Ana içeriğe atla

Yayınlar

Ocak, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye’de ki İthal dergiler ve dergi yayıncılığı

Okuduğum dergilere bakıyorum da isimleri yabancı, birisi Newsweek Türkiye diğeri de Four Four Two dergisinin yerli baskıları, edisyonlarını. Üstelik ben bu dergilerinin hiçbirinin de yabancı sayılarını okuduğum, takip ettiğim için almadım, üstelik nedense Türkiye dışındaki yayınları ki kitap olur ki dergi gazete olur bana hep itici gelmiştir, çünkü Türkiye’de yaşanan hayat ile yurtdışındaki hayat farklı ve bizdeki değerler pek evrensel değerlere uymuyor. Bizim analizlerim hep ayrı bir dünya gibi analiz edilmesidir.


Türkiye’de dergi yayıncılığında başarılı kimi dergiler, ama en iyileri genelde ya yabancı edisyonlar ya da isimleri yabancı, bu dergilere yabancı oldukları için mi özen gösteriyorum diyerek kendime soruyorum, ama aldığım cevapların hepsi başka bambaşka türden cevaplar. Özellikle Four Four Two’yu ilk okumaya başladığımda içindeki Türk yazarlar ve Türkçe bölümler için alıyordum, alışkanlık oldu devam ediyorum, ilk tanışma sebebimde 2006 Mayıs ayında verilen bir Dünya Kupası ek…

Bizde alkışlamıştık

Devam ediyoruz. Davos’tan birçok görünen ya da görünmeyen şeyler çıktı. Elbette Erdoğan ile Peres tartışmaları daha çok yapılacaktır. Ancak bazı şeyleri de söylemekte fayda var. Simon Peres bundan yaklaşık 2 yıl önce 13 Kasım 2007’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konuşma yaparken fotoğrafta da gördüğünüz gibi alkışlanıyordu, ancak o günde Peres bugünkü kadar suçluydu ve alkışlayanlar arasında yine resimde görüleceği üzere Tayyip Erdoğan’da vardı. O günkü alkışlaması elbette nezakettendi, Simon Peres’i dün alkışlayanları eleştirmeden önce Erdoğan’ın bazı fotoğraflara bakması gerekiyor. Geçmişe bakması gerekiyor, yükselen sese verdiği anlamlar ışığında kendi konuşmalarını tekrar dinlemesi gerekiyor. Ananı al da git demeden kimse kendisi gitmeyi bilmiştir de.

Bu ülkede diplomasi taahamülleri gereği Suudi Kral’ın ayağına gidenler, Ahmedinejad’ı Ankara yerine İstanbul’da ağırlayanlar hep bir şeyleri ölçmeli ve biçmeliydiler. Bugüne bakıp dünü, düne bakıp bugünü yorumlamak da her zaman f…

İnsanlığın dili İngilizce mi?

Davos’ta İngilizce konuşamayan bir Başbakan’ın beden dili dahası vücut dili birçok şey anlattı. O gün Başbakan’ın anlattıklarını tüm dünyada anladı, ama anlamayan bir kitle daha var, hayatlarını İngilizce kurslarında İngilizce öğrenmeye adayanlarda anlamadı. İngilizce konuşurken ağzını öyle böyle oynatanlar, kendi dilindeki hiçbir kelimeye özen göstermeden konuşup, sözcükleri yutarak kullananlar elbette Başbakan’ın İngilizcesi ile dalga geçeceklerdir. Bildikleri ingilizce kelimeler ile Good bye deyip, Welcome cocktail ile muhataplarını karşılayanlar bir şeyler anlamadı. Dalga geçebilirler elbette, hatta binimum dilleri de çok güzel konuşuyor olabilirler, hatta ve hatta One minutes demesine bile takabilirler. Bu en basit sözcüğü bile söylememesine takanlar olacaktır. One Minute sözcüğüne One minutes denmeyeceğini bilmeyi, sadece ingilizce bilmeyi maharet sayanlara söyleyecek sözlerimiz elbette var. Bir yabancı dili konuşmak oldukça güzledir; ama yabancı dil konuşmayı her gün yüceltmek …

Öfke belki de bir hitabet değil de siyaset sanatıdır

Türkiye’de siyaset hiç bu kadar çok konuşulmamıştı. Dünyada Almanya’dan sonra bildiğimiz yeni bir yer var. Alamandan sonra gündemimizde Davos var. Davos turlarının sayısı artabilir. İşte burası Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı’nın ayar aldığı yer türünden cümleler kurulabilir. Azarları ile sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da hüküm sürmeye kararlı olan Erdoğan, dün yine kimilerini ikiye böldü. Simon Peres’i azarlaması, dahası İsrail’e hepimizin düşünüp de söyleyemediği katil İsrail’i söyleyebilmesi, gerçekten hoşumuza gitti. Belki her birimizin öfkeye yaptığı günlük hayattaki tepkiyi, Erdoğan devletlerarasında gösterdi. Belki pişman bile oldu, ama Erdoğan bizlerin gözünde saygınlığını artırdı. Erdoğan’ın Davos görüntüleri internette de televizyonda da defalarca izlendi.
Erdoğan’ın yaptığı etik değil mi diye tartışa dururken diğer yanda karşısında etik olarak durulması gereken kitle hepimizin gözünde katil bir ülkedir, en azından çoğumuzun gözünde. Karşısında etik olarak durulma…

Gazze bombalarını Sami Yen’de atmak

Bu yılın tez konusu belli, Sivasspor. Geçen yıl yakalanan bir hava var dedik, büyük takımlarla mücadele edemiyorlar dedik, gelecek yılı da oynasınlar bakalım dedik, biz hep dedik. Bu yıl yine diyoruz, ama bu sefer başarabilecekler mi? Görünürde herkes bunu istiyor gibi gözüküyor; ama herkes istemiyor. Sivas’ta Galatasaray’ı 2–0 yenince doğal bir nefret kazanmışlardı, oysa takdir edilmeleri ve alkışlanmaları gerekirdi. Yarın Fenerbahçe maçında da Beşiktaş maçında da bunlar olacak. Sivas onları yenemedikçe, onlar Sivas’ı yendikçe Sivas takdir edilecek, onlar geriye düştüğünde rakipleri yerine Sivas ileri gittiğinde destek görecek. Biz olmasak Sivas olsun diyorlar, hani kendi giymediği kıyafetlerini kapıcısına veren zenginler gibi büyük kulüpler.
Bir yandan Bülent Uygun çok eleştiri alıyor, evet çoğu zaman çok konuşuyor. Her şeyle ilgili konuşuyor, ama hakkı değil mi? Mourinho her gün konuşuyor, Fergusson, Wenger ile her gün tartışıyor, bırakın Bülent Uygun’da konuşsun, sonuçta bir takım …

İzmir'de Karadeniz Takaları 11.05.2007

Gazetelere bakıyorum, Fenerbahçe bu hafta İzmir’de şampiyonluk turu atabilir yazılarını okudukça, geçen yıl bu Fenerbahçe Denizli’ye giderken de şampiyonluk turu atmaya gidiyordu ama yolun sonunda temel misali geri dönmüştü diyorum. Biz hala futbolu öğrenemedik Futbol 90 dakika.

Pazar günü, benim büyük, çok büyük kulübüm Fenerbahçe’m Trabzonspor’a yenilir ve Beşiktaş Bursa’da kazanırsa ne olacak. Ali Sami yen’de bir kez daha Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak istemeyecek 11 Aslanla boğuşacak, o zaman bu başlıkları atan gazeteler, Fenerbahçe’yi suçlayacak.

Ben Futbol’u son dakika ihtimalleri için seviyorum, bu yüzden Fenerbahçe şampiyon değildir, sadece liderdir. Bunu bir türlü öğrenemedik. Öğrenemediğimiz bu konuyu Fenerbahçeli futbolcuların öğrendiği umuyorum. Futbol’da kesin sonuç ancak maç bittikten sonra alınır.

Trabzonspor Pazar günü oynayacağı maçta Fenerbahçe’ye çelme takarak sükse yapmanın peşinde olacak. Fenerbahçeli futbolcular stresli yüklü iken, Trabzonsporlu futbolcular rahat bir…

Kafada dekolte 10.05.2007

Yakışıklı erkek olamadık gittik. Onpunto’da yakışıklı erkekler ve komik erkeklerle ilgili yazılar yazılıyor. Ben ne komik ne yakışlıyım. Benim halim ne olacak. Şimdi ben ne yapayım oturup dilek ağacına çaput mu bağlayım. Yakışıklı ve komik olamıyorum. Ciddi erkeksin bazıları da ciddi sever diyorsanız o da yok. Şimdi içinizden sen ne biçim erkeksin diye söyleyenler vardır. Ben erkek olduğumdan da şüpheliyim desem, ulan adama bak popüler olmak için eşcinsel oldu diyecekler.

Biz erkekliğine laf ettirmeyen bir coğrafyada doğduk, onun için kimse bizim erkekliğimize laf edemez ama delikanlılık ayakları da bir yere kadar götürüyor insanı. Bir ünlü oluyorsun başlıyorsun soyunmaya o zaman ne delikanlılık kalıyor ne bir şey. Erkek olmakta zor, Kadın olsan giyersin bir dekolte bakar biri. Erkek olunca da kas mas yapıyorsun ama şimdi kim para verecek de gidecek. Bende ne söylense beğenmiyorum.

Oturacağım bir köşede hiçbir faaliyette bulunmadan gökten bir huri gelecek, hadi sivyus diyecek, bunu bekl…

UEFA Rakım 2000 Lig Rakım 3

İnsanın başına başarıları bela olur mu oluyor işte. Galatasaray kulübü olarak sen tut Türkiye’de kimsenin hayal edemeyeceği UEFA kupasını müzene getir. Real Madrid’le başa baş top oyna kök söktür, maç al. Bu kadar başarılı olursan senin taraftarını ligde 3. olmak kesmez. Sen başarılı bir kulüpsün ne yaparsan yaranamasın. Geçen sene Milyon dolarlık takımların önünde Şampiyon olsanda yarana massın. Getir Şampiyonlar ligi Şampiyonluğu’nu başarılı ol. Var olanı değil, var olmayanı getir ki sırtında taşısınlar.

Fenerbahçe gibi davranmalısın. Takım Şampiyonluğu kaçırdığında hakem diye bağırmayı bileceksin. Rakibin sana altı gol atmanın keyfini yıllarca çıkarırken sen onları alkışlayarak centilmen başkan imajı verirsen, ağzınla kupa tutsan yarana massın. Rakibin Şampiyonlar liginden elendi bak hemen 3 futbolcu transfer edip, gündem yarattılar. Sende gidip Çanakkale Dardanel’den aldığın Mehmet Topal’dan pili bitmiş İnamoto’dan medet umma peşindesin. Bu taraftar seni nasıl sevsin.

Rakibin kocama…

Kupayı Sana Yazmalı Erciyes 10.05.2007

Dün Kupayı Erciyesspor’un almasını o kadar çok istedim ki anlatamam. Kupayı Erciyes alsaydı, Fenerbahçe almıştan çok daha fazla sevinecektim. Bir Anadolu takımının kupayı alması bana bir Türk Takımının Avrupa Şampiyonu olması kadar mutluluk veriyor.

Bu takımın adı Erciyesspor olunca daha da çok istedim kupayı almalarını, kulaklarımda hep Futbolcuların, İstanbul İstanbul duy sesleri vardı. Kupaya gelene kadar C.V sine bir Galatasaray ve Trabzonspor ekleyen Erciyesspor uzatmalar da bir az daha direnç gösterseydi, BUGÜN Kupalı bir takım olacaktı.

Azmin, inancın zaferiydi Erciyes’in kazanması. 2002 Dünya Kupasında Senegal Fransa’yı tek golle geçince ne kadar mutlu olmuştum. İçimden Senegal, Senegal diye haykırmak geliyordu. 1998 Dünya Kupasında ise İran’ın ABD’yi 2–1 yendiği günde sevinçliydim. Böyle bir galibiyet bekliyordum dün Akşam.

2000 yılında İngilizlerin güçlü takımı Arsenal’i yenerek UEFA kupasını ellerine aldığında beni sevince boğan Bülent Korkmaz Avrupa’ya duyurduğu sesini dün a…

Onpunto'dan Vekil Mi Çıkıyor? 09.05.2007

Sanal Ortamın, sanal sultanlarına sesleniyorum. Peşinde kitleleri sürükleyen arkadaşlarımız var. Bu kadar seçimden konuşuyoruz. İçimizden bir tane milletvekili çıkarmalıyız. Bizim sorunlarımızla ilgilenecek, bir milletvekilimiz olsun. Ben aday olacaktım ama benim sanal ortamda pek bir geçmişim yok. En fazla Onpunto üyelerinin oyunu alabilirim oda Milletvekili olmaya yetmiyor.

Bugünden itibaren Milletvekili olacak kadar destek toplayacak bir arkadaşımızın çıkıp ben adayım demesini bekliyorum. Bu kapasitede arkadaşlarımızın var olduğu belli. Buradan aday olmayı düşünenler varsa tüm desteğimi vereceğimi belirtirim. Bu destek maddi olmayabilir ama manevi desteğim yazılarımla yanınızda olacaktır.

Onpunto milletvekili adayına aldığım ödülü bağışlayabilirim. Meclise girdikten sonra bana bir gazete köşe yazarlığı fırsatı sunarsa benden bir 5000 YTL çalışır. Sanal Ortamda bir gerçekliktir artık, hep beraber bu gerçekliğin siyasi ortamda yerini bulmasını istiyorum. Hep beraber bir kampanya açalım…

Reyting hırsızlığı

Siz hiçbir başka blogcunun reytingini çalmayı denediniz mi, ne yalan söyleyeyim bu reyting ölçümlerinden sonra ben denemek istiyorum. Reyting ölçümleri sonrası aslında bakmak lazım, kim nerden çok reyting alıyor diye. Acun Ilıcalı’nın Var mısın Yok Musun’a Adriana Lima’yı getirdiği gün Adriana Hanımefendiyle ilgili reytingler almış başını gitmiş. Hele ki Google image yani görsellerde daha çok aranıyor bu isim, onun yanına bir Hadise’nin fotoğrafını koydunuz mu reytingler tavan yapabiliyor.


Yemekteyiz programında verilen ya da verilmeyen frikikler reytingleri artırmaya devam ediyor. Bunun dışında Arzu Kaprol defileleri de reyting getiren konuların başında geliyor. Mehmet Ali Erbil’in 50 sarışını da yine reytingi yüksek olgulardan, ülkedeki sarışın popülâsyonunun zekâ durumundan çok güzellik durumunu merak edenlerde yine sarışın avında. Sarışın tadı varken diğer yanda da esmerin adı var. Esmerler çok şanslı belki hani sarışınların gölgesinde kalıyorlar, ama en azından aptal yerine konmu…

Düşme hattının en ateşli maçları başlıyor

Gelecek hafta ligin lideri Sivasspor-Kayseri deplasmanına yani Adana’ya gidecek, bu maçta Sivas’ın alacağı ve kanımca alabileceği en iyi sonuç beraberlik. Ankaraspor ile Trabzonspor ise zevkli ve üç ihtimalli bir maç oynayacaklar, nedense bana maç Ankara’ya yakın gibi geliyor. Galatasaray Denizli deplasmanında kazanıp ilk 2’nin kaybetmesini bekleyecek gibi görünüyor.
Fenerbahçe ilk maçta yenildiği Gaziantep’ten 3 puanı alacaktır. Bu hafta Fenerbahçe bir sıra daha yukarıya çıkacaktır. Beşiktaş kupada yendiği Antalya’yı bu sefer ligde de yenecektir. Basamak yükselmede Beşiktaş’ı bir basamak daha yukarıda görebiliriz. Bursaspor bu hafta Hacettepe’yi yenip kendini rahatlatacaktır.
Eskişehir ile İstanbul Büyükşehir arasındaki maçın skoru beraberlik gibi duruyor. Gençlerbirliği ile Kocaelispor arasındaki maçın galibinin Kocaelispor olması gerekiyor, eğer ki Kocaelispor bu maçı kaybederse büyük bir umut kaybına uğrar. Bir başka önemli maç Ankaragücü ile Konya arasında, her iki takımın da kaza…

Düşmek istemeyenlerin hedefinde sıçramak isteyenler var

Liderlik koltuğundan uzak duran Manisaspor Çaykur Rize’yi deplasmanda 2–0 yenerek ligin lideri oldu. Bu haftada kazanarak 8 maçtır kaybetmem özelliğine sahip oldular. Kadro kalitesi yüksek bir takım ve 1.lige yakın duruyorlar. 4 maçtır kazanan Kasımpaşa takımı bu hafta sürpriz bir beraberlik aldı, Erciyes’e puan kaptırmaları onlar için hep sürpriz oldu hem de kötü.
Yine kaybetmeyenlerden olan Karşıyaka’da sürpriz bir beraberlik aldı, onlarda Karabükspor ile berabere kalarak zirvedeki Kasımpaşa’nın puan kaybını değerlendiremedi 36 puan ile 3.sıradalar. Haftanın sürpriz sonuçlarından birini de Diyarbakır aldı, son üç maçtır kazanıyordu, ama bu hafta Sakarya’ya kaybettiler ve zirvenin biraz uzağında kaldılar. Düşme korkusu aşağıdaki takımları daha çetin yapıyor, Özgürcan da Sakarya’da gol atmaya devam ediyor. Ligin en çok berabere kalan takımı Altay üçüncü beraberliğini aldı ve 30 puanla 5.sırada ve üstelik Altay hocasından da oldu. Üç maçtır kaybediyor Rize ve kayıpları hep önemli rakipl…

Paranın resmi üstüne Facebook imgesi konursa dünya daha düzgün olacaktır.

Her birimizin bir parası varmış, ben yeni duydum. Newsweek’te bir kere daha okuduğumda 50 TL’nin üzerinde bulunan Fatma Aliye hanımın aslında şeriatçı olduğunu söyleyenler varmış ve onlar 50 TL’yi kendi paraları kabul etmiyorlarmış, hele ki Facebook’ta grup kuranlar olmuş. Şu hayata meydan okumalarını Facebook’ta yapanlar var ya onlar aslında hayata meydan okumuyorlar, onların meydan okudukları bir şey yok, onlar tamamen düz insanlar, sanıyorlar ki Facebook’ta oluşturdukları sanal kalabalıklarla gerçek dünyaya meydan okuyacaklar, dünyada arkadaş olamadıklarını Facebook’ta arkadaş sınıfına sokarak kendilerini rahatlatan bir kitle var.
Paradaki resimden ideolojik ayrımcılık çıkarmakta bize özgü olsa gerek, gerçi hükümet AKP olunca her şeyi hemen Şeriata bağlamak daha kolay. O yüzden bu yoldan devam edenler olacaktır. Bizde hiçbir şeyi şeriata bağlamayacağız, kimi zaman aynı fikirde olsak da olmamış gibi yapacağız, çünkü paranoyalar yaşamak yerine daha güzel ve daha anlamlı şeylerde mana…

Anadolu takımları hala ilk ikide

İkinci yarı daha doğrusu futbol 17. hafta maçlarıyla tekrar başladı. Zirvenin değişmesini bekliyorduk, ama değişmedi. Sivasspor inat ile devam ediyor zirvede kalmaya, bu sezon rakiplerine yenilmeyerek büyük avantaj elde eden Sivasspor 37 puan ile lider averaj ile olan liderliğini puana çevirdi. Trabzonspor ise Fenerbahçe deplasmanından puan çıkararak büyük iş başardı en azından umutlarını taze tuttu iki takımın forvet oyuncularının beceriksizliği maçın 0–0 bitmesine sebep oldu. Trabzonspor’da 18.haftaya umutla girdi ve bu umudu devam ediyor.
33 Puanlı üç takım var, bunların sıralamasında kriter elbette averaj Galatasaray en iyi averaja sahip ve Ayrıca ligin en çok gol atan takımı 38 golle. Ardından Ankaraspor ve Fenerbahçe geliyor. Ankaraspor 4.sırada ve Fenerbahçe 5.sırada geliyor. Zirveye biraz uzaktan bakan Beşiktaş 31 puan ile 6. ve pek umut vermiyorlar, bu haftada gol üretmediler, daha doğrusu ürettikleri golü rakip takım oyuncusu attı.
Kayseri yediği gollerin %30’unu Gençlerbirliğ…

İhanetin adını öğrenmişsin, bir kere daha niye sevesin

Sevdim seni bir kere başkasını sevemem diyebilir miyim bilmiyorum, ama arkasından mağlubiyet yaşanan sevgiler, insanın kalbindeki sevgi parçacıklarından bir şeyler alıp bir yerlere götürmeye yetiyor. Tıpkı Fen bilgisi derslerinde öğrendiğimiz gibi kalp sıvı halden katıya doğru bir yol alıyor, o yolun ucunda da kalp biraz daha katılaşıyor, bir şeyler öğreniyor. Aslında o kadar güzel ki, birden aklıma geldi hani şarkıda diyor ya

“Bir ilkbahar sabahı güneşle uyandım mı hiç” işte sevgi denilen şey, insana yaz, kış fark etmez güneşi hissettiriyor, güneşin doğuşu bile başka oluyor, senin mutlaka bir güneşin oluyor. Sabah kalktığında onu düşünüyorsun, ah diyorsun, akşam oluyor ona kavuşacağını hayal ediyorsun, içten içe, derinden derine yaşıyorsun sevgiyi, hiç bırakmayacak gibi seviyorsun bırakılmayacağını düşünürken, belki de sana bir ders veriyor, hiç kimse vazgeçilmez değildir diye.
Ondan sevdiğin seni terk ettiğinde, bir daha başkasını sevebilir misin, bunu düşünmeye başlıyorsun, ondan iy…

Tüm maçlarını Anfield’de oynayanlara, 4 Eylül Stadı yakışmıyor.

Galatasaray ile Sivasspor bir maç da daha karşı karşıya geldiler. Geçen yıl oynanan İlk yarıdaki maçta Galatasaray-Sivasspor’u 2–0 yenerken, belki de Sivasspor şampiyonluğu kaybediyordu. Bu senede Galatasaray Sivas’ta kaybederek belki de şampiyonluğu kaybetti. Galatasaray kaybetti, ama maçtan önce saha tartışmaları yapıldı. Bugüne kadar yani Sivasspor başarılı olana kadar yapılmayan tartışmalar geçen yıl Sivas’ın ilk yarı lider bitirmesiyle başladı. Aslında bizim büyük takım dediğimiz takımlar içine Fenerbahçe’yi de koyun etik değerlere sahip değiller. Dünkü maçta Ümit Karan’ın kart görmesi tartışılır, ancak tartışılmayacak bir şey varsa o da büyük takımların oyuncuları kendileri aynı kulüp yöneticileri gibi büyük görüyorlar. Futbol oyun kuralları belli, Sivasspor’un maçları hangi sahada oynayacağı belli, maçtan önce dış etkenleri gündeme getirerek olası bir mağlubiyete sanki kılıf hazırlandı. Belki Sivasspor şampiyon olur ya da olmaz, ancak Sivas bugün Trabzon gibi azılı bir deplasma…

Özlenesi Milletvekilleri 09.05.2007

Seçimde çıkacak hiçbir sonuçtan korkmuyorum. Kim iktidar olursa olsun, bunu halkın kararı olarak karşılayacağım. Her seçimde böyle yaptım bu seçimde de değişmeyecek. Ama bu seçimi farklı kılan bu kez sadece 2 parti var ve meclise şu an ki görünen milletvekillerinin birçoğu veda etmeyecek.

Geçen seçimde içim burkulmuştu bazı isimleri mecliste görememek beni üzmüştü. Parti ayrımı yapmaksızın insanın bazı milletvekillerine kanı kanıyor. Şimdi ben bir Sivaslı olarak yılların Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener’i mecliste göremesem üzülürüm. Haluk Koç’a da aynı şekilde. Bu iki milletvekili ayrı partilerden olsa ben bu adamlara sempati besliyorum. Bu adamlar bana aklı başında adamlar olarak geliyor. Milletvekili listeleri açıklayınca bazı milletvekillerinin de meclise girmesi için dua edeceğim partilerine bakmadan.

İstanbul milletvekillerinden yana şikâyetim var. Birçoğu seçilmek için İstanbul’dan aday oluyor. Bence İstanbul milletvekilleri de İstanbul’dan olsun. Diğer illerde malum hem şehri…

Bağımsız mı olsun Partili Mi? 09.05.2007

DPT’nin seçime bağımsız adaylar ile gireceği açıklandı. Böylece AKP doğu ve Güneydoğu’da bu partinin baraja takılması ile aldığı vekilliklerin bazılarını kaybedebilir. Bağımsız aday yönetimi ile Ak partinin başka bölgelerde oy kayıpları yaşayabileceğini göz ardı etmemek lazım. Bazı seçim bölgelerinde güçlü adaylar çıkabiliyor kimi zaman. Bu bölgede oyların kimi zaman %50 den fazlasını alan DTP baraja takıldıkça vekiller AKP’ye gidiyordu.

DPT’nin bağımsız adaylarının daha sonra DTP çatısı altında birleşeceğini hepimiz biliyoruz. Bağımsız aday olmak kulağa her ne kadar hoş gelen bir kavram olsa da seçmen bağımsız adaylara belli bir partiye bağlı olmadıkları için sıcak bakmayabilir. Bazen 1 oy çok önemli iken parti olarak güçlü yapının içerisinde yer almak seçmenin gözünde daha dikkate değer bir durum. Seçmen, bölgesine yapılacak faaliyetlere aracılık etmesini beklediği vekilden, güçlü bir partiden aday olarak, seçim bölgesine hizmet getirmesini bekliyor.

İcracı bir vekil ile yaşadığı bölg…

AKP'Lİ Seçmen Nerede Yaşıyor 09.05.2007

Çevremde kime sorsam ben AKP’ye oy vermeyeceğim diyor. Ben AKP’li değilim diyor. Bir taraftan da ben darbeye karışıyım, Cumhurbaşkanlığı seçiminde hakkı yendi diyenlerde var. Bazıları da ekonomi de işler iyi gidiyor ama ben yine de AKP’li değilim diyor. Bir gazetede bugün yabancı bir şirketin yaptığı ankette AKP %30 oy alıyor görünüyor. Sokakta rasgele on kişiye sordum, hiç AKP’ye oy vereceğim diyen çıkmadı. O zaman bu anketleri ya başka ülkede yapıyorlar ya da konuşanlar bizi kandırıyor.

Türkan saylan, ben oyumu kime vereceğime karar verdim diyor, belki de seçmeni baskı altında tutmak istemiyor, Ertuğrul Özkök’te ben 23 Temmuz sabahını düşünüyorum diyor, kendisi daha öncede 17 Mayıs sabahını düşünmüştü. Benim çevremde de medya da kimse AKP’ye oy vermiyor. Engin Ardıç köşesinde AKP’nin 400 milletvekili alabileceğini söylüyor ama ben AKP’li değilim diyor. Her 10 kişinden 3’ün AKP’li olduğuna hem fikir olduğumuza göre bu AKP’liler nerde.

Ben kendi adıma söyleyeyim bu yıl ki seçime taraf d…

Aslım Güneş Vekilim Star 09.05.2007

Milletvekili kendi seç yarışmasına hiç şaşırmamak lazım. Bunu daha önce Cumhurbaşkanı için uyarlamıştım ama haddimi açtığım için yazı kaldırıldı. Bu projenin fikir babası benim. Milletvekilini Televizyondan seçmek, işin suyunu çıkarmanın son noktasıdır. Bu ülkede espri olarak piyasa sunulan, kafada yer bulan eylem bir gün gerçeğe dönüşüyor. Herkes bir star olma çabasında ol da ne starı olursan ol. Aslında bu ülkede memur yıldız yarışması yapılmalıya neyse, bizim bir yapım şirketimiz olmadığı için mevcutla yetinmek lazım.

Bugün vekili seç kampanyası ile zaten son günlerde iyicene magazinleşen siyaset, giderek daha magazinsel bir yapıya kavuşacak demektir. Böyle bir yarışma olduğunda halkı kim daha fazla güldürecekse o adaylar yarışsın. Bir Mail Büyükerman böyle bir yarışmada renk getirebilecek bir vekil adayı olabilirdi. Kemal Anadol, Bayram Meral isimleri de böyle bir yarışma için uygun isimlermiş gibi geliyor.

Esat Kırat oğlu vardı. Olmayan saçlarını olanla tamamlayacak kadar medyatik…

İmla Bilen Edebiyat Öğretmeni 08.05.2007

Gazetelerin ilan sayfaları değişse mesela şöyle ilanlar yer alsa.

• Beni öpecek 18–25 yaşlarında sarışın bayanlar aranıyor. Yanaktan öpücük başına 100 YTL dudaktan ise 200 YTL ücret verilir. Daha ileriye gidilmeyeceğine dair, Noter tasdikli garanti verilir.
• Milletkevilli adayı olacağım parti arıyorum. AKP İstanbul 1.sıra milletvekilliği için 950000 YTL CHP için ise 600000 YTL ücret ödeyeceğimi taahhüt ederim. Diğer partiler ilgilenmesin, dokumazlığa ihtiyacım var, baraj korkusu yaşamak istemiyorum.
• Pop-Star’da jüri olmak istiyorum. Bölüm başına 50000 YTL ödeyebilirim.
• Bir CHP ilanı da şöyle olabilir: Anayasa hukuku konusunda en az Sabih Kanadoğlu kadar tecrübeli, Anayasa Mahkemesine adımıza başvuru yapabilecek ve bu başvuruları takip edebilecek Anayasa Profesörü aranıyor.
• Bir AKP ilanı: Milletvekili aranıyor. Eşinin başı açık olan, daha önce adı hiçbir irticai faaliyete karışmamış, milletvekili yeterliğinin yanında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 36…

Onpunto'lu Ağustos Böcekleri 08.05.2007

Bazı bloglara virüs giriyormuş. Bu bloglara giren virüsler blogları etkisiz hale getirmek amacıyla çeşitli yöntemler ile sızmalar yapıp blog sahiplerini rahatsız ediyormuş. Bu rahatsız vatandaşlar sahte nickler kullanarak bloglara sızıp, blog yazarlarımızı üzüyorlarmış. Blog virüslerine karşı nasıl savaşmalı konusunda çalışma yapan ben bu konuda ki düşüncelerimi belirteceğim tabii ki yine imlasız olarak. Böylece birkaç virüsü bu safa çekebiliriz.

Bu virüslerden korunmanın en iyi yolu onları tiye almamaktan geçmekte. Bu virüsleri tiye almamak onlara yapılacak en büyük iyiliktir. Bu virüslerin beslenme kaynağı başkalarının yazılarıdır. Kendileri pek fazla yazı üretme yeteneğine sahip olmadığı için kapısı açık bloglara dadanıp, bir böcek gibi onlardan beslenirler.

Birçoğunun hazım sorunu vardır. Bu sorunu çözmeleri için bu virüslere yazı konusu bulmak ya da bunları daha fazla besleyecek yazılar yazmak yerinde olacaktır. Bunların tedavisi mümkün değildir. Bunlar genellikle toplumda ispiyonc…

Baş "Bakan" Armağan 08.05.2007

Ünlülerden kabine kurmak gerekirse Başbakanlığına Türkiye’nin en iyi Bakanı Armağan Çağlayan getirmelidir. Kendisi yarışma jürilerine baktığı gibi, memleket meselelerine de aynı ciddiyette bakabilir. Onun yardımcılıklarına ise öncelikle Oray Eğin getirilmeli. Oray Eğin’de jüri sınıfından başarılı bir Başbakan yardımcısı olabilir. Onun yanına bir de don bakanı Mehmet Ali Erbil’i getirirsek kışın yollarımız kapanmaz. Bir diğer Başbakan yardımcısı da Ali Poyraz oğlu olsun. Oda iyi bakıyor. Arkadan müdanelerde sağlam.

Milli Eğitim Bakanlığını görevi futbolculardan Mehmet Özdilek’e bırakmak en doğrusu olur. Kendisi jübile parasını da Eğitim gönüllerine bağışlamıştı. Kültür Bakanlığı’na Muazzez Ersoy Unicef de görevli olması nedeniyle en uygun isim olacaktır. Sağlık Bakanlığı’na elimizdeki hazır doktorlardan Cüneyt Arkın’ı getirmekte fayda var sanırım.


Adalet Bakanlığı’nın en uygun ismi ise Kenan Kalav olmalı. Yasalar hakkında yeterince bilgisi olduğu sandığım Kenan Kalav bu işi en iyi yapac…

Kerameti Zamanında 07.05.2007

Seçimler 4 yılda bir yapılacakmış. Bu demektir ki, erken seçimden kurtulduk. Bundan sonra erken seçim olmayacak. Erken seçimin tek sorumlusu seçimlerin 5 yılda bir yapılmasaydı,4 yılda bir yapılacak seçim ile bu sıkıntılı ortam ortadan kalkacaktır. Ülkemizi istikrarlı günler beklemektedir. Halkımıza hayırlı olsun. Bu karar ile bundan sonraki hükümetler başarılı birer ekonomik politika yürütecek, muhalefet ise erken seçim diye bastırmayacak.

Cumhurbaşkanlığı sürecinin de tıkanmasının sebebi Cumhurbaşkanın 7 yılda bir seçilmesiydi. Bu da 5 yıla inecek bu sorunumuzda ortadan kalkacaktır. Zorunlu eğitimi 8 yıla çıkarıp eğitim sorunumuzu çözdüğümüz gibi erken seçim ve meclis tıkanmalarını da yılları azaltarak çözeceğiz.

Askerliği de bir uzatım, bir kısaltıyoruz. Bu ülkede yaşanan her problem süre problemi, aslında tüm problemlerimizin ana sebebi süre. Maçlarda bazı takımlar da itiraz ediyor. Çok oynandı, az oynandı. Sınavlarda ağlayan öğrencilerimiz vardır ama süre yetmedi hocam diye.

Beş yıl…

Eurovision'un Doğu Köşesi 07.05.2007

Eurovision Şarkı yarışması bize Tek kanallı dönemin hatırası. Türk ulusu olarak giremediğimiz Avrupa birliğine, girmenin yolu bir Eurovision’du bir de Avrupa Kupası maçları. Futbol maçlarının vazgeçilmez sloganı “Avrupa Avrupa Duy sesimizi” diye yankılanırdı. Biz ki Asya grubundayız diye 1958 Dünya Kupası elemelerine katılmayan bir ülkenin evlatlarıyız. Biz çağdaşlığımızı da kurallarımızdan, yaşamımızdan değil coğrafyadan alırız.

Yapılan Türkiye ile ilgili tüm anketlere katılan, bu anketlere oy veren bir milletin çocukları olarak oy verme hakkı elde ettiğimiz Eurovision’da Kenan Doğuluyu 1. yapmak boynumuzun borcu. Tüm oylar Kenan’a Türkiye Avrupa Birliğine sloganları atarak Kenan Doğulu’yu 1.yapabiliriz. Biz 1. olurken İngilizler bir kez daha aslında İngilizcenin 1.olduğundan dem vurabilirler. Sertab Erener 1. olduğu gün dünyalar bizim olmuştu. Viyana kapılarında zafer kazanmış bir Osmanlı ordusu gururu ile 1. olmanın keyfini çıkarıyorduk.

Türkiye Eurovision’da 1. oldukça bizim memleke…

Erkek Vitrin Dişi Vitrin 07.05.2007

Kadın futbol yazarlarının artması sevindirici bir gelişme. Böylece erkekler futbol izleme özgürlüğüne kavuşma yolunda adım adım ilerliyor. Bayanların futbola ilgisi ne kadar artarsa erkekler de o kadar çok Futbol maçı izleyebilir.

Bayanların futbol yazarı olmasının bir diğer avantajı da yaptıkları analizler daha estetik olur. Burada şaşırılacak nokta ise yıllardır, futbol maçlarını izlediğini sandığım Futbolcu eşlerinin spor yazarlığına özenmediğidir. Belki de futbol’u sadece kocalarını kendilerinden ayıran bir olgu olarak görüyorlardır. Keşke futbolcu eşleri futbol yazarı olsalar en azından bir tanesi akıl edip anılarını yazsa. Bülent Korkmaz’ın eşinin anı kitabı olsa ne güzel olur. Mesela Arsenal maçının ardından Bülent Korkmaz neler hissediyordu. Bunları kaleme almak zevkli olsa gerek.

Futbolcular sanırım bir eşlerinin gözünde kıymetli, bir de mankenlerin gözünde. Eski futbolcu imajını hatırlayın bıyıklı, sakallı futbolcular vardı. Şimdi özellikle 4 büyük kulübün futbolcularının bir…

Tamam amorti yerine büyük ikramiye; ama ya bilete ikramiye çıkmazsa

Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığının açıklaması duyumun ardından yazdığım yazı tepkiler aldı. Bunların içinde olumlu olanlar olduğu gibi olumsuz olanlarda yok. Kemal Kılıçdaroğlu başarısız olacaktır dediğimde, anket yapıp yapmadığımı soranlar olmuş tabi kinaye var. Elbette bir anket yapmadım, pek gereği de yok, kişisel kanaatlerimi sayılarla ifade edebilirdim. Elbette kendi çapımda bir anket yapabilirdim, ancak buna gerek dahi görmedim; birimcisi görünen köy kılavuz istemiyor, ikincisi CHP’nin İstanbul’u alamayacağından emin sayılırım. Her dönemde CHP bir takım adaylar çıkardı bu adaylar tıpkı Kemal Kılıçdaroğlu gibi önemli isimlerdi, ancak olmadı. Bunu tarafsız bir gözle yapmasam bile objektif gözle yapıyor olduğuma eminim, ha Kemal Kılıçdaroğlu Belediye Başkanı olsa da fark etmez, sorun değil, böyle bakınca da taraflı olmam için de bir sebep yok, ha Baykal’ı ve felsefesini mağlup görmek beni sevindirmekte onu da inkâr etmiyorum, Çünkü oyunun kurallarına pek saygı göstermiyor.

CHP İstan…

2. Kemal de kurtaramaz

src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/75666.jpg" border="0" alt="" />
CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğu söyleniyor, resmi olarak doğrulanmadı, ama yazık oldu hani. CHP İstanbul’u kazanamaz, bu nedenle bir yenilginin tarafına da Kemal Kılıçdaroğlu’nu yazdırmak pek de iyi olmayacak gibime geliyor. CHP’nin zaten bugüne kadar adayını açıklayamamış olması da biraz garip, hani aday bulamıyorlar diyeceğim. Maalesef CHP ne Başbakanlığa aday bir siyasetçi barındırabiliyor ne de Belediye Başkanlıklarına. Onlar ise sadece kömür ocaklarının olmadığını sanıyorlar.


Cumhurbaşkanlığı seçiminde de aday göstermek yerine mahkemeyle olayı çözme yoluna gittiler. Ankara’da bir başka mağlup aday ile yarışa giriyorlar, üstelik onlar Karayalçın ile girmeseydi, belki de AKP yarışa Gökçek değil bir başka isimle girerdi, ama olmadı, Ankara’yı Gökçek’e bıraktılar. İstanbul’da ise kazanamayacak bir adayla yarışın içindeler ve b…

Rojda Demirer In Adriana Lima Out

Var mısın yok musun’a Adriana Lima geliyormuş. Şimdi bundan bana ne desem birileri çıkıp derki koskoca Lima’ya burun kıvırıyor, ama işte insan bazı güzelliklerin farkına sonradan varıyor. Hani bir dizi başlamış, Özgür kızların dizisi Melekler Korusun, birden o özgür kızların arasından birini çok beğendim Rojda Demirer, daha önce dikkatimi çekmemişti, ama birden algıda seçicilik sanırım, içimin yağları eridi, hayır şişman olsam birkaç kilo verirdim, ama nerde kilomuzda yok ki, evet bu sayfanın satırlarında o da yerini almalı. İşin garibi oynadığı dizileri hiçbirini seyretmemişim demek ki kaliteli yapımlarda oynamış. Güzel bir kadın, yaşı 29 evet biraz geç farkına vardığımız bir güzellik bir önceki yazıda iki savaşa yatkın kadından bahsetmiştik, şimdi Rojda Demirer yoluyla tüm kadınları aklama fırsatına bizde erişelim. Türk kadınlarının bazıları gerçekten çok güzel. Hani Rojda Demirer’de Ankara’da doğmuş, bir İzmir Kızları şiiri patladırdık; ama Ankara Kızlarına Türküsünü söyleyebiliriz…

Kadınlarda katil olabilir

Dünyayı kadınlar yönetseydi hep dünyanın daha yaşanılır bir yer olacağı söylenir, söylenir de ben pek inanmam, siyasette kadın sayısının artmasına falan da karşıyım, yani kotaya, elbette artabilir, ama sadece kadın oldukları için artmasın sayıları gerçekten siyasete yön verebilecekleri için artan sayıda onları görmeliyiz. Kadınların yönettiği bir dünya var aslında savaşın göbeğinde ve bu göbekte iki kadın var. Bir tanesi Amerika Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, diğeri de İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, her ikisi de dünyada çocukların ölmesine engel olamadılar, dahası engel olup olmak istemediklerini de anlamadık.

Diğer yanda Amerikanın başında Angela Merkel var. Onu şimdilik listeye dahil etmek istemiyoruz. Üstelik Rice’ın siyahî olduğunu da hatırlarsak Barack Obama üstünden kurulan siyahî hayallerin beyaza dönüşebileceğini ummak da pek fayda etmeyecek gibi. Hele ki siyah ile beyazın, iki kadının bir savaşta anlaşıyor gibi görünmeleri ne de acı. Demek ki fark etmiyor kadın ya d…

Yukarıda kopmalar başlarken aşağıda tutunamayanlarda belli oluyor

Banka Asya 1.ligde, Türkiye Kupası nedeniyle rötar yapan kim maçlarının bugün oynanmasıyla 18.haftada tamamlandı. Kasımpaşa tam 4 maçtır kazanıyor bu hafta da Adana’yı net bir skorla geçti ve cetvelde 38 puan ile 1.sırada. Manisaspor’da 7 maçtır kaybetmiyor onlarda Boluspor’u ligin gedikli golcüleriyle ve 1.lig tecrübesi olan golcülerle geçti, Boluspor’da ise tek sevindirici olan Edim’in yine gol atması oldu. Karşıyaka’da kaybetmeyenlerden onlarda Bank Asya için uzun sayılabilecek bir dönem 6 hafta mağlubiyet yüzü görmediler ve liderle aralarında sadece 3 puan fark var.

Diyarbakır ise Emrah’ın golüyle Orduspor’u geçti. Diyarbakır ise son 3 maçta kazandı ve onlarda 4.sıraya oturdular. Rizespor kaybetti ve zirveden uzaklaştı, makas açıldı, ilk 6 içerisinde tutunmak onlar için daha mantıklı gibi duruyor. Altay ile Kartalspor ise dostça puanları paylaşarak sıralamada sırasıyla 6. ve 7.sıraları aldılar. Altay bir türlü yükselişe geçemedi.

Güngören Belediye ise güçlü Rizespor’u yenerek hem s…

İstanbul ile Anadolu karşı karşıya

Türkcell süper lig kaldığı yerden hem de süper lige uygun birbirinden süper maçlarla. İlk maç tabi liderin maçı, geçen yıl olduğu gibi, bu yılda topal ilk yarıyı lider bitiren Sivasspor bakalım liderliğini 17. maçta da sürdürüp işleri yoluna koyar mı diye merak ediyoruz. Galatasaray şimdiden su koy vermeye başladı bile. Galatasaray su koyuveriyor, saha şartları nedeniyle, her şartta bana maç Galatasaray’a daha yakın gibi geliyor, ancak Sivas için en skor beraberlik. Trabzonspor ise Cumartesi günü Sivas’ın kaybetmesi halinde Kadıköy’e lider olmak amacıyla çıkabilir. Oysa kendinden sezon başında umut kesilen Fenerbahçe, evinde favori, Trabzonspor içinde en iyi skor beraberlik.

Ankaraspor evinde Konya’yı yenecektir. İlk dört birbirini yerken diğer yandan Ankaraspor aradan sıyrılıp biraz daha yukarı çıkabilir, Konya karşısında kazanacaktır. Beşiktaş bu hafta yine umut tazeleyebilir. İnönü’de bakalım Yusuf nasıl karşılanacak hep beraber göreceğiz. Kayserispor’da kazanacaktır. Rakip zor Genç…

Bir şehri tapulamak

Okan Bayülgen’in müstakbel doğacak çocuğuna vereceği, müstakbel isim İstanbul’muş. Şimdi burada bir egoizm var. İstanbul’u çocuğa isim olarak koymak belki ağır kaçacak, ama bir şehre ihanettir. Bunu ben kendini beğenmişlik olarak görüyorum. İstanbul’un tapusunu bir şekilde kendi üstüne geçirme girişimidir. Bir şehri tapulama girişimidir. Paris ismini taşıyan Paris Hilton ismi mi yoksa Paris’in kendisi mi daha çok hatırlanıyor diye düşününce aslında her ikisi de, ama hangisi kendisini daha doğru temsil ediyor elbette ki Paris. Paris Hilton’un güzelim Paris ile aynı adı taşıması beni irite ediyor mesela. Dünya üzerinden ismi bir şehre benzeyen başkaları da var mı bilemiyorum, ama aklıma Paris Hilton’dan başkası gelmiyor. Buna bir başka örnek de Okan Bayülgen’in çocuğu olacak, oysa İstanbul tekil kalmalı, yine tarihe geçmiş isimlerde tekil kalmalı, önemli insanların isimleriyle soyadlarını aynı anda bir başkası taşımamalı, Bülent Ecevit, İsmet İnönü, Erdal İnönü, Kemal Sunal v.s de tek o…

Tüm sorunlara format atar mı intihar?

Ölüm insanı ne kadar masumlaştırır, aslında bu sorunun cevabı bizim toplumumuzda nerdeyse yüzde yüz, oysa insanların ölümleriyle onlarla ilgili yargılarımız değişmemeli. Kel ölüp sırma saçlı olmamalı, kör de ölüp badem gözlü olmamalı. Ölüm hayata format atmamalı, geçmişi tamamen silmemeli. Biz intiharı kimi kişiye göre yüceltirken kimi kişiye göre de küçültüyoruz. Oysa İntihar çoğu zaman bir kaçıştır. İntihar eylemlerinin hepsinin bir onuru koruma sonucunda olduğunu da düşünmemiz gerekmiyor. Çoğu zaman dediğimiz gibi bir kaçışıştır.

Gündelik hayatın getirdiği sorunlarda kurtulamayan, her gün yeni bir sorunla karşılaşan insan, her yeni doğan günde kendine umutlar yerine feryatlar bulan insan, yaşamda olması için hiçbir anlam kalmayan insan intihar eder. Birde cinayetlere verilen intihar süsleri de vardır. Kimi olaylarda işlenen cinayetler bir şekilde intihar gibi gösterilebilir. İntihar süsü verilerek hem bir katil kurtarılabilir hem de ölen insana onurlu insan sıfatını kazandırabilir.

Oynar başlıklı Parlamenter’e Kasımpaşa yöresinden bir türkü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rum Parlamenter’i azarlamış; Marios Matsakis’in kendisi dinlerken kafasını sallaması sonucu, dayanamamış yine. Bu yine sözcüğünü de bize kurduran Erdoğan daha önceki bu tip çıkışları, ama bu sefer Erdoğan biraz haklı gibi. Hani için içinde Rum Milletvekili olunca takındığı tavırda iyi olmuş denilerek yüceltilebilir, ama öte yandan Bush’un yanında kuzu kuzu oturunca ya da ne biliyim Ehud Olmert pek ayar vermeyince Marios Matsakis’e ayar vermiş çok değil. Zaten adamı ciddiye bir Avrupa Parlamentosu alıyor. Ama ben hala bu Başbakan’ın iki de bir sen demesine tav oluyorum, Allah’tan İngilizce’de you hem sen hem de siz manasına geliyor da belki yırtıyordur Erdoğan. Tercüman vurguyu nasıl yaptı acaba ya da bizim memleket de bir laf vardır sözünü nasıl tercüme etmiştir ben bununla ilgileniyorum. Başbakanımızın artık bu üst bakışı bırakması lazım. Hele ki kendi ülkesindeki büyük bir teröriste Sayın dediği iddiaları dolaşırken, hele ki mümtaz bir vekili bir prog…

Ayşe Arman’ın yatak altı kazıları

Tamam, kabul ediyorum, Ayşe Arman’ı kıskanıyorum, her yaptığı röportajı okuyorum, hatta benimle de röportaj yaparsa çok memnun olurum, kendisini beğeniyor güzel ve seksi de buluyorum. Ki buna çok sevinecektir. Kendisini bir yandan güzel bulurken nedense bir yandan da kötü bir Sharon Stone ve Hülya Avşar karışımı gibi görüyorum. Kendi basamak atlamanın simgesidir, Ayşe Arman’a röportaj verdiğin zaman bir şeyleri aşmışsın demektir. Tamam, her şeye tamam, ama velâkin, başka mesele mi yok be Ayşe Arman. İnsanların sadece seks yaşamlarını öğrenerek tüm tabuları yıktığını sanmaktan vazgeçsen de beni, seni daha çok sevmeye yöneltsen olmaz mı?

Hayır, bu yazı tarzı Ahmet Hakan gibi oldu, ama sıkıldık artık Ayşe Arman’ın bu herkesin yatak altındaki hayatını merak etmesinden, hayır illa sizin mahalleden olmayan biriyle röportaj yapacaksan Perihan Mağden ile yap, yap da gör, nasıl ayar alınır. Nihal Bengisu Karaca ile röportaj yaparak, onun seks ve aşk hayatını merak ederek, sence internette türb…

Erkeğin en büyük korkusu kadın

Erkeklerin en büyük korkularını merak ediyorsanız, en büyük korkuları tüm korkuları sonucunda kadına benzetilmektir. Kadına benzetilmek tüm korkuları kapsar, hatta en geniş kesişim kümesi diyebiliriz. Matematik derslerinde öğrendiğimiz kümelerin kullanım alanları nedense hep sosyal bilgiler, keşke kümeler sosyal bilgilerin konusu olsaydı. Gerçi o zaman matematikten geçmek de zorlaşırdı. Evet, bir erkeğin en büyük korkusu kadına benzetilmektir. Saçını uzatırsın derler ki anan gibi saç uzatma baban gibi bıyık bırak, bıyıklı babaların da nesli giderek tükeniyor, erkekler saç uzatmayı da geçti, anneleri ve kız kardeşleri gibi ağdaya bile başladı. Epilasyona başvuran erkek sayısı artıyor, kıllı erkek nüfusu azalıyor. Vücudunun tüm kıllarından vazgeçebilecek erkeğin vazgeçemediği kıllarda vardır, O kılların en önemlileri de saç da durmakta.

Bir erkek korkuyorsa, ilk tabir şu olacaktır, “Karı gibi korkuyorsun” erkek bir kere daha kadına benzetilmiştir, gururuyla oynanmıştır. Karısından kork…

Sanal dünyanın, amatör Sharon Stone kâşifleri

Bazen reytinge ihtiyacım oluyor, her reyting ihtiyacında da yazılar yazarım reytinge yönelik. Aslında bellidir, reyting yazılarında amaç doğaçlama, kelime geldikçe gediğine koymak ve en çok aranan kelimeleri sözcüklerin arasına sıkıştırmak, henüz bir sıkıştırma işlemi yapmadım, dikkat ederseniz yazı rutin gidiyor. Yazının içine malum kelimelerden birini yerleştirmeye çalışıyorum, ama bakın ıkınıyorum olmuyor. Bir yanda çal oyna diyorum bir yanda da neyi çalıp ne oynayacağım. Şimdi biliyorum hepiniz yazının içinde aynı kelimeyi arayacaksınız, hala sözcük geçmiyor, görüyorsunuz.

Bazıları var ki şaşıyorum aciz insanlar onlar, en muhafazakar insanların bile frikik görüntülerini arıyorlar, oysa frikikten ne göreceksin ki, görebileceğin bir iç çamaşırı. Hayat sanma ki aynı Temel İçgüdü’de ki gibi, sanma ki bizde de iç çamaşırı giymeyen kadınlar Sharon Stone olmaya özeniyor, en fazla bir Tanga görebileceğin frikik sonucunda, onu da magazin haberlerinde görürsün. Yaz gelsin diye bekle, merak…

Formanın rengi paranın renginden daha güzeldir

Para için takım değiştirilmesini eleştirdiğimiz zaman karşılaştığımız söz öbekleri vardır, bunlardan biri ki profesyonellik bir diğeri de şudur ki, paraya sahip olma imkânı varken neden kaçırsın, cevap basit. Güncel örnekten gidelim Kaka’dan, Kaka için ha 5 Milyon dolar kazanmış ha 15 Milyon Dolar çok önemli olmalı mı, bana sorarsanız olmamalı. Nedenine gelince.

Parası için ilklerinden duygularından taviz verenlerin olması üzücüdür. Paraya ihtiyacı olmayıp bir şeyleri paraya değiştirmek çok da etik gelmiyor bana. Bir şeylerin simgesi olabilmek varken, sadece adını en pahalı transferler listesine yazdırmak çok mu önemli, hem de çok çabuk değişen bir listeye. Bugün Steven Gerard olabilmek varken, neden Robinho olsun, Kaka.

Oysa takım değiştirmeyip işte şu kadar para verildi, ama takımını değiştirmedi deyip efsaneleşmek mi daha güzel. Bana kalırsa efsane olmak daha da güzel. Çok para kazanabilirsiniz, ama yaşamımızla kısıtlıdır kazandığınız parayı değerlendirebilme keyfini sürme, oysa bir…

İsrailliye insan gözüyle bakmak

İsrail, Gazze’de tek taraflı ateşkes ilan etmiş, tek taraflı bombalarken, tek taraflı ateşkes ilan etmek herhalde ikide bir sigarayı bırakma rolü yapan insanların durumuna benziyor, İsrail şimdilik sigarayı bıraktım diyor, ama yeniden başlayabilir, yalnız dumanı önce Gazze’yi sonra tüm insanlığı vuruyor. Bu arada tabi Türkiye’de gelişen bir Yahudi ve İsrail düşmanlığı var. İsrail saldırılarının ardından bu düşmanlık arttı hatta işi abartıp, Hitlere hak vermeye kadar götürenler oldu. Dünyanın tüm günahını zaten Yahudiler ve Hitler çekiyor. Bizde bile Ergenekon ile birlikte tekrar gündeme geldi Hitler, Yahudiler ise Amerika yönlendirmek ve dünyayı kendi emellerine göre yönetmekle suçlanıyorlar. Tarihte kendisine en çok atıfta bulunan isim sanırım Hitler’dir, kavim ya da toplulukta Yahudilerdir.

Bizde de insanlar, Yahudilere olan düşmanlıklarını artırdılar. Her yerde bir gizli Yahudi düşmanlığı var ve gittikçe de büyümekte. Oysa devlet politikalarıyla insanları ayırmak gerek, biz ne yapı…