gibi duruyor. Kaybedilecek yerler var. Büyük Birlik Parti’sinin oy oranları azda olsa artacak, diğer yanda da Saadet Partisi de oylarını artıracak gibi duruyor. AKP karşısında gerçek anlamda direnebilecek tek parti Saadet Partisi gibi duruyor.

Seçimler sırasında daha çok iki partili merkezli bi…

Kadın zekâsının futbola kurban edildiği terim Ofsayt.

Yıllardır kurtulamadığımız bir geyiktir. Kadınlara ofsayt pozisyonunu anlatmak, ısrarla ofsayt pozisyonu kadınlara anlamak zorundaymışız gibi davranırız. Üstelik onlara koyduğumuz bir zekâ ölçüsüdür ofsayttı anlamak, o zaman beyler diyelim bende dâhil, madem bu ofsaydı anlamamız bu kadar kolay, neden o zaman her maç sonunda hakem hocaları dediğimiz şahıslar durup durup bize ofsaydı saatlerce anlatma çabasında bulunuyorlar. Ofsaydı anlamak bir kadının hangi ufkunu açar, onu da anlamıyorum.

Kadınların futbolu iki de bir yirmi iki kişinin peşinde konuştuğu bir oyun olarak nitelemesinin intikamını ofsayttan mı alıyoruz, yoksa ofsayt aslında futbolun bir bilim olduğunu mu anlatıyor. Kadınlara bir kere biz futbolun güzelliklerini anlatamıyoruz. Bir arada olmak, ortak bir müşterek de buluşmak, anlık heyecanlar yaşamak belki de futbolu güzelleştiren bu. Bunları anlatmak lazım, ama kadınlar heyecanı değil durağan olmayı seviyor. Durabilmeyi tercih ediyor. Kadınları ofsayt ile aşağılamaktan vazg…

Bir kartla bir insanın yüzünü güldür

http://www.fikiratolyesi.com/2009/02/27/faili-mechul-kiyak/

Blogları hep gezerim, aslında tüm blogcuların birbirine vereceği en büyük destek de medya yerine birbirlerini okumaları gerçi bu okumalar bir arkadaşlığın ürünü değil, gerçekten bilgi edinmenin farklı bakış açısı edinmenin ürünleri olmalı. O yüzden blogcular birbirine destek vermeleri. Benimde takip ettiğim bloglardan biri olan Fikir Atölyesi gerçekten güzel bir fikir ortaya koymuş, ama sanırım okurken iyi okuyamadım, ancak bugün okuduğumda Beyaz Show’a çıkmış olduğunu gördüm. Videosunu izlediğimde fark ettim ki yeni bir fikir ortaya koymuş ve fikrin ismi faili meçhul kıyak birine bir kıyak yapıyorsun ve yanına kart bırakıyorsun. İlgili linkte var. Yaptığın kıyağın faili meçhul bir kıyak olduğunu belirtiyorsun. İş bu yüzden artık bende faili meçhul kıyaklar yapmaya karar verdim. Yine ilgili blogda örnekleri var, ancak her birimizi kıyak yapma konusunda özen gösterip çeşitli kıyaklar yapabiliriz.

Her birimizin yapacağı kıyaklar …

Belki puan sıfır, ama çarşambaya umutlar taşıdık

İspanya Türkiye maçının birçok yerde analizi vardır. Bu işin birde psikolojik analizi var. İspanya maçı öncesi hezimete uğramayı bekleyenler yanıldı, hatta alınan sonuç psikolojik olarak bize İstanbul’da avantaj sağlayacaktır. İspanya karşısında amiyane tabirle beşlik olacağımızı düşünenler vardı, ama olmadı onların bir kısmı Terim’i sevmeyenler bende sevmiyorum, ama Terim için kocaman bir Milli takımı feda etmek yersiz. Kendisi kendi istediği ekiple çıktı sahaya, en azından çift forvet olarak çıktık, gerçi artık çok da tek çift forvete takılmamak gerekiyor. Kadro seçimin falan çok da üstünde durmak artık pek bir şey ifade etmiyor, ancak bir gerçek var ki o da şudur ki, İspanya kadro olarak bizim çok da ötemizde, yani biz rakibin yedek forvetini kendi ülkemizde as oyuncu olarak oynatırken bizim asıl forvetimiz bizim takımımızda yedek, olaya böyle bakınca kağıt üstünde zaten İspanya favoriydi, ancak bizi de özel kılan büyük takımları kağıt üstünde değil saha içinde yenebilmemizdi. Bul…

Türkiye’de tanrıça var mı?

Yunan tanrıçalarını bugünün Türkiye’sinin güzel kadınlarına uyarlama gibi bir fikir geldi aklımıza, bu asla saygısızlık olarak algılanmamalı, sadece mitolojiyi günümüzle birleştirip, daha anlaşılır hale getirmek gerek. Andromakhe Hektor’un karısı, bugünkü karşılığını bulmak istersek Türkiye’de kim onunla aynı kaderi paylaşmak ister ki, kocasını savaşta kaybetmiş, oğlunu kaybetmiş, Türkiye’de bu tanıma uyan bir kadın var mı diye düşünüyorum, galiba yok. Burası boş kaldı, öneriler varsa alabiliriz. Afrodit diğer adıyla Venüs kim ne derse desin Türkiye’nin Afroditi bence Banu Alkan değil Hülya Avşar’dır. Bu konuda birçok tartışma yapılıp farklı adaylar gösterilebilir, ancak Hülya Avşar hep bir fenomendir ve öyle de kalacaktır. Artemis av tanrıçası, biraz Amazonluğu çağrıştırıyor buraya en yakın isim de bana göre Perihan Mağden’dir. Perihan Mağden’i özlüyoruz. Aslında edebiyat dünyasında Perihan Mağden ve Elif Şafak arasında gizli bir rekabet var gibi.


Athena bu zeki kadının bugünkü Türkiy…

Sizin favoriniz hangi kadın ya da erkek?

Blogda Mart ayı sonunda istediğim reytingi bulamadım. Google aramalarındaki düşüş de dikkat çekici bir noktada sanırım biraz Submit için zaman ayırmak gerek. En çok arananlarda elbette Hadise var, Hadise’yi tahtından kimse indiremeyeceğe benziyor. Sevgilileri, giydiği çoraplar, elbiseler, nerde ne yediği, ne zaman ne yaptığı hep birer mesele, Popülaritesi ön sıralarda, azalma eğilimine girerse de bazen ön plana çıkabiliyor, tekrar.Mahsun Kırmızgül’de en çok aranan isimlerden, “Güneşi Gördüm” isimli filmiyle tekrar gündeme geldi. Soğuk kış günlerinde görülmeyen güneş sonrası böyle bir filmin olması iyi oldu. Adı üstünde tartışmalar olan bir isim. Kırmızıgül kendi çehresini değiştirme konusunda bayağı karmaşık davrandı. Birde ölümüne aşk haberi aranmış. Şimdilerde ölümüne aşka gerek yok. Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk değil, daha iyi yaşamak, mutlu yaşamak için âşık olmak gerekir. Bence de aşk o zaman aşk. Banu Alkan’da bizim reytinglerimize halen katkıda bulunabiliyor. Türkiye’de en …

Evlenecekler 04.06.2007

Eşcinsellere evlilik hakkı veren Türkiye’de ondan sonra eşcinsellere evlat edinme hakkı verilsin mi diye tartışmaya başlayacak. Eşcinsellerin evlenme hakkı verilmeden birlikte yaşamaları bir kadın ile bir erkeğin birlikte yaşamasından daha kolaydır. Eşcinsel olduklarını belli etmedikten sonra toplum hoşgörü ile bakar.

Eşcinsel diye bir kavramın toplumda var olduğu kabul ediliyorsa, bunların evlenme istekleri de yasalar önünde kabul görmelidir. Eşcinseller artık yaşamın her alanında kendilerini göstermektedirler. Eşcinseller için otel açılan bir ülkede, eşcinsel yabancılar birlikte vakit geçirebiliyorsa bu ülkede eşcinsel evlenmeli.

Yasal izinler, her zaman herkesin taraf olduğu izinler değildir, bu tip izinlerde toplumsal uzlaşma pek aranmamalı. Eşcinsel evliliğe yasal izin verilince, toplumda bütün eşcinseller evlenecek diye bir kaygı gereksizdir. Bu ülkede eşcinseller hala kabul görmemişlerdir. Yasal ayrıcalıkları kullanabilmek için, toplumsal geçerlilikte kazanmak önemlidir.

Eşcinsell…

AL KOLTUĞUMU VER KOLTUĞUMU 03.06.2007

Ağar ile Mumcu partilerini birleştiremediler. Bundan şu sonuç çıkıyor sağ birleşemedi. İyi de sağ deyince bu iki parti mi akla gelir? Hayır, sağın birleştiğini falan söylemeye niyetim yok. Sadece kendimce bir yanlışa dikkat çekmek istiyorum. Sağın birleşmesi maalesef bu iki partinin birleşmesi ile mümkün olmuyordu.

Şimdi sol tarafta da bir birleşmeden söz etmek mümkün değil. DSP ile CHP’nin birleşmesi de solun birleştiği anlamına gelmiyor. Eğer sol birleştiyse mesela bu çıkan solun ortak adayı diye tanıtılan bağımsız adaylar ne oluyor?

Solun güçlü ismi denilen Günay ve birçok solcu bilinen isim AKP’ye geçiyorsa ya da Sağcı bilinen İlhan Kesici CHP’ye geçiyorsa bu nasıl birleşmedir? Solun lider partisi CHP’nin genel Başkanı gidip Sağın, sol tarafından en çok eleştirilen isimlerinden Demirel ile görüşüyorsa ortada bir birleşmeden söz demek, siyasi anlamda halkı kandırmak olur.

Ne sağ ne de sol birleşti. Olan durum şudur ki, sağdaki zatı muhteremler koltukları paylaşamadı, soldakiler paylaş…

Adayların Papatya Falı 03.06.2007

Milletvekili aday listeleri açıklanacak, hemen peşinde milletvekillerinden bazıları küsecek. Bir futbol takımı teknik direktörü gibi liderler karar verecek. Aday listesi yapılırken, hangi adayların başarılı olabileceğine bakılacak.

Transfer edilen adaylar listeye girecek, ama sadece listeye girmek yetmeyecek seçilebilir sıraya girmek gerekecek. Aday listesine girmenin en sağlam yolu aday olduğu bölgede belli bir kitleye hitap ediyor olabilmek. Vitrin isimler ise aday listelerinin genellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi garanti mekânlarda yer bulacaklar.

Anadolu’da ise isimlerin gerçekten önemi var, partilerde bunun bilincinde bu yüzden belli bölgelerde güçlü adaylar transferin gözdesi oluyor. Mevcut milletvekillerinin ise meclis performansları göz önüne alınacak. Meclis de en az sorun çıkaran, liderlere destek veren ve ağzı iyi laf yapanlar listeye girecek.

Meclisin fonksiyonu yarın sona eriyor, çünkü aday olmayanlar ve yeni adaylar artık meclis ile fazla ilgilenmeyecekler. Seçim sürecin…

Arının Gözyaşları 02.06.2007

Bugün bir sorunun cevabını buldum. Allah korusun Baykal’a bir şey olursa yerini kim doldurur diye hayıflanıyordum. Anavatan kongresinde döktüğü gözyaşları ile bizleri duygulandıran Erkan Mumcu, Baykal’ın yerini alabilecek bir insan olduğunu bugün göstermiştir. Mağdur rolünü oynamaya başlamıştır. ANAP’ta Genel Başkan yardımcılığını yaptığı Mesut Yılmaz’ın başarılı olamayacağını görünce AK Parti’ye geçmiş ve Bakanlık koltuğunu kapmıştır.

Kongrede ise ben kimsenin koalisyon ortağı olmasına çanak tutmam diyerek, sanki kendisinin yaptıklarını yalanlar bir havaya bürünmüş. AKP’de önündeki engelleri görünce, belki ANAP ile tekrar yükselişe geçerim umuduyla bu seferde ANAP’a geri dönmüştür. Ne güzel Türkiye’nin genç lideri imajı çizecekken eski belalısı Mesut Yılmaz önüne çıkmış ve önünü kesmiştir. Bugünde ben ne bahtsız bir insanım diyerek ağlamaya başlamıştır.

Erkan Mumcu da Deniz Baykal gibi, Başbakan olacağı günlerin hayalini kurup, bir türlü ulaşamıyor, Baykal’ın muhalefet tahtına zorla sü…

Bosna'da Kayıp Verdik 02.06.2007

Türk Milli Takımı bugün Bosna Hersek deplasmanında galibiyet arayacak. Daha önce Norveç’i 2–0 yenen Bosna karşısında bakalım milli takımız ne yapacak? Bugün bunun cevabını almaya çalışacağız.

Kalede kim var tartışmalarında kale Rüştü Rençber’in oldu. 4.dakika da Hamit Altıntop ile kale yoklama girişimi sonuçsuz kaldı. Arda ile bu defada sağdan geldik, elimiz boş döndük.
Genel anlamda daha baskın olan bizken rakibinde zaman zaman tehlikeli atakları gelişiyor. Hızlı oyucuları ile Bosna Hersek de etkin oluyor.

Aurelio 12.dakika da sarı kart görüyor ama bu yerinde bir kart. Atağı kesmiş oldu. Gelecek maçta Aurelio oynamayacak.

Milli takımız tekrar bir korner girişimde bulunuyor. Arda’nın ortasında golümüzü Hakan Şükür atıyor. İlerleyen yaşına rağmen golcülüğünü gösteriyor.

Maçın 13.dakikasında golü bir Galatasaray sponsorluğunda bulduk. Kenarlardan etkili gelirken kaptırdığımız toplar sonrası defansta boşluklar oluşabiliyor.

Bosna Hersek 15 dakikada köşe vuruşu için geliyor ama Rüştü tehlikel…

Siyasetin şiirle aklanışları

Türk siyasetinin şiirle kimi zaman imtihanları vardır. Bülent Ecevit’i şair Başbakan olarak biliriz diğer yandan da aşık Başbakanlarımızdan. Bülent Ecevit şiiri hayatımıza soktu. Yazdığı şiirleri kimi zamanda okudu. Daha sonra Tayyip Erdoğan şiir okuyup ceza aldı, şimdi de Muhsin Yazıcıoğlu’nun şiirini dinliyoruz. Hani bizde öleceğini önceden bilmek de hünerdir yaa, Yazıcıoğlu’nun da yazdığı şiir biraz buna atıfta bulunuyor. Üşüyerek ölmek üstüne şiir yazıp üşüyerek öldüğünüz zaman, bu milletin can damarlarına kadar girersiniz. Medya şiiri pişirip pişirip önümüze getiriyorlar. Her birimizi daha da kaderci yapıyorlar, her şeyi kullanıyorlar. Kaderci olmak fena bir şey değil, ama her anı kaderci yaşamımızı garip birleştirmeler yapmamızı istiyorlar. O zaman hayatımıza Ömer Çelakıllar çıkıyor ortaya, bilmem ne mucizeleri beliriyor. Şimdi herkes bir Muhsin Yazıcıoğlu’nu fenomene dönüştürme çabasında. Yazıcıoğlu bir fenomen haline geldi. Aslında bunları aşmamız lazım. Tayyip Erdoğan hapse g…

Memur işini bilirse vatandaş rüşveti rahatça verirse siyasetçi neden dürüst olsun

Dürüst politikacı özlemimiz devam ediyor. Hep kendimize bakmadan yargıda bulunuyoruz. İsim vermeye gerek yok, tüm seçmenler bilsin ki politikacılarda ancak vatandaşlar kadar dürüst, vatandaş dürüst olmadığı için politikacıda dürüst değil, bir kere biz dürüst olamıyoruz ki onlar dürüst olsunlar. Bunu aslında hepimiz biliyoruz da hiç birimiz kabullenemiyoruz, işimize gelmiyor. İş bilircilik hepimizin ruhuna işlemiş; ama itiraf edemiyoruz. Belki de başkalarının yolsuzluklarına itiraz ederek belki de kendimizi aklıyoruz. Kendi yolsuzluklarımızı başkalarının üstünden ayıklıyoruz. Şimdi birçoğumuz ben yolsuzluk yapmadım ki diyor, eline imkân geçip yapmayanlar varsa bravo onlara, aslında bravo da değil olağan şey.

İşyerine vereceği fişlerde hile yapanlar, arkadaşlarına haksız avantaj sağlayanlar çok mu dürüst. Biz çok dürüsttük de neden bu politikacılar dürüst değil; bu politikacılar bizim evlatlarımız değil mi, bizim içimizden insanlar değil mi, kendimizi kandırmayalım. Biz nasılsak devlet d…

Muhsin Yazıcıoğlu’nu buldular mı?

Muhsin Yazıcıoğlu 2 gündür kayıp, bizler aslında 80 öncesi yaşamadığımız için 80 öncesinin figürleri bugün bizim gözümüzde hep ak pak insanlar. Yazıcıoğlu kayıp, büyük bir mucize olmasa sanırım hayata veda ettiler. Dolaysıyla yine kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü durumunu yaşama şansımız var. Yazıcıoğlu bir kere Sivaslı, Sivaslılar için anlamı büyük, Sivaslı tek lider, Abdüllattif Şener ile birlikte en tanınmış Sivaslı siyasetçi. Benim içinde anlamı o. Sivaslı siyasetçi birde Anavatan Partisi ile 1995 yılında ittifak yapmış 7 vekili meclise sokmuşlar, daha sonra Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisinin koalisyonuna dışarıdan destek vermiş, 7 önemli vekillik kazanmıştı.

Aslında bir yandan da akıllarımızda şu var. Büyük Birlik Partisi’nin oyları artar mı, bunu aslında ölçemeyeceğiz, ama bana faydası olacak gibi geliyor. Komplo teorileri üretilmeye başladı, herkes bir takım teorileri üretmek ve yaymakla meşgul. İnsan üzülüyor. Hani biz Yazıcıoğlu’ndan bir kötülük görmedik,…

Babam izin vermez dediğime bakma ben bir yolunu bulmak istemiyorum

Babalarının arkasına saklanan kızlardan nefret ediyorum. İstedikleri her şeyi yapabildikleri halde, ailelerinin özellikle babalarının muhafazakâr olmalarından dem vurup aslında kendilerini engelleyenlerin aileleri olduğunu ifade edip kendilerini amiyane tabirle ağır satan kızlardan nefret ediyorum. Yapmacık muhafazakâr kızları sevmiyorum, yüzlerine yaptıkları makyajı ruhlarına da yapma çabalarıyla babalarına sarılmaktan çekinmiyorlar. Nazlanmak için babalarının arkasına saklanıp, aslında babalarının onaylamadığı bir sürü şeyi yapıp yine de babam izin vermez ki demelerinden nefret ediyorum. Tüm günahlar babalara. Erkek arkadaşlarını babalarına, ağabeylerine korkutan kızları anlamıyorum.

Kızlarımız gün geçtikçe daha modernleşiyorlar, ancak bu maalesef elbise modernliğinin ötesine gitmiyor. Beyinlerde bir modernleşme yok, ha erkeklerimiz farklı mı onlarda aynı, herkes bir yerlere bir şeylere sürekli özeniyor. Kendi kimliklerimizden sıyrılıp başka kimliklere bürünüyoruz. Birçok yerde babal…

Messi’nin Güneşi Arda’nın üstüne doğdu

Arda Turan, birden Türk futbol dünyasının gündemine girmişti. Avrupa Kupası maçlarında 2 gol atmış, formayı kapmıştı, hep üstüne koydu. Bir yıldız olup çıktı, tam Lincoln’un gölgesinde kalıyor derken, gölge etmem başka ihsan etmek istemem demek isterdi belki Arda, ama destek bambaşka bir yerden geldi. Lionel Messi’den geldi. Arjantin’in Maradona’sı Arda’ya övgüler düzmüş, onun yaşıtlarının içinde sayılı yıldızlardan biri olduğunu söylemiş. Arda Turan’ın marka değeri yükselebilir. Bir zamanlar Hakan Şükür’ün böyle bir değeri vardı. Ancak Hakan Şükür başarısı yerelden Avrupa’ya taşıyamadı. Nihat Kahveci o konuda daha başarılı oldu, ama Avrupa’nın önemli takımlarında bir Türkiye’de yetişmiş oyuncu göremedik. Hep standart takımlarda oynadı oyuncularımız ya da oynamaya devam ediyor. Hedefimiz elbette daha yukarıda olmak, daha çok futbolcumuzun Avrupa’da oynaması, ama yerelden internationala geçemiyoruz. Çünkü bu oyunculara biz hala profesyonel olmayı öğretmiyoruz. Onları bir tarafgirlik iç…

Yarı Yarıya Lig 01.06.2007

Süper ligde İstanbul ve Ankara koalisyonu kuruldu ve takımların %50 sine sahip oldu. Bu kurulan ortak koalisyon kendine kulüp yöneticilerden bir başkan seçecek ve ortak hareket etme kararı alınacak. İstanbul ya da Ankara takımlarından biri Şampiyonluğa giderse kalan 8 takım oynanacak maçlarda diğerlerine yardımcı olacaklar. Küme düşme potasında olan takımlarda yine bu yardımdan nasiplenecek.

Büyükşehir Belediye takımlarının şehrin diğer takımlarından alacakları 6 puan karşılığında bu kulüplere belediyelerin hizmetleri bedava sağlanacak. Bu kulüpler kendi aralarında futbolcu alım ve satımlarında kesinlikle bonservis bedeli talep etmeyecek. Büyükşehir Belediye takımlarına sahip olan Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarının kaderi, Kasımpaşa maçlarına bağlı olacak, bu takımlar Kasımpaşa’dan puan almaları durumunda Kadir Topbaş ve Melih Gökçek Belediye Başkanlığı’na veda edecekler.

Hakan Şükür AKP’den Milletvekili olmaması durumunda Kasımpaşa Teknik direktörü olacak ve kendisi a…

Sivas İçin Bir Kayıp 01.06.2009

Abdüllatif Şener’in siyasetten ayrılmasını gönlüm hiç istemiyor. Ben bir Sivaslıyım, Sivas’tan bugüne kadar bir cumhurbaşkanı, başbakan çıkmamıştı ama Sivaslı dürüst bir siyasetçi çıkmış, ben kendimi bildim bileli Sivas’tan milletvekili oluyordu. Dahası Başbakan Yardımcısı olmuştu. Sivas’ın iftihar ettiği bir siyasetçiydi.

AKP’de mahşerin 4 atlısından biriydi ama sanırım AKP’ye küsmüş. Sanırım bu küsmenin altında Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan aksilikler büyük rol oynuyor. Belki de öngörüleri gerçekleşen Şener, bu öngörülerinin dikkate alınmamasına kızdı. Bilemiyoruz.

Kendisi son röportajında benim ilkeli bir siyasetçi olduğum biliniyor diyerek, sahip olduğu ilkelerin parti içinde anlamını yitirdiği görmüş olabilir. Abdüllatif Şener, aday olmayacak gibi duruyor. Bu hissi veriyor, kendisine yönelik ikna çabaları olacaktır ama onu bu noktaya anlıyoruz ki bir süreç getirmiştir.

AK parti için önemli bir kayıp, çünkü toplum tarafından da sevilen bir siyasetçiydi ve bu AK partili s…

Hangi Takımda, Neden Oynarım?

Transfer dönemi başladı, her kulüp futbolcu transferi peşinde. Futbolcularda oynayacakları kulüpleri seçme yarışında. Kendimi bir an için futbolcu gibi düşünüp, hangi kulübe transfer olurum diye düşünmeden edemiyorum. Bu hayalim öncelikle Türkiye liginde gerçekleşmeli.

Fenerbahçe oynamak istesem korkuyorum, yoğun taraftar baskısı, kadroya girme zorluğu tüm bunlar beni ürkütüyor, ama sürekli gündemde bir camia olması, şampiyonlar liginde oynaması ve alacağım paranın tadı biraz beni Fenerbahçe’den yana tavır almaya itiyor. Yine de medya baskısı ürkütücü.

Beşiktaş’ta kadro şansım sanki daha fazla, orada kadroya girme ihtimalim var, hem Türk bir hoca ile çalışacaklar belki de, bu da bir futbolcu için artı. Daha kolay anlaşırız. Şampiyonlar liginde onlarda var, onlarında taraftarı ateşli.

Galatasaray bu sene şampiyonlar liginde yok; ama Avrupa’da her zaman potansiyel başarı sağlayabilen bir kulüp, belki de Avrupa Kupasını tekrar alabilirler. Henüz hocaları yok; ama orada da kadroya girme şans…

Sportif Başarının Gölgeleri 31.05.2007

Türkiye Süper ligi mahalli lig mi oluyor tartışmaları büyüyor, özelikle Kasımpaşa’nın Altay’ı yenmesiyle İstanbul takımların sayısını 5 çıkması ve 4 Ankara takımının ligde olmasının ligi mahalli bir lig havasına soktuğu söyleniyor. Bugün Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı İstanbul takımı saymak biraz hatalı bir davranış olur. Bu takımlar tüm Türkiye tarafından kabul görmüş takımlardır.

Takımlarını 1.ligde görmek isteyen kulüplerin taraftarlarının yapması gereken, bu kulüpleri desteklemeyi bırakıp kendi takımlarını desteklemektir. Bugün Türkiye’nin herhangi bir deplasmanında Evsahibi takımdan çok 3 büyüklerin taraftarı varsa, gelinen bu noktada şikâyet edilmesi şaşırtıcı bir durumdur. Altay kulübünün 1.lige çıkacak fırsatı yakalamasından önce taraftarları tarafından analizlerini okuyamadığımız Altay ile ilgili bugünlerde birçok yazı okumamız, başarıya koşan yolda Altay’ın yalnız bırakıldığının göstergesidir.

Daha öncede bu ligde Sarıyer, Bakırköyspor ve 3 büyük kulüp beraber futbol o…

Lobisiz Risk 30.05.2007

Ertuğrul Sağlam Beşiktaş’a Teknik direktör oldu. Nereden bakılırsa bakılsın bu Türk Futbol’u için bir umuttur. Burada tartışılması gereken ise bunun Kariyeri ilerlemekte olan Ertuğrul Sağlam’a olan katkısıdır. Türk filmlerinde gördüğümüz ya da Türk İnsanın yaşamı boyunca öne sürdüğü bir replik vardır. Eğer bir yerde çalışıyorsa ve oradan biraz zoraki ayrılmışsa geri dönecektir. Ertuğrul Sağlam’ın Beşiktaş’ın başına geçmesi de bu replik gibi görülebilir ya da evladın yuvaya dönmesidir.

Bir dönem Samsunspor’dan Beşiktaş’a rekor transfer ile gelmiş kulübün forması başarı ile taşımış, bir forvet oyuncusu iken, Toschack Onu defans oynatmış ve o bu durum karşısında bir gün bile ben yanlış yerde oynuyorum havası yaratmamıştır. Daha sonra Erman Güraçar ile takas edilip Samsunspor’a geri dönmüştür ama bugün Ertuğrul Sağlam ismi akıllarda iken, Erman Güraçar nerededir kimse bilmez.

Teknik Direktörlük yaşamına Samsunspor’da başlayıp, Kayserispor’un geçen sezon İntertoto kupasında aldığı başarılı s…

Ehliyet,Ruhsat Yoksa Rüşvet 30.05.2007

Türkiye’de mahkemelerin verdiği kararlar ilginç olabiliyor. Kimi zaman bir insanı çıkarıp, tekrar hapse mahkûm edebiliyorlar. Mehmet Ali Ağca’nın yaşadıkları bunun bir göstergesi.

Türkiye’de trafiğin ana sorunu bu tip davaların sonuçlarından çok, trafik kurallarının caydırıcılığı için belirlenen cezaların, polisin alacağı rüşvete zaman olarak yansımasıdır. Bugün Türkiye’de trafik polisin rüşvet almadığını kimse iddia edemez. Burada asıl sorun ise trafik kuralını ihlal eden vatandaşın rüşvet vererek, trafikte canavar yaratma projesine katkı sağlamasıdır.

Trafik kurallarına karşın saygın bir millet olmadığımız ortada iken, şimdi tüm suçu mahkemeye yıkmak ise doğru değildir. Bugün üst geçit yerine yoldan geçmeyi deneyen vatandaşlarımız var. Türk toplumu olarak dakik olmadığımız için hayatı hızlı yaşıyoruz. Araba kullanırken de hızlıyız, yaya iken de.

Araba alırken hangisi daha hızlı diye araştırma yapan bir toplumda, ehliyet almanın çok kolay olduğu bir toplumda trafik kazaları olacaktır. …

Haftanın karlısı Diyarbakır ve Sakarya

Manisaspor bu haftada berabere kaldı, iki haftadır berabere kalıp puan veriyorlar, gerçi onlarda bir puanı son anlarda birinci ligden tanıdığımız Rafael ile kurtardılar, hala da liderler ve liderliği uzun süredir bırakmıyorlar, ama herkes diken üstünde birkaç mağlubiyet her şeyi yok edebilir. 6 maçtır kaybetmeyen Diyarbakırspor 7. Kez de yenilmedi ve hanelerinde üç puan var, onlarda 2. Sıradalar, ama dediğimiz garanti olan hiçbir şey yok. Emrah gollerine devam ediyor. Kasımpaşa sonunda patladı 4 golü 31 dakikada atıp ondan sonra yattılar, puan cetvelinin üçüncü sırasındalar, ancak düşüş durdu mu bunu haftaya öğreneceğiz. Karşıyaka üç hafta sonra kaybederek 4.sırada kaldı. Boluspor berabere kalmaya bu haftada devam etti onlarda 5.sıradalar.6.sıradaki Altay’da berabere kaldı ve böylece ilk 6’da baraj puanı 43 oldu.

Rizespor ise önemli bir maçı hem de farklı kaybederek ilk 6 için umutlarını devam ettirse de güven kaybetti. Ligin en çok gol yiyen ekiplerinden yedikleri gol sayısı 35.Bu ko…

Teknoloji Allah’a isyan mı?

Bazen düşünüyorum da bu teknolojik gelişmeler hep insanın doğaya belki de Allah’a karşı koyması, ben böyle düşünüyorum. Elektrik icat oldu insanlar gece ile gündüzü de kullanır oldular. 24 saat ayakta kalmaya başladı insanoğlu, gecenin dinginliğe karşı gündüzü daha fazla yaşamayı tercih etti. Oysa Allah geceyi ne güzel bize ayırmıştı, gündüz çalışacak ve gece dinlenecektik, oysa insanoğlu istemedi bunu, fazla geldi bu insanoğluna. O geceyi de istedi elektriği buldu ve böylece gündüzden de oldu. Kuşlar uçabiliyordu; ama insanda uçmalıydı uçağı buldu, yürümek yetmedi otomobili keşfetti. Böylece daha hızlı hareket etti, ölme şansını da attırdı aynı zamanda. Ölme ihtimali de yükseldi, eskiden yürüyerek geçebileceği patika yolları birden bire araba yolu haline getirdi. Birer ölüm tuzağı yarattı kendine. Ölüm tuzaklarıyla doldurdu her yanını. Teninin rengini beğenmedi, güneş ışığı yetmedi, solaryuma girip esmerleşti. Burnu beğenmedi değiştirdi, vücudunu beğenmedi değiştirdi.

Telefonu icat et…

Abraham Lincoln’den önemli değildir herhalde.

Galatasaray Hamburg maçında sonra Eskişehir’e karşı kaybetti. Tartışılan isim ise Lincoln oldu. Lincoln konusunda tartışmalar sürüyor. Her zaman bir ipte iki cambaz oynamadığı için bu seferde Lincoln sorun oldu. Aslında büyük takımların ana sorunu genellikle futbolcu kadroları çok yeterli olsa da aslında yıldız oyuncularla var olabildikleri gerçeği. Bunun için Fenerbahçe’de Alex, Beşiktaş’ta Delgado, Trabzonspor’da Yatara, Galatasaray’da Lincoln oynamadığı zaman problem oluyor. Çünkü bu oyuncular sahada oldukları zaman da olmadıkları zamanda galibiyetin mimarı ve mağlubiyetin sorumluları olabiliyor.

Takımların saha içindeki patronları Teknik direktörüdür. Her zaman karara saygı duymalıdır. Çünkü hiçbir hoca kaybetmek istemez, hele ki büyük bir fırsat yaşamış hocalar. Üstelik Bülent Korkmaz Lincoln’den çok daha başarıya ihtiyacı olan bir isim. Bu tip otorite savaşlarını hep yaşıyoruz. Lincoln geldiğinde sorunlu olduğu biliniyordu. Geçen yıl Lincoln’u kesen Feldkamp Beşiktaş maçını kaza…

Sadece 5 takım rahat 13 takımın bir hedefi var

İlginç ligde ilginç maçlar ve skorlar devam ediyor. Lig oldukça karmaşık ve çekişmeli bir hal aldı. Haftalardır lider olan Sivasspor bu hafta da aldığı 1 puan ile liderliğini korudu. Beşiktaş ise 2.sırada ve onlar için gelecek hafta lider olup olmamak çok önemli. Mustafa Denizli’nin kehanetinin boyutlarını öğrenmek için son bir hafta, lige ara verilecek ara sonrası bizde bekliyoruz. Sivas Denizli’de kaybeder Beşiktaş ise Kayseri karşısında kazanırsa büyük avantaj elde edecekler. Trabzonspor sıkıntı yaşamaya devam ediyor. Bu haftada kaybettiler, ama yarıştan kopmuyorlar, ligin yarışın içindeler. Fenerbahçe lidere 6, Galatasaray’da 6 uzaklıkta. Bakalım ligin 5’i içinde daha ne sürprizler olacak, hepimiz merak ediyoruz. Her maç ayrı bir heyecan, her takımın hala şampiyonluk yarışı içinde olma şansı var. Önünüzdeki tüm takımlar maçlarını kaybedebilir.

İlk 6 için oynayan 4 takımdan; üçü kazandı. Bu kazananlardan Bursa ve Gaziantep büyüklere karşı kazanırken, Kayseri düşme ihtimali olan bir…

Biz bizdik bizin kim olduğunu bilmeyen

Kendilerinden biz diye bahseden insanlar, kendileri gibi insanlardan fazlaca olmasını isteyip ancak kendileri gibi insanların sayısı etrafta göremeyince kendilerini kolonlayıp, kendilerinden biz diye bahsetmeye başlayan insanlardır. Bir grubu oluşturmak isterler, hiç grupta olmayıp ama kendileri için bir grup oluşturma telaşındadırlar. Oluşturdukları grubun adı bizdir. Aslında bizden kasıt bizim gibi insanlardır birçok zaman, o bizim gibi insanları bulamasalar da biz diye konuşurlar. Bencillik ediyor görünmemek için yapılan bir hareket de olabilir bu, ancak çoğu kez onunda ötesindedir. Gerçekten bir biz olma istediği vardır.

Aslında bencil görünen kimi zamanlar çoğu kez bencil olmayıp sadece bencilmiş gibi davranırlar. Benmerkezci olabilirler, esasına bakılırsa her insan en çok kendini beğenir ve en çok kendini ön plana çıkarır, bizim bencil dediğimiz insanlar aslında kimi zaman başarıyı sadece kendileri üstlenenlerdir, ama bunlar kimi zamanda başarısızlık benim diyebilirler. Hayatın ç…

Mahsun Kırmızıgül’ün kalplerde atlayamadığı sınıf

Mahsun Kırmızıgül’ün Güneş’i Gördüm filmine gitmedim. Hani yok Mahsun’da film yapmış gidilirmiden dolayı değil, gitmeyi ruhum kabul etmedi. Bunu kabullenmeyen ruhuma nedeni sorduğumda onun bir geniz sanatçısı olduğunu bunu da en iyi benim bildiğimi söyledi. Mahsun Kırmızıgül benim için bir geniz sanatçısıdır. İşte bu yüzden Mahsun Kırmızgül’den, Nihat Doğan’dan Özcan Deniz’den hoşlanmıyorum. Onların yaptıkları işlerde beni çok fazla ilgilendirmiyor, kazandıkları milyon dolarla ile sınıf atlamış olmaları sinema filmi yapmaları tiyatroda oynamaları da beni pek ilgilendirmiyor. Dün Radikal gazetesi ekinde Merve Erol benimde düşündüklerimi daha sistematik şekilde ifade etmiş. Bende ona hak veriyor ve yazının kaybolması için buraya bazı noktalarını alıyorum. Bazen bazı insanları neden sürekli ısrarla takip ettiğinizi anlıyorsunuz.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=EklerDetay&ArticleID=927011&CategoryID=41
“Can Yücel güzel söylemiş: “İnsana ilişkin ne varsa kabulüm. Şu hüma…

İki parti arasında tek iktidarın tescili

Yerel seçimler gelecek hafta yapılacak seçimler öncesi bizde tahminlerimizi yapalım.

İstanbul’da genelde geçen seçimde %45 oy alarak seçimi kazanan Kadir Topbaş bu seçimde de aynı oyu alabilir. Ancak Ankara’da Melih Gökçek hakkında çıkan söylentiler İstanbul’u da etkileyebilir. Birde rakibin adı dürüstlükle özdeşleşmiş Kemal Kılıçdaroğlu olması Kadir Topbaş’ın işini zorlaştırıyor. Ancak yine de%45 alacaktır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun alacağı oy maksimum %30 bulur. Mehmet Bekaroğlu yüzde 6 olan Saadet Partisinin oyunu %8’e kadar çıkarabilir. Ankara’da Gökçek’in oyları %55’den daha aşağılara inecektir. Yaklaşık %35 lere düşebilir, Başkan yine Gökçek olacaktır. Karayalçın %25 onun dışında Mansur Yavaş’ın da maksimum %20’yi bulacağını düşünüyorum. Saadet Partisi %3 oranında oy alabilir. Veysel Candan etkin bir isim.

İzmir’de Aziz Kocaoğlu oylarını koruyup yine %47 ile seçilecektir. AKP’nin burada şansı yok. Antalya en çekişmeli yarışın olacağı illerden biri olabilirdi; ama CHP adayını yanlış …

Bir o bir öbürü bakalım sonunda hangisi

Dün akşam ligin yine kırılma noktası olabilecek maçlarından biri vardı. Trabzonspor’da kaybettikten sonra belki de yarışın en önemli iki figürü karşı karşıya gelecekti. Sivasspor geçen yılın şampiyonluğu kader maçlarında kaybederek yitirmişti. Bu sezon geçen yıla göre daha iyi performans ortaya koymayı başardılar. Kaybedilen Fenerbahçe maçı moralleri bozmuştu. Bir yandan da karşılarında Beşiktaş ile beraber kâhin bir Mustafa Denizli vardı ve bu durum biraz ürkütücüydü. Ancak Sivasspor dün yenilmeyerek lige tutundu, en azından yarışı sürdürme konusunda büyük bir azim göstereceğini bizlere ispat etmeyi başardı. Bu yüzden Sivasspor’u tebrik etmek gerek.

Dünkü maçta mücadele üst düzeydeydi ve her iki takımda sahada başarılı olmak ve üç puanı kapmak istiyordu. Sanırım Mustafa Denizli hariç, çünkü o 26.haftada lider olma telaşındaydı, skordan memnundur sanırım. Gelecek hafta Sivasspor Denizli deplasmanına gidiyor, Beşiktaş evinde Kayserispor ile oynuyor, haftaya Denizli’nin kehaneti gerçekle…

Google bana bu hafta yüz vermemiş

Öncelikle şunu söylemek gerek ki, Google aramalarıyla siteme olan yönlendirmelerde azalma var. Bu aslında iyi bir haber çünkü okunurluk çok fazla düşmemekte, ama Google aramaları düşmekte bu da bilinçli okur sayısının arttığı gösterir. Devamlılığı olan okur diyelim de yanlış anlaşılma olmasın, ondan sonra bizi okumanın bilinçli olmak manasına geldiğini düşünenler olabilir. Bir başka anlamı da Google konumlandırmalarında geriye düşüyor olabilirim bu ise kötüye bir işarettir. Hadise’nin bile popülerliği düşmüş, Blogda adı geçenlerden bir takım kursam forvet hattında Hadise olurdu. O Google aramalarının en büyük yıldızlarından biri. Funda Eryiğit de en çok aranan isimlerden aslında gündeme yerleşen yeni isimleri de takip edip bunlara blogda yer vermek gerekebilir. Ancak gündemi yakından takip edemiyoruz ve gündem oldukça hareketsiz geçiyor aslında. Son birkaç aydır kriz ve seçim etrafında dönmekte. Magazin haberlerini iyi takip edebilmek gerek, Sinem Kobal’a yer vererek belki reytingim a…

SİYASAL MAÇ 29.05.2007

Yarın Kasımpaşa ile Altay futbol takımlarından biri 1.lige çıkacak. Bu maça siyasi bir hava verilmek isteniyor. Kasımpaşa’nın Tayyip Erdoğan mekânı olarak bilinmesi bu takıma olan bakışı farklı kılıyor. Kasımpaşa’ya bugün siyasi bir bakış vardır. Şimdi bunu eleştirebilirsiniz ama neredeyse Kasımpaşa karşısında Altay’ı desteklemek bir laiklik göstergesi gibi algılanacak duruma geldi. Yarın ki maç bir futbol maçıdır. İstanbul ve Ankara takımlarının sayısının artması tehlikeli bunlar ile Cumhurbaşkanının AKP’den seçilmesini tehlikeli bunlar bir futbol maçında örtüşebilecek duruma gelmişlerdir.

Geçmişte Diyarbakırspor’a terör örgütünün bir takımı gibi bakılmış, söz konusu takımın maçlarında P.K.K dışarı diye bağıranları gören Türkiye, bugünde Kasımpaşa spor kulübünü Tayyip Erdoğan ile ilişkilendirmeleri sonucu bu takıma karşı bir almıştır. Birde olayın şu tarafı vardır ki, bu kulüp yükselme grubunda mücadele ettiği birçok takıma karşı başarılı ile mücadele etmiş, dahası daha az bir bütçe i…

Sınırı Kaldır Edirne'den Öteye 29.05.2007

Türk Futbolunda yabancı sınırlandırılması yıllardır konuşulmakta. Yabancı sınırlandırılmasının kaldırılması ile Türk futbol’un özellikle de Milli Takım’ın zarar göreceği konuşulmakta.

Sınırsız yabancı sayısı ile Türkiye’de birçok futbol takımı yabancı futbolcu transferine yönelecek, Türk futbolcularının kadroda yer bulmaları zorlaşacaktır. Bu bir gerçektir. Bunun örneklerini hepimiz yaşadık. Bir başka açıdan bakıldığında ise yerli futbolcuda kendini geliştirmek ve forma kapma savaşında başarılı olmak için çaba gösterecektir.

Türkiye’ye gelen iyi yabancı futbolcular ise Türk futbol’un yurtdışında tanıtımına katkıda bulunabilecektir. Türk Futbol’unun gelişmesinde bugüne kadar katkıları bulunan örnek alınan yabancı futbolcular vardır. Buradaki ana tehlikeli yabancı sınırlaması olmaması durumunda bazı kulüplerin niteliksiz futbolcular getirme ihtimalidir. Böyle bir ihtimal vardır.

Afrika ülkelerindeki futbolcuların çoğu kez yurt içindeki futbolculardan ucuz olması ve kimi zaman daha yetenek…